Bazen bir insanın ölümü sadece bir kişinin kaybı değildir; bir dönemin, bir üslubun, bir zihniyetin de kapanışıdır.
Prof. Dr. İlber Ortaylı’nın vefatı da tam olarak böyle bir boşluk bıraktı.
Bugün teknoloji çağında yaşıyoruz. Yapay zekâlar yazı yazıyor, algoritmalar insan davranışlarını tahmin ediyor, veriler saniyeler içinde dünyanın bir ucundan diğerine gidiyor. Ama bütün bu hızın içinde çoğu zaman derinlik kayboluyor.
İlber Ortaylı tam da bu derinliğin temsilcisiydi.
Onu dinleyen herkes bilir; bir cümle kurarken bile arkasında yüzlerce yıllık birikim olurdu. Osmanlı’dan Avrupa’ya, Rusya’dan Orta Asya’ya uzanan geniş bir tarih atlasını adeta zihninde taşıyordu. Bugün Google’a yazdığımız bilgileri o hafızasında taşıyan bir neslin temsilcisiydi.
Biz teknoloji insanları için burada çok önemli bir ders var.
Bugün yazılım geliştiriyoruz, yapay zeka modelleri kuruyoruz, veri işliyoruz. Ama teknolojinin gerçek gücü sadece hız değildir. Bilgiyi anlamlandırabilme kabiliyetidir.
İlber Ortaylı’nın en büyük özelliği buydu.
O sadece tarih anlatmazdı; tarihi anlamlandırırdı.
Bugün yapay zekâ çağında en büyük tartışma şu:
“Makine insanın yerini alacak mı?”
Belki bazı işleri alacak.
Ama bilgiyi kültürle yoğurabilen insanın yerini alması çok zor.
Çünkü tarih, kültür ve medeniyet dediğimiz şey sadece veri değildir.
Bir zihniyet meselesidir.
Biz yazılımcılar kod yazarken bile aslında bir medeniyetin ürününü ortaya koyuyoruz. Her yazılım, her platform, her uygulama bir düşünce sisteminin sonucudur.
Bu yüzden teknoloji üretirken geçmişi bilmek lüks değil, zorunluluktur.
İlber Ortaylı gibi insanlar bize şunu hatırlatıyordu:
Bir toplum geçmişini anlamadan geleceğini inşa edemez.
Bugün Türkiye’de genç yazılımcılar, girişimciler, teknoloji üreticileri hızla büyüyor. Bu çok sevindirici. Ama bu büyümenin kalıcı olması için yalnızca teknoloji değil, medeniyet bilinci de gerekiyor.
Belki de İlber Hoca’nın bize bıraktığı en büyük miras bu.
Teknoloji çağında bile insanı insan yapan şeyin sadece bilgi değil, hikmet olduğunu hatırlatmak.
Bir tarihçi aramızdan ayrıldı.
Ama bıraktığı fikirler, kitaplar ve düşünce biçimi yaşamaya devam edecek.
Çünkü bazı insanlar ölmez.
Onlar bir zihniyet olarak yaşamaya devam eder.