Ülkemizin Maduro ve sevgili eşinden çok daha önemli ve kritik sorunları var.

Burak ile konuştum binlerce Venezuelalı sabaha kadar eğlenerek kutlama yapıyor burada dedi. Neyi kutluyorlar oğlum dedim. Yediği gazıkların çıkışını Baba dedi. Ona beş yıl sonra bakarız, daha çok erken boyunu daha ölçememişlerdir Koçum dedim. Baba bunlar anı yaşayan, eğlenmek için her fırsatı değerlendiren bir topluluk, garipler diye ekledi.

Bizde de Sayısal İslamcılar ve Komünistlerde bir parlama var Cumadan beri. Bunlar da başka bir topluluk. Her fırsatı mangalda kül bırakmadan yelleyen, üfüren laf cambazları. Zannedersin Venezuela’da market sahibi veya vakıflara çökmüş beleşçi esnaf, yada Caracas vergi dairesinde 657. Yapamaz edemez hukuk dışı. Yapıyor adam işte hem de naklen. Git müdahale et hadi.

Karşı olanlara bakalım donsuz Küba, Ukrayna’yı hukuk dışı işgal eden Ruslar ile her an Tayvan’ı zapt edecek Çin.

Güçlü ve siyasetin girmediği bir ordu, hukuki kamusal düzen, dengeli bir parlamenter rejim ile Erdemli bir toplumun olursa hiç bir ülke başka bir ülkeyi işgal edemez. Yemez.

Bunlar devlet falan değil. Jonyler bunun farkında, çünkü oyunu onlar kuruyor. İnsan eti yiyen Sentinelli kabilesi kadar vahşi olan Jony klanı; önce ekonomik ambargo ile halkı bezdirir, sonra gubidik bir soytarı lider ile toplumu yozlaştırır, arkasından Francisco Pizarro gibi Tanrı adına işgal eder hedefini. Klasik bir emperyalist racon. Haftaya iç savaş başlar Caracas’ta. Tv şaklabanları eşliğinde izleriz sonuçlarını. Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları yıllar önce ülkemizde elden ele dolaşan bir eserdi. Bunları anlatır yazar anlayana.

Olan bitene trene bakan öküz gibi bakar, çürüme karşısında dilsiz şeytana papucunu düz giydirirsen; torpil, rüşvet, cebir, uyuşturucu, çeteleşme, goygoyculuk gibi işlere teşne ve azgın, yediği kaba tüküren alçaklar gibi küstah, riyakarlığın doktorasını yapıp din, millet, bayrak gibi kutsalları siyasetine alet etme hevesin hep kursağında ise Maduro ve kıymetli eşinin ve dolayısı ile halkının başına gelenler; senin için dua ederek karşılayacağın, Hamdolsun iyi yırttık diyeceğin bir masal tadında tiyatro gibi gelir.

Sorun; emeklinin, memurun, işçinin, bağkurlu dar gelirli köylü ve esnafın aldığı yeni yıl zamlarının yetersizliği.

Sorun; geçinenin geçinemeyene nankör, tokun aça aç gözlü, yetmiyorsa az ye, paran yoksa alma, o da olmayı versin, eskiden helalar dışarıdaydı, tv ler siyah beyazdı, evimiz mi vardı Allah’ını seversen diyerek siyaset üzerinden kendini kutsayan diğerini aşağılayıcı bir üslupla yok sayan oportünist kitle.

Maduro ve kıymetli eşlerinin helikopterden inerken DAE ajanına bakışını hiç unutmayacakmış, vicdanlı tv soytarısı. Sen bırak oraları, emekli kahvelerini bir turla istersen….Sana olan bakışların, kulaklarına yansıyacak rengini daha iyi hissedersin, vicdanen.