Bafra Ovası'nda yüzlerce traktör yollara çıktı.

Çeltik üreticisi, ürününün karşılığını alabilmek ve sesini duyurabilmek için kontak çevirdi. Kolay Kavşağı'ndan başlayan traktör konvoyu kilometrelerce uzandı.

Bu görüntüyü yalnızca bir “çeltik fiyatı tepkisi” olarak görürsek asıl sorunu kaçırırız.

Çünkü mesele yalnızca çeltiğin kaç liradan alınacağı değildir.

Asıl mesele, Türkiye'de ve Bafra'da tarımın hâlâ büyük ölçüde üretimden önce değil, üretimden sonra konuşulmasıdır.

Biz bunu uzun zamandır söylüyoruz:

Üretici tarlasına tohumu attıktan, mazotunu yaktıktan, gübresini ve ilacını aldıktan, sulamasını yaptıktan, aylarca emek verdikten sonra “Bu ürün kaça satılacak?” diye beklememelidir.

Fiyat, çiftçinin kaderini belirleyen bir sürpriz olmamalıdır.

EKİMDEN ÖNCE FİYAT BİLİNMELİDİR

Çiftçi ekim kararını verirken yaklaşık ne kazanacağını bilmelidir.

Devletin ilgili kurumları; ziraat odaları, üretici örgütleri, kooperatifler, üniversiteler, belediyeler ve sektör temsilcileriyle hasattan sonra değil, ekimden önce bir araya gelmelidir.

Üretim maliyeti belirlenmeli; çiftçinin emeği, ailesinin geçimi, yatırım ve gelecek yıl yeniden üretim yapabilme payı hesaba katılarak ürün için bir taban alım fiyatı veya güvenilir fiyat aralığı açıklanmalıdır.

Çiftçi tohumu toprağa atarken önünü görebilmelidir.

NE KADAR ÜRETİLECEĞİ ÖNCEDEN BELİRLENMELİDİR

Bafra Ovası'nın hangi bölgesinde hangi ürünün yetiştirilebileceği biliniyor.

Peki ülkenin ve bölgenin ne kadar çeltiğe, lahanaya, kapyaya, karpuza, domatese ya da başka bir ürüne ihtiyacı olduğu neden üretimden önce çiftçiyle paylaşılmasın?

Kaç dönüm araziye hangi ürünün ekileceği yaklaşık olarak önceden belirlenebilir.

Bunun için çiftçiye emir vermek gerekmez.

Bilgi vermek, yönlendirmek ve ekonomik güvence oluşturmak gerekir.

Ülkenin yıllık tüketimi, ihracat olanakları, sanayinin ihtiyacı, stoklar ve önceki yılların üretim miktarları birlikte değerlendirilerek bir üretim haritası hazırlanmalıdır.

Çiftçi de bu bilgiye bakarak karar vermelidir.

Böylece bir yıl ürün azlığından tüketici yüksek fiyatla karşılaşmaz, ertesi yıl aşırı üretim nedeniyle çiftçi ürününü tarlada bırakmaz.

ANLAŞMALI TARIM YAYGINLAŞTIRILMALIDIR

Üretici tohumu toprağa atmadan önce ürününün önemli bir bölümünün alıcısını bilmelidir.

Sanayici, tüccar, market zinciri, kooperatif, kamu kurumu veya ihracatçı üreticiyle önceden sözleşme yapabilmelidir.

Ama burada güçlü olanın zayıf olan çiftçiye şart dayattığı bir sistemden söz etmiyoruz.

Devletin denetlediği, üreticinin hakkını koruyan, fiyatın veya fiyat belirleme yönteminin açık olduğu, ürün niteliği ve teslim koşullarının baştan yazıldığı adil bir anlaşmalı tarım modeli kurulmalıdır.

Üretici “Ürünümü kime satacağım?” diye düşünürken alıcı da “İhtiyacım olan ürünü nereden bulacağım?” kaygısı yaşamamalıdır.

İki taraf ekimden önce buluşturulmalıdır.

ÜRETİCİYE VERGİSİZ MAZOT

Çiftçinin en büyük giderlerinden biri mazottur.

Traktör gezmek için değil; sürmek, ekmek, biçmek ve ülkenin gıdasını üretmek için çalışıyor.

Bu nedenle gerçek üreticiye, kayıtlı üretim alanı ve ürün çeşidi esas alınarak ihtiyacı kadar vergisiz ya da vergisi büyük ölçüde azaltılmış tarımsal mazot sağlanmalıdır.

Ancak bu destek denetlenmelidir.

Mazot desteği gerçekten toprağı işleyene ulaşmalı; başka amaçlarla kullanılmasına izin verilmemelidir.

Tarımı desteklemek yalnız çiftçiye yardım etmek değildir. Bir ülkenin kendi gıda güvenliğini korumasıdır.

BİLİNÇLİ ÇİFTÇİ, BİLİNÇLİ ÜRETİM

Tarım artık yalnızca babadan öğrenilen bilgilerle sürdürülebilecek bir alan değildir.

Toprak analizi, su kullanımı, iklim değişikliği, tohum seçimi, hastalıklarla mücadele, doğal gübreleme, ürün planlaması, maliyet hesabı, pazarlama ve dijital tarım konusunda üreticinin sürekli eğitim alması gerekir.

Her üretici kendi tarlasının aynı zamanda yöneticisi olmalıdır.

Ne kadar harcadığını, bir kilogram ürünün kendisine kaça mal olduğunu, hangi üründen ne kadar üretmesi gerektiğini bilmelidir.

Bilinçli çiftçi yalnız çok üreten değil; doğru ürünü, doğru yerde, doğru miktarda ve doğru maliyetle üreten çiftçidir.

BAFRA'NIN TARIM MASASI KURULMALIDIR

Artık hasat zamanı kriz toplantıları yapmak yerine yıl boyunca çalışan ortak bir yapı kurulmalıdır.

Bafra'da çiftçiler, üretici örgütleri, ziraat odaları, ilgili kamu kurumları, üniversite, belediyeler, tarım uzmanları, kooperatifler, tüccarlar, sanayiciler ve ihracatçılar aynı masaya oturabilmelidir.

Bu masa şu sorulara ekimden aylar önce yanıt aramalıdır:

Bu yıl ne kadar ürün gerekiyor?
Hangi ürün kaç dekar alanda yetiştirilmeli?
Üretim maliyeti nedir?
Çiftçinin kazanabilmesi için fiyat ne olmalıdır?
Ürünü kim satın alacak?
Ne kadarı bölgede tüketilecek?
Ne kadarı işlenecek, depolanacak veya ihraç edilecek?

Bunları ürün tarladan çıktıktan sonra konuşmak geç kalmaktır.

TRAKTÖRLER TARLADA KALMALI

Bugün yüzlerce traktörün yola çıkması çiftçinin çaresizliğinin değil, hakkını arama iradesinin göstergesidir.

Ancak bizim hedefimiz çiftçiyi her yıl yeniden yollara çıkarmak olmamalıdır.

Traktörün yeri kara yolu değil, tarladır.

Çiftçi üretmeli; devlet planlamalı ve denetlemeli; bilim yol göstermeli; kooperatif ve üretici örgütleri çiftçiyi güçlendirmeli; sanayici ve tüccar üreticiyle önceden buluşmalı; tüketici de makul fiyatla sağlıklı gıdaya ulaşmalıdır.

Bafra'nın ihtiyacı daha çok üretmekten önce planlı, örgütlü ve pazarı belirlenmiş üretimdir.

Çeltiği bugün konuşuyoruz.

Yarın başka bir ürün için aynı traktörler yeniden yola çıkacaksa bugünkü sorundan hiçbir ders almamışız demektir.

Bafra Ovası yalnız Bafralının değildir. Türkiye'nin önemli gıda üretim merkezlerinden biridir.

Bu bereketli toprakları korumanın yolu, çiftçiyi yalnız hasat zamanı hatırlamaktan değil; tohum toprağa düşmeden önce çiftçinin yanında olmaktan geçer.

Artık soruyu değiştirelim:

“Bu ürün kaça satılacak?” diye hasat zamanı sormak yerine,

“Ne üreteceğiz, ne kadar üreteceğiz, kimin için üreteceğiz ve çiftçimiz bundan ne kazanacak?”

sorularını ekimden önce yanıtlayalım.

İşte o zaman traktörler yollarda değil tarlalarda olur.

Ve Bafra Ovası yalnız üretmeye değil, üreticisini de yaşatmaya devam eder.