Çiftçimiz üretiyor ama emeğinin karşılığını her zaman alamıyor. Tüketici ise aynı ürünü yüksek fiyatla satın alıyor. Bana göre çözüm, üretimden satışa kadar bütün süreci ortaklaşa planlamak ve yönetmekten geçiyor.

Anadolu Doğal Yaşam Derneği çatısı altında geliştirmeyi önerdiğim Doğal Yaşam Köyleri — DOYAK, üretici ve tüketici dayanışmasına dayalı bir yerel ortak ekonomi modelidir. Temel düşüncemiz açıktır: Gereksinime göre üret, yerelde tüket ve pazarla; uygun fazlayı işle, bütün süreci ortakların katılımıyla yönet.

Önce bölgemizde hangi ürüne, ne kadar gereksinim olduğunu belirlemeliyiz. Tüketiciler, lokantalar, marketler ve toplu yemek kuruluşlarıyla görüşerek üretimle tüketim arasında düzenli bağ kurmalıyız. Toprağı, suyu ve üretim olanaklarını gözeterek ortak ekim takvimi hazırlamalıyız.

Üreticiyle alıcının anlaşması açık olmalı. Miktar, kalite, fiyatın belirlenme yöntemi ve ödeme günü önceden yazılmalı. Kuraklık veya ürün kaybı gibi durumlarda sorumluluğun nasıl paylaşılacağı belirlenmeli. Çiftçi bütün riski tek başına taşımamalı.

Yerel satış; üretici günleri, haftalık ürün sepetleri ve ön siparişlerle desteklenebilir. Ortak alım, taşıma ve dağıtımla giderlerin azaltılması hedeflenebilir. Taze satılamayan, gıda güvenliği bakımından uygun ürünler kurutularak veya salça, sos ve turşuya dönüştürülerek değerlendirilebilir. Ancak işleme yatırımı da gerçek talebe ve gider hesabına dayanmalıdır.

“Yerelde yönet” derken, kararların ve hesapların ortaklara açık olmasını kastediyorum. Üreticiler üretim ve yatırım kararlarına katılmalı; tüketicilerin gereksinimleri ve görüşleri dikkate alınmalıdır. Seçilmiş yönetim hesap vermeli, günlük işletme işleri uzman çalışanlarca yürütülmelidir.

Bu düzenin yaşaması için güven kadar ödeme gücü de gerekir. Üreticinin parasını zamanında ödeyemeyen bir yapı, dayanışmayı sürdüremez. Bu nedenle işe büyük tesislerle değil, küçük ve uygulanabilir bir üretim-satış planıyla başlamalıyız.

Ben başarıyı bina ve üye sayısıyla ölçmem. Üreticinin giderler sonrası kazancı artıyor mu? Tüketici güvenilir gıdaya ulaşabiliyor mu? Ürün kaybı azalıyor, toprak ve su korunuyor mu? Asıl ölçüler bunlardır.

Yerelde üretip tüketmek, dışarıya kapanmak değildir. Önce yakın çevremizin gereksinimini karşılamak, uygun fazlayı başka pazarlara sunmaktır.

DOYAK ile önerdiğim; üreticinin yükünü ortaklaştıran, tüketiciyi sürece katan ve yerel halkın kendi ekonomik yaşamında söz sahibi olmasını sağlayan bir düzendir. Bunu küçük bir uygulamayla başlatıp sonuçlarını açıkça değerlendirerek geliştirebiliriz.