Bir şehre yatırım kazandırmak, yalnızca ihtiyacı dile getirmekle olmuyor.

Dosyanızı hazırlayacaksınız, doğru kapıyı çalacaksınız, Ankara’nın gündemine taşıyacaksınız ve netice alıncaya kadar da peşini bırakmayacaksınız.

Siyasette asıl maharet de biraz burada ortaya çıkıyor.

Kürsüde ne kadar çok konuştuğunuzdan ziyade, şehrinize ne kazandırdığınız önem taşıyor.

Samsun Çarşamba Havalimanı’nda temeli atılacak yeni iç ve dış hatlar terminal binasına da ben biraz bu pencereden bakıyorum.

Bu yatırım elbette yalnızca bir terminal binasından ibaret değil. Samsun’un uzun yıllardır büyüyen ihtiyacına verilen önemli bir cevap olduğu kadar, şehrin Ankara’daki temsil gücünün de somut bir tezahürü.

Ve burada TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı, Samsun Milletvekili Dr. Mehmet Muş’a ayrı bir parantez açmak gerektiğini düşünüyorum.

Samsun artık eski Samsun değil.

Nüfusu büyüdü, sanayisi gelişti, sağlık altyapısı güçlendi, üniversiteleri ve turizm potansiyeliyle bölgesel bir merkez haline geldi.

Böylesine büyüyen bir şehrin havalimanının da aynı ölçüde gelişmesi gerekiyordu.

Mevcut terminalin kapasitesi ve fiziki şartları, Samsun’un bugün ulaştığı noktayı taşımakta artık zorlanıyor. Daha fazla yolcuya hizmet verecek, iç ve dış hat kapasitesini artıracak, yolcu konforunu yükseltecek yeni bir terminal artık bir tercih değil, zaruret haline gelmişti.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun katılımıyla temeli atılacak yeni terminal bu açıdan önemli.

Fakat büyük yatırımlarda benim hep dikkat ettiğim başka bir husus vardır.

Temel atma günü geldiğinde herkes oradadır.

Fotoğraflar çekilir, konuşmalar yapılır, kurdeleler kesilir.

Ama asıl mesele o noktaya gelene kadar yaşanan süreçtir.

O dosyayı kim takip etti?

Hangi bakanlığın kapısı kaç kez çalındı?

Kaynak nasıl oluşturuldu?

Bürokraside takılan işler nasıl çözüldü?

İşte siyasetin görünmeyen kısmı burada başlıyor.

Mehmet Muş’un Samsun milletvekili olmasının ardından şehrin Ankara’daki ağırlığının arttığını düşünüyorum.

Bakanlık tecrübesi, merkezi idaredeki münasebetleri ve bugün Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanlığı gibi mühim bir makamda bulunması Samsun adına ciddi bir avantaj.

Elbette hiçbir kamu yatırımını tek bir kişinin hanesine yazmak doğru olmaz.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iradesi, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun meseleye yaklaşımı, Samsun milletvekillerinin, valiliğin, Büyükşehir Belediyesi’nin ve ilgili kurumların katkıları bu sürecin birer parçasıdır.

Ama hakkı da teslim etmek gerekir.

Mehmet Muş, Samsun’un yatırım dosyalarının Ankara’daki en güçlü takipçilerinden biri haline geldi.

Üstelik benim dikkatimi çeken tarafı, bunu fazla gürültü çıkarmadan yapması.

Siyasette bazen çok konuşanı değil, çok iş takip edeni görmek gerekiyor.

Her gün kameraların önünde olmak yerine dosyanın peşinden gitmek, ilgili bakanla görüşmek, bürokrasiyi harekete geçirmek ve netice almaya çalışmak...

Samsun’un uzun zamandır ihtiyaç duyduğu siyaset anlayışlarından biri de tam olarak bu.

Çünkü Türkiye’de büyük kamu yatırımları yalnızca şehirde verilen mücadeleyle gerçekleşmiyor.

Ankara ayağınız güçlü değilse, birçok proje ya gecikiyor ya da başka şehirlerin gerisinde kalıyor.

Bir yatırımın programa alınması, ödeneğinin çıkarılması ve hayata geçirilmesi güçlü bir siyasi irade ve ciddi bir takip gerektiriyor.

Bu yüzden milletvekilliğini sadece Samsun’un meselelerini Ankara’ya anlatmak olarak görmüyorum.

Asıl mesele, Ankara’dan Samsun’a sonuç getirebilmektir.

Mehmet Muş’un Samsun açısından kıymeti de bence burada ortaya çıkıyor.

Üstelik mesele sadece havalimanı terminali değil.

Ulaşım yatırımlarından raylı sistem projelerine, şehrin bekleyen büyük yatırım dosyalarına kadar Samsun’un önünde uzun bir liste var.

Dolayısıyla yeni terminali bir son değil, başlangıç olarak görmek gerekiyor.

Şimdi yapılması gereken, temeli atılan bu yatırımın takvimine uygun şekilde tamamlanmasını sağlamak.

Ardından da Samsun’un hava ulaşımındaki asıl meselesine yoğunlaşmak gerekiyor.

Uçuş sayıları...

Yeni ve modern bir terminal elbette kıymetlidir. Ancak içi yeterince dolmayan bir terminalin şehre katkısı sınırlı kalır.

Samsun’un İstanbul ve Ankara dışındaki şehirlerle bağlantılarının artması, doğrudan dış hat uçuşlarının çoğalması ve havalimanının bölgesel bir hava ulaşım merkezine dönüşmesi gerekir.

Çünkü hedefimiz yalnızca güzel bir bina yapmak olmamalı.

Samsun’u Türkiye’ye ve dünyaya daha güçlü bağlamak olmalı.

Gazetecilik mesleğinde yıllardır şuna inanırım:

Yanlış gördüğümüzde eleştirmek ne kadar vazifemizse, doğru yapılan işlerde hakkı teslim etmek de o kadar vazifemizdir.

Bugün yeni terminal Samsun adına önemli bir kazanımdır.

Emeği geçen herkese teşekkür etmek gerekir.

Ama şunu da açıkça söylemek lazım:

Samsun’un Ankara’da güçlü bir siyasi temsile sahip olması, şehir açısından büyük bir imkandır.

Bugün bu imkanın en belirgin isimlerinden biri Mehmet Muş’tur.

Çünkü şehirler yalnızca yapılan binalarla, yollarla, terminallerle büyümez.

Bazen bir şehrin kaderini, Ankara’daki bir kapının zamanında çalınması değiştirir.

Samsun’un önünde daha yapılacak çok iş var.

Daha çözülecek meseleler, takip edilecek yatırımlar, alınacak yollar var.

Benim beklentim de çok açık:

Yeni terminalde gösterilen bu takip ve irade, Samsun’un bekleyen diğer büyük projelerinde de devam etmeli.

Çünkü mesele bir terminalden çok daha fazlası.

Mesele Samsun’un Ankara’daki ağırlığını şehrin geleceğine tahvil edebilmek.

Ve bugün baktığımda, Mehmet Muş’un Samsun için taşıdığı asıl kıymeti tam da burada görüyorum.