IBAN Kullandırmanın Görünmeyen Ceza Yüzü Son yıllarda özellikle sosyal medya ve mesajlaşma uygulamalarında sıkça karşılaşılan bazı ifadeler dikkat çekmektedir:

“Bir süreliğine IBAN’ını kullanabilir miyim?”,
“Parayı sana gönderelim, sen bana nakit verirsin.”,
“Bir sorun olmaz, sadece hesap üzerinden geçecek…”

İlk bakışta masum gibi görünen bu talepler, ceza hukuku bakımından son derece ağır sonuçlar doğurabilmektedir. Zira banka hesabını kullandırmak, çoğu zaman “iyilik” veya “yardım” olarak değil; suça iştirak, nitelikli dolandırıcılık ya da suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama kapsamında değerlendirilmektedir.

IBAN Kullandırmak Nedir?

IBAN kullandırma; kişinin kendi adına kayıtlı banka hesabını, başkasına ait para transferleri için bilerek veya isteyerek kullanıma açmasıdır. Bu hesaplara yatırılan paraların kaynağı çoğu zaman şu tür suçlarla bağlantılıdır:

İnternet dolandırıcılığı,
Sahte ürün veya hizmet satışı,
Sosyal medya üzerinden yapılan kapora tuzakları,
Yasa dışı bahis gelirleri,
Uyuşturucu ticareti veya organize suç kazançları.

Paranın “emaneten” hesaptan geçirilmiş olması, hukuki ve cezai sorumluluğu ortadan kaldırmaz. Ceza hukukunda önemli olan, hesabın suçta araç olarak kullanılıp kullanılmadığıdır.

“Parayı Ben Almadım” Savunması Neden Geçerli Değildir?

Ceza hukuku yalnızca parayı kimin harcadığıyla ilgilenmez. Asıl belirleyici unsur, suça bilerek ya da öngörerek katkı sağlanıp sağlanmadığıdır. Banka hesabını kullandıran kişi;

Paranın kaynağını hiç sorgulamıyorsa,
Sık ve düzenli para transferlerine izin veriyorsa,
Komisyon, pay ya da herhangi bir menfaat elde ediyorsa
artık “masum üçüncü kişi” sayılmaz. Bu durumda fail, müşterek fail veya yardım eden sıfatıyla yargılanması mümkündür.

Uygulanan Ceza Hükümleri

1. TCK m. 158 – Nitelikli Dolandırıcılık
IBAN kullandırma vakalarının önemli bir bölümü bu madde kapsamında değerlendirilir. Özellikle;
Bilişim sistemleri kullanılarak,
Banka veya kredi kurumları araç edilerek,
Başkasına ait hesaplar üzerinden
dolandırıcılık yapılması hâlinde 3 yıldan 10 yıla kadar hapis ve adli para cezası öngörülmektedir. Hesabını kullandıran kişi, dolandırıcılığa yardım eden ya da doğrudan fail olarak kabul edilebilir.

2. TCK m. 282 – Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama

Hesaba yatan paranın suçtan elde edildiği biliniyor ya da objektif olarak bilinmesi gerekiyorsa, bu madde devreye girer.
Bu suçun cezası 3 yıldan 7 yıla kadar hapis ve 20.000 güne kadar adli para cezasıdır.
Paranın hızla başka hesaplara aktarılması, çekilip dağıtılması ya da izinin kaybettirilmesi, uygulamada “aklama” suçunun en tipik göstergeleri arasında yer almaktadır.

3. TCK m. 39 – Suça Yardım Etme

Bazı durumlarda kişi doğrudan fail sayılmasa bile, suçun işlenmesini kolaylaştırdığı gerekçesiyle suça yardım eden sıfatıyla cezalandırılabilir. Bu hâlde dahi hapis cezası söz konusu olabilmektedir.

“Sadece Arkadaşım İçin Yaptım” Savunması Kurtarır mı?

Uygulamada en sık karşılaşılan savunmalardan biri budur. Ancak Yargıtay kararlarında;
Banka hesabının başkasına kullandırılması,
Paranın kaynağının bilinmemesi veya bilinmek istenmemesi,
Düzenli ve sistematik transferlerin yapılması
olası kast kapsamında değerlendirilmektedir. Bu nedenle sanıklar çoğu dosyada mahkûmiyetle karşılaşmaktadır.

Sonuç: Bir IBAN, Bir Hayatlık Sabıka

“Bir kereye mahsus” denilerek yapılan bir iyilik, ilerleyen süreçte adli sicil kaydı, telefon ve dijital materyallere el koyma, tutuklama ve uzun süren ceza davaları olarak geri dönebilmektedir.

IBAN, hukuken kimlik niteliğindedir. Başkasına kullandırılması, adeta kimliğinizi bir suç mahalline bırakmakla eşdeğerdir.
Unutulmamalıdır ki:

“Paraya dokunmadım” demek, ceza sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Ceza hukuku, niyetten çok sonuca bakar.

Bu nedenle banka hesabınızı kullandırmadan önce değil, kullandırdıktan sonra pişman olmamak için dikkatli olun. Çünkü bazen bir IBAN, bir ömür boyu taşınacak bir sabıkaya dönüşebilir.