Geleneksel ya da dijital hiç fark etmez; eğer medya sektöründe futbola dair içerik üretiyorsanız, takip ettiğiniz kulübün maçı varsa o günkü yazınızı maçtan önce değil, sonra yazarsınız.

1998’den bu yana aralıklarla yazılar yazan biri olarak bugün ilk defa maç önü yazısı kaleme alıyorum. Sebebini açıklayarak yazıya geçeyim.

Samsunspor, resmi iletişim kanallarından futbolculardan Zeki Yavru, Soner Gönül, Olivier Ntcham ve Lubomir Satka’ya Göztepe maçında veda edileceğini duyurdu.

Göztepe maçı sonucunun sıralamaya etkisi olmayacağından hareketle Zeki Yavru’yu yazmak istedim.

Haydi başlayalım…

Kaptana veda…

Futbolseverlerin merak ettiği istatistiğe en hızlı ulaşma kaynağı Maçkolik. Açtım Maçkolik’i ve Zeki Yavru’nun kariyer yolculuğuna baktım.

Zeki, Trabzonspor çıkışlı. Ancak Trabzon’da uzun soluklu kariyerinin olmayacağı anlaşıldıktan sonra Anadolu yollarına düşmüş. Sırasıyla Kayseri, Akhisar, Denizli, Yeni Malatya ve Giresun’da oynamış. Akhisar’da yarım sezon geçirmiş, diğerlerinde ise birer tam sezon. Gördüğünüz üzere hiçbirinde ikinci sezonu yok!

Ardından 4 Ağustos 2022’de Samsunspor’a gelmiş. Geliş o geliş… Dolu dolu geçen dört koca sezon…

TFF 1. Lig şampiyonluğunda, Süper Lig üçüncülüğünde, UEFA Konferans Ligi başarılarında hep takımın başında, kaptan olarak sahadaydı.

İlk sezon 32 maç oynamış. Sonraki üç sezonda ise sırasıyla 28, 35 ve 40 resmi müsabakaya çıkmış. 135 resmi mükabakada 5 gol atmış, 16 gol attırmış. Tam bu noktada, 1 Nisan 2023 tarihinde oynanan Pendik maçında attığı golü de hemen gözümüzün önüne getirelim. Ne goldü ama!

İstatistikler Zeki’ye dair bunları söylüyor. Ama Zeki bundan daha fazlası.

Zeki, Samsunspor’a gelirken belki de “Bir sezon oynarım, sonrasına bakarım” düşüncesindeydi. Kim bilebilir ki.

Zeki, profesyonel futbol kariyeri boyunca şehir şehir dolaşırken aradığı şeyi Samsun’da buldu: aidiyet. Onun hikayesi gerçek bir bağ kurma hikayesidir. Bu yüzden bu veda da sıradan bir ayrılık değildir.

O, Samsunspor armasını da formasını da öyle sahiplendi ki. Transfer yasaklarının olduğu günlerde alkışlanası liderlik yaptı. Karakter koydu. Takımın bir arada durmasını sağladı.

Sadece sahada değil saha dışında da kaptan gibi davrandı. Yönetim, teknik direktör, futbolcu, taraftar ve medya beşgeninin futbolcu ayağını çok iyi yönetti. İletişim anlamında herkesle güçlü ilişkiler kurdu.

Sevgi gösterdi, sevgi gördü. Saygı gösterdi, saygı gördü. İş ahlakıyla, karakteriyle, duruşuyla iz bıraktı.

Bazı futbolcular vardır; oynar gider. Bazıları vardır; formasını giydiği kulüpte iz bırakır. Zeki Yavru, Samsunspor’da iz bırakanlardan oldu. Bu yüzden güzel bir vedayı hak ediyordu.

Geçmiş vedaları gözümüzün önüne getirdiğimizde bu işleri çok da beceremeyen Samsunspor, bugün kendisine bir plaket takdim edecek.

Sadece ona değil, Olivier Ntcham’a, Lubomir Satka’ya ve Soner Gönül’e de veda edilecek. (Onlar için de ayrı ayrı yazı yazacağım.)

Ama bugün, bu satırlar Zeki Yavru için.

Çünkü o, Samsunspor’u saha içinde de saha dışında da güzel temsil etti.

Mücadele etti. Sahiplendi. Taşıdı. Sorumluluk aldı. Kaptanlık yaptı.

Bazen bir oyuncu gittiğinde geriye sadece rakamlar kalır. Bazen ise geriye bir his kalır. Zeki Yavru giderken geriye istatistik değil, his bırakıyor. Ve o his, aidiyet duygusudur.

Emekleri, sahada yaşattıkları, kaptanlığı için teşekkürler. Sağ olsun. Var olsun. Yolu açık olsun.

Hoşça kal kaptan…