Haritalar ülkeleri keskin çizgilerle ayırır ama vicdanlar insanları bambaşka bir bağla birleştirir.

Türkiye'yle İspanya arasında son günlerde büyüyen o sıcaklık işte tam da böyle bir şey. Diplomatik nezaketin ötesinde, ortak bir adalet duygusunda buluşan iki halkın samimi kucaklaşması bu.

İspanya'nın uluslararası arenadaki son duruşu gerçekten takdirlik. Hele Filistin meselesinde Batı'nın o malum suskunluğunu bozan cesur çığlığı... Gazze'de yaşanan soykırıma karşı Madrid'den yükselen "dur" sesi, sıradan bir siyasi tercih değil. Tarihsel hafızanın bugüne yansıyan bir sedası adeta.

1492'den Bugüne Uzanan Miras

Bu dostluk dün doğmadı. 1492'de Endülüs'te engizisyon zulmünden kaçanlara Osmanlı topraklarının kapılarını açan o feraset, bugün İspanya'nın mazlumların yanında duran tavrıyla vefa borcu gibi dönüyor. Selanik'ten İzmir'e, İstanbul'dan Anadolu'nun bağrına uzanan hoşgörü geleneği, Akdeniz'in ortak ruhuyla yeniden harmanlanıyor. Kültürlerimiz farklı belki ama içimizdeki ses aynı.

Sahada Rakip, Hayatta Yoldaş: Rayo Vallecano

İşte bu iklimde, Perşembe günü Samsun'da oynanacak Samsunspor–Rayo Vallecano maçı, 90 dakikanın çok ötesinde anlamlar taşıyor. Konuğumuz Rayo, İspanyol futbolunun o alışılmış parıltılı ama soğuk yüzlerinden biri değil. 1924'te Madrid'in işçi semti Vallecas'ta, mahallelinin alın teriyle kurulmuş bir kulüp. "Küçük bütçe, büyük kalp" diyorlar; endüstriyel futbolun çarklarına direnen bir ruh bu.

Tribünlerindeki Bukaneros'lar sadece takımlarını desteklemez. Mülteciye sahip çıkar, yoksulun derdini dert edinir, evinden atılan yaşlıya kapı açar. Ruhu olan, kimliği olan bir camiadır onlar.

İlk Adımın Şehrinde "Hoş Geldin"

Milli Mücadele'nin ilk adımının atıldığı Samsun, direnişin ve bağımsızlığın sembolüdür. Bu Perşembe, kendine yakışan bir buluşmaya ev sahipliği yapacak. Rayo Vallecano kafilesi şehre adım attığında, sadece Karadeniz'in dalgalarını değil, Türk insanının o meşhur sıcaklığını da hissetmeli.

Bu misafirperverliği stadyum koltuklarına hapsetmeyelim. Çiftlik Caddesi'nde içilen bir çayda, Atakum sahilindeki sohbette, Mecidiye'nin kalabalığında onlara "evindesin" dedirtelim. Sahada elbette kıran kırana bir mücadele olacak; futbolun doğası budur, zaten istemeyiz başkasını. Ama düdük çaldığında geriye skordan çok daha kalıcı bir şey kalmalı: kurulan o sağlam kardeşlik köprüsü.

Samsun halkı misafirine nasıl sahip çıkılacağını, hakkı haykıranın yanında nasıl durulacağını tarih boyunca göstermiştir. Şimdi sıra, Akdeniz'in öteki ucundan gelen bu onurlu kulübe Anadolu'nun mertliğini göstermekte.

Bazen bir maç biter. Ama kurulan dostluklar asırlar boyu sürer.