Samsun son yıllarda gerçekten önemli bir dönüşüm yaşıyor. Organize Sanayi Bölgeleri’ne yapılan yatırımlar, ulusal ve uluslararası yatırımcıların şehre ilgisi, istihdamı artıracak projeler… Bunların hepsi şehir adına sevindirici gelişmeler.

Marifet iltifata tabidir. Bu noktada başta Mehmet Muş olmak üzere AK Parti Samsun milletvekillerini, Valimizi, Büyükşehir Belediye Başkanımızı ve şehrin tüm dinamiklerini kutlamak gerekir. Çünkü bir şehrin kalkınması; siyasetin, bürokrasinin, iş dünyasının ve sivil toplumun ortak çabasıyla mümkündür. Taş üstüne taş koyanın hakkını teslim etmek lazım.

Ama madalyonun bir de öteki yüzü var.

Samsun büyüyor, gelişiyor, yatırım çekiyor. Peki biz bu dönüşümün ihtiyaç duyduğu insan kaynağını yetiştirmeye hazır mıyız?

Asıl konuşmamız gereken meselelerden biri bu.

Bugünün dünyasında artık sadece üretmek yetmiyor. Dijitalleşmek, farklılaşmak, doğru pazarlama stratejileri geliştirmek gerekiyor. Sanayi dönüşüyor, üretim dönüşüyor, ticaret dönüşüyor. Peki meslek liselerimiz bu dönüşüme ne kadar ayak uydurabiliyor? Çocuklarımızı meslek liselerine ne kadar yönlendirebiliyoruz? Sanayinin ihtiyaç duyduğu alanlarda gerçekten yeterli insan yetiştirilebiliyor mu?

Ne yazık ki bu soruların cevabı hala çok net değil.

Bir şehir gelişiyorsa, sadece binaların yükselmesi yetmez. O şehrin insanını da aynı anda geliştirmek zorundasınız. Yatırımcı gelir, fabrikasını kurar, makinesini getirir. Ama o makineyi kullanacak nitelikli personeli bulamazsa, yapılan yatırımın da bir ayağı eksik kalır.

İşin özü şu: Fabrika yapmak kolaydır, insan yetiştirmek zordur.

Eğer bugünden meslek liselerini çağın ihtiyaçlarına göre güncellemez, müfredatı sanayiyle birlikte şekillendirmez ve “üniversite kazanamazsa meslek lisesine gider” anlayışını değiştirmezsek, yarın bu yatırımların sürdürülebilir olması da zorlaşır. Çünkü artık dünya sadece diploma değil, nitelik arıyor.

Bir diğer önemli başlık ise Samsun Şehir Hastanesi.

Şehir Hastaneleri, hükümetin sağlık alanındaki en büyük yatırımlarından biri. Allah kimseyi hastane kapılarına düşürmesin ama düştüğümüzde de kaliteli sağlık hizmeti almak herkesin en doğal hakkı. Bu yatırımlar kıymetlidir, bunu kimse inkar edemez.

Ancak burada önemli bir planlama sorunu olduğu da ortada.

Dışarıdan bakıldığında son derece modern ve büyük bir yapı görüyorsunuz. Fiziki anlamda gerçekten etkileyici bir yatırım. Ama mesele sadece bina yapmak değil. Önemli olan, o yapının hayatın içine doğru şekilde entegre edilmesi.

Bugün vatandaşların en büyük şikayeti ulaşım.

İnsan ister istemez şunu soruyor: Böyle büyük bir hastane yapılırken ulaşım planlaması neden aynı anda tamamlanmadı? İnşaat sürerken yollar, bağlantılar ve ulaşım altyapısı neden eş zamanlı çözülmedi?

“Kervan yolda düzülür” anlayışıyla bu işler olmuyor.

Samsun’daki hastaneleri tek çatı altında toplamak doğru bir fikir olabilir. Ancak insanları ulaşım altyapısı tam oturmadan o bölgeye yönlendirmek ciddi bir mağduriyet oluşturuyor. Günde on binlerce insanın gideceği bir sağlık merkezinin çevre planlaması eksik bırakılırsa, vatandaşın yaşadığı sıkıntı da kaçınılmaz olur.

Üstelik bu durum, devletin yaptığı büyük yatırımlara da gölge düşürüyor. Çünkü vatandaş sonuçta şuna bakıyor: “Ben buraya rahat ulaşabiliyor muyum?”

Mesele tam olarak bu.

Samsun gelişiyor, dönüşüyor. Bu güzel bir şey. Ancak dönüşüm dediğimiz şey sadece betonla, bina ile olmaz. Yatırım yapıyorsanız o yatırımın ihtiyacı olan insanı da yetiştireceksiniz. Hastane yapıyorsanız ulaşımını da aynı anda planlayacaksınız.

Aksi halde ortaya yarım kalmış işler çıkar.

Atalar boşuna “hesapsız işin sonu hüsrandır” dememiş.

Samsun, Türkiye’nin en önemli şehirlerinden biri. Böyle bir şehir günü kurtaran değil, geleceği planlayan projeleri hak ediyor. Çünkü büyük şehir olmak sadece büyük yatırım almakla değil, o yatırımı doğru yönetebilmekle mümkündür.