Avrupa kupaları romantik hikayeleri sever ama romantizmin bir sınırı vardır. Hele ki karşınızda Rayo Vallecano gibi yıllardır La Liga temposuna alışmış bir takım varsa, hatalarınızın faturası saniyeler içinde kesilir.
Dün gece Samsunspor, UEFA Avrupa Konferans Ligi Son 16 turu ilk maçında 19 Mayıs Stadyumu’nda sahaya çıktı. Skor tabelası 3-1’i gösterdiğinde sadece bir maç kaybedilmemişti; Avrupa seviyesinin gerçekleri de yüzümüze çarpılmıştı.
Aslında rakamlar bazen gerçeği gizler ama bu kez gizleyecek bir şey yok. Sahada oyun kalitesi, tempo, organizasyon ve özgüven açısından ciddi bir fark vardı.
Sahadaki Fark
Maçın başından itibaren İspanyol temsilcisi oyunun temposunu belirleyen taraftı. Pas hızları daha yüksek, geçiş oyunları daha net, topu kullanma becerileri ise daha olgundu.
Samsunspor adına tek umut ışığı 21. dakikada Marius Mouandilmadji’nin attığı beraberlik golüydü. O an stadyum kısa süreliğine ayağa kalktı. Taraftarın içinde “acaba mı?” sorusu dolaştı.
Ama futbol bazen acımasız bir öğretmendir.
Rayo Vallecano’da Ilias Chakkour ve arkadaşlarının kurduğu baskı, savunmadaki hatalarımızı affetmedi. Alvaro Garcia ve Alemao’nun golleriyle kalite farkı skora yansıdı.
Eğri oturup doğru konuşalım…
Dün gece Samsunspor’da sahada Celil Yüksel dışında formanın ağırlığını gerçekten hisseden, inisiyatif alan çok az oyuncu vardı. Futbol bir takım oyunudur ama takımın büyük kısmı düşük viteste oynarken, tek bir oyuncunun gayreti Avrupa seviyesinde bir rakibe karşı yeterli olmaz.
Karadeniz insanının bir sözü vardır:
“Tek kürekle deniz aşılmaz.”
Dün gece sahada tam olarak bunu gördük.
Tribünler de Sınavdan Geçemedi
Ancak mesele sadece saha içi değildi.
Avrupa maçları sadece futbol değil, atmosfer işidir. Hele ki kendi evinizde oynuyorsanız…
19 Mayıs Stadyumu’nun tribünleri dün gece maalesef beklenen baskıyı kuramadı. Gol anındaki kısa coşku ve 55. dakikadaki hareketlilik dışında tribünler büyük bölümde sessiz kaldı.
Daha da çarpıcısı…
Yaklaşık 200 kişilik İspanyol taraftar grubu, zaman zaman binlerce Samsunspor taraftarının sesini bastırdı.
Bu tablo kabul edilmesi zor bir görüntüydü.
Avrupa kupalarında taraftar sadece izleyici değildir.
Oyunun 12. adamıdır.
Rakibi boğan, hakemi baskı altına alan, takım düştüğünde ayağa kaldıran güç tribünlerden gelir. Dün gece o atmosferi kuramadık.
Avrupa Gerçeği
Sonuç olarak 3-1’lik mağlubiyet, çeyrek final kapısını ciddi biçimde zora soktu. Tur şansı hala matematiksel olarak var ama artık iş mucizelere kaldı.
İspanya’daki rövanşta nasıl bir reaksiyon vereceğimizi göreceğiz.
Ama dün geceden çıkarılması gereken ders çok açık:
Eğer kalite farkını mücadeleyle kapatamıyorsanız,
Eğer taktik disiplin sahaya yansımıyorsa,
Eğer tribün desteğini arkanıza alamıyorsanız,
Avrupa kupaları sizi affetmez.
Futbol bazen aynadır.
Dün gece o aynaya baktık.
Ve gördüğümüz şey, Avrupa ile aramızdaki mesafenin hala kapanması gereken bir mesafe olduğuydu.
Ama unutmayalım…
Bu şehir daha zor günler gördü.
Samsunspor’un hikayesi de zaten yeniden ayağa kalkma hikayesidir.
Rövanşta mucize olur mu bilinmez.
Ama Karadeniz insanı umudu kolay bırakmaz.
Günün Sözü:
“Büyük takımlar galibiyetle, büyük şehirler ise karakterle büyür.”