Erasmus+ denildiğinde hâlâ pek çok kişinin aklına ilk olarak üniversite öğrencilerinin birkaç aylığına Avrupa’ya gitmesi geliyor. Oysa Erasmus+, bundan çok daha geniş bir dünyanın kapısını açıyor.
Bugün Erasmus+; gençlerden yetişkinlere, mesleki eğitimden spora, okul eğitiminden üniversitelere kadar çok farklı alanlarda kurumlara uluslararası iş birliği imkânı sunuyor. Belediyeler, üniversiteler, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, spor kulüpleri, meslek kuruluşları ve eğitim kurumları bu fırsatlardan yararlanabiliyor.
Bu noktada Samsun açısından şu soruyu sormamız gerekiyor: Samsun, Erasmus+ fırsatlarından sahip olduğu potansiyel ölçüsünde yararlanıyor mu?
Samsun; üniversiteleri, genç nüfusu, sağlık ve eğitim altyapısı, spor kültürü, tarım potansiyeli, kırsal alanları ve güçlü sivil toplum yapısıyla çok sayıda Avrupa projesi geliştirebilecek bir şehir.
Örneğin gençlerin istihdam becerilerinin geliştirilmesi üzerine bir proje hazırlanabilir. Kırsal bölgelerde yaşayan gençlerin dijital becerilerini geliştiren uluslararası çalışmalar yapılabilir. Engelli bireylerin sosyal hayata ve spora katılımı desteklenebilir. Meslek liseleri Avrupa’daki benzer kurumlarla ortak eğitim modelleri geliştirebilir. Kadınların girişimcilik becerileri güçlendirilebilir.
Bütün bunların ortak noktası şudur: Bir şehirde var olan sorunları yalnızca yerel imkânlarla çözmeye çalışmak yerine, Avrupa’daki deneyim ve kaynaklardan da yararlanmak mümkündür.
Ancak Erasmus+ projelerine yalnızca “hibe almak” gözüyle bakmak yanlış olur. İyi hazırlanmış bir Avrupa projesi kurumlara para kazandırmaktan önce bilgi, deneyim, insan kaynağı ve uluslararası bağlantı kazandırır.
Bir öğretmen başka ülkelerde kullanılan eğitim yöntemlerini görebilir. Bir genç farklı kültürlerden insanlarla birlikte çalışabilir. Bir belediye başka şehirlerin sosyal hizmet modellerini inceleyebilir. Bir sivil toplum kuruluşu Avrupa’daki benzer kuruluşlarla kalıcı ortaklıklar geliştirebilir.
Bu nedenle Erasmus+ projeleri, şehirlerin yalnızca proje bütçelerini değil, kurumsal kapasitelerini de büyütür.
Samsun açısından asıl hedef, yılda birkaç Erasmus+ projesi yapmak değil; sürekli uluslararası proje geliştirebilen kurumlar ve insanlar yetiştirmek olmalıdır.
Çünkü günümüz dünyasında şehirler de ülkeler gibi rekabet ediyor. Daha fazla bilgi üreten, daha fazla uluslararası bağlantı kuran ve gençlerine daha fazla fırsat sunan şehirler geleceğe daha güçlü hazırlanıyor.
Samsun’un da bu yarışta daha görünür olması mümkün.
Bunun ilk adımı ise Erasmus+ programını yalnızca bir “öğrenci değişim programı” olarak görmekten vazgeçmek. Erasmus+, Samsun için Avrupa’ya açılan önemli bir kalkınma kapısı olabilir.
Yeter ki o kapıyı birlikte açmayı bilelim.