Uluslararası projelerde sık kullanılan iki kavram vardır: “ortak olmak” ve “koordinatör olmak”.
Bir Avrupa projesinde başka bir kurumun hazırladığı projeye ortak olarak katılabilirsiniz. Böylece belirli faaliyetleri gerçekleştirir, toplantılara katılır ve projenin sonuçlarından yararlanırsınız.
Ancak bir başka seçenek daha vardır: Projeyi siz geliştirebilir, uluslararası ortakları siz bir araya getirebilir ve projenin koordinatörlüğünü üstlenebilirsiniz. Samsun açısından üzerinde daha fazla düşünmemiz gereken konu tam da budur.
Neden Samsun’daki kurumlar daha fazla Avrupa projesinin koordinatörü olmasın?
Aslında bunun için şehirde önemli bir potansiyel bulunuyor.
Üniversitelerimiz var.
Belediyelerimiz var.
Kamu kurumlarımız var.
Meslek kuruluşlarımız, sivil toplum örgütlerimiz, spor kulüplerimiz, eğitim kurumlarımız ve işletmelerimiz var.
Daha da önemlisi, üzerinde proje geliştirilebilecek çok sayıda alan var.
Genç işsizliği, dijital dönüşüm, mesleki eğitim, engellilik, sosyal içerme, spor, kırsal kalkınma, girişimcilik, çevre, iklim değişikliği, kadınların güçlendirilmesi ve aktif yaşlanma bunlardan yalnızca bazıları.
Bir Avrupa projesinin başlangıç noktası aslında oldukça basittir: Önce yaşadığınız toplumdaki bir ihtiyacı doğru tanımlarsınız. Sonra bu ihtiyacın Avrupa’nın başka ülkelerinde de yaşanıp yaşanmadığına bakarsınız. Benzer sorunlarla çalışan kurumları bulursunuz. Ardından ortak bir çözüm geliştirirsiniz.
İyi projelerin doğuşu çoğu zaman tam olarak böyledir.
Fakat proje koordinatörlüğü yalnızca başvuru formu yazmayı gerektirmez.
Ortak seçmek, bütçe hazırlamak, faaliyetleri planlamak, riskleri yönetmek, sonuçları ölçmek ve proje bittikten sonra ortaya çıkan kazanımların devam etmesini sağlamak gerekir.
Dolayısıyla asıl ihtiyaç daha fazla “proje yazarı” yetiştirmekten önce, daha fazla proje yöneticisi ve proje geliştirme kültürü oluşturmaktır.
Samsun’daki kurumların önemli bir bölümü uluslararası projelerde ortak olabilir. Fakat uzun vadede asıl hedef, başka ülkelerdeki kuruluşların Samsun’a ortak olmak istediği projeler üretmek olmalıdır.
Bu zihniyet değişikliği önemlidir.
Çünkü proje koordinatörü olduğunuzda yalnızca bir faaliyeti gerçekleştirmezsiniz. Gündemi siz belirlersiniz. Ortaklığı siz kurarsınız. Üretilecek sonuçların yönünü siz şekillendirirsiniz.
Aynı zamanda şehrinizin uluslararası görünürlüğünü artırırsınız.
Belki de bundan birkaç yıl sonra Samsun’dan bir belediyenin, üniversitenin, meslek okulunun veya sivil toplum kuruluşunun koordinatörlüğünde sekiz farklı ülkeden kuruluşun yer aldığı büyük bir Avrupa projesini konuşacağız.
Bunun önünde teorik bir engel yok.
Asıl soru şu: Samsun, proje ortağı olan bir şehir mi olacak, yoksa proje üreten ve yöneten bir şehir mi?