Kasımpaşa deplasmanı…
Zor saha.
Zor maç.
Ama bu kez Samsunspor sadece skorla değil, oyun aklıyla kazandı.
Maç boyunca bir panik hali yoktu.
Topu rakibe bırakıp bekleyen değil, deplasmanda oyunu tutmayı bilen bir Samsunspor izledik. Topa sahip olmada geri adım atmadı, oyunun merkezini kaybetmedi. Şut sayısı azdı belki ama rastgele değil, doğru anı kollayan bir takım vardı sahada.
İkili mücadelelerde ayakta kalan taraf Samsunspor’du. Hava toplarında direnç gösteren, son bölümlerde skoru korumak için kabuğuna çekilmeyen bir yapı vardı. Pas kalitesi baskı altında bile çok düşmedi. Oyun disiplini korunuyordu.
Ve son dakika…
O gol bir tesadüf değildi.
Sabredenin, inananın, oyundan kopmayanın golüydü.
İşte bu yüzden bu galibiyet değerli.
Çünkü Samsunspor, kenetlendiğinde deplasmanda da ayakta kalabildiğini bir kez daha gösterdi.
Ama bu iş sadece sahada bitmiyor.

Fazlıhan Carus: Saha Dışı Toparlanırsa, Saha İçi de Düzelir
Son dönemde Samsunspor’da saha dışında da önemli adımlar atılıyor. İcra Kurulu Üyesi Fazlıhan Carus’un şehir–kulüp ilişkilerinin yürütülmesi konusunda görevlendirilmesi, en az Suat Çakır’ın basın sözcülüğü hamlesi kadar doğru ve kıymetli bir adım.
Çünkü bu kulübün en büyük gücü, şehirle kurduğu bağdır.
Bu bağı diri tutacak, protokolü de tribünü de aynı çizgide buluşturacak isimlere ihtiyaç vardı. Fazlıhan Carus ismi bu anlamda doğru bir tercih.
Saha içindeki sorunları çözmek için bazen önce sahanın dışını toparlamak gerekir. Sadece tribünleri değil, protokol tribünlerini de doldurmak gerekir. Şehir takımıyla yeniden göz göze gelmeli. Çünkü Samsunspor, taraftarıyla büyüyen bir takım.
Kenetlenme sahada başlar ama şehirde tamamlanır.
Direkt Uçuş Meselesi: Bu Şehrin Kader Konusu
Geçtiğimiz günlerde Halk Gazetesi’nde Yener Cabbar abinin altını çizdiği bir konu var ki, Samsun için hayati önemde: direkt uçuşlar.
“Karadeniz’in üretim merkezi” iddiası taşıyan bir şehir için hava ulaşımı tali bir konu değildir. Aktarmalı uçuşlar; sanayi hamlelerini, yatırımları, iş insanlarının zaman planlamasını doğrudan etkiler.
Bu kadar OSB, bu kadar üretim, bu kadar yatırım konuşulurken; Samsun’un hala direkt uçuş sorununu çözememiş olması ciddi bir handikaptır. İş dünyası için zaman en pahalı maliyettir ve havayolunda direkt ulaşım artık bir lüks değil, zorunluluktur.
Bu mesele sadece bir ulaşım konusu değil;
Bu, Samsun’un büyüme iddiasının testidir.
Ve bu noktada şehrin siyasetçilerine, bürokrasisine, tüm dinamiklerine büyük görev düşüyor.
Sonuçta tablo net:
Sahada oyun aklı,
Kulüpte doğru iletişim,
Şehirde güçlü ulaşım…
Bu üçü bir araya geldiğinde Samsunspor da Samsun da yoluna daha sağlam basar.
Ve bu şehir, ayağa kalkmayı iyi bilir.