Samsunspor’u çeyrek asırdır izleyen, bu kulübün düşüşünü de dirilişini de satır satır yazan biri olarak şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Gaziantep FK maçı öncesi açıklanan on bir, hepimizi hazırlıksız yakaladı.

Kağıt üzerinde "sürpriz" olarak nitelendirilen bu tablo, pek çok taraftarın maça olan iştahını daha santra yapılmadan baltaladı. Ama futbol kağıt üzerinde oynanmıyor.

Maçın teknik analizine büyüteç tuttuğumuzda; Samsunspor’un bu "tartışmalı" kadroyla bile galibiyeti söke söke alabilecek kadar üçüncü bölge etkinliği gösterdiğini gördük.

Rakip üzerinde kurulan baskı ve üretilen net gol pozisyonlar, aslında oyun planının bir yere kadar işlediğinin kanıtıydı. Ancak eğri oturalım, doğru konuşalım: "Görünen köy kılavuz istemez."

Mevcut kadro derinliğinin ve niteliğinin bu ligin sert virajlarını dönmek için yeterli olup olmadığı sorusuna, bugün "evet" diyebilecek iyimserlerin sayısı bir elin parmaklarını geçmez.

Asıl Sıkıntı: Tribündeki Soğukluk

Fakat meseleyi sadece saha içine indirgemek eksik olur. Daha can acıtıcı olan, tribünlerdeki küskünlük.

Modern stat, konforlu koltuklar, Avrupa heyecanı… Ama tribün dolmuyor. Bu tablo sadece yönetimin değil, tribün organizasyonunun da aynasıdır. Taraftar liderliği, maç günü fotoğraf vermek değildir. Liderlik, zor günde kitleyi ayağa kaldırabilmektir.

Binlerce kişiyi bir araya getirip tek ses yapamıyorsanız, tribünün enerjisini sahaya aktaramıyorsanız, burada ciddi bir organizasyon problemi vardır. Taraftarı stada çekecek, güven verecek ve o eski ruhu, o baskıyı, o itici gücü yeniden inşa etmek tribünlerin başındaki isimlerin sorumluluğudur.

Armanın peşinden gidecek neferleri toplamakta zorlanıyorsanız, şapkanızı önünüze koyup düşünme vaktiniz gelmiştir.

Küsmek Samsunsporluluğa Yakışmaz

Elbette bireysel taraftarın da sorumluluğu var. Teknik direktörü eleştiririz, yönetime kızarız, futbolcunun formsuzluğunu konuşuruz. Ama turnikeden geçtiğin an mesele değişir. O andan itibaren kişisel hesap değil, arma konuşur.

Samsunspor İcra Kurulu Üyesi Fazlıhan Carus’un da vurguladığı gibi bu kulüp birlik olduğunda güçlü. Hedefler hala masada. Lig yarışı sürüyor. Avrupa hayali canlı.

Bugün yapılması gereken şey net: Küskünlüğü bir kenara bırakmak.

Çünkü kişiler gelir geçer. Teknik adam değişir, yönetim değişir, futbolcu gider. Ama arma kalır. Ve o arma, en çok tribün doluyken güzeldir.

Başka Samsunspor yok.