Futbol bazen sadece sahada oynanan bir oyun değildir. Bazen bir kulübün büyüklüğü attığı golden, kazandığı kupadan, aldığı puandan çok daha farklı yerde ortaya çıkar.
Samsunspor’un sosyal medya hesaplarından, maçtan bir gün önce canice öldürülen Ahmet Minguzzi için yayınladığı video da tam olarak böyle bir anlam taşıdı.
O video, yalnızca Samsunspor camiasından değil, bütün spor kamuoyundan büyük alkış aldı.
Çünkü büyük takım olmak, sadece sahada kazanmak değildir. Büyük takım olmak, acının karşısında susmamak, insanlık adına doğru yerde durabilmektir.
Samsunspor bunu yaptı.
Ancak ne yazık ki aynı duyarlılığa tribünün bir bölümünden aynı karşılık gelmedi. Trabzonspor deplasman tribününden maç boyunca yükselen küfürler, futbolun ruhuna da, insanlığın vicdanına da yakışmadı.
Bu tablo bize yabancı değil. Giresun’da hayatını kaybeden Samsunspor taraftarı Ümit Çapkın’ın ardından, olayın yaşandığı yerde “Katil Samsun” diye bağıran akıl tutulmasını da unutmadık. Öldürülen bir insanın ardından böylesine ağır ve vicdansız ifadeler kullanmak, rekabetle açıklanamaz. Bunun adı futbol değil, insanlığın kaybolmasıdır.
Aynı Stat, Aynı Kapı, Farklı Uygulama
Yine bir maç, yine deplasman tribünü, yine maytaplar, torpiller…
Aynı statta Samsunspor taraftarları içeriye maytap, torpil sokamazken; deplasman tribünlerinde her maç benzer görüntülerin yaşanması artık ciddi şekilde sorgulanmalıdır.
Burada basit bir güvenlik zafiyetinden mi söz ediyoruz, yoksa bazı tribünlere karşı “dokunursak yanarız” anlayışı mı hakim?
Aynı stada, aynı kapılardan, aynı güvenlik önlemlerinden geçerek iki takım taraftarı giriyor. Bir tarafın tribününden sürekli yabancı madde, torpil, maytap çıkıyor; diğer tarafta böyle bir tablo yaşanmıyorsa bunun makul bir açıklaması olmalı.
Yoksa kamuoyunun aklına iki ihtimal gelir:
Ya görev layıkıyla yapılmıyor ya da bazılarına fiili bir dokunulmazlık tanınıyor.
Bu soruların cevabını vermesi gerekenler bellidir.
Ertuğrul Doğan’ın Açıklaması Değerliydi
Maçtan sonra Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan’ın yaptığı dostluk açıklamaları ise önemlidir. Kendisine bu sağduyulu tavrı için teşekkür etmek gerekir.
Temennimiz odur ki deplasman tribünündeki taraftarlar da başkanlarının bu sesine kulak verir. Çünkü Türk futbolunun daha fazla gerilime, daha fazla nefrete, daha fazla ayrışmaya ihtiyacı yok.
Rekabet sahada kalmalı. Acılar, ölümler, insan hayatı tribünlerin malzemesi yapılmamalıdır.
Sahada Rakip Trabzonspor Değil, Hakemdi
Maçın futbol tarafına gelirsek…
Aslında söylenecek çok fazla şey yok. Samsunspor sahada yalnızca Trabzonspor ile değil, hakem Atilla Karaoğlan’ın yönetimiyle de mücadele etti.
Maç boyunca bütün takdir haklarının rakipten yana kullanıldığı bir yönetim izledik. Samsunspor’un oyun ritmini bozan, sahadaki adalet duygusunu zedeleyen kararlar, maçın önüne geçti.
Belki de maç daha erken bitecekti. Ancak ilahi adalet gibi, mücadele penaltılara kadar uzadı. Samsunspor penaltı atışlarında istediğini yapamayınca kupaya veda etmek zorunda kaldı.
Ama bu vedanın yalnızca sportif bir sonuç olarak görülmesi mümkün değil.
Samsunspor’un Tepkisi Boşuna Değilmiş
Samsunspor, Rizespor maçındaki yönetimi hafızalarda tazeliğini koruyan Atilla Karaoğlan’ın Trabzonspor maçına atanmasına daha önce tepki göstermişti. Kulüp bu konuda gerekli açıklamayı yapmış, kaygılarını kamuoyuyla paylaşmıştı.
Dün akşam sahada gördük ki Samsunspor’un bu tepkisi boşuna değilmiş.
Yaşanacakları önceden tahmin eden bir kulüp vardı. Ve ne yazık ki haklı çıktı.
Maç sonrası Samsunspor Başkanı Yüksel Yıldırım’ın açıklamaları da sıradan bir maç sonu serzenişi değildir. Bu açıklamalar, uzun süredir biriken bir isyanın dışa vurumudur.
Adalet Bir Gün Mutlaka Tecelli Eder
Samsunspor taraftarına uygulanan tek taraflı baskılar, deplasman tribünlerinde yaşananlara gösterilen sessizlik ve sahada adalet duygusunu zedeleyen hakem kararları artık görmezden gelinemez.
Futbolun adalete ihtiyacı var. Tribünlerin vicdana ihtiyacı var. Türk futbolunun ise çifte standarttan arınmaya ihtiyacı var.
Samsunspor bu maçta kupaya veda etmiş olabilir. Ama insanlık duruşuyla, acıya gösterdiği saygıyla ve sahada verdiği mücadeleyle başı dik ayrılmıştır.
Kupalar kazanılır, kaybedilir. Maçlar unutulur.
Ama bazı duruşlar unutulmaz.
Samsunspor’un Ahmet Minguzzi için gösterdiği hassasiyet de, Ümit Çapkın’ın hatırasına sahip çıkan vicdanı da bu camianın büyüklüğünü bir kez daha göstermiştir.
Allah’ın adaleti şaşmaz.
Hem tribünlerde yaşanan haksızlıklar için hem de sahada adalet duygusunu yaralayanlar için elbet bir gün tecelli edecektir.