Samsun’da bir ilkokul velisi, üstün zekalı olduğu belirtilen çocuğunun okulda akran zorbalığına maruz kaldığını, okul yönetiminin ise sürece duyarsız kaldığını öne sürerek CİMER’e şikayette bulundu. Velinin iddiaları, eğitim kurumlarında farklı gelişim özelliklerine sahip çocuklara yönelik yaklaşımı yeniden gündeme taşıdı.
“Üstün Zekalı Oğlumuz Okulda Dışlandı” İddiası
Velinin CİMER’e yaptığı başvuruya göre, Ayvacık Atatürk İlköğretim Okulu 1-B sınıfı öğrencisi olan çocuğun, üstün zekalı olduğuna dair resmi raporları bulunuyor. Annenin beyanında, çocuğun okuma yazmayı çok küçük yaşta öğrendiği, yaşıtlarından ileride olması nedeniyle sosyal uyum sorunları yaşadığı ifade edildi.
Veli, farklı çocuk psikiyatri uzmanları tarafından yapılan değerlendirmelerde çocuğun ruhsal açıdan sağlıklı olduğunun belirtildiğini ancak buna rağmen sınıf öğretmeninin sürekli şikayette bulunduğunu öne sürdü.
Akran Zorbalığı Görmezden Gelindiği Öne Sürüldü
Şikayet dilekçesinde, çocuğun sınıf arkadaşları tarafından etiketlendiği, dışlandığı ve zaman zaman psikolojik ve fiziksel zorbalığa maruz kaldığı iddia edildi. Velinin anlatımına göre, bu durumun çocukta tepkisel davranışlara yol açtığı ancak öğretmenin çocuğu dinlemediği ve olayları anlatmasına fırsat tanımadığı ileri sürüldü.
Anne, sınıfta yaşananların “yaramazlık” olarak tanımlanmasının gerçeği yansıtmadığını, yaşananların bir etki-tepki süreci olduğunu ifade etti.
Okul Müdürüyle Görüşmede Sert Tavır İddiası
Velinin iddiasına göre, 23 Aralık 2025 tarihinde okul müdürüyle yapılan görüşmede gergin anlar yaşandı. Görüşme sırasında müdürün sesini yükselttiği, veliyi azarladığı ve çocuğun “sorunlu” olduğunu dile getirdiği öne sürüldü. Veli, çocuğun üstün zeka raporuna rağmen bunun kabul edilmediğini ve aileyle alay edildiğini iddia etti.
Ayrıca, aileye yönelik ebeveynlik tutumlarının sert biçimde eleştirildiği, tablet ve telefon verilmemesinin küçümseyici ifadelerle karşılandığı da dilekçede yer aldı.
“Eğitimciler Etiketleyici Değil Kapsayıcı Olmalı”
Veli, okul yönetiminin çocuğun sınıf içinde kabul görmesi için herhangi bir önleyici ya da koruyucu adım atmadığını savunarak, yaşananların bizzat okul yönetimi tarafından derinleştirildiğini öne sürdü.
Aile, eğitimcilerden beklentilerinin yalnızca çocuklarının sosyalleşebilmesi ve akran zorbalığına maruz kalmaması olduğunu vurgularken, yaşanan sürecin hem çocuk hem de aile üzerinde psikolojik yıpranmaya yol açtığını ifade etti.
CİMER’e Resmi Şikayet
Velinin başvurusunda, okul müdürünün tutumunun kabul edilemez olduğu savunularak, konuyla ilgili idari inceleme başlatılması talep edildi. Şikâyette, eğitim kurumlarında farklı gelişim özelliklerine sahip çocuklara karşı daha hassas ve bilimsel bir yaklaşım benimsenmesi gerektiği vurgulandı.




