Samsun’un İlkadım ilçesinde Cezaevi mevkiinde yapılan ÇED toplantısı, klasik bir teknik bilgilendirme sürecinin çok ötesine geçti. Toplantı, planlanan atık tesisinden çok şehrin geleceğinin tartışıldığı bir alana dönüştü. Bakanlık yetkilileri, Büyükşehir Belediyesi temsilcileri, şirket sözcüleri, muhtarlar, siyasetçiler ve çevre gönüllüleri aynı salondaydı. Ancak toplantıya damga vuran, İlkadım halkının yükselen tepkisi oldu.
Şirket temsilcisinin sunumu sık sık protestolarla kesildi. Salondan defalarca “Burada çöp dağı istemiyoruz” sesleri yükseldi. Vatandaşlar, raportörlere dönerek “Söylediklerimizi aynen yazın” çağrısında bulundu. Tepkilerin odağında ise tek bir soru vardı: 16 ilçenin atığı neden merkez ilçeye taşınıyor?

Hastanelerin Yanına Çöp Alanı mı?
Planlanan mega atık alanının konumu tepkilerin ana sebebi oldu. Proje alanı; Araştırma Hastanesi, Şehir Hastanesi, Adli Tıp Merkezi ve yeni TOKİ konutlarının hemen yanı başında yer alıyor. Kent merkezine bu ölçekte bir atık yükünün taşınması, toplantıya katılan birçok yurttaş tarafından şehircilik ilkelerine aykırı olarak değerlendirildi.
Vatandaşlar, “Şehirler yük taşımak için değil, sağlıklı yaşam için vardır” diyerek, merkez ilçenin bölgesel bir çöp alanına dönüştürülmesine karşı çıktı.

“Atık Yönetimi Kaynağında Başlar”
Toplantıda Anadolu Doğal Yaşam Derneği (DOYDER) adına yapılan konuşmada dikkat çeken bir vurgu öne çıktı:
Atık yönetimi çöpleri taşımakla değil, yerinde çözmekle olur.
Modern atık yönetiminin; evde ayrıştırma, yerinde geri dönüşüm ve bilimsel planlama temelli olduğu vurgulandı. Çöplerin kilometrelerce taşınmasının hem maliyetleri artırdığı hem de çevresel riskleri büyüttüğü ifade edildi. Bu yöntemin, kamu yararından çok belirli ekonomik çıkarları besleyebileceği eleştirisi salonda karşılık buldu.

Gürgendağı Nefes Alanı mı, Çöp Merkezi mi?
İlkadım ve Gürgendağı çevresinin Karadeniz’in en büyük kent merkezinin doğal nefes alanı olması gerektiği vurgulandı. Bölgenin doğal yaşam alanı olarak korunması gerektiğini savunan katılımcılar, bu alanın 16 ilçenin atık merkezi haline getirilmesini kabul edilemez buldu.
Toplantıda dile getirilen bir benzetme dikkat çekti:
“Üretim burada, değer başka yerde; yük burada, kazanç başka yerde.”
Bu noktada şu soru yüksek sesle soruldu: Bu projeden kim kazanacak, kim kaybedecek?

Merkez İlçe Zayıflıyor mu?
Bir yandan sanayi faaliyetlerinin denize verdiği zararlar tartışılırken, diğer yandan merkez ilçeye mega bir çöp alanı planlanmasının Samsun’un uzun vadeli kalkınma vizyonu ile çeliştiği ifade edildi. Toprak kirliliğinin tarımı, yaşam kalitesindeki düşüşün ise göçü tetikleyebileceği uyarısı yapıldı.
Katılımcılar, bunun bir kalkınma modeli değil; aksine merkezi zayıflatan bir risk olduğunu dile getirdi.
“Bu Kent Sahipsiz Değil”
Toplantının sonunda ortaya çıkan tablo netti:
İlkadım halkı, sağlığını ve yaşam alanlarını ilgilendiren kararların bilim ve halk iradesi dışında alınmasına karşı duracağını açıkça gösterdi.




