National Geographic’in Pristine Seas girişimi ve Oceano Azul Vakfı iş birliğiyle yürütülen dev okyanus araştırması, Madeira’nın Desertas Adaları açıklarında devam ediyor. Yaklaşık 200 bilim insanı ve 15 araştırma gemisinin katıldığı çalışmada, balıkçılık yasaklarının ve deniz koruma alanlarının okyanus ekosistemine sunduğu katkılar bilimsel verilerle belgeleniyor.
Sualtı Kameraları ve DNA Analizleriyle Karşılaştırmalı İnceleme
Seferin amiral gemisi olan 70 metrelik yelkenli Santa Maria Manuela ve diğer araştırma tekneleri, Desertas Adaları'nın balıkçılığa tamamen kapalı olan güney bölgesi ile avcılığa izin verilen kuzey bölgesini kıyaslıyor. 40 ila 50 metre derinliklere yerleştirilen yemli sualtı kameraları ve sudan alınan çevre DNA'sı (eDNA) örnekleri sayesinde canlı türleri ve popülasyon yoğunluğu tespit ediliyor. Kaliforniya Üniversitesi Deniz Bilimleri Enstitüsü'nden Jennifer Caselle ve National Geographic deniz biyoloğu Juan Mayorga, koruma altındaki alanlarda balıkların her yıl daha da büyüdüğünü ve üreme kapasitelerinin arttığını vurguluyor.
Gelgit Kayalarında Küresel Isınma Takibi
Araştırma sadece balık popülasyonuyla sınırlı kalmıyor. Porto Üniversitesi'nden araştırmacı Rui Seabra, gelgit bölgesindeki kayalara yerleştirdiği sıcaklık sensörleriyle küresel ısınmanın deniz canlıları üzerindeki etkilerini ölçüyor. Gezegen ısındıkça türlerin nasıl göç edeceğini ve biyoçeşitliliğin nasıl şekilleneceğini tahmin etmeye çalışan bilim insanları, okyanusların iklim değişikliğine karşı direncini artırmayı hedefliyor.
Akdeniz Fokları 8'den 31'e Yükseldi
Madeira, deniz koruma alanları konusunda uzun yıllardır öncü bir rol üstleniyor. 1970'lerde Cory yelkovan kuşlarını korumak amacıyla başlatılan koruma hamlesi, 2022 yılında genişletilerek 2 bin 600 kilometrekarelik alanla Kuzey Atlantik'in en büyük deniz koruma sahasına dönüştürüldü. 1990'larda Desertas Adaları çevresinde ilan edilen koruma alanı sayesinde, Avrupa'nın en çok tehdit altındaki türlerinden olan Akdeniz foklarının popülasyonu 8'den 31'e yükseldi. Oceano Azul Vakfı Bilimsel Direktörü Emanuel Gonçalves, Ermenistan’da düzenlenecek COP17 gibi uluslararası zirvelerin önemine değinerek, bürokratik kararları beklemeden sahada acil eyleme geçilmesi gerektiğinin altını çiziyor.





