Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Balcalı Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Gamze Akkuş, yüksek kolesterolün çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini söyledi.
Çukurova Bölgesi’nde diyabet, hipertansiyon ve kalp-damar hastalıkları gibi kronik rahatsızlıkların sık görülmesi nedeniyle kolesterol yüksekliğiyle daha fazla karşılaştıklarını belirten Akkuş, hedef kolesterol değerlerinin kişiden kişiye değiştiğini ifade etti.
Kalp Krizi Ve İnmeyle Ortaya Çıkabilir
Yüksek kolesterolün uzun süre fark edilmeden ilerleyebildiğine dikkat çeken Akkuş, ailesel hiperlipidemi bulunan kişilerde bazı fiziksel belirtilerin görülebileceğini söyledi.
Akkuş, “Ailesel hiperlipidemi bulunan hastalarda cilt kıvrımlarında ve göz kapaklarında cilt altı yağ birikmesi gibi lezyonlar görülebiliyor. Kronik bir hastalığa bağlı sonradan gelişen hiperlipidemide ise hiçbir belirti olmayabiliyor” dedi.
Bazı hastaların baş ağrısı, yüzde veya ensede yanma şikâyetleriyle başvurduğunu belirten Akkuş, yüksek kolesterolün kalp krizi veya inme gibi ciddi tablolarla da ortaya çıkabileceğini söyledi.
Kronik Hastalığı Bulunanlar Daha Fazla Risk Altında
Diyabet, hipertansiyon, kalp-damar hastalığı ve kronik böbrek hastalığı bulunanların daha yüksek risk altında olduğunu belirten Akkuş, ciddi enfeksiyon nedeniyle tedavi görenler ile kanser hastalarının da yakından takip edilmesi gerektiğini ifade etti.
Erken yaşta kalp-damar hastalığı ve ciddi kolesterol yüksekliği görülen ailelerde genetik riskin değerlendirilmesinin önemli olduğunu vurguladı.
Risk Grubundakilere Yılda Bir Tarama
Doç. Dr. Akkuş, ailesel yatkınlığı veya eşlik eden kronik hastalığı bulunan kişilerin yılda bir kez kolesterol değerlerini kontrol ettirmesi gerektiğini söyledi.
Herhangi bir risk faktörü bulunmayan kişilerin ise beş yılda bir kolesterol ölçümü yaptırmasını öneren Akkuş, genetik tanısı kesinleşen kişilerin daha erken yaşta tedavi ve takip programına alınması gerektiğini belirtti.
Öncelik Beslenme Ve Yaşam Tarzı
Kolesterol yüksekliğinde ilk olarak sağlıklı beslenme ve yaşam tarzı değişikliklerinin önerildiğini söyleyen Akkuş, bu önlemlere rağmen değerlerde yeterli düşüş sağlanamaması hâlinde ilaç tedavisine başlanabileceğini ifade etti.
Akkuş, “Bütün hasta gruplarına öncelikle iyi bir beslenme programı ve yaşam tarzı değişikliği öneriyoruz. Buna rağmen kolesterol seviyelerinde kayda değer bir gerileme olmazsa ilaç tedavisine başlamak zorunda kalıyoruz” dedi.
Akdeniz Ve DASH Beslenme Modeli Önerisi
Kolesterol kontrolünde Akdeniz tipi beslenme ile DASH beslenme modelinin öne çıktığını belirten Akkuş, sebze ve uygun protein kaynaklarının ağırlıkta olduğu beslenmenin kalp-damar sağlığını korumaya yardımcı olduğunu söyledi.
DASH beslenme modelinin tuzu azaltarak potasyum, kalsiyum ve magnezyum açısından zengin besinleri öne çıkardığını anlatan Akkuş, gerekli durumlarda diyet ve ilaç tedavisine ek desteklerin de hekim değerlendirmesiyle planlanabileceğini ifade etti.




