Samed Aydın SUN-Öykü GENÇ/KAYSERİ, (DHA)- TÜRK Dil Kurumu (TDK) Başkanı Prof. Dr. Osman Mert, 'Türkçe hepimizin. Sadece Türk Dil Kurumu'nun ya da Türkologların değil. O yüzden hepimizin, geçmişi, günü ve geleceği içinde barındıran dilimize sahip çıkmamız gerekir. Bunun ile ilgili olarak Türkçeyi koruma kanununu 14 ülkeyi inceleyerek hazırladık. İnşallah yakında da Meclis'imizle paylaşacağız' dedi.
Kayseri'de 'Talas Uluslararası Türkoloji Zirvesi' programı düzenlendi. Bir otelde düzenlenen programa; Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, Türk Dil Kurumu (TDK) Başkanı Prof. Dr. Osman Mert, Vali Gökmen Çiçek ve Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç ile davetliler katıldı.
'DİL, GELECEĞİ TAŞIYAN EN GÜÇLÜ UNSUR'
Burada konuşan TDK Başkanı Prof. Dr. Osman Mert, 'Türkoloji kapsamı geniş bir alandır. Dilimizin, tarihimizin hafızasını, kültürümüzün derinliğini ve medeniyetimizin taşıdığı ortak gururu anlamaya yönelik büyük bir yürüyüştür. Çünkü dil; bir milletin düşüncesini, inancını ve geleceği taşıyan en güçlü unsurdur. Aynı destanları dinleyen, aynı atasözlerinde hikmet bulan ve aynı kelimelerle gönül bağı kuran toplumlar ortak bir geleceği inşa edebilirler. Bu nedenle Türkoloji çalışmaları üniversitelerin sınırlarını aşan bir anlam taşımaktadır. Türkoloji, gençlerimizi ortak geçmişte buluşturan farklı coğrafyalardaki kardeşlerimizi birbirine yakınlaştıran stratejik bir kültür köprüsüdür' diye konuştu.
'TÜRKÇEYİ KORUMAK HEPİMİZİN ORTAK SORUMLULUĞU'
Türkçeyi korumanın herkesin ortak sorumluluğu olduğuna belirten TDK Başkanı Mert, 'Türkçe hepimizin. Sadece Türk Dil Kurumu'nun ya da Türkologların değil. O yüzden hepimizin, geçmişi, günü ve geleceği içinde barındıran dilimize sahip çıkmamız gerekir. Türk Dil Kurumu olarak bizler de Türk dünyasının ortak dil mirasının korunması, geliştirilmesi ve gelecek nesillere aktarılması için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Ortak alfabe çalışmaları, sözlük projeleri, bilimsel yayınlar, dijital dil kaynakları ve uluslararası iş birlikleri bu çabanın önemli bir parçasıdır. Ancak şunu özelikle ifade etmek isterim; kültür ve dil alanındaki başarı, kurumların gayretiyle sınırlanmamalı, gençlerin ilgisiyle akademi dünyasının üretkenliği ile geliştirilmelidir. Burada bulunan öğrenci ve genç arkadaşlarımızın özellikle Türkoloji'ye göstereceği ilgi Türk dünyasının yarınlarını şekillendirecek en önemli güçlerden biridir. Türkçeyi korumak, güçlendirmek ve bilim dili olarak güçlendirmek hepimizin ortak sorumluluğudur' dedi.
'KANUN İÇİN 14 ÜLKEYİ İNCELEDİK'
Mert, 'Dili; bir alandan çekersek dil, o alanda geriler. Üzülerek söylüyorum, tabelalardan Türkçeyi çektik, tabelalarımız boş kalmadı. Eğer Türkçeyi eğitim dilinden çekersek, Türkçe bilim dili olma konusunda gerilemeye başlar. Terim üretmekte gerilemeye başlar. Bu ifade etmek de zorlandığım bir durum. Onun için hepinizin bu konularda hassas olması gerektiği kanaatindeyim. Yunus Emre'nin diliyle konuşan, Kaşgarlı Mahmud'un izini süren ve Hoca Ahmet Yesevi'nin hikmetini taşıyan bir medeniyetin mensupları olarak, bizlere düşen görev geçmişten aldığımız emaneti daha güçlü şekilde geleceğe ulaştırmaktır. Bunu da sizlerle başarabileceğime yürekten inanıyorum. Bunun ile ilgili olarak Türkçeyi koruma kanununu 14 ülkeyi inceleyerek hazırladık. İnşallah yakında da Meclis'imizle paylaşacağız. Büyük dil modeli ve kültürümüzü, dilimizi koruma adına dilimizin ürettiği bütün bilgilerin korunması için çalışmaları başlattık. Günümüzden geçmişe 8'inci yüzyıla kadar Türkçenin ürettiği bütün bilgileri dijital ortamda muhafaza edeceğiz. Dilimizle ilgili bütün çalışmalar buradan yürütülecek ve bunları geleceğe sizler ile birlikte bırakacağız' diye konuştu. (DHA)




