Melike USLU- Hadican EROL/İSTANBUL, (DHA)- HAYAT Kimya'nın bebek bakım kategorisindeki markası Molfix tarafından yürütülen 'Hayat Bağım Güvenli Bağlanma Eğitim Programı', Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı iş birliğiyle kapsamını genişletti. Programın yeni dönem lansmanı İstanbul'da bir otelde gerçekleştirildi. Program kapsamında anne ve baba adaylarına, 0-3 yaş arası bebeği olan ebeveynlere ve bakım verenlere yönelik eğitimler düzenlenecek. Programın ilk aşamasında 10 pilot ilde yaklaşık 10 bin aileye ulaşılması hedefleniyor.

Molfix tarafından 7 yıldır sürdürülen Hayat Bağım Güvenli Bağlanma Eğitim Programı'nın yeni döneminde, ailelerin çocuk gelişimi, duyarlı bakım ve ebeveynlik becerileri konusunda desteklenmesi amaçlanıyor. Program kapsamında bebek bekleyen anne ve baba adayları, 0-3 yaş arası bebeği olan anne babalar ve bakım verenlere yönelik güvenli bağlanma eğitimleri ile bilgilendirme çalışmaları gerçekleştirilecek.

İlk etapta Ağrı, Ankara, Aydın, Bursa, Kayseri, Kocaeli, Mardin, Mersin, Samsun ve Şanlıurfa'da uygulanacak program, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlükleri ile Sosyal Hizmet Merkezlerinde görev yapan uzman personel aracılığıyla yürütülecek. Her ilde en az bin aileye ulaşılması, program sonunda ise yaklaşık 10 bin ailenin eğitimlerden yararlanması hedefleniyor.

Program kapsamında anne babalar ve bakım verenlere; 0-3 yaş arası çocukların gelişim dönemleri, çocuk yetiştirme becerileri, güvenli bağlanma, stres yönetimi ve ebeveynlik psikolojisi konularında eğitimler verilecek.

Eğitimlerde ayrıca anne baba-bebek etkileşimini destekleyen yöntemler, aile içi iletişim, sağlıklı iletişim modelleri, iletişim engelleri ve çatışma nedenlerine ilişkin farkındalık oluşturulmasına yönelik başlıklara da yer verilecek.

'GÜVENLİ BAĞLANMA, GÜÇLÜ AİLELERİN VE SAĞLIKLI TOPLUMLARIN TEMELİDİR'

Projenin tanıtım toplantısında konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürü Tuncay Cevheroğlu, 'Güvende hisseden, ihtiyaçlarının karşılandığını bilen ve sevildiğini hisseden çocuklar, hayata daha güçlü adımlarla başlar. Bizim için aile; toplumsal dayanışmanın, değerlerin ve geleceğimizin taşıyıcısı olan en kıymetli kurumlardan biridir. Çocuklarımızın sevgiyle büyüdüğü, anne ve babaların kendilerini güçlü hissettiği bir aile ortamı ise huzurlu bir toplumun temelini oluşturur. Bugün tanıtımını gerçekleştirdiğimiz bu eğitim programı da bu anlayışın somut bir göstergesidir. Hayat Bağım Projesi'nin ailelerimizin yaşamına dokunacağına, anne ve babaların kendilerini daha donanımlı hissetmelerine katkı sağlayacağına ve çocuklarımızın sağlıklı gelişim süreçlerini destekleyeceğine yürekten inanıyorum. Bu vesileyle, projenin hayata geçirilmesine öncülük eden Sayın Bakanımıza ve projeye önemli katkılar sunan iş birliği paydaşımız Hayat Kimya'nın değerli yöneticilerine, proje ekiplerine, kıymetli akademisyenlerimize ve sahada görev yapan tüm uzmanlarımıza teşekkür ediyorum. Ayrıca eğitimlere katılarak ailelerinin ve çocuklarının geleceği için sorumluluk üstlenen tüm anne ve babalarımıza da özellikle şükranlarımı sunuyorum. Projemizin; ailelerimiz, çocuklarımız ve ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum. Sağlıklı birey, güçlü aile, güçlü toplum ve güçlü Türkiye hedefiyle hepinizi saygıyla selamlıyorum' ifadelerini kullandı.

'MOLFİX, BEBEKLERİN İLK BİN GÜNÜNE EŞLİK EDİYOR'

Molfix'in bebeklerin sağlıklı ve mutlu gelişimini destekleme misyonuyla hareket ettiğini belirten Hayat Kimya Strateji ve Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Aysel Aydın, 'Hayat Kimya, dünyanın dördüncü büyük bebek bezi üreticisi olarak Molfix markasıyla dünyanın birçok ülkesinde milyonlarca bebeğe ulaşıyor. Molfix, 28 yıllık bir marka olarak bebeklerin yaşamlarının ilk üç yılında, yani gelişimleri açısından kritik öneme sahip ilk 1000 günlük dönemde, kaliteli ve inovatif ürünleriyle onların fiziksel gelişimini destekliyor. Aynı zamanda bu süreçte annelerin de yol arkadaşı olmaya devam ediyor. Bebeklerin hayatındaki bu kadar önemli bir döneme eşlik eden bir marka olarak, yalnızca fiziksel gelişimin değil, duygusal gelişimin de büyük önem taşıdığını biliyorduk. Bu konuyu uzmanlarımızla sık sık değerlendirdik. Çocukların duygusal gelişimine nasıl katkı sağlayabileceğimizi ve annelerin yanında olan bir marka olarak onları nasıl destekleyebileceğimizi düşündüğümüzde, yaklaşık yedi yıl önce Hayat Bağım Projesi'ni hayata geçirdik' dedi.

'EĞİTİMLER ARACILIĞIYLA GÜVENLİ BAĞLANMA KONUSUNDA DESTEK SUNDUK'

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı iş birliğiyle projenin etki alanını genişletmeyi hedeflediklerini söyleyen Aydın, 'Yenidoğan bakım ünitelerine yönelik çeşitli destekler sağladık. Daha sonra projenin kapsamını genişletmek istedik. Yalnızca hastane koridorlarında değil, annelerin ve çocuklara birincil bakım veren ebeveynlerin bilinçlenmesinin çok daha büyük bir etki yaratacağına inandık. Bu doğrultuda, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı iş birliğiyle projenin etki alanını genişletmeyi hedefledik ve bugün yürüttüğümüz eğitim programının içeriğini bu anlayışla oluşturduk' ifadelerini kullandı.

'PROJE, KORUYUCU VE ÖNLEYİCİ RUH SAĞLIĞI AÇISINDAN SON DERECE DEĞERLİ BİR ÇALIŞMADIR'

Bebek Ruh Sağlığı Derneği Başkanı Prof. Dr. Aylin İlden Koçkar ise, 'Hayat Bağım Programı, Türkiye genelinde bebeklerin ve anne-babalarının güvenli bağlanma deneyimlerini desteklemek amacıyla hayata geçirilmiş bir programdır. Peki, güvenli bağlanma nedir? Güvenli bağlanma, bebeğin yaşamının ilk 1000 gününde kurduğu ilişkilerin sağlıklı ve güvenli bir şekilde gelişmesini ifade eder. Bunun için anne ve babaların, bebeğin ihtiyaçlarını duyarlı ve tutarlı bir şekilde karşılayabilmeleri büyük önem taşır. Program da ebeveynleri bu konuda desteklemeyi amaçlamaktadır. Bebeğin yaşamının ilk 1000 gününde yaşadığı deneyimler, onun ilerleyen yıllarda daha sağlıklı bir birey olmasına önemli katkılar sağlar. Bu nedenle proje, koruyucu ve önleyici ruh sağlığı açısından son derece değerli bir çalışmadır. Çünkü insanlar, ancak kendilerini güvende hissettiklerinde gelişebilir, keşfetmeye yönelebilir ve potansiyellerini ortaya koyabilirler. Zihinsel gelişimin temelinde de bu güven duygusu yer alır' diye konuştu.

'LGS'de Türkçe ve Matematik soruları belirleyici oldu'
'LGS'de Türkçe ve Matematik soruları belirleyici oldu'
İçeriği Görüntüle

'BEBEKLE KURULAN SENKRONİZASYON GÜVENLİ BAĞLANMANIN TEMELİDİR'

Prof. Dr. Koçkar, 'Program kapsamında özellikle ebeveynlere, bebeklerinin ihtiyaçlarını doğru okuyabilmeleri konusunda destek verilecektir. Örneğin bebeğin ne zaman acıktığını, neden ağladığını veya hangi durumda neye ihtiyaç duyduğunu anlayabilmek önemlidir. Biz buna 'senkronizasyon' diyoruz. Yani anne, baba ve bebek arasında karşılıklı anlayışın ve uyumun bulunduğu bir ilişkinin desteklenmesi. Bu süreçte amaç, bakım veren olarak anne ve babanın bebeğin ihtiyaçlarını doğru anlaması, ona duyarlı ve tutarlı bir şekilde karşılık verebilmesidir. Bebeğin ağladığında neye ihtiyaç duyduğunu anlayabilen bir anne-baba yaklaşımı geliştirmesi hedeflenir. Böylece bebek kendisini daha güvende hisseder. Adeta, 'Bu dünyaya geldim ve burası güvenli bir yer' duygusunu yaşar. Bu güven duygusu da onun çevresini daha fazla keşfetmesine, öğrenmesine ve gelişimine katkı sağlar' dedi.

'BİLGİLENDİRMELER, BEBEĞİN YAŞINA VE GELİŞİM DÖNEMİNE UYGUN OLARAK AYLARA GÖRE PLANLANIYOR'

Hacettepe Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Pınar Bayhan da, 'Duyarlı bakım dediğimiz şey; bebeğin gereksinimlerini zamanında fark etmek, verdiği sinyalleri doğru okumak ve bu sinyallere duyarlı bir şekilde yanıt verebilmektir. Aynı zamanda tüm bunların bebeğin gelişim düzeyine uygun şekilde gerçekleştirilmesi hedeflenir. Bu kapsamda aileler öncelikle duyarlı bakımın ne olduğu, bebekle sağlıklı iletişim kurmanın önemi, bebeğin gelişimsel aşamaları ve gelişimsel kilometre taşları hakkında bilgilendiriliyor. Bilgilendirmeler, bebeğin yaşına ve gelişim dönemine uygun olarak aylara göre planlanıyor. Duyarlı bakım, güvenli bağlanmayı da desteklediği için güvenli bağlanma konusu doğal olarak projenin önemli bir parçasını oluşturuyor. Güvenli bağlanmanın ne anlama geldiği ve anne-babaların bu konuda neler yapabilecekleri de eğitim içeriklerinde yer alıyor' diye konuştu.

Prof. Dr. Bayhan, 'Programın en güzel yönlerinden biri ise ailelere, bebekleriyle ay ay hangi oyunları oynayabileceklerini göstermesi. Ebeveynlere oyunların nasıl oynanacağı ve bu oyunların bebeğin gelişimine ne gibi katkılar sağlayacağı konusunda bilgi veriliyor. Zaman zaman bu oyunlar uygulamalı olarak da oynanıyor. Söz konusu oyunlar, tamamen ev ortamında anne ve babaların kolaylıkla ulaşabileceği materyaller kullanılarak hazırlanmış içeriklerden oluşuyor. Oyun önerileri, bebeğin gelişim dönemlerine göre ailelerle paylaşılıyor ve hangi ayda ne tür oyunların oynanmasının uygun olacağı konusunda rehberlik sağlanıyor' ifadelerini kullandı.

Kaynak: DHA