Meme kanseri tedavisinde kullanılan bazı yöntemler, yumurtalıkların çalışmasını etkileyerek menopoz belirtilerine yol açabiliyor. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Emre Günakan, tedavi sırasında görülen adet düzensizliği veya adet kesilmesinin her hastada kalıcı menopoz anlamına gelmediğine dikkat çekti.
Medicana International Ankara Hastanesi Menopoz Wellness Komisyonu’ndan Doç. Dr. Günakan, Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında yaptığı değerlendirmede, tedavinin etkilerinin kişinin yaşına, kullanılan ilaçlara ve tedavi sürecine göre değişebildiğini belirtti.
Adet kesilmesi her zaman kalıcı menopoz anlamına gelmiyor
Kemoterapi ve yumurtalıkları baskılayan tedavilerin hormonal değişikliklere neden olabildiğini ifade eden Günakan, bazı kadınlarda adet düzensizliği veya adetin tamamen kesilmesinin görülebildiğini söyledi.
Günakan, “Bu değişikliklerin her zaman kalıcı menopoz anlamına gelmediği de unutulmamalıdır. Tedavi sürecinde ortaya çıkan belirtilerin uzman hekim tarafından değerlendirilmesi gerekir” dedi.
Bazı hastalarda östrojenin tümör üzerindeki etkisini azaltmak amacıyla yumurtalık fonksiyonlarının tedavi kapsamında baskılanabildiğini belirten Günakan, sürecin kişiye özel değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Sıcak basması, uyku sorunları ve vajinal kuruluk görülebiliyor
Tedavi sırasında sıcak basması, gece terlemesi, uyku sorunları, vajinal kuruluk ve cinsel yaşamda değişikliklerin ortaya çıkabildiğini anlatan Günakan, östrojen düzeylerindeki azalmanın kemik sağlığını da etkileyebildiğini kaydetti.
Bu belirtilerin yönetiminde hastanın kanser türünün ve tedavi planının dikkate alınması gerektiğini belirten Günakan, hormon içeren ilaçların veya destekleyici ürünlerin uzman hekim önerisi olmadan kullanılmaması konusunda uyardı.
Menopoz döneminde meme kontrolleri sürdürülmeli
Menopozun meme kanseri riskini ortadan kaldırmadığını ifade eden Günakan, yaşla birlikte değişebilen riskler nedeniyle kontrollerin sürdürülmesi gerektiğini söyledi.
Ailede meme kanseri öyküsü, genetik yatkınlık ve daha önce tanı konulan meme hastalıklarının takip planında dikkate alınması gerektiğini belirten Günakan, mamografi taramalarının zamanlamasının kişinin risk durumuna ve güncel sağlık önerilerine göre değerlendirilmesi gerektiğini aktardı.
Meme kanserinin erken evrede belirti vermeyebileceğini hatırlatan Günakan, yalnızca şikâyet bulunmamasına veya kişinin kendi yaptığı kontrole güvenilmemesi gerektiğini ifade etti.
Memede fark edilen her değişikliğin kanser anlamına gelmediğini belirten Günakan, yeni belirtilerin hekim tarafından değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti.
Takip ve belirtilerin yönetimi kişiye özel olmalı
Meme kanseri farkındalığının yalnızca belirli bir ayla sınırlı kalmaması gerektiğini söyleyen Günakan, menopoz öncesinde, sırasında ve sonrasında önerilen kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.
Günakan, meme kanseri tedavisi gören kadınlarda hormonal değişimlerin ilgili uzmanlarla birlikte değerlendirilmesinin, menopoz dönemindeki kadınlarda ise düzenli meme sağlığı takibinin önem taşıdığını belirtti.




