Türkiye son haftalarda rekor seviyede yağışların etkisi altında. Antalya’da 40 günde geçen yılın toplam yağışına yakın bir miktar kaydedildi. Aydın, Manisa ve Muğla’da heyelanlar yaşandı; İzmir’de sel nedeniyle çok sayıda konut ve iş yeri zarar gördü. Edirne’de ise tarım arazileri ve yerleşim alanları sular altında kaldı.
Ancak TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası’na göre yaşanan tabloyu yalnızca “aşırı yağış” ile açıklamak gerçeğin tamamını yansıtmıyor. Oda yönetimi, afetlerin büyümesinde bilimsel planlama eksikliğine dikkat çekti.
“Bilimden Taviz Veriliyor”
Yapılan açıklamada, su baskınları ve toprak kaymalarının, afet sakınım planlarındaki eksiklikleri ortaya koyduğu belirtildi. Özellikle dere yataklarının beton kanallara alınması ya da yapılaşmaya açılması, doğanın kendi akışını engelleyerek riskleri artırıyor.
Kentlerde artan betonlaşmanın toprağın su emme kapasitesini azalttığı, yetersiz drenaj sistemlerinin ise şehir içindeki taşkınları büyüttüğü vurgulandı.
Jeoloji Mühendisliği Uyarısı
Oda, afetlerle mücadelede ilk adımın masa başı değil, sahada doğru araştırma ve denetimle atılması gerektiğini belirtti.
-
Zemin Etüdü ve Mikrobölgeleme: Heyelan riski taşıyan bölgelerin belirlenmesi ve yerleşim kararlarının buna göre alınması hayati önem taşıyor.
-
Havza Yönetimi: Sel ve taşkınla mücadelede sadece şehir merkezi değil, havza bazlı jeolojik ve hidrojeolojik analizlerin esas alınması gerektiği ifade edildi.
Jeoloji mühendislerinin sürecin dışında bırakıldığı planlamaların, yeni afetlerin zeminini hazırlayabileceği uyarısı yapıldı.
Yetkililere Açık Çağrı
TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu, Fay Yasası ve Afet Yasası’nın jeolojik veriler temel alınarak hızla hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti. İmar planlarında jeolojik-jeoteknik etüt raporlarının titizlikle incelenmesi ve liyakatli denetim mekanizmalarının kurulması çağrısı yapıldı.
Heyelan ve taşkın riski yüksek bölgelerdeki yerleşim alanlarının rant kaygısı gözetilmeksizin güvenli alanlara taşınması gerektiği de açıklamada yer aldı.
“Felaketin Sebebi Doğa mı?”
Odaya göre doğa olaylarını afete dönüştüren unsur, doğanın kendisi değil; bilimi ve mühendisliği göz ardı eden insan kararları. Jeoloji mühendisleri, dirençli ve güvenli kentler için bilimsel iş birliğine hazır olduklarını, ancak ihmallerin de takipçisi olacaklarını kamuoyuna duyurdu.




