Aliekber METE/ANKARA, (DHA)- DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, 'Terörsüz Türkiye' süreciyle ilgili, 'Kürtlerin kazanması, Türklerin kaybetmesi değildir. Alevilerin, Romanların kazanması Sünnilerin ve diğer halkların kaybetmesi değildir. İşçinin kazanması, ülkenin kaybetmesi değildir. Bir halkın hakkı, başka bir halkın kaybı değildir. Bu nedenle çağrımız açık ve nettir; Meclis kapanmadan çerçeve yasa kesinlikle çıkarılmalıdır. Oyalanmadan, yokuşa sürülmeden, yeni belirsizlikler yaratılmadan bu adımlar artık atılmalıdır' dedi.

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. Bakırhan, CHP'ye yönelik 'mutlak butlan' kararıyla karşı karşıya olduklarını belirterek, 'Bugün muhatap CHP olabilir ama refleks tanıdıktır. Bu kararı hiçbir zaman bir partinin iç meselesi olarak okumadık. Bu karar, siyasi çoğulculuğa tahammülsüzlüğün yeni bir halkasıdır. Dün bu halkaya Kürtler kayyımla, bugün de ana muhalefet yargı müdahalesi ile dahil edildi. Yarın bu halkaya kimin dahil edileceği belli değil. Biz o gün de söyledik; hukuku sopaya çevirmeyin çünkü bu sopa bir gün herkesi döver. Bugün yine söylüyoruz; yargı siyaseti dizayn etme laboratuvarı değildir, mahkeme salonları halkın iradesinin yerine geçemez. Hukuk eğilip bükülemez, adalet; Kürt'e, muhalife başka, iktidara başka işleyemez. Biz bu düzene itiraz ediyoruz. Muhalife, Kürt'e, Alevi'ye farklı işleyen hukuk düzenini kabul etmiyoruz' dedi.

'BU DÜĞÜMÜ; SİYASET, HUKUK VE CESARET ÇÖZER'

Türkiye'nin hukuk, ekonomi, temel hak ve özgürlükler ile demokrasi alanında büyük krizler yaşadığını söyleyen Bakırhan, 'Tüm bunların çözümünün kilidi, Kürt meselesinin demokratik çözümüdür. Bunu açıkça söyleyelim; Kürt meselesi çözülmeden Türkiye'nin demokrasisi de ekonomisi de dış politikası da kalıcı istikrara kavuşamaz çünkü bu mesele yalnızca Kürtlerin meselesi değildir. Bu mesele cumhuriyetin, demokrasi ile tamamlanma meselesidir. Bakın hafta sonu İstanbul'da bir Demokratik Cumhuriyet Konferansı yapıldı. Biz de katıldık. Türkiye'den pek çok renk vardı; aydın, yazar, akademisyenler ve vatandaşlarımız vardı. Orada da temel mesele cumhuriyetin nasıl demokratikleştirileceğiydi. Çok değerli düşünceler sunuldu ve gerçekten Türkiye'nin bu kaotik krizden çıkmasının tek bir yolu var; cumhuriyetin demokratikleşmesidir. Bu mesele, hukukun tüm yurttaşlar için eşit işlemesi meselesidir. Türkiye'nin kendi halklarıyla barışma meselesidir. Yüzyıl boyunca bu düğüm, baskı ve inkarla çözülmeye çalışıldı. Düğüm her seferinde daha fazla dolandı. Oysa bu düğümü; siyaset, hukuk ve cesaret çözer' diye konuştu.

'SÜRECİN ARTIK DEMOKRATİK BİR ZEMİNE KAVUŞMASI GEREKİYOR'

Bahçeli: Önemli olan seçimin zamanında yapılmasıdır
Bahçeli: Önemli olan seçimin zamanında yapılmasıdır
İçeriği Görüntüle

Bakırhan, dünyada büyük alt üst oluşların meydana geldiğini ve bu nedenle 'Terörsüz Türkiye' sürecinin daha önemli bir noktaya geldiğini belirterek, şöyle konuştu: 'Böyle bir dönemde Kürt meselesini çözümsüz bırakmak, Türkiye'yi tarihsel bir riskin eşiğinde bekletmektir. İç barışını kuramamış, yurttaşı ile kavgalı bir devlet, dışarıdan esen her rüzgarda savrulur. Yaklaşık iki yıldır süren bu sürecin artık somut, hukuki ve demokratik bir zemine kavuşması gerekiyor. Bunun yolu çerçeve yasadır. Kürt meselesini çatışma zemininden çıkarıp, siyaset ve hukuk zeminine taşıyacak bir çerçeve yasa artık ertelenemez. Biz 4 temel düzenlemeyi zorunlu görüyoruz; kalıcı çözüm için 'çerçeve yasa', demokratik bütünleşme ilkelerini güvence altına alacak 'Demokratik Toplum Yasası', yerel demokrasiyi, sivil toplumu ve siyasal katılımı güçlendirecek 'Genişletilmiş Yerel Demokrasi Yasası' ve 'Özgür Yurttaş Yasası.' Bu adımlar taviz değildir. Bunlar eşit yurttaşlığın gereğidir, demokratik bir ülkede atılması gereken adımlardır. Kimliklerin ve inançların anayasal güvenceye alınması birlikteliğimizi zayıflatmaz aksine sağlamlaştırır. Yerel yönetimlerin güçlenmesi devleti küçültmez, demokrasiyi büyütür ve merkezin yükünü hafifletir. Kürtlerin kazanması, Türklerin kaybetmesi değildir. Alevilerin, Romanların kazanması Sünnilerin ve diğer halkların kaybetmesi değildir. İşçinin kazanması ülkenin kaybetmesi değildir. Bir halkın hakkı, başka bir halkın kaybı değildir. Bu nedenle çağrımız açık ve nettir; Meclis kapanmadan çerçeve yasa kesinlikle çıkarılmalıdır. Oyalanmadan, yokuşa sürülmeden, yeni belirsizlikler yaratılmadan bu adımlar artık atılmalıdır.'(DHA)

Kaynak: DHA