Behçet DALMAZ- Gülay KUYUCU/ VAN, (DHA)- TARIM ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, 'Bunu her platformda söylüyoruz. İklim değişikliği konusu sadece bir akademik çalışmanın, sadece bir köşe yazısının ya da sadece entelektüel bir çalışmanın sonucu değildir. Hayatımızın tam da göbeğinde önemli bir gerçektir. Tüm dünya buna göre önlemler alıyor. Elbette biz de değişen şartlara ve güncel duruma göre mutlaka ama mutlaka tedbirlerimizi alıyoruz' dedi.

Sıfır Atık Vakfı, Van Valiliği, Bitlis Valiliği, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi, Bitlis Eren Üniversitesi, Van Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile Bitlis Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen 'Gelecek İçin Van Gölü Havzası- Ortak Akıl Platformu / Van Gölü Havzası Sürdürülebilir Gelecek Çalıştayı', ikinci gün gerçekleştirilen tematik masa çalışmaları ve değerlendirme oturumlarının ardından tamamlandı. 2 gün süren çalıştay, 1 havza üzerinde 2 şehir, 14 bakanlık, 40 genel müdürlük, il müdürlükleri, 85 akademisyen, öğrenciler, STK'lar ve özel sektör olmak üzere toplamda 325 katılımcının iştirakiyle gerçekleştirildi.

Çalıştayın kapanışında konuşan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, bütün katılımcılara, emek veren herkese teşekkür etti. Van Gölü Havzası'nın dünü, bugünü ve geleceğinin konuşulduğunu belirten Bakan Yumaklı, 'Alanında uzman akademisyenlerimiz, çok kıymetli hocalarımız, çok değerli katılımcılar, paydaşlar, sivil toplum kuruluşlarımızın çok kıymetli üyeleri velhasıl aslında bu havzada yaşasın ya da yaşamasın, memleketin çok önemli bir değeri olarak kabul eden ve herkesin gözbebeği olan bu havzanın bundan sonraki dönemde adeta bir yol haritasının çıkarılması konusuna katkı veren herkese tekrar teşekkür ediyorum' dedi.

'İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ HAYATIMIZIN TAM DA GÖBEĞİNDE'

Dünyanın bir tarafının orman yangınları ile mücadele ederken, bir tarafının ise sellerle, taşkınlarla boğuşur durumda olduğunu belirten Bakan Yumaklı, 'İspanya'da ayı geçtiği günlerdir devam eden bir orman yangını var. Hayatını kaybedenler oldu. Yine Amerika Birleşik Devletleri'nde, Avustralya'da, Kanada'da çok ciddi orman yangınları şu anda maalesef ki devam ediyor. Birkaç hafta önce de Uzakdoğu'da adeta oranın hayatını yerle bir eden çok ciddi sel ve taşkınları gördük. Dünyanın bir tarafı orman yangınlarıyla mücadele ederken diğer tarafı sellerle, taşkınlarla boğuşur durumda. Dünya Meteoroloji Örgütü bir bölgede aşırı yağışların, diğer bölgede de aşırı kulaklığın olacağına dair haziran ayı başında bir rapor hazırlanmıştı. Peki bu tesadüf mü? Değil tabii ki. Bunlar iklim değişikliğinin artık hayatımızın bir parçası olduğunun en önemli kanıtları. Bunu her platformda söylüyoruz. İklim değişikliği konusu sadece bir akademik çalışmanın, sadece bir köşe yazısının ya da sadece entelektüel bir çalışmanın sonucu değildir. Hayatımızın tam da göbeğinde önemli bir gerçektir. Tüm dünya buna göre önlemler alıyor. Elbette biz de değişen şartlara ve güncel duruma göre mutlaka ama mutlaka tedbirlerimizi alıyoruz' dedi.

'SUYUMUZU KORUMAKLA VATANIMIZI KORUMAK ARASINDA FARK YOK'

Bakan Yumaklı, 'Sayın Cumhurbaşkanımız su başlığını anlatırken şu çok önemli konuyu hepimizin gündemine gelecek şekilde şöyle ifade ediyorum. Suyumuzu korumakla vatanımızı korumak arasında mahiyet itibariyle hiçbir fark yoktur. Bu söz sadece su yatırımlarını kapsamamaktadır. Özellikle bu söz neyi hangi kaynağı kullanıyorsanız onun koruma ve kullanma dengesine riayet etmeniz gerekir. Esasen bunu ifade etmektedir özünde. Bu minvalde biz özellikle suyumuzu verimli kullanma adına birçok çalışmalar yapıyoruz elbette ama birkaç rakam müsaadenizle vermek istiyorum. Son 24 yılda bu ülkede 11 binin üzerinde su ve sulama tesisleri yatırımı yapıldı. Yaklaşık 3 trilyonu hatta 4 trilyona giden bir rakamı görüyoruz. Bunlar denizlerimizdeki ve iç sularımızdaki su ürünleri sadece ekonomik bir değer olarak almadığımızı bunların sürdürülebilir kılınması yönündeki irademizi de Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde göstermekte.

Su politikalarını oluştururken bunu sadece bir mühendislik çalışması olarak ele almadıklarını belirten Bakan Yumaklı, 'Hem kültürel mirası, hem sosyolojik beklentileri hem de sosyal bilimleri göz önünde tutuyoruz. Yine saygıdeğer Erdoğan Hanımefendi'nin himayelerinde 2023 yılından itibaren başlayan ve aynı dünyaya dünya kamuoyuna mal olan sıfır atık gibi su verimliliği seferberliğini de bu ülkenin evlatları olarak başlatmış durumdayız. Bütün bunların sonucunda hayat kaynağımız suyu, akciğerlerimiz, ormanları emanet bildik ve geleceğe ulaştırmak için sahip çıktı. Aslında işin özü de, esası da bu' dedi.

Kuş yuvası için evindeki tadilatı durdurdu
Kuş yuvası için evindeki tadilatı durdurdu
İçeriği Görüntüle

Van Gölü'nün hazineleri diye bir kavram olduğunu belirten Bakan Yumaklı, 'Belki bunu ilk kez burada ifade etmiş olacağım. Ancak Van Gölü hazinelerini konuşurken keşfetmek için değil korumak için var olduğunu ifade etmek istiyorum. Bu gölün hazinesi sadece sodalı suyunda değil. İnci kefalinin herkesi hayrete düşüren dünyaya mal olmuş hayatı yeniden başlatan yolculuğunda, ülkemizde kayıt altına alınan kuş türlerinin yarısı bu havzada. Belki bazılarınızın bildiği ama bizim bütün Türkiye kamuoyuna ifade etmemiz gereken hazineler. Ben binlerce yıllık medeniyetlerin izini bahsetmiyorum. Kıyılarında yaşayan insanların binlerce yıllık emeğinden ve katkısından bahsetmiyorum. Bu havzanın taşıdığı eşsiz doğal dengeden bahsetmiyorum. Aslında bir bütünü konuşuyorum. Sahip olduğumuzun farkında olup korumamız gereken hazineden bahsediyorum. İşte tam da bizim sorumluluğumuz bu hazineleri korumaktır. Van Gölü'nün geleceği eğer bu hazinenin farkındaysak bunu koruyarak gelecek nesillere evlatlarımıza bu hazineyi tam, doğru, eksiksiz teslim aldığımız gibi onlara da iletmektir.

'VAN GÖLÜ DÜNYADA BENZERİ ÇOK AZ GÖRÜNEN BİR EKOSİSTEME SAHİP'

Van Gölü'nün dünyada benzeri çok az görünen bir ekosisteme sahip olduğun belirten Bakan Yumaklı, 'İnci Kefali bu gölün sadece bir endemik türü değildir. Aynı zamanda bu havzanın hafızasıdır, bereketidir. Yaşam döngüsünün en güçlü sembollerinden bir tanesidir. Her yıl gerçekleştirilen göç belki kameralara, bizim ekranlarımıza çok kısa sürelerde yer alıyor ama bu hikayenin yarım kalmasına izin vermeyecek çalışmaları yapma sorumluluğu da işte buralarda bu çalışmalarla sizlerin 2 günlük katkılarıyla gerçekleşmiş oluyor' dedi.

'KAÇAK AVCILIĞA MÜSADE ETMEYECEĞİZ'

Bakanlık olarak bu bağlamda inci kefalinin üretim planlamasına aldıklarını belirten Bakan Yumaklı, 'Çünkü hem korumamız gereken biyoçeşitliliği ifade ediyor. Hem dünyanın gözlerinin önünde gerçekleşen ve herkesin hayran kaldığı bir hayat döngüsünü ifade ediyor.

Aynı zamanda da Van Gölü'nde bu işten ekonomik gelir elde eden yani buradan ekmeğini kazanan insanları ifade ediyor. Üreme dönemlerinde özellikle gerçekleştirdiğimiz denetimlerle kaçak avcılığa müsaade etmiyoruz. Buradan tekrar ifade edelim. Hiçbir şekilde de müsaade etmeyeceğiz' dedi.

'DÜNYANIN DA KORUMAK ARZUSUNDA OLDUĞU BİR DOĞAL MİRAS ALANIDIR'

Van Gölü'nün ikinci hazinesinin biyolojik zenginliği olduğunu belirten Bakan Yumaklı, 'Bu havza sadece ülkemizin değil, dünyanın da korumak arzusunda olduğu bir doğal miras alanıdır. Sulak alanları var. Yüzlerce kuş türüne ev sahipliği yapan yaşam alanları var. Milli parkları var. Tabiat varlıkları var. Yani adeta bir açık hava laboratuvarı. Bugüne kadar hayata geçirdiğimiz koruma çalışmalarıyla bu zenginliği güvence altına almaya gayret ediyoruz. Ancak buradan hemen bir parantez açalım. Sadece kurumların sadece herhangi bir şekilde görevlendirilmiş kişi ya da kuruluşların görevi değil bir toplumsal sorumluluktur' dedi.

'DEVEBOYNU YARIMADASI VAN'IN 4. MİLLİ PARKI OLACAK'

Deveboynu Yarımadası'nı da Van'ın 4. Milli Parkı olarak ülkemize kazandırmaya hazırlandıklarını belirten Bakan Yumaklı, 'İnşallah hayırlı uğurlu olur. Tabii amacımız yalnızca yeni koruma alanları ilan etmek değil. Asıl hedefimiz korumayı kalkınmayla turizmle bilimle ve yerel hayatla birlikte güçlendirmektir. O yüzden sanıyorum ki 2 günlük bu önemli çalıştayın çıktılarından en çok üzerinde durmamız gereken kısım da bu. Van Gölü'nün üçüncü hazinesi de su. Suyun bu havzanın sadece doğal hayat kaynağı olarak değil tarımın bereketi, şehrin geleceği, güvencesi ve üretimin sürdürülebilirliği olduğunu söylemek lazım. İşte bu sebeple biliyorsunuz Van Gölü'nün suyu sodalı. Yani onu tarımda kullanmak mümkün değil. Ancak burası çok önemli bir tarım havzası. Dolayısıyla bizler barajlarla, göletlerle, sulama sistemleriyle açık olan sulama sistemlerini kapalı hale çevirmekle inşallah bu döngüyü tamamlamış olacağız' dedi.

'VAN GÖLÜ HAVZASI İKLİM DEĞİŞİKLİĞİNDEN EN ÇOK ETKİLENECEK BÖLGELERDEN BİRİ'

Yaptıkları bilimsel çalışmaların sonucunda Van Gölü Havzası'nın iklim değişikliğinden en çok etkilenecek bölgelerden biri olduğunu açıkça gösterdiğini belirten Bakan Yumaklı, 'İşte bu sebepledir ki 2035'leri, 2045'leri, 2055'leri, 2071'leri konuşmak lazım. Günü kurtarmak ana hedefimiz değil, hedefimiz geleceği planlamak. Bugünü konuşmuyoruz. Geleceği planlamaya gayret ediyoruz. Dolayısıyla hazırlıklarına başladığımız Van Kapalı Havzası Master Planı da su kaynaklarının korunmasından yatırımların önceliklendirilmesine kadar önümüzdeki yılların inşallah yol haritasını oluşturacaktır' dedi. (DHA)

Kaynak: DHA