TÜRKİYE SIFIR ATIK, ÇEVRE VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ TRABZON ÇALIŞTAYI SONUÇ KONFERANSI'NA KATILDI
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Trabzon'da düzenlenen 'Sanayi ve Teknoloji Projeleri Açılışı ve İmza Töreni'nin ardından 'Türkiye Sıfır Atık, Çevre ve İklim Değişikliği Çalıştayları Trabzon Çalıştayı Sonuç Konferansı'na katıldı. Karadeniz Teknik Üniversitesi'nde düzenlenen konferansta konuşan Bakan Kacır, 'Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi'nin öncülüğünde ülkemiz sınırlarını aşarak küresel bir çevre seferberliğine dönüşen Sıfır Atık Hareketi'ne Trabzon'dan katkı sunan tüm kurumlarımıza, üniversitelerimize, sanayicilerimize ve sivil toplum kuruluşlarımıza teşekkür ediyorum. Sanayi Devrimi'nden bu yana insanlık ailesi olarak bilimden tıbba, ulaşımdan iletişime pek çok alanda muazzam başarı hikayelerine imza attık. Tıpta kaydedilen ilerlemeler, dünya genelinde ortalama insan ömrünü 35 yıldan 73 yıla taşıdı. Ulaşım ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler mesafeleri muazzam ölçüde kısalttı. Peşi sıra gelen sanayi devrimleri üretim kapasitesini katbekat artırdı; daha önce yalnızca belirli kesimlerin ulaşabildiği pek çok ürün ve hizmeti geniş toplum kesimleri için erişilebilir hale getirdi. Buhar gücünden elektriğe, seri üretimden dijitalleşmeye uzanan bu büyük dönüşüm, insanlığın refahını yükseltti ve dünya ekonomisine eşi benzeri görülmemiş bir ivme kazandırdı. Ancak bu ilerleme yolculuğuna tabiatın kaynaklarını sınırsız, kendini yenileme gücünü sonsuz kabul eden bir üretim ve tüketim anlayışı da eşlik etti. Uzun yıllar boyunca, daha fazla üretmek ve daha fazla tüketmek kalkınmanın ölçüsü sayıldı. Doğal kaynaklar, korunması gereken ortak bir emanet olmaktan ziyade; insanlığın hizmetine sunulmuş sınırsız bir hammadde deposu olarak görüldü' dedi.
'1,5 DERECE ISINAN YERKÜRE, BUGÜN ALARM VERİYOR'
Sanayi devriminden bu yana yaklaşık 1,5 derece ısınan yerkürenin, bugün alarm verdiğine dikkati çeken Bakan Kacır, 'Sanayi devriminden bu yana yaklaşık 1,5 derece ısınan yerküre, bugün alarm veriyor. Doğal dengenin bozulması neticesinde; dünyanın bazı bölgeleri kuraklık ve susuzlukla mücadele ederken, bazı bölgeleri şiddeti ve sıklığı giderek artan sellerin, fırtınaların ve orman yangınlarının yıkıcı sonuçlarıyla karşı karşıya kalıyor. Giderek artan atık yükü ise karşı karşıya olduğumuz bu ağır tabloyu daha da derinleştiren bir başka küresel meydan okuma olarak karşımızda duruyor. Çevreyi ve tabiatın taşıma kapasitesini gözetmeyen üretim ve tüketim anlayışının neticesinde artık, yerkürenin en bakir coğrafyalarından Antarktika'da dahi mikroplastiklere rastlıyoruz. Üretimi kaynak verimliliğiyle, büyümeyi çevresel sorumlulukla buluşturan yeni bir kalkınma paradigmasını hep birlikte inşa etmek zorundayız' diye konuştu.
'TÜKETİM ANLAYIŞINI TERK ETMEK EVLATLARIMIZA KARŞI EN BÜYÜK BORCUMUZDUR'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Daha Adil Bir Dünya Mümkün' çağrısına vurgu yapan Kacır, 'Sınırsız kaynak yanılgısına dayanan tüketim anlayışını terk etmek artık bir tercih değil; dünyamıza, vatanımıza ve evlatlarımıza karşı en büyük borcumuzdur. Nitekim Sayın Cumhurbaşkanımızın 'Daha Adil Bir Dünya Mümkün' çağrısı, bizler için yalnızca uluslararası sistemin adaletsizliğine karşı yükseltilmiş güçlü bir itiraz değildir. Bu çağrı, aynı zamanda tabiatın nimetlerinden faydalanırken külfeti yoksullara, kırılgan kesimlere ve gelecek nesillere yükleyen anlayışa karşı ortaya konulmuş esaslı bir medeniyet teklifidir. İnsanlık ailesini; adalet ve merhameti merkeze alan, temiz havayı, sağlıklı suyu, güvenli gıdayı ve yaşanabilir bir çevreyi herkesin temel hakkı kabul eden yeni bir dünya inşa etme iradesidir. Ürünü daha tasarım aşamasında uzun ömürlü ve yeniden kullanılabilir kılan, israfı oluşmadan önleyen, kullanım ömrünü tamamlayan her malzemeyi yeniden üretime kazandıran bir yaklaşımla insanlığın kalkınma yolculuğuna yeni bir yön verebiliriz. Esasen bu yaklaşım, bizim medeniyetimizin mayasında yer alıyor. Biz; nimeti emanet bilen, ölçüyü gözeten, kanaati yücelten, bereketi israfın değil paylaşmanın ve tasarrufun neticesi kabul eden köklü bir irfanın mensuplarıyız' diye konuştu.
'OSB'LERİMİZE 250 MİLYON AVROLUK FİNANSMAN TEMİN ETTİK'
Sıfır atık anlayışı kapsamında 'Yeşil Dönüşüm Programı'nı hayata geçirdiklerini kaydeden Kacır, şöyle konuştu:
'Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak sıfır atık anlayışını; başta imalat sanayimiz olmak üzere üretim süreçlerimizin her alanına dahil ediyor, bütüncül ve çok boyutlu mekanizmalarımızı kararlılıkla devreye alıyoruz. Bakanlığımızın yeşil dönüşümde sanayimize rehberlik eden paydaş olarak konumlandığı Yeşil Dönüşüm Programı'nı hayata geçirdik. Programla imalat sanayimizdeki firmaların döngüsel ekonomi, atık yönetimi, kaynak verimliliği ve karbon salınımını azaltmaya dönük yatırım projelerine 226 milyon liraya kadar nakit destek, yatırımların yüzde 40'ına kadar vergi indirimi sağlıyoruz. Tabii sanayimizin sıfır atık, sürdürülebilirlik ve verimlilik eksenindeki dönüşümü; büyük ölçekli ve nitelikli yatırımları zorunlu kılıyor. Bu nedenle, Türk sanayisi ile uluslararası finans kuruluşlarının net sıfır emisyon hedefine yönelik çabalarını ortak bir zeminde buluşturmayı öncelikli ve stratejik bir adım olarak görüyoruz. 'Türkiye Sanayi Karbonsuzlaştırma Yatırım Platformu'yla, sanayimizin yeşil dönüşüm yatırımlarına 2030'a kadar 5 milyar avroluk uluslararası finansman sağlama yolunda önemli bir adım attık. Türkiye Organize Sanayi Bölgeleri Projesi kapsamında, yeşil dönüşüm projeleri için OSB'lerimize 250 milyon avroluk finansman temin ettik. Dünya Bankası iş birliğinde yürüttüğümüz 450 milyon dolar bütçeye sahip diğer bir program olan 'Türkiye Yeşil Sanayi Projesi' ile sanayimizin yeşil dönüşümde teknoloji ve kapasite geliştirme sürecini hızlandıracak adımlar atıyoruz'
'SIFIR ATIK FORUMU'NDA 183 ÜLKEDEN 5 BİNİ AŞKIN KATILIMCIYI AĞIRLADIK'
İstanbul'daki, 'Sıfır Atık Forumu'nda 183 ülkeden 5 bini aşkın katılımcıyı ağırladıklarını hatırlatan Kacır, 'Sıfır atık hareketi, bugün artık insanlığın ortak davası haline gelmiş küresel bir çevre seferberliğidir. Bakınız, Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda 2022'de kabul edilen kararla 30 Mart, 'Uluslararası Sıfır Atık Günü' ilan edildi. Bu tarihi karar, ülkemizde filizlenen bir hareketin bütün insanlığın ortak vicdanında karşılık bulduğunun en açık tescilidir. Geçtiğimiz haziran ayında İstanbul'da düzenlediğimiz Sıfır Atık Forumu'nda 183 ülkeden 5 bini aşkın katılımcıyı ağırladık. Bu buluşmayla, çevresel sorumlulukla ekonomik kalkınmayı; toplumsal adaletle gelecek nesillerin hakkını aynı ufukta buluşturduk. Sıfır Atık Hareketi'nin farklı ülkeleri, kurumları ve toplum kesimlerini müşterek bir gelecek ideali etrafında kenetleyen küresel gücünü, bir kez daha gözler önüne serdik. Forumda kabul edilen ortak deklarasyon ve ortak sonuç bildirgesi, bu müşterek iradenin yalnızca sözde kalmadığını; somut hedeflere, ortak sorumluluklara ve güçlü bir gelecek tasavvuruna dönüştüğünü ortaya koydu' diye konuştu.
'TÜM DÜNYADA KÖK SALAN BU HAREKETİ İLERİYE TAŞIMAYI SÜRDÜRECEĞİZ'
Sıfır atık hareketini daha da ileriye taşımayı sürdüreceklerini belirten Kacır, 'Şimdi önümüzde, 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya'da ev sahipliği yapacağımız COP31 bulunuyor. Bu önemli platformda, Sıfır Atık Hareketi'yle edindiğimiz tecrübeyi; sanayimizin üretim ve teknoloji kabiliyetini; adil ve kapsayıcı kalkınma anlayışımızı bütün dünya ile paylaşacağız. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak; sıfır atık vizyonunu üretim süreçlerine, Ar-Ge politikalarımıza entegre etmeyi sürdüreceğiz. TEKNOFEST'lerde, bilim merkezlerimizde ve TÜBİTAK programlarımızda sıfır atık anlayışının genç kuşaklar tarafından benimsenmesini; sıfır atık esaslı teknolojilerin geliştirilmesini ve yenilikçi çözümlerin girişimlere dönüşmesini desteklemeye devam edeceğiz. Bilime, üretime, teknolojiye, insan kaynağına yapılan yatırımların önünü açarak Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi'nin öncülüğünde tüm dünyada kök salan bu hareketi ileriye taşımayı sürdüreceğiz. İnanıyorum ki bugün ilan edilecek Trabzon İl Sıfır Atık Hedef Belgesi de bu kutlu yürüyüşe yerelden yükselen güçlü bir katkı sunacaktır' ifadelerini kullandı. (DHA)




