Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Demir, su krizinin toplumsal boyutuna dikkat çekerek çarpıcı uyarılarda bulundu. Demir, suyun yalnızca çevresel değil, aynı zamanda sosyal bir eşitsizlik meselesine dönüştüğünü ifade etti.
Birleşmiş Milletler tarafından 22 Mart’ın Dünya Su Günü ilan edildiğini hatırlatan Demir, 2026 yılı temasının “Su ve Cinsiyet” olarak belirlendiğini vurguladı.
Su Krizi Artık Bir “Kadın Krizi”
Prof. Dr. Yusuf Demir, su krizinden en fazla etkilenen kesimin kadınlar ve çocuklar olduğuna dikkat çekerek, mevcut sistemin ciddi bir eşitsizlik ürettiğini söyledi.
“Toplum içerisinde sudan en çok etkilenenler kadınlar ve çocuklardır. Ne yazık ki suyu yöneten sistemler kadınları karar alma süreçlerinin dışında bırakıyor. Bu durum su krizini bir kadın krizine dönüştürüyor” ifadelerini kullandı.
Demir, su yönetiminde kadınların eşit temsil edilmesinin artık zorunlu olduğunu belirtti.
“Su Aktığı Yerde Eşitlik Yeşerir”
Suyun sadece bir kaynak değil, aynı zamanda medeniyetin temel unsuru olduğunu vurgulayan Demir, dikkat çeken bir ifade kullandı:
“Suyun aktığı yerde medeniyet vardır, adalet vardır, eşitlik vardır.”
Kadınların su yönetiminde aktif rol almasının, daha kapsayıcı ve sürdürülebilir sistemlerin önünü açacağını söyledi.
İklim Değişikliği Tehlikeyi Büyütüyor
Küresel iklim değişikliğinin etkisiyle su krizinin derinleştiğini belirten Demir, özellikle Türkiye için riskin giderek arttığını dile getirdi.
Son yıllarda yağışların geçici rahatlama sağladığını ancak yaz ayları için kuraklık riskinin devam ettiğini ifade eden Demir, suyun planlı kullanılmasının hayati önem taşıdığını vurguladı.
Türkiye İçin Yeni Yol Haritası: Ulusal Su Planı
Demir, Türkiye’nin su yönetiminde yeni bir döneme girdiğini belirterek Ulusal Su Planı’na dikkat çekti.
2026-2035 dönemini kapsayan plan kapsamında:
- Su kaynaklarının korunması ve verimli kullanımı
- Modern sulama ve geri kazanım sistemleri
- Yapay zeka ve veri temelli su yönetimi
- Sıfır su kaybı hedefi
gibi stratejik adımlar öne çıkıyor.
Yerel Yönetimler ve Toplum Kilit Rolde
Su krizinin çözümünde sadece devlet değil toplumun tüm kesimlerinin sorumluluk alması gerektiğini belirten Demir, özellikle yerel yönetimlerin farkındalık çalışmalarında kritik rol oynadığını ifade etti.
Eğitim, bilinçlendirme ve sürdürülebilir projelerin yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi.
“Su Geleceğin Kurtuluşudur”
Prof. Dr. Yusuf Demir, açıklamasının sonunda suyun yalnızca bugünün değil geleceğin de en kritik meselesi olduğunu vurgulayarak şu ifadeyi kullandı:
“Su, bugünün meselesi değil geleceğin kurtuluşudur.”




