Samsunspor’da Thomas Reis dönemi bitti. Geriye ise yalnızca bir teknik direktör ayrılığı değil; olağanüstü bir yükseliş, kaçırılan fırsatlar ve sonunda kaçınılmaz hale gelen bir kopuş hikayesi kaldı.
Bu ayrılığı doğru okumak için, hikayeyi en başından anlatmak gerekiyor.
Transfer Yasağıyla Gelen Mucize
Thomas Reis, Samsunspor’un transfer yasağıyla, dar bir kadroyla ve “ligde kalmak yeter” denilen bir sezonda göreve geldi. Elinde 13–14 kişilik sınırlı bir oyuncu grubuyla işe başladı.
Önce ligde kalmayı garantiledi.
Sonra hedefi yukarı çekti.
Takımı ilk 10’un içine soktu.
Yetmedi, “ilk 5 neden olmasın?” dedirtti.
Ve sezonun son haftasında Kayserispor karşısında alınan galibiyetle, transfer yasağı bulunan Samsunspor’u lig üçüncüsü yaptı. Bu sonuç, kulübe 27 yıl sonra Avrupa bileti getirdi.
Bu, tartışmasız şekilde olağanüstü bir başarıydı.
Ve bu başarının mimarı da Thomas Reis’ti.
Avrupa, Geniş Kadro ve Zorlanan Anadolu Gerçeği
Yeni sezona girilirken hedef netti: İlk 5.
Geçen yıla kıyasla daha geniş, daha alternatifli bir kadro kuruldu. Reis yönetimindeki Samsunspor hem lige hem Avrupa’ya kusursuz bir başlangıç yaptı.
Ancak Anadolu takımlarının klasik kaderi bir kez daha sahneye çıktı.
Yoğun maç trafiği…
Avrupa ile lig arasında sıkışan fikstür…
Art arda gelen sakatlıklar…
Özellikle 5 Aralık’ta, ligin 15. haftasında alınan Galatasaray mağlubiyeti, düşüş sürecinin başlangıcı oldu. O maçtan sonra Samsunspor her hafta biraz daha geriye gitti.
Kırılma Noktası Nerede Başladı?
Devre arasında Musaba’nın Fenerbahçe’ye transferi, yerine alınan isimlerin beklenen katkıyı verememesi; taraftarı, yönetimi ve teknik heyeti karşı karşıya getirdi.
Asıl kırılma ise saha dışındaydı.
Kulüp Başkanı Yüksel Yıldırım, kamuoyuna “Thomas Reis ile 2 yıllık anlaşmaya vardık” açıklamasını yaptı. Ancak resmi imza bir türlü gelmedi.
Her maç sonrası Reis’e sorulan “Anlaştınız mı?” sorularına gelen kaçamak cevaplar, görüşmelerin menajer üzerinden yürütülmesi…
Bunların hepsi aslında kopuşun ayak sesleriydi.
Masadaki Talep Dengeleri Bozdu
Sezon başında yapılan anlaşmada Reis’e, ligi ilk 5’te bitirmesi halinde ekstra prim maddesi konmuştu. Bu, futbol dünyasında son derece normaldi.
Ancak devre arasında tablo değişti.
Thomas Reis, menajeri aracılığıyla;
-
Ligi 8.,
-
7.,
-
6.
-
ve ilk 5 içerisinde bitirilen her sıra için ayrı ayrı prim talep etti.
İşte ipler tam bu noktada koptu.
Yönetim cephesinde bu durum, işin artık sportif hedeflerden çıkıp tamamen maddiyata dönüştüğü şeklinde okundu.
Saha İçi ve Saha Dışı Kopuş
Bu süreçte Reis’in;
-
Taraftarın tepki gösterdiği bazı oyuncuları ısrarla oynatması,
-
Yönetimin farklı beklentilerine rağmen kadro tercihlerini değiştirmemesi,
-
Saha kenarındaki vücut dilinin giderek kopuk bir görüntü vermesi
ayrılığı hızlandıran etkenler oldu.
Artık bu hikayenin devam etmesi zordu.
Güzel Başlayan Hikaye Böyle Bitti
Sonuçta çok güzel başlayan, Samsunspor’a tarih yazdıran bir hikaye bugün itibarıyla sona erdi.
Thomas Reis, Samsunspor’a:
-
Avrupa kapısını açtı,
-
Bir hayal kurdurdu,
-
Ve kulüp tarihine silinmeyecek bir sayfa bıraktı.
Ama futbol, bazen başarıdan çok zamanlama ve uyum oyunudur.
Bu uyum bozulduğunda, en güzel hikayeler bile yarım kalır.