İşte Zorlu Koleji Samsun Basketbol Kulübü Başkanı Ergin Zorlu'nun, "Bu bir veda açıklamasıdır." sözleri, Samsun'un tam da bu noktada kendisiyle yüzleşmesi gerektiğini gösteriyor.
Bu sadece bir basketbol kulübünün yaşadığı ekonomik sıkıntının hikayesi değil.
Bu, yıllardır gururla dile getirdiğimiz "spor kenti Samsun" söyleminin sahadaki karşılığını yeniden sorgulamamızı gerektiren önemli bir uyarıdır.
Geçtiğimiz günlerde TSYD Samsun Şubesi'nin düzenlediği 'Sezona Merhaba Resepsiyonu'nda eski Gençlik ve Spor Bakanı ve Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç'ın yaptığı bir değerlendirme bugün çok daha anlamlı hale geldi.
Kılıç konuşmasında, geçmişte Samsunspor'un yaşadığı her sıkıntıda siyasetçilerin de sorumluluk hissettiğini hatırlattı. Ardından ise dikkat çekici bir tespitte bulundu:
"Bugün Samsunspor artık bir şirket ve bu yükü Yüksel Yıldırım taşıyor. Siyasetçiler ve belediyeler ise diğer amatör branşlara sahip çıkmalı."
Bugün Ergin Zorlu'nun yaptığı açıklama, bu sözlerin ne kadar isabetli olduğunu ortaya koyuyor.
Yaklaşık beş yıldır büyük fedakarlıklarla ayakta tutulmaya çalışılan bir basketbol organizasyonu...
Yüzlerce çocuğa ulaşan bir altyapı...
Süper Lig hedefiyle büyütülen bir proje...
Ve sonunda kurulan o cümle:
"Artık tek başımıza bu yükü taşıyamıyoruz."
İşte bana göre bu hikayede başarısız olan Ergin Zorlu değildir.
Başarısız olan, şehrin ortak sahiplenme kültürüdür.
Çünkü Samsun gerçekten büyük bir spor altyapısına sahip.
Modern stadyumları var.
Uluslararası tenis organizasyonlarına ev sahipliği yapıyor.
Olimpik tesisleri var.
Yüzlerce spor kulübü ve binlerce lisanslı sporcusu bulunuyor.
Ancak bütün bu potansiyelin profesyonel liglerdeki karşılığına baktığımızda aynı tabloyu göremiyoruz.
Basketbolda yokuz.
Voleybolda yokuz.
Diğer salon sporlarında da sürdürülebilir bir başarı hikayesi oluşturamıyoruz.
İşte üzerinde düşünmemiz gereken asıl konu da bu.
Elbette Samsunspor bu şehrin en büyük ortak değeridir.
Bugün Avrupa hedefiyle yürüyen bu kulübün yanında olmak hepimizin görevidir.
Ancak Samsunspor'un yükünü Yüksel Yıldırım üstlenmişken, şehrin diğer dinamiklerinin de basketbola, voleybola ve amatör branşlara aynı kararlılıkla sahip çıkması artık bir tercih değil, zorunluluktur.
Çünkü gerçek spor kültürü yalnızca futbolla oluşmaz.
Basketbolda yetişen bir çocuk, Voleybolda kurulan bir hayal, Atletizm pistinde başlayan bir başarı hikayesi.
Bunların her biri Samsun'un geleceğine yapılan yatırımdır.
Hiçbir spor projesi sonsuza kadar tek bir kişinin omuzlarında yaşayamaz.
Kurumsal destek, yerel yönetimlerin katkısı, iş dünyasının sahiplenmesi ve ortak akıl devreye girmediği sürece en güçlü projeler bile bir noktadan sonra sürdürülebilirliğini kaybeder.
Bu nedenle Ergin Zorlu'nun açıklamasını yalnızca bir kulüp başkanının veda metni olarak okumak büyük hata olur.
Bu açıklama aslında Samsun'a yazılmış bir uyarı mektubudur.
Eğer bir şehir gerçekten "spor kenti" olduğunu iddia ediyorsa, bunu yalnızca futbolda değil, basketbolda, voleybolda ve diğer branşlarda da kalıcı başarılarla göstermek zorundadır.
Bugün destek bekleyen sadece bir basketbol kulübü değildir.
Destek bekleyen, Samsun'un spor vizyonudur.
Çünkü gerçek spor kentleri, başarılarını birkaç fedakar insanın omuzlarında değil; şehrin ortak iradesiyle inşa eder.
İnanıyorum ki Samsun bunu başarabilecek potansiyele fazlasıyla sahip.
Yeter ki sporu sadece alkışlanan başarılarla değil, o başarıları mümkün kılan ortak sorumluluk duygusuyla birlikte sahiplenebilelim.