Samsunspor’un Sorunu Artık Sadece Eksikler Değil

Çorum FK maçından sonra Samsunspor’dan bir reaksiyon bekliyordum.

Erzurum deplasmanında skor ne olursa olsun; daha diri, ne yaptığını bilen, kaybettiği maçtan ders çıkarmış bir takım görmek istiyordum.

Göremedim.

Bu yüzden Erzurum’daki 1-0’lık mağlubiyeti sadece kaybedilen üç puan üzerinden değerlendirmiyorum.

Bana göre Samsunspor’un bugün iki temel problemi var.

Birincisi kadro planlaması.

Orta sahada oyunu yönetecek bir orkestra şefi eksik.

Geçen sezon Ntcham topu isterdi. Baskı altında sorumluluk alır, gerektiğinde oyunun yönünü değiştirir, hatlar arasındaki bağlantıyı kurardı. Her maç iyi oynadığı söylenemezdi ama Samsunspor’un merkezde bir oyun aklı vardı.

Bugün onun eksikliğini fazlasıyla hissediyoruz.

Holse’nin bıraktığı boşluk ise başka.

Onun dinamizmi, hareketliliği ve topsuz koşuları hücumun temposunu artırıyordu. Sadece topla değil, topsuz oyunda da rakibin savunma dengesini bozabiliyordu.

Şimdi baktığımızda Samsunspor’da ikisinin de karşılığı tam anlamıyla yok.

Ne oyunu yönlendirecek akıl var ne de topu bir sonraki hatta taşıyacak yeterli dinamizm.

Celil ve Watt’ın mücadele gücünden, savunma katkısından faydalanabilirsiniz. Orta sahada topu da kazanabilirsiniz.

Ama mesele zaten burada başlıyor.

Topu kazanmak başka, oyunu ileri taşımak başka.

Samsunspor topu kazandıktan sonra ne yapacağını bulmakta zorlanıyor.

Bana göre transfer döneminde yapılan planlamanın en önemli noksanlarından biri buydu. Ayrılan oyuncuların sadece mevkilerine değil, takım içindeki rollerine de bakmak gerekiyordu.

Ntcham’ın yerine bir orta saha, Holse’nin yerine başka bir orta saha almak meseleyi çözmüyor.

Kaybettiğiniz şey oyuncunun kendisinden önce onun sahadaki işlevidir.

Ntcham’ın oyun aklının, Holse’nin dinamizminin karşılığı bulunamadı.

Buraya kadar yönetimin kadro planlamasını konuşabiliriz.

Ama bundan sonrası Fink’in mesuliyeti.

Çünkü kadroyu yönetim kurar, oyunu teknik direktör.

Elinizde eksik bir kadro olabilir.

Transferde yanlış tercihler yapılmış, bazı oyuncular geç gelmiş olabilir.

Bunların hepsi teknik direktörün işini zorlaştırır.

Ama sahaya çıkan on bir oyuncuya baktığımızda, en azından takımın ne yapmak istediğini görebilmemiz gerekir.

Erzurum’da bunu göremedim.

Pas vardı ama ilerleme yoktu.

Topa sahip olunan bölümler vardı ama bu sahiplik rakibi rahatsız eden bir üstünlüğe dönüşmedi.

Bayo ileride yalnız kaldı. Kenarlarda bire bir üstünlük kurulamadı. Hatlar arasındaki mesafe açıldığında hücum bağlantıları koptu. Erzurum’un kompakt savunmasına karşı oyunun yönünü ve ritmini değiştirecek ikinci bir plan da ortaya çıkmadı.

Bir süre sonra oyun ezbere döndü.

İşte burada Metin Tekin’in çok sevdiğim sözü aklıma geliyor:

“Teknik adam oyuncu bulamayacaksa, oyun bulmak zorunda.”

Fink’in önündeki mesele de artık tam olarak bu.

Ben hala onun bu oyunu bulabileceğine inanıyorum.

Ama Çorum FK’dan sonra Erzurum’da da benzer bir manzara gördükten sonra her şeyi “zamana ihtiyaç var” diyerek izah etmek giderek zorlaşıyor.

Elbette yeni kurulmuş bir takımın zamana ihtiyacı vardır.

Fakat futbolda zaman tek başına hiçbir şeyi çözmez.

Zamanın sahada bir karşılığı olmalı.

Bir hafta pres mesafesi düzelmeli, diğer hafta hücum bağlantıları güçlenmeli. Oyuncular birbirlerini daha iyi tanımalı, takımın ne zaman öne çıkacağı, ne zaman bekleyeceği, topu hangi koridordan ilerleteceği giderek daha belirgin hâle gelmeli.

Yani zaman geçtikçe takımın oyunu da tekâmül etmeli.

Bizim bundan sonra bakmamız gereken yer tam olarak burası.

Skordan önce oyun.

Sonuçtan önce gelişimin istikameti.

Çünkü mesele artık Samsunspor’un neden kaybettiği değil.

Mesele, Samsunspor’un nasıl kazanmak istediğini sahada görebilmek.

{ "vars": { "account": "PASTE_ANALYTICS_ACCOUNT_ID" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }