Samsunspor’da futbol aklı kim?
Transfer edilecek oyunculara, ihtiyaç duyulan mevkilere ve ödenecek bonservis bedellerine kim karar veriyor?
Teknik heyetin talepleriyle bütçe planlaması nasıl örtüştürülüyor?
Elbette bu soruların kulüp içerisinde bir cevabı vardır. Ancak dışarıdan bakıldığında görünen manzara, transfer yasağı dönemi dışında Samsunspor’un her transfer sezonunda birbirine benzeyen bir yol izlediğini gösteriyor.
Önce bir bütçe denklemi kuruluyor. Belirlenen rakamların dışına çıkılmaması için ciddi bir gayret gösteriliyor. Kulübün mali disiplin içerisinde hareket etmesine hiç kimse itiraz edemez. Bugünü kurtarmak uğruna yarını ipotek altına almamak, doğru ve zaruri bir yaklaşım.
Peki, bu hassasiyet ne zamana kadar korunuyor?
Yumurta kapıya dayanana kadar…
Başkan Yüksel Yıldırım, yeni sezonun ilk antrenmanının yapılacağı 6 Temmuz’a kadar altı transferin tamamlanacağını açıklamıştı.
Benzer sözleri önceki sezonlarda da işittik. Transferlerin kampa yetiştirileceği, teknik heyetin büyük ölçüde tamamlanmış bir kadroyla çalışacağı söylendi.
6 Temmuz geldi.
Altı transfer tamamlandı mı?
Hayır.
20 Temmuz’da Hollanda kampı başladı.
Eksik mevkilere beklenen takviyeler yetişti mi?
Yine hayır.
Artık söylenen sözlerden çok, yıllardır tekrar eden transfer senaryosuna bakmak gerekiyor. Çünkü Samsunspor’da süreç neredeyse her yaz aynı şekilde işliyor.
Önce taraftardan sabır isteniyor.
Ardından pazarlıkların sürdüğü, listenin geniş olduğu, alternatif futbolcularla temas kurulduğu ifade ediliyor.
Günler geçiyor, kamp başlıyor, hazırlık maçları oynanıyor fakat kadronun omurgasındaki eksikler bir türlü tamamlanmıyor.
Üstelik bir yandan takımın kıymetli oyuncuları ayrılıyor. Hakkında sürekli transfer haberleri çıkan ve gitme ihtimali bulunan başka isimler de var. Kadronun güçlendirilmesi gerekirken mevcut yapı da yavaş yavaş çözülüyor.
Taraftar bu nedenle haklı olarak soruyor:
“Transferler ne zaman yapılacak?”
Söyleyelim…
Bu bekleyiş büyük ihtimalle transfer döneminin son günlerine kadar sürecek.
Kamp sona erecek, lig başlayacak, eksikler sahada daha açık biçimde görülecek. Sonrasında Samsunspor, sezon başında büyük bir ihtimamla hazırladığı bütçe planının dışına çıkmak zorunda kalacak.
Daha yüksek bonservis bedelleri, daha ağır sözleşmeler ve zaman baskısıyla verilen kararlar gündeme gelecek.
Yani başlangıçta mali disiplini korumak adına gösterilen sabır, transfer döneminin sonunda kulübün daha fazla para ödemesine sebep olacak.
Asıl mesele ise sadece para değil.
Geciken transferin sahaya da bir faturası var.
Bunun en açık örneğini çok uzaklarda aramaya gerek yok. Samsunspor’un ligi üçüncü sırada tamamlayıp Avrupa bileti aldığı tarihi sezonun en önemli dayanaklarından biri neydi?
Takımın transfer yasağı sebebiyle sezon başı kampına büyük ölçüde aynı kadroyla girmesi…
Oyuncular birbirini tanıyordu. Pas bağlantıları oturmuştu. Savunma hattı ne zaman öne çıkacağını, orta saha hangi bölgede pres yapacağını, hücum oyuncuları ise takım arkadaşının nereye koşacağını biliyordu.
Teknik heyet elindeki kadronun zaaflarını da meziyetlerini de kampın ilk gününden itibaren görüyordu.
Takım kimyası lig başlamadan oluşmuştu.
Bugün ise bambaşka bir tablo var.
İki stoperle yollar ayrıldı ve savunmanın merkezinde ciddi bir boşluk oluştu.
Orta sahada 8 ve 10 numara rollerini üstlenen oyuncular ayrıldı ya da ayrılığın eşiğinde. Oyunun merkezindeki bu kayıplar henüz gerektiği şekilde telafi edilemedi.
Forvet hattında da geleceği belirsiz isimler bulunuyor. Oyuncular hala takımla çalışıyor ama her gün haklarında “gitti, gidiyor” haberleri çıkıyor.
Kimin kalacağı, kimin ayrılacağı ve boşalan yerlere hangi futbolcuların alınacağı konusunda ciddi bir muğlaklık var.
Alternatiflerin hazırlandığı söyleniyor.
Fakat takımın ihtiyacı, isimlerin listelere yazılmasından daha fazlası.
Çünkü futbol aklı sadece iyi futbolcu bulmak değildir.
Futbol aklı; ihtiyacı zamanında tespit etmek, ayrılma ihtimali bulunan oyuncunun ikamesini önceden hazırlamak, teknik direktörün eline kampın başında mümkün olduğunca tamamlanmış bir kadro vermektir.
Bütçe hesabını yalnızca bonservis ve maaş üzerinden yapmak da eksik bir muhasebedir. Gecikmenin sportif maliyetini, kaybedilecek puanları ve bozulan takım dengesini de hesaba katmak gerekir.
Kampı kaçıran her oyuncunun bir intibak süresi olur.
Yeni transferin takım arkadaşlarını tanıması, oyun sistemine alışması, antrenman temposunu yakalaması ve şehirle bağ kurması zaman ister.
Fiziksel olarak hazır olabilir ama takımın bir parçası haline gelmesi başka bir meseledir.
Futbol yalnızca yetenek işi değildir. Zamanlama, uyum ve ezber işidir.
Üstelik lig başladıktan sonra kaybedilen puanların telafisi, transfer pazarlığında tasarruf edildiği düşünülen birkaç milyon avrodan çok daha pahalıya mal olabilir.
Samsunspor taraftarı bugün hem heyecanlı hem de tedirgin.
Çünkü geçmişte yaşananlarla bugün yaşananlar arasında büyük bir fark göremiyor.
Planlama gecikiyor, kadro eksik kalıyor, kamp fırsatı kaçıyor ve sonunda başlangıçta korunmak istenen bütçenin dışına çıkılıyor.
Son gün yapılan transferlerle kadroyu tamamlamaya çalışmak bir strateji değildir.
Bu, zamanında yapılamayan planlamanın bedelini sonradan ödemektir.
İşte dışarıdan görünen Samsunspor’un futbol aklı bu…