UEFA’nın kulüp organizasyonlarında en dikkat çekici dönemlere geldik. Şampiyonlar Ligi, Avrupa Ligi ve Konferans Ligi’nde çeyrek finale yükselen 24 takım belirlendi.
Avrupa’nın beş büyük liginden; İngiltere’den 5, İspanya’dan 6, Almanya’dan 3, İtalya ve Fransa’dan 2’şer olmak üzere toplam 18 takım çeyrek finale yükseldi. Kalan 6 kontenjanın sahibi ise Portekiz (3 takım) ile Yunanistan, Ukrayna ve Hollanda takımları oldu.
Türkiye’den hiçbir takım son 8 arasına yükselmeyi başaramadı. İçler acısı futbol ekosistemine sahip Süper Lig için bu sonuç normal ve kabul edilebilir.
Yine de insan, Samsunspor adına iç geçirmeden edemiyor.
***
Kalpten Teşekkürler!
Samsunspor, 27 yıl sonra Avrupa’da oynadı. Avrupa Ligi’nde Panathinaikos ile başlayan, Konferans Ligi’nde Rayo Vallecano maçıyla sona eren bu güzel yolculuk boyunca ülke halkına ve özellikle camiasına gurur yaşattı.
Samsunsporlu futbolcular, her maçta oyunu çirkinleştirmeden sahada yer aldı; rakiplere saygı duydu, hakemlere saygı gösterdi, yere yata yata oynamadan mücadele etti.
12 maç, 6 galibiyet, 2 beraberlik, 4 mağlubiyet…
Legia’yı, Kiev’i, elensek bile Vallecano’yu yenmek muazzamdı.
Samsunspor, Avrupa’da ülkemizi en iyi şekilde temsil eden kulüp oldu. Türkiye’ye 11.125 puan kazandırdı. FB’den, Başakşehir’den ve BJK’dan daha fazla puan topladı. Bu not bir yere yazılsın.
Başarıda da başarısızlıkta da en büyük pay sahibinin lider olduğunu düşünenlerdenim. Bu yüzden alkışın büyüğünü de, eleştirinin büyüğünü de Yüksel Yıldırım alır.
Yüksel Yıldırım’dan başlayarak hiyerarşinin en altındaki kişiye kadar emeği geçen herkese kalpten teşekkürler.
Bir özel teşekkür de Thomas Reis’e…
Gisdol ile atılan temelin üzerine yapıyı öyle sağlam kurdu ki camianın hem sevgisini hem saygısını kazandı.
Reis’in kadro açısından eli rahat olabilseydi Avrupa Ligi’nde Panathinaikos serisi de geçilebilirdi. Bu kadar çok sakatlık yaşanmasaydı ve ara transfer dönemi daha iyi değerlendirilebilseydi Konferans Ligi’nde çeyrek final de görülebilirdi.
Prime time saatlerinde TRT 1 ekranlarında var olmak, gün boyu canlı bağlantılarla TRT Spor ekranlarında Samsunspor’u konuşturmak, UEFA Konferans Ligi’nin iletişim kanallarında etkileşimli iletişim çalışmaları yürütmek çok değerliydi.
Şimdilik son 16’nın gururunu yaşayalım.
***
Futbol Aklı Hataları
Bardağın dolu tarafını anlattım.
Ama Avrupa’da oynamak, oynamaya dair refleks geliştirmek sadece performans işi değildir. Bir süreç işidir. Bir kültür işidir. Ona da birden sahip olunmuyor.
Önemli olan, atılan ilk adımda kalmamak; devamını getirebilmek. Buraların gediklisi olabilmek için daha atılması gereken adımlar var.
Şimdi gelelim bardağın boş tarafına…
Çünkü bu takım için son 8 hayal değildi, ihtimaldi.
Evet, sakatlıklar bel büktü. Kadroyu dört kulvara göre güçlendirmemek, bazı oyuncularla yolları ayıramamak, hatalı transferler yapmak, yeterliliği tartışmalı isimleri kadroya katmak elenmemizdeki en büyük faktördü.
Okan küser diye kaleci almamak, Yunus Emre ile Borevkovic’in Satka ve Drongelen’le rekabete gireceğini düşünmek başlı başına hataydı.
Soner Gönül, Soner Aydoğdu, Polat, Tahsin gibi isimlerle dört kulvarda oynamayı planlamak, transferde yavaş hareket etmek, transferin son günü NDiaye’yi almak ama Avrupa’da oynatamamak strateji hatası değil de nedir?
Üstelik transfer sürecinin karar vericilerinin yaptıkları ya da yapmadıkları, Thomas Reis’in kaybedilmesine sebep oldu.
Bu bir futbol aklı hatasıdır.
Ve bu hatadan ders alması gerekenler umarım almaları gerekeni almışlardır.
***
Düşünülmesi Gereken Tablo
Bir başka can sıkıcı gerçek de şu: Avrupa yolculuğu şehre mal edilemedi.
Yüksel Yıldırım’ın eylem ve söylemlerinin sonucu olarak kırgın, küskün, kızgın Samsunsporlular protesto için tribüne gitmedi. Boş tribünler önünde maçlar oynandı.
TFF 2. Lig’de 30 bin kişinin önünde oynayıp, Konferans Ligi’ni 10 bin kişinin önünde oynamak üzerinde uzun uzun düşünülmesi gereken bir tablodur.
***
Çıkarılması Gereken Dersler
Şu gerçeğin farkına varmak gerek:
Uluslararası futbol sizden bir şey talep ediyor: atletizm, fiziksel kapasite.
Eğer buralarda sürekli olmak istiyorsanız, oyuncu seçerken yeteneğin yanı sıra atletizmi de önceleyeceksiniz. Çünkü burada durarak, oyunu durdurarak, teması azaltarak var olmanıza izin verilmiyor.
Samsunspor, sezon başı ve devre arası transfer dönemlerini iyi değerlendirememenin bedelini, çeyrek finali avuçlarının içinden kaçırarak ödedi.
Umarım gereken dersler çıkarılır.
***
Kadro Yeterli Değil
Süper Lig’de ve Türkiye Kupası’nda ilk 4 içinde yer almak, şampiyon olmak, Avrupa’da düzenli oynamak, Şampiyonlar Ligi müziği çaldırmak…
Camianın 1 numarası olan Yüksel Yıldırım, medya aracılığıyla camiaya bu hedeflerden bahsetti, taahhütte bulundu.
Bu hayallerin gerçekleşmesini istiyorsa ya bütçeyi buna göre oluşturmalı ya da bütçe sınırları içinde transfer sürecini çok verimli yönetmeli.
Yetkili ve etkili kişilere çağrıda bulunalım: Daha önce yazdım ama dikkate almadınız. Kayıtlara geçmesi için bir defa daha yazayım: Kadro yeterli değil.
Yol ayrımına gidilmesi gereken çok sayıda oyuncu var. Ama daha önemlisi güçlü transferler gerekli. En az 10 net transfer yapılması lazım.
Aksi halde saman alevi gibi parlar, sonra sönersiniz.
Ve Avrupa’da yeniden oynamak için yine uzun yıllar beklersiniz. Samsunspor bu sezon Avrupa’da iz bıraktı.
Bundan sonrası, o izi kalıcı hale getirecek aklı ve cesareti gösterebilmekte.