<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Günaydın Samsun Haber</title>
    <link>https://www.gunaydinsamsun.com</link>
    <description>Günaydın Samsun Haber, Samsun’dan en güncel, tarafsız ve güvenilir haberleri modern ve sade bir tasarımla sunan dijital haber platformudur. Şehrin gündemini, yerel gelişmeleri ve son dakika haberlerini kaçırmayın.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gunaydinsamsun.com/rss/politika-1" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>© 2025 Günaydın Samsun Haber | Tüm hakları saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 04 Apr 2026 11:02:55 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/rss/politika-1"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP İl Başkanı Özdağ: Katlanmak Zorunda Değilsiniz]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/chp-il-baskani-ozdag-katlanmak-zorunda-degilsiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/chp-il-baskani-ozdag-katlanmak-zorunda-degilsiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ, 19 Mayıs ilçesinde yaptığı açıklamada yoksulluk ve veresiye sistemi üzerinden hükümeti eleştirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Samsun’da siyasi gündemi hareketlendiren bir açıklama geldi. Mehmet Özdağ, 19 Mayıs ilçesinde gerçekleştirdiği basın toplantısında ekonomik tabloya ilişkin sert eleştirilerde bulundu.</p>

<p>Cumhuriyet Halk Partisi Samsun İl Başkanı Özdağ, Türkiye genelinde artan yoksulluğun artık günlük yaşamın bir parçası haline geldiğini ifade ederek, “Bugün milyonlarca vatandaşımız veresiye defterine sıkışmış bir hayat mücadelesi veriyor” dedi.</p>

<h3><strong>“19 Mayıs İlçesi Geriye İtildi”</strong></h3>

<p>Özdağ, Samsun’un 19 Mayıs ilçesinin sosyo-ekonomik gelişmişlik açısından geride kaldığını belirtti.</p>

<p>Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Endeksi (SEGE) verilerine dikkat çeken Özdağ, genç nüfusun işsizlik nedeniyle göç ettiğini ve tarım arazilerinin ekonomik baskı altında olduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="Chp Samsun Veresie 1" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/04/chp-samsun-veresie-1.jpg" width="1450" /></p>

<h3><strong>Çiftçi ve Emekliye Vurgu</strong></h3>

<p>Açıklamasında özellikle çiftçilerin ve emeklilerin yaşadığı ekonomik zorluklara değinen Özdağ, artan maliyetlerin üretimi zorlaştırdığını ifade etti.</p>

<p>Mazot, gübre ve zirai ilaç fiyatlarındaki artışların çiftçiyi zor durumda bıraktığını belirten Özdağ, emeklilerin de artan yaşam maliyetleri karşısında zorlandığını dile getirdi.</p>

<h3><strong>“Her Dört Kişiden Biri Risk Altında”</strong></h3>

<p>TÜİK verilerine atıfta bulunan Özdağ, Samsun’un da içinde bulunduğu TR83 Bölgesi’nde nüfusun %26,2’sinin yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında olduğunu söyledi.</p>

<p>Bu verinin sahadaki karşılığının, vatandaşların temel ihtiyaçlarını dahi veresiye ile karşılamak zorunda kalması olduğunu ifade etti.</p>

<p><img alt="Chp Samsun Veresie 2" class="detail-photo img-fluid" height="800" src="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/04/chp-samsun-veresie-2.jpg" width="1450" /></p>

<h3><strong>Çözüm Çağrısı ve Siyasi Mesaj</strong></h3>

<p>Özdağ, mevcut tabloyu “siyasi tercih” olarak değerlendirirken, CHP’nin çözüm önerilerini de paylaştı.</p>

<p>“Biz bu yoksulluğu yönetmeye değil, ortadan kaldırmaya geliyoruz” diyen Özdağ, gelir politikaları, üretim odaklı kalkınma ve emekli düzenlemeleriyle çözüm hedeflediklerini belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ayrıca vatandaşları #KatlanmakZorundaDeğilsiniz kampanyası kapsamında partiye katılmaya davet etti.</p>

<h3><strong>“Bu Düzen Değişebilir”</strong></h3>

<p>Açıklamasının sonunda değişim mesajı veren Özdağ, “Veresiye defteri bu ülkenin kaderi değildir. Gelin bu değişimin bir parçası olun” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/chp-il-baskani-ozdag-katlanmak-zorunda-degilsiniz</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 16:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/04/chp-samsun-veresie-4.jpg" type="image/jpeg" length="32201"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kamu Denetçisi Benli: Cinayete maruz kalan kadınların yüzde 88'inin koruma kararı yok]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/kamu-denetcisi-benli-cinayete-maruz-kalan-kadinlarin-yuzde-88inin-koruma-karari-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/kamu-denetcisi-benli-cinayete-maruz-kalan-kadinlarin-yuzde-88inin-koruma-karari-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aliekber METE/ ANKARA, (DHA)- TBMM Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu'nda sunum yapan Kamu Denetçisi Fatma Benli Yalçın, 'Bu raporda tespit ettiğimiz en önemli konulardan bir tanesi şuydu: Cinayete maruz kalan kadınların yüzde 88'inin koruma kararı yok. Bu, kadınların müracaat etmediğini gösteriyor. Cinayet faillerinin, kadınları öldüren erkeklerin yüzde 73'ünün sabıkası var' dedi. </p><p>TBMM Kadın-Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu, AK Parti Sakarya Milletvekili Çiğdem Erdoğan başkanlığında toplandı. Komisyon toplantısının açılışında konuşan Erdoğan, 'Bizler bu kadın-erkek fırsat eşitliğinin yalnızca kağıt üzerinde kalmaması, hayatın her alanında ve her bölgesinde tesis edilmesi için çalışıyoruz. Şiddetle mücadele sadece bir kurumun değil devletin tüm birimlerinin eşgüdümlü çalışmasıyla ancak başarıya ulaşabilir. Komisyon olarak kurumlarımızın kadına şiddetle mücadele konusunda yapmış oldukları çalışmaları Meclis çatısı altında dinlemeyi, toplantılarımız vesilesiyle kamuoyunun ve vekillerimizin bilgilendirilmesini son derece önemli buluyoruz' ifadelerini kulandı.</p><p>'TÜRKİYE'DE KADINA KARŞI ŞİDDET OLMAMALI'</p><p>Ardından Çocuk ve Kadın Haklarından Sorumlu Kamu Denetçisi Fatma Benli Yalçın, Kamu Denetçiliği Kurumu'nun (KDK) 9 ilde gerçekleştirdiği 'Kadına Yönelik Şiddetle Mücadelede Kurumsal Uyumun Güçlendirilmesi; İç Anadolu Örneği' özel raporu ile ilgili komisyonu bilgilendirdi. Yalçın, 'İç Anadolu Bölgesi'nde 13 tane il var. Şiddetin en fazla olduğu ve en az olduğu illere gitmek suretiyle saha çalışması yaptığımızda; neden bazı illerde daha fazla olduğunu, neden bazılarında daha az olduğunu tespit etme şansımız oldu; böylelikle, bunu bütün Türkiye'ye modelleme imkanımız oldu. Herkes kadına karşı şiddet üzerine konuşma yapıyor ama kadına karşı şiddet sloganlarla çözülebilecek bir konu değil. Hatta ben bunu ifade etmek için şunu kullanıyorum: sadece slogan yeterli olsa kimse sigara içmez çünkü sigara içerken bile o korkunç fotoğrafların olduğu paketlere bakarak içiyorlar. Demek ki bizim zihniyeti değiştirmemiz gerekiyor, algıyı değiştirmemiz gerekiyor. Doğru, bütün dünyada şiddet var, kadınlar öldürülüyor ama bizim ülkemizde olmamalı; biz bu gerçekten yola çıktık. Bizim ülkemizde asla ve katiyen kadına karşı şiddet olmamalı' diye konuştu. </p><p>'İÇ ANADOLU'DA ŞİDDETİN EN AZ OLDUĞU İL ÇANKIRI'DIR'</p><p>Halihazırda İnsan Hakları Eylem planı üzerinde çalışmalar yapıldığını ekleyen Yalçın, 'Biz, Kamu Denetçiliği Kurumu olarak hem hak arama kurumlarına hem de çocuk üzerinde çok iyi çalışmalar yaptığımız için çocuğa ilişkin çok fazla katkıyı eylem planında sunmuştuk. Bu saha çalışması vasıtasıyla kadına karşı şiddetle ilgili 40 öneri ve tespiti de eylem planına sunma imkanımız oldu. Bizim farkımız, somut gerçeklere dayanması, söylemlerden ziyade mevcuttakileri tespit edip iyi uygulama örneklerini diğerlerine yansıtıp akabinde de eksik bırakılan kısımları da toparlamaya çalışmak. Örneğin, İç Anadolu Bölgesi'nde şiddetin en az olduğu il Çankırı'dır. Çankırı'da bir yarenlik sistemi var, manevi bir yaptırımı var. O yarenlik sisteminde toplantılara katılan insanları kadına karşı şiddet failiyse almıyorlar. İl koordinasyon toplantılarına mutlaka Vali katılıyor, Valiyi özel aradım ve teşekkür ettim, 'Ne yapıyorsunuz kıymetli Valim?' dedim, 'Mentörlük sistemimiz var. İl zaten küçük, insanlar birbirini tanıyor, dolayısıyla biri şiddet gösteriyorsa, başka birisini onunla ilişkilendiriyorum ve takip ediyoruz, her türlü sorunu çözmeye çalışıyoruz' dedi' değerlendirmesinde bulundu. </p><p>'KADINLARI ÖLDÜREN ERKEKLERİN YÜZDE 73'ÜNÜN ÖNCEDEN SABIKASI VAR'</p><p>Yalçın, konuşmasının devamında rapor ile ilgili şu ifadeleri kullandı:</p><p>'Bu raporda tespit ettiğimiz en önemli konulardan bir tanesi şuydu: Cinayete maruz bırakılan kadınların yüzde 88'inin koruma kararı yok; bu, kadınların müracaat etmediğini gösteriyor. Cinayet faillerinin, kadınları öldüren erkeklerin yüzde 73'ünün önceden sabıkası var. Sabıka kaydı can güvenliği riskini gösterdiği için elektronik kelepçede çok ciddi derecede bir veri sağlar. Şu an yaklaşık 7 bin elektronik kelepçe vakası uygulanmış, halihazırda devam eden bin 500 var. Bir iki tane metroda çekmeme, sinyal sorunları gibi istisnalar var. Elektronik kelepçe kadını koruyan bir sistem ama yüzde 88'i koruma kararı bile almamış. Eşleri, eski eşleri, sevgilileri ya da çoğunluğu yakın ilişki kurduğu insanlar tarafından öldürülen kadınlar elektronik kelepçe için müracaat etmemiş; bu hem bilinçsizliğe işaret ediyor ama bir taraftan da zihinlerimizde cezasızlık algısı olduğunu gösteriyor. Aynı şekilde, ruhsatsız silah; cinayette kullanılan silahların yüzde 84'ü ruhsatsız silahlar. Bu da ruhsatsız silahlarla mücadele etmenin kadına karşı şiddette ve ölüm vakalarında oldukça faydalı olduğunu gösterir. Kadına karşı şiddet vakalarından, etrafınızda duyduğunuz bilgilerden haberdarsınızdır ki aile; kadına karşı şiddeti azaltan bir öyküdür.' </p><p>'KADES'İ YAYGINLAŞTIRMAMIZ LAZIM'</p><p>Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) yaptığı çalışmalara göre; şiddete maruz kalan kadınların yüzde 8,5'unun eğitimli, yüzde 30'unun ise eğitim görmeyen kadınlardan oluştuğunu kaydeden Yalçın, 'Şu an fiili olarak uygulamada gerçekleştirilen KADES, yaklaşık 8-9 milyon kadının telefonunda uygulama olarak var. Sadece KADES'e telefonla bastığınızda yardım geleceği gerçeği bile fiziksel şiddette o otokontrol mekanizmasını açığa çıkartıyor; bizim yapmamız gereken şeylerden bir tanesi bu aslında, KADES'i daha yaygınlaştırmak. Hatta il emniyet müdürü yetkilileriyle görüştüğümde şunu söylüyorlar: 'Ya, bazen gidiyoruz, sahte ihbar çıkıyor; işte 'Çocuğum bastı' diyorlar, 'Yanlışlıkla oldu' diyorlar.' Elbette bir kısmı sahte olabilir, bir kısmı tesadüfen olabilir ama bir kısmı da belki tartışma alevlendiğinde kadının bastığı ve erkeğin, 'Bak KADES'e bastı, polis gelebilir, ben dolayısıyla dikkat edeyim' diyebileceği hususlar. Bu da o devletin kadını koruma konusundaki yükümlülüğünü yerine getirirken bizim bir şeyi eksik bıraktığımızı gösteriyor: KADES'i yaptık, yasaları değiştirdik, eski 6284'ü bir önceki 'Ailenin Korunması Yasası'yla kıyasladığınızda muazzam bir ilerleme var ama bunun toplumdaki zihni altyapısını değiştirmekte yetersiz kaldık' dedi.</p><p>'TÜRKİYE'DE REYTİNG İÇİN HER ŞEYİN OLABİLMESİNE YASAYLA 'DUR' DENMESİ GEREKİYOR'</p><p>Yalçın, yasal altyapının yanı sıra zihinsel dönüşümün sağlanması gerektiğini ve halihazırda medya sektöründeki film ve dizilerin olumsuz örneklerle dolu olduğunu ekledi. Yalçın, 'Türkiye'de reyting için her şeyin olabilmesine artık yasayla 'Dur' demek gerekiyor. Bu asla ve katiyen basın özgürlüğüne aykırı değil çünkü normalleştiriliyor, zihinlerimizde sıradanlaştırılıyor, en çok verdiği zarar bu. Şu an yaşadığımız en büyük sıkıntı bu, bunu çok sevimli, çok iyi karakterler üzerinden gerçekleştiriyorlar. Evlilikle ilgili, evlilik dışı ilişkilerde de aynı şekilde, bunu çok iyi karakterler üzerinden bahaneleştirdiğinizde ya da çocuk çeteciliğini, 'Bu çok büyük sıkıntılar yaşamış, dolayısıyla olabilir' noktasına getirdiğinizde sıradanlaştırıyorsunuz ve ben çocuktan sorumlu kamu denetçisi olarak 8 yaşındaki çocukların öğretmenin parmağını veya arkadaşının parmağını kırdığına dair başvurular alıyorum. Şiddetin sıradanlaştırılmasının, şiddetin olağan hale gelmesinin bu kadar ciddi, bundan sonraki nesiller için etkili bir engeli var. Bu yüzden, hani eğer uygun görürseniz, bizim en önemli hedeflerimizden bir tanesi bu konuda nasıl sigara yasaksa, kadın ve çocuğa karşı şiddetin kesin olarak yasaklanması' ifadelerini kullandı. </p><p>'ÖLDÜRME VAKALARININ YÜZDE 84'Ü RUHSATSIZ SİLAHLARLA GERÇEKLEŞTİRİLİYOR'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Hazırlanan özel raporda 100 bin nüfusun altındaki belediyelerin konukevi açma görevini oy kaygıları nedeniyle yerine getirmediğini ve İç Anadolu'daki 18 belediyenin yalnızca 2'sinde konukevi bulundurduğunu söyledi. Yalçın, kadın konukevlerinde güvenlik problemleri olduğunu aktararak, 'İlinizde bir tane konukevi var ve sosyal çalışmacıyla görüşmemiş sadece polis tarafından görüşülmüş bir kadını 'Pat' diye size getiriyorlar. Kim olduğunu biliyor musunuz? Yani ben şunu bile duydum. Kayınvalide gelinin nerede olduğunu tespit edebilmek için 'Şiddete uğradım' diyerek müracaat ediyor ve o da oraya gidiyor. Ayrıca, şiddete uğrayan kadınların gidebileceği yerlerden bir tanesi barolar. Bu baroların güçlenmesi kadınlara hukuki destek anlamında faydalı çünkü kadınlar hukuki destek aldıklarında evdeki şiddet ihtimali düşecek çünkü bilecek ki evde bir şiddet olursa kadın gidebilir. Ayrıca mahalli idarelerin çok ciddi maddi kaynakları var biliyorsunuz. Bir yer tahsis etmek, bir oda tahsis etmek suretiyle avukatlar hukuki destek vermesini sağlayabilirler, hukuki bilgilendirme yapmalarını sağlayabilirler bunun için çok küçük bir bütçe ayırmaları yeter. Bunun için biraz daha mahalli idareler ve barolar arasındaki protokolün gerçekleşmesi ve aralarındaki iş birliğinin sağlanması gerekiyor. Ruhsatsız silahlar. Öldürme vakalarının yüzde 84'ü ruhsatsız silahlarla gerçekleşmesi bu konuda mücadele edilmesi gerektiğini gösteriyor yani bu kadar kolay erişememeli. Ruhsatlı silahla öldürme vakaları çok az. Biliyorsunuz, koruma kararları çıktığında, silahı varsa ve can güvenliği tehlikesi varsa aile mahkemesi onun iadesine karar veriyor ama ruhsatlı silahını vermezse bunun bir yaptırımı yok. Dolayısıyla kişinin silahının olması onun karşı tarafı tehdit etmesi, 'Bak, senin evini bulup öldürürüm' demesine sebebiyet veriyor. O yüzden bu konuda en azından bir yaptırımın sağlanması ve ruhsatsız silahlarla mücadele etme noktasında da ciddi bir yasa teklifine ihtiyacınız var' ifadelerini kullandı. </p><p>Yalçın ayrıca bazı şiddet faili erkeklerin tebligat almamak için karavanda yaşadıklarını ve bu nedenle tebligatlarda problem yaşandığını ifade etti. </p><p>'RTÜK YASASI'NDA DEĞİŞİKLİK YAPILMALI'</p><p>Yalçın ardından milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Mevcut cezaların ağır olduğunu ancak tutuksuz yargılama süreçlerinin uzun olması nedeniyle kamuoyunda cezasızlık algısının oluştuğunu kaydeden Yalçın, tutuksuz yargılamalara istisna getirilmesi gerektiğini ekledi. Yalçın, 'Diğer taraftan çocukların suç işleme oranı artıyor. Kurum olarak buna ilişkin korkunç bir çalışma gerçekleştiriyoruz. Eğer RTÜK Yasası'nda değişiklik yapılıp kadın ve çocuğa karşı şiddet sahnelerinin sigara gibi tümden yasaklanması sağlanırsa o zaman çocuğun suça sürüklenme ihtimali daha azalacak. Ben çok cezaevine gidiyorum, geçen sene anne yanındaki çocuklarla ilgili 6 tane cezaevi ziyareti yaptık. Kadınların ve çocukların cezaevinin normalleştirdiğinde sürekli aynı suçları işliyor. Bu sadece bir bakanlığın yapabileceği bir konu değil, biz o yüzden bir çalışmayı gerçekleştirdik, bakanlar arası koordinasyon olması lazım; Ombudsmanlık olarak Meclis ve ilgili birimlerle görüşüyoruz' diye konuştu. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/kamu-denetcisi-benli-cinayete-maruz-kalan-kadinlarin-yuzde-88inin-koruma-karari-yok</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 00:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/04/agency/dha/kamu-denetcisi-benli-cinayete-maruz-kalan-kadinlarin-yuzde-88inin-koruma-karari-yok.jpg" type="image/jpeg" length="61920"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek: 12'nci Yargı Paketi'nde iş dünyasını ilgilendiren adımlar atacağız]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/bakan-gurlek-12nci-yargi-paketinde-is-dunyasini-ilgilendiren-adimlar-atacagiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/bakan-gurlek-12nci-yargi-paketinde-is-dunyasini-ilgilendiren-adimlar-atacagiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA, (DHA)- ADALET Bakanı Akın Gürlek, 'Yatırım yapan ve istihdam oluşturarak devlete katkı sunan firmalara, biz de hukuki anlamda elimizden geldiğince yardımcı olacağız. İş dünyasının doğrudan muhatap olduğu ticari davalar ve iş davaları uzun sürüyor. Sistemdeki sorunların çözümü için 12'nci Yargı Paketi'nde adımlar atacağız' dedi. </p><p>Anadolu Aslanları İşadamları Derneği (ASKON) Başkanı Orhan Aydın ve heyeti Adalet Bakanı Gürlek'i bakanlıkta ziyaret etti. ASKON heyetini ağırlamaktan mutluluk duyduğunu belirten Bakan Gürlek, 12'nci Yargı Paketi'nde iş dünyasını ilgilendiren düzenlemelerin de yer alacağını söyledi. Yatırım yaparak ve istihdam oluşturarak devlete katkı sunan iş dünyası için hukuki güven ortamının daha da artırmak istediklerini vurgulayan Bakan Gürlek, 'Yatırım yapan ve istihdam oluşturarak devlete ve bölgelerine katkı sunan firmalara biz de hukuki anlamda elimizden geldiğince yardımcı olacağız. İş dünyasının doğrudan muhatap olduğu ticari davalar ve iş davaları uzun sürüyor. Sistemdeki sorunların çözümü için 12'nci Yargı Paketi'nde adımlar atacağız. Amacımız hukuk güvenliğinin sağlanması, hukuk güvenliğiyle birlikte de yatırımcıların bölgede yatırım yapması, istihdam sağlaması' dedi.</p><p> 'TAHKİMLE İLGİLİ DE DÜZENLEMELERİMİZ VAR'</p><p>Bölgede çatışmalardan kaynaklı yaşanan krizlerin Türkiye için fırsata çevrilebileceğini vurgulayan Bakan Gürlek, konuşmasını şöyle sürdürdü: </p><p>'Yatırımcı Türkiye'ye gelip yatırım yapmak istiyor. Ama kafasında elbette sorunlar var. Hukuki güvenlik konusunda elimizden geldiğince yardımcı olacağız. Yatırımcı geldiği zaman aklında 'Ben ileride şu davayla karşılayabilir miyim?', 'Şu davayı açsam şu ticaret mahkemesinde daha uzun sürer mi?' soruları olmamalı. Bu konularda özellikle sahadan da bilgi alıyoruz. Tahkimle ilgili de düzenlemelerimiz var.' (DHA)</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>FOTOĞRAFLI </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/bakan-gurlek-12nci-yargi-paketinde-is-dunyasini-ilgilendiren-adimlar-atacagiz</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 00:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/04/agency/dha/bakan-gurlek-12nci-yargi-paketinde-is-dunyasini-ilgilendiren-adimlar-atacagiz.jpg" type="image/jpeg" length="96673"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek, Nevşehirli iş adamlarıyla görüştü]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/bakan-gurlek-nevsehirli-is-adamlariyla-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/bakan-gurlek-nevsehirli-is-adamlariyla-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA, (DHA)- ADAELET Bakanı Akın Gürlek, Nevşehirli iş insanlarıyla bakanlıkta bir araya geldi.</p><p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, bakanlıkta kabul ettiği Nevşehirli iş insanlarına şehirde oluşturdukları istihdam için teşekkür etti. Nevşehir denince insanların aklına öncelikle Kapadokya bölgesinin geldiğini belirten Bakan Gürlek, 'Nevşehir'in birçok zengin bölgesi var. Özellikle Bims sektörü çok iyi. Organize Sanayi bölgemiz çok iyi. Biz el birliğiyle hep birlikte özellikle İstanbul'daki yatırımcı arkadaşları Nevşehir'e çekmemiz lazım. Organize sanayimizi tanıtmamız lazım' dedi.</p><p>'YATIRIMCI GETİRECEĞİZ'</p><p>Diğer bakanlıklarla iş birliği halinde hareket edeceklerine vurgu yapan Bakan Gürlek, 'Burası bizim bölgemiz. Sanayicinin yatırıma sevk edilmesi konusunda ne gerekiyorsa yardımcı olacağız. Bizler de sizin işlerinizi kolaylaştıracağız. Teşvik anlamında bölgeye teşvik getireceğiz, yatırımcı getireceğiz. Gerekirse organize sanayi bölgesinin arttırılmasını sağlayacağız' diye konuştu.</p><p>'İSTİŞARE HALİNDE OLALIM'</p><p>Nevşehir'de 33 yıl sonra da bakanlık yapmanın kendisine nasip olduğuna vurgu yapan Bakan Gürlek, şöyle konuştu:</p><p>'Bize güzel proje getirin. 'Şunu yapalım, bunu yapalım' deyin. Yani bize tekliflerle gelin, projelerle gelin. Bizim bölgemizin, insanlarının gerçekten işe ihtiyacı var. Bölgemizin insanlarının tanıtılmaya ihtiyacı var. Bizler de elimizden geldiğince bu sürece katkı da sunacağız. Sürekli istişare halinde olalım. Bir araya gelelim.'</p><p>'HER ZAMAN AÇIK BİR KAPINIZ VAR'</p><p>Bakan olduktan sonra ilk ziyaretini Nevşehir'e yaptığını ifade eden Bakan Gürlek, 'Sahayı bizzat yerinde gözlemledim. Sizler de o bölgede elinizden geldiğince iş imkanı sağlayarak insanlara yardımcı oluyorsunuz. Bu yatırımların bölgeye gelmesi konusunda üzerimize ne düşüyorsa yardımcı olacağız. Ankara'da her zaman bir açık kapınız var. Ben o bölgede doğdum, o bölgede yetiştim, o bölgenin suyunu içtim. Üzerimize ne düşüyorsa yapmaya hazırız' diye konuştu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bakan Gürlek, farklı sanayi kollarında Nevşehir'e yatırımcı getirilip istihdam sağlanması, şehrin kalkınması ve gelişmesi için çalışmalarını sürdüreceğini kaydetti. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/bakan-gurlek-nevsehirli-is-adamlariyla-gorustu</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 23:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/04/agency/dha/bakan-gurlek-nevsehirli-is-adamlariyla-gorustu.jpg" type="image/jpeg" length="12797"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ekonomiye ilişkin düzenlemeler içeren kanun teklifi, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/ekonomiye-iliskin-duzenlemeler-iceren-kanun-teklifi-tbmm-genel-kurulunda-kabul-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/ekonomiye-iliskin-duzenlemeler-iceren-kanun-teklifi-tbmm-genel-kurulunda-kabul-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p> Aliekber METE/ ANKARA, (DHA)- TÜRKİYE Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda, ekonomiye ilişkin düzenlemeleri de içeren 'Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi' kabul edildi. </p><p>TBMM Genel Kurulu, ekonomiye ilişkin düzenlemelerini de içeren, 'Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi'ni görüşmek üzere Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ başkanlığında toplandı. Gündem dışı konuşmalar, milletvekillerinin 1'er dakikalık konuşmaları, grup başkanvekillerinin değerlendirmeleri ve siyasi parti gruplarının TBMM Başkanlığına sunduğu önergeler üzerine görüşmelerin tamamlanmasının ardından teklif kabul edilerek kanunlaştı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>VAKIF ÜNİVERSİTELERİNE BAĞLI SAĞLIK KURULUŞLARINA SAĞLANAN KDV İSTİSNASI KALDIRILIYOR</p><p>Kabul edilen kanunla 'Gelir Vergisi Kanunu'nda değişiklik yapılıyor. Buna göre her türlü şans ve bahis oyunlarına ilişkin verilen ilan ve reklam giderleri, gelir vergisi mükelleflerinin ticari kazancının tespitinde gider olarak kabul edilmeyecek. Yükseköğretim Kanunu'ndaki düzenlemeyle, vakıf üniversiteleri bünyesinde faaliyet gösteren sağlık kuruluşları kurumlar vergisi muafiyetinin kapsamı dışında tutulacak. Bu hüküm 1 Ocak 2027'de yürürlüğe girecek. Diğer taraftan 'Katma Değer Vergisi Kanunu'nda değişiklik yapıldı. Buna göre Cumhurbaşkanınca vergi muafiyeti tanınan vakıflarca kurulan yükseköğretim kurumlarına bağlı hastane ve benzeri sağlık kuruluşlarına sağlanan KDV istisnası kaldırılıyor. Ayrıca kamu yararının bulunduğu hallerde kamulaştırılan taşınmazların kamulaştırmayı yapan devlet ve kamu ve tüzel kişilere devri de katma değer vergisinden istisna kapsamına alınacak. Bu hükümler düzenlemenin yayımı tarihinden itibaren ikinci ay başında yürürlüğe girecek. İşsizlik sigortası primindeki yüzde 1 devlet payını yarısına kadar artırmaya veya yarısına kadar indirmeye Cumhurbaşkanı yetkili olacak.</p><p>YATIRIM NİTELİĞİNDEKİ ÖDENEKLER YATIRIM PROGRAMIYLA İLİŞKİLENDİRİLEBİLECEK</p><p>Öte taraftan kanunla BOTAŞ'ın, Ticaret Bakanlığına bağlı tahsil dairelerine vadesi geldiği halde ödenmeyen her türlü vergi, idari para cezaları ile bunlara bağlı gecikme zammı ve gecikme faizi borçları BOTAŞ'ın hazineden görevlendirme bedeli alacaklarına karşılık, merkezi yönetim bütçesinin gelir ve gider hesaplarıyla ilişkilendirilmeksizin mahsup suretiyle Ticaret Bakanlığınca terkin edilecek. Bu kapsamda mahsuba konu olacak borçlara bu hükmün yayımlandığı tarihten sonra feri alacak hesaplanmayacak. BOTAŞ'ın hazineden olan görevlendirme bedeli alacağı tutarını tespit etmeye ve mahsup suretiyle yapılacak terkin işlemlerini belirlemeye Hazine ve Maliye Bakanı yetkili olacak. Kamu idareleri ve bu idarelere bağlı, ilgili ve ilişkili kamu kurum ve kuruluşları ile kurdukları birlik, müessese, şirket ve işletmeler, fonlar, döner sermayeler, 'Kamu İktisadi Teşebbüsleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye tabi olacak. Ayrıca özelleştirme kapsam ve programında bulunmayan kamu iktisadi teşebbüsleri ile bunların doğrudan veya dolaylı olarak tek başına veya birlikte sahip oldukları kuruluş, müessese, birlik, işletme ve şirketlerin mülkiyetinde bulunan taşınmazlar ilgili idarelerin talebi halinde özelleştirme kapsam ve programına alınarak 'Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun' kapsamında özelleştirilebilecek. Özelleştirme gelirinin giderler düşüldükten sonra kalan kısmı ilgili idare muhasebe birimi hesabına aktarılacak ve bütçesine gelir kaydedilecek. Kaydedilen bu gelirlerin karşılığını, ilgili idare bütçesine ödenek kaydetmeye Cumhurbaşkanı yetkili olacak. Yatırım niteliğindeki ödenekler yatırım programıyla ilişkilendirilebilecek. Diğer taraftan Anayasa Mahkemesi'nin (AYM) iptal kararı doğrultusunda 'Gelir İdaresi Başkanlığı ile İlgili Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'da defterdarın görev ve sorumluluklarına ilişkin düzenleme yapılıyor. Ayrıca AYM'nin iptal kararı doğrultusunda engel oranı yüzde 40 ve üzeri olan ve bu nedenle ehliyet alamayacağı kesinleşen ortopedik engellilere kanun kapsamında belirlenen araçlarda 10 yılda bir defaya mahsus olmak üzere ÖTV istisnası uygulanacak. </p><p>BEDELLİ ASKERLİK ÜCRETİ ARTIRILIYOR </p><p>Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'teki depremlerin ardından inşa edilen konutlar ve iş yerlerine ilişkin borçlandırma bedellerinin 31 Aralık 2026'ya kadar defaten ödenmesi halinde bu bedele, ilk konutlar için yüzde 74, ilk iş yerleri için yüzde 48 oranında indirim uygulanacak. Ayrıca kanunla birlikte bedelli askerlik ücretlerinde değişiklik yapılıyor. Buna göre kanun ile elde edilen tutarlar genel bütçeye gelir olarak kaydedilmek üzere Mili Savunma Bakanlığı muhasebe birimine yatırılacak. Bedelli askerlik ücreti 240 bin gösterge rakamının memur aylık katsayısının çarpımı sonucu bulunacak kısmı genel bütçeye gelir olarak kaydedilecek, kalan kısmı ise Savunma Sanayi Destekleme Fonuna aktarılacak. </p><p>GENEL KURUL KAPANDI</p><p>Teklifin kanunlaşmasının ardından Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ, birleşimi 7 Nisan Salı günü toplanmak üzere kapattı. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/ekonomiye-iliskin-duzenlemeler-iceren-kanun-teklifi-tbmm-genel-kurulunda-kabul-edildi</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 22:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/04/agency/dha/ekonomiye-iliskin-duzenlemeler-iceren-kanun-teklifi-tbmm-genel-kurulunda-kabul-edildi.jpg" type="image/jpeg" length="79199"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İletişim Başkanı Duran: EOKA terör örgütü yanlılarının KKTC'deki saldırısını kınıyorum]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/iletisim-baskani-duran-eoka-teror-orgutu-yanlilarinin-kktcdeki-saldirisini-kiniyorum</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/iletisim-baskani-duran-eoka-teror-orgutu-yanlilarinin-kktcdeki-saldirisini-kiniyorum" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA, (DHA)- İLETİŞİM Başkanı Burhanettin Duran, 'EOKA terör örgütü yanlısı bir grubun Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Yiğitler Burcu bölgesinde sivil vatandaşlara yönelik gerçekleştirdiği taşlı ve patlayıcı maddeli saldırıyı kınıyorum' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İletişim Başkanı Duran, sanal medya hesabı üzerinden yayımladığı kınama mesajında, 'EOKA terör örgütü yanlısı bir grubun Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin Yiğitler Burcu bölgesinde sivil vatandaşlara yönelik gerçekleştirdiği taşlı ve patlayıcı maddeli saldırıyı kınıyorum. Sivilleri hedef alan bu provokatif eylem, yalnızca bölgedeki huzuru değil, aynı zamanda uluslararası hukuku ve insanlık değerlerini de hiçe saymaktadır. Faillerin en kısa sürede tespit edilerek adalet önüne çıkarılması ve benzer olayların tekrar yaşanmaması için somut adımlar atılması Ada'nın huzuru açısından elzemdir. Sürecin tüm boyutlarıyla yakından takipçisi olacağız. Türkiye olarak, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde KKTC'nin güvenliği, huzuru ve haklarının korunması noktasında desteğimiz tamdır' ifadelerine yer verdi. (DHA)</p><p>FOTOĞRAFLI </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/iletisim-baskani-duran-eoka-teror-orgutu-yanlilarinin-kktcdeki-saldirisini-kiniyorum</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 19:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/04/agency/dha/iletisim-baskani-duran-eoka-teror-orgutu-yanlilarinin-kktcdeki-saldirisini-kiniyorum.jpg" type="image/jpeg" length="43588"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Destici: Türkiye şu anda adeta yarı savaş halinde sayılır]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/destici-turkiye-su-anda-adeta-yari-savas-halinde-sayilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/destici-turkiye-su-anda-adeta-yari-savas-halinde-sayilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kübra SONKAYA- Ali Oğulcan ARSLAN/ ANKARA, (DHA)- BÜYÜK Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, 'Cumhuriyet Halk Partisi'nin seçim çağrısı yapmasının temelinde şu var; Cumhuriyet Halk Partisi köşeye sıkışmış vaziyette. Soruşturmalar, yolsuzluk iddiaları ve diğer gayri yasal davranışlara karşı yürütülen soruşturmalar var. Dolayısıyla bütün bu süreçlerden kurtulmak için 'seçime gidelim, millet karar versin' diyorlar. Bize göre Türkiye şu anda adeta yarı savaş halinde sayılır. Dolayısıyla bizim önce sükunete ihtiyacımız var' dedi. </p><p>Başkent Ankara Meclisi Yönetim Kurulu Başkanı, önceki dönem Ankara milletvekili Nevzat Ceylan ve Yönetim Kurulu üyeleri, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici'yi ziyaret etti. Destici, parti binasında gerçekleşen toplantının ardından açıklamada bulundu. Destici, 'Tabii ki her siyasi parti, genel başkan ya da partinin kurumsal kimliği erken seçim çağrısı yapabilir. Yani bu Türkiye'de ilk defa yapılan bir çağrı değil. Ama Türkiye'nin şartları buna hazır mı? Dünya, coğrafyamızın şu anda yaşananlar buna hazır mı? Yani coğrafyamızda adeta kan gövdeyi götürürken, Amerika İsrail İran'a saldırırken, bu kadar savaş varken seçim yapılması bize göre doğru değil' diye konuştu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'SORUŞTURMALARDAN CHP'NİN OLUMSUZ ETKİLENDİĞİ ÇOK NET VE AÇIK'</p><p>Cumhuriyet Halk Partisi'nin seçim çağrısına ilişkin değerlendirmede bulunan Destici, 'Böyle bir çağrı yapmasının temelinde ne var diye baktığımızda, bugün temelinde şu var; Cumhuriyet Halk Partisi köşeye sıkışmış vaziyette. Bu belediyelerle ilgili süren soruşturmalar, yolsuzluk iddiaları ve diğer gayri yasal davranışlara karşı yürütülen soruşturmalar var. Bu soruşturmalardan Cumhuriyet Halk Partisi'nin olumsuz etkilendiği çok net ve açık. Bir de şu anda hala yargıda devam eden bir süreçleri var. En son ara kararda ceza alanlar da oldu. Dolayısıyla bütün bu süreçlerden kurtulmak için 'seçime gidelim, millet karar versin' diyorlar. Oysa seçim başka bir şeydir. Ortada bir yolsuzluk, hırsızlık ya da gayri ahlaki bir davranış varsa buna hukuk bakar. Bize göre Türkiye şu anda adeta yarı savaş halinde sayılır. Bir taraftan Amerika, bir taraftan İsrail, diğer taraftan NATO, İran ve bölge ülkeleri. Bizden bu savaşı bitirmemizi bekleyen bir coğrafya var. Dolayısıyla Türkiye şu anda bu dengeyi gözetiyor, tarafsızlık anlamında. Ama bunu yaparken de İsrail'i de Amerika'yı da kınamaktan geri durmuyor. İslam ülkeleriyle birlikte orada bir liderlik yapıyor, bu savaşı durdurma adına. Dolayısıyla bizim önce sükunete ihtiyacımız var. Ülke olarak da, bölge olarak da. Tabii ki seçim demokrasinin bir gereğidir, olmazsa olmazıdır. Ama bize göre seçimler zamanında yapılmalıdır' ifadelerini kullandı. </p><p>'COĞRAFYANIN ORTAK BAYRAMI OLARAK KUTLANACAKSA ELBETTE KUTLANSIN'</p><p>Nevruz'un resmi tatil ilan edilmesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Destici, bunun bir Türk bayramı olduğunu söyleyerek, 'Orta Asya'daki Türk devletlerine baktığımızda hepsi bunu baharın gelişi olarak kutlar. Anadolu'da da böyledir. Bu coğrafyada yaşayan diğer milletler ve etnik gruplar da bunu kutlayabilir. Buna da saygı duyarız. Ancak Nevruz'un bir terör örgütünün ya da onun siyasi uzantılarının propaganda gününe dönüştürülmesine karşıyız. On binlerce insanın olduğu kutlamalarda Türk bayrağının olmaması, bunun yerine başka bayrakların taşınması, terör örgütü sembollerinin ve mensuplarının posterlerinin yer alması kabul edilemez. Bu Nevruz kutlaması değildir; Nevruz'un kirletilmesidir. Nevruz bir terör örgütünün günü değildir. Eğer bu şekilde kullanılacaksa ilan edilmesin. Ama bu coğrafyanın ortak bayramı olarak kutlanacaksa elbette kutlansın. Ancak son yıllarda Nevruz denince akla terör örgütleri ve onların siyasi uzantıları geliyor. Bu da ciddi bir sorundur. Bu tür eylemlere müsaade edilmemelidir. Nitekim bunlarla ilgili soruşturmalar da devam etmektedir' diye konuştu. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/destici-turkiye-su-anda-adeta-yari-savas-halinde-sayilir</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 18:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/04/agency/dha/destici-turkiye-su-anda-adeta-yari-savas-halinde-sayilir.jpg" type="image/jpeg" length="12643"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TBMM Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Alt Komisyonu toplandı]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/tbmm-yurtdisi-turkler-ve-akraba-topluluklar-alt-komisyonu-toplandi-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/tbmm-yurtdisi-turkler-ve-akraba-topluluklar-alt-komisyonu-toplandi-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aliekber METE/ ANKARA, (DHA)- TBMM Dışişleri Komisyonu Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Alt Komisyonu, yurt dışında yaşayan vatandaşlara yönelik din hizmetleri ve manevi destek faaliyetlerini görüşmek üzere toplandı. </p><p>TBMM Dışişleri Komisyonu Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Alt Komisyonu, AK Parti İstanbul Milletvekili Seda Gören başkanlığında toplandı. Komisyon toplantısının açılışında konuşan Gören, 'Bugün yurt dışında yaşayan vatandaşlarımıza yönelik din hizmetleri ve manevi destek faaliyetlerimizi konuşacağız. Çok detaylı bir konu ve bizim bütün ziyaretlerimizde karşımıza gelen ilk konulardan birisi çünkü dünyanın dört bir yanına yayılmış, 7 milyonu aşkın millet varlığımızın, ailelerin, eğitimin veya dil öğreniminin yanı sıra, inanç ve değerler dünyasıyla da ana vatanına bağlı kalması milli bir önceliğimiz. Özellikle asimilasyon politikalarına karşı duruşumuzda camilerimizin, derneklerimizin ve din görevlilerimizin üstlendiği rol toplumsal dayanışmamızın temel taşlarından birini oluşturmaktadır' ifadelerini kullandı. </p><p>'ULUSLARARASI İLAHİYAT PROGRAMINDAN 1243 ÖĞRENCİ MEZUN OLDU'</p><p>Diyanet İşleri Başkanlığı Dış İlişkiler Genel Müdürü Ensari Yentürk, milletvekillerini bilgilendirdi. Genel Müdürlüğün teşkilat yapısı, personel sayısı hakkında bilgi veren Yentürk, 'Aslında Başkanlığımızın eğitim alanındaki en önemli projelerinden ve özellikle Kıta Avrupası'ndaki din görevlilerinin azaltılmasına yönelik projeye, planlamaya ya da siyasete alternatif olarak geliştirilen bir eğitim programıdır. Bunu biz, 'Uluslararası İlahiyat Programı' olarak tanımlıyoruz. Özellikle yurt dışındaki millet varlığımızın evlatlarından seçip burada okuttuğumuz öğrencileri bilahare mezuniyetleri sonrasında o ülkede istihdam ediyoruz. Şu ana kadar burada yıllara sari rakamlar sunuda yer almaktadır. 2020'de 107, 2021'de 108, 2022'de 120, 2023'te 70, 2024'te 84, şu anda 2025'te 105 aktif öğrenci eğitimine devam etmektedir. Bunlar özellikle Ankara, İstanbul, Konya ve Bursa olmak üzere 4 şehirde ancak Marmara Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, 29 Mayıs Medeniyet Üniversitesi eğitimlerine devam etmektedir. 2006 yılında başlamış olup bugüne kadar 15 ülkeden 1243 öğrenci mezun olmuştur. 2025-2026 yılında Almanca İlahiyat Programı'na Medeniyet Üniversitesi dahil olmuştur, 124 öğrenci katılmıştır. Bu programın şöyle bir faydası var. Özellikle millet varlığımızın mevcut olduğu kıta Avrupası'ndaki imam görevlendirilmesine alternatif bir proje kapsamında 500 civarındaki bu arkadaşlarımızı sözleşmeli kadrolarda istihdam ediyoruz' dedi.</p><p>'5 ÜLKEDE 39 SEMİNER GERÇEKLEŞTİRDİK'</p><p>Yentürk, Avrupa'da 13-17 ve 18-25 yaş aralığında düzenlenen eğitim programlarına 5 bin 346 öğrencinin katıldığını söyledi. 'İslam'la anılmayan gruplar özelinde dini ve manevi istismar', 'Türkiye'de ve dünyada misyonerlik', 'Siyonizm, Antisemitizm ve İslam karşıtlığı kıskacında 7 Ekim sonrasında Filistin-Gazze soykırımı' başlıklarında rapor hazırladıklarını ekledi. Yentürk, 'Vatandaşlarımız kıta Avrupası'nda birtakım sosyal ya da psikolojik sorunlarla karşı karşıya kalıyor. Bunların danışabileceği, yardım alabileceği en yakın kişiler din görevlileri oluyor, ben de bizatihi defaten şahit oldum. Aile içi geçim meselelerinden ekonomik meselelere kadar, iş bulmaya kadar, yahut da zorbalığa kadar birtakım sıkıntılarla karşı karşıya kalabiliyor. Dolayısıyla aile seminerlerinin de çok işlevsel, çok işe yaradığını özellikle vurgulamakta fayda var. 2021 yılında 15 ülkede 68, 2022'de 18 ülkede 17 seminer, 23'te 4 ülkede 34 seminer, 5 ülkede 2024'te ise 39 seminer gerçekleştirildiği kayıtlarımızda görülmektedir' diye konuştu. </p><p>'KURBAN JESTİ NEDENİYLE MÜSLÜMAN OLDU'</p><p>Yurtdışında sürdürülen kurban faaliyetleri hakkında bilgi paylaşan Yentürk, 'Bütün samimiyetimle, kalbimle söylüyorum çok duygusal, gözlerinizin yaşardığı manzaralara şahitlik ediyorsunuz. Bir anekdotla örneklendirmek istiyorum. Senegal'de kurban organizasyonunu gerçekleştirilirken bir haber geliyor, deniyor ki; 'Efendim falanca köyde ekonomik olarak ya da gıda yönünden ciddi bir sıkıntı var. Oraya da bir miktar dağıtılması talep ediliyor ancak tek bir sıkıntı var; bu köyün Hristiyan olduğu söyleniyor.' Dolayısıyla, arkadaşlarımız da memnuniyetle hiçbir itiraz göstermeden belirli sayıda eti o köye gidip dağıtımını gerçekleştiriyor. Herhangi bir propaganda, herhangi bir konuşma, herhangi bir beklenti olmaksızın. Ancak emin olun 2 ay geçmeden o köyün tamamının bu güzel jestten dolayı Müslüman olduğuna dair bize haberler ulaştı. Bu yılın başında yine bir çalışma ziyareti kapsamında Mezar-ı Şerif bölgesine ziyaret gerçekleştirdik. Oradaki din hizmetleri ataşesi arkadaşımız dedi ki; 'Hocam, bu civarda hakikaten ciddi bir su kıtlığı var.' O bölgeye bir su kuyusu açılıp açılamayacağını sordu. Biz de yakın mesafe olduğu için gittik, gördük, büyük bir köyün girişine tabela asmışlar, kendi dillerinde, alfabelerinde yazdığı başlığın yanında ayrıca Türkçe harflerle ve Türkçe olarak 'Alpaslan Ovası' diye bir tabir koymuşlar. Tabii biz ihtiyaca binaen hemen bir su kuyusu açılması için Almanya'daki bir ataşemizi aradık. 2 ay geçmeden Almanya'dan tam 4 su kuyusu miktarı yardım toplandı ve şu anda o 4 kuyunun 3 tanesi açıldı, sadece seremonisi yapılacak, merasimi gerçekleştirilerek inşallah hizmete sunulacak' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ardından Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Fatih Mehmet Karaca, milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Avrupa'da asimilasyon politikalarına Diyanet İşleri Başkanlığı ve ona bağlı kuruluşların engel olduğunu vurgulayan Karaca, 'Bu faaliyetler gerçekten oradaki vatandaşlarımızın Türk ve Müslüman olarak kalmalarının sağlanması hususunda çok ama çok önemli fonksiyonlar icra ediyor. Biz orada din hizmeti yürütüyoruz ama yürüttüğümüz hizmetlerin başında dil hizmeti de var. Bir medeniyet ve bir kültür hangi kapta üretildi ise o üretildiği kapta nesilden nesle aktarılır ve dolayısıyla bizim oradaki millet varlığımız Müslüman ve Türk olarak kalmayı arzu ediyor. Bunun için de başta dillerini, sonrasında o dille üretilen değerleri nesilden nesle aktarmak durumunda ve bunların başında da din geliyor. Avrupa'da ise bizim istihdam ettiğimiz din görevlilerinin sayısının azaltılması veya engellenmesi yönünde birtakım tedbirler alındı' değerlendirmesinde bulundu. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/tbmm-yurtdisi-turkler-ve-akraba-topluluklar-alt-komisyonu-toplandi-1</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 18:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/04/agency/dha/tbmm-yurtdisi-turkler-ve-akraba-topluluklar-alt-komisyonu-toplandi.jpg" type="image/jpeg" length="16671"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Milletvekili Karaman’dan 2/B Çıkışı: Sosyal Adalet Meselesi]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/milletvekili-karamandan-2b-cikisi-sosyal-adalet-meselesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/milletvekili-karamandan-2b-cikisi-sosyal-adalet-meselesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Samsun Milletvekili Mehmet Karaman, Ayvacık’taki 2/B arazileri sorununu TBMM gündemine taşıdı. Çiftçiler için adalet çağrısı yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Saadet Partisi Samsun Milletvekili Mehmet Karaman, Samsun’un Ayvacık ilçesinde yıllardır süregelen 2/B arazileriyle ilgili mülkiyet sorununu Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’na taşıdı.</p>

<p>Karaman, yaptığı konuşmada, yaşanan sorunun yalnızca teknik bir mülkiyet meselesi olmadığını belirterek, bunun doğrudan sosyal adaletle ilgili olduğunu ifade etti.</p>

<h3><strong>“Alın Teri Cezalandırılmamalı”</strong></h3>

<p>Ayvacık başta olmak üzere Türkiye genelinde çiftçilerin yaşadığı mağduriyetlere dikkat çeken Karaman, yıllardır toprağını işleyen vatandaşların bugün kendi arazilerini yüksek bedellerle satın almak zorunda bırakıldığını söyledi.</p>

<p>Karaman, “Devletin görevi alın terini cezalandırmak değil, hakkaniyeti korumaktır” diyerek mevcut uygulamaya tepki gösterdi.</p>

<h3><strong>“Çiftçi Rant Peşinde Değil”</strong></h3>

<p>2/B arazilerinin satış sürecinde ciddi sorunlar yaşandığını vurgulayan Karaman, gerçek üreticiler ile spekülatörlerin ayrılması gerektiğini belirtti.</p>

<p>“Bu insanlar rant peşinde değil, üretim yapan çiftçilerimizdir” diyen Karaman, mevcut satış yöntemlerinin sahada mağduriyet yarattığını ifade etti.</p>

<h3><strong>Rayiç Bedeller Tartışma Konusu</strong></h3>

<p>Karaman, özellikle belirlenen rayiç bedellerin çiftçileri zor durumda bıraktığını belirterek, bu fiyatların yeniden düzenlenmesi gerektiğini dile getirdi.</p>

<p>Çözüm önerisini de açıkça ortaya koyan Karaman, rayiç bedellerin daha makul ve sabit standartlara göre belirlenmesi gerektiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Meclis’e Ortak Çözüm Çağrısı</strong></h3>

<p>Konuşmasının sonunda tüm siyasi partilere çağrıda bulunan Karaman, zilyetlik hakkına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>“Uzun yıllardır bu arazilere sahip olan vatandaşlarımıza ödeme kolaylığı sağlanmalı. Gelin, emeği cezalandıran değil, adaleti sağlayan bir düzenlemeyi birlikte hayata geçirelim.”</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/milletvekili-karamandan-2b-cikisi-sosyal-adalet-meselesi</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 18:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/04/mehmet-karaman-2b-1.jpg" type="image/jpeg" length="59116"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Fidan, Hollandalı mevkidaşı Van Weel ile görüştü]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/bakan-fidan-hollandali-mevkidasi-van-weel-ile-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/bakan-fidan-hollandali-mevkidasi-van-weel-ile-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA, (DHA)- DIŞİŞLERİ Bakanı Hakan Fidan, Hollanda Adalet ve Güvenlik Bakanı David Van Weel ile bir araya geldi</p><p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre; Bakan Fidan, Hollanda Adalet ve Güvenlik Bakanı David Van Weel ile Ankara'da bir görüşme gerçekleştirdi. (DHA)</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>FOTOĞRAFLI </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/bakan-fidan-hollandali-mevkidasi-van-weel-ile-gorustu</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 18:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/04/agency/dha/bakan-fidan-hollandali-mevkidasi-van-weel-ile-gorustu.jpg" type="image/jpeg" length="75014"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ömer Çelik: Ortaya çıkan vahşetten saldırıyı yapanlar sorumludur]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/omer-celik-ortaya-cikan-vahsetten-saldiriyi-yapanlar-sorumludur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/omer-celik-ortaya-cikan-vahsetten-saldiriyi-yapanlar-sorumludur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aybala MELEK- Canberk ÖZTÜRK/ANKARA, (DHA)- AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, 'Bugün bölgede ortaya çıkan krizin, her bakımdan 8 milyar insanı etkileyen olumsuzluğun sebebi, ABD ve İsrail'in ortaklaşa İran'a yaptığı saldırıdır. Bu saldırı haksız, hukuksuz, gayrimeşru bir saldırıdır. Bunun hiçbir gerekçesi yoktur. Ortaya çıkan vahşetten bu saldırıyı yapanlar sorumludur' dedi. </p><p>AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı devam ederken basın toplantısı düzenledi. Çelik, MYK'da ABD-İsrail ve İran arasında ateşkesin sağlanması ve istikrarın yeniden tesisi yönünde değerlendirmelerde bulunulduğunu aktardı. İsrail'in, ABD ile önce İran'a ardından Lübnan'a saldırdığını söyleyen Çelik, ''İsrail ile Filistinli gruplar arasında çatışma çıktı' şeklinde bazı başlıklar görüyoruz. Bunun anlamı şu demek; 'İsrail bazı Filistinli gruplara sebepsiz yere saldırdı' demektir. 'Taraflara sükunet tavsiye ediyoruz' diyorlar. Bu ne demek? 'İsrail zalimce saldırdı, Filistinliler buna ses çıkarmasın' demektir. 'Çatışmada Filistinli kadınlar ve çocuklar hayatını kaybetti' demek, aslında İsrail askerlerinin hedef gözeterek kadın ve çocukları öldürdüğünü saklamak için uydurulmuş bir literatür. Filistin'de 'İsrail'in arabası taşlandı' demek, 'Fanatik bir İsraillinin aracını Filistinlilerin üzerine sürdüğünü ve bu neticede doğal tepkinin ortaya çıktığını saklamak' demek. Kudüs'te sebebi bilinmeyen bir nedenle patlama oldu haberlerini görürsünüz, bunun anlamı İsrail askerlerinin Mescid-i Aksa'ya ya da başka bir yere ses bombalarıyla saldırdığı anlamına gelir. 'İsrail'de hükümet krizi var' deniyorsa demek ki birileri hükümet kurabilmek için yeni katliamlar başlatacak anlamına geliyor. Eğer Batı'da ya da İsrail'de bir siyasetçi veya bir medya organı, 'Kudüs İsrail'in bölünmez başkentidir' diyorsa, Filistinlileri yeryüzünden ve Kudüs'ten silmek için gayret gösteriyor anlamına gelir. Bunun sayısını yüzlerce çoğaltabiliriz. Bunun karşısında bizim doğruyu anlatmak için doğru literatür kullanmamız gerekiyor. Bu kavramların arkasındaki manipülasyonları görmemiz gerekiyor. Biz hem parti olarak hem hükümet içinde bütün bunlarla güçlü bir mücadele veriyoruz' dedi. </p><p>'BİRAN EVVEL ATEŞKES SAĞLANMALI''</p><p>İsrail'in insanlara mekansal soykırım, düşünsel soykırım, dinsel soykırım yaptığını kaydeden Çelik, 'Mescid-i Aksa'da ibadet uzun zamandır yasak, bayram namazı da engellendi. Bu sadece İslam dinine dönük olarak değil, kendisi dışındaki herkese karşı bu saldırganlığı gerçekleştiriyor. Mescid-i Aksa'ya yapılan saldırı sadece Müslümanlara değil, bütün insanlığa yapılan saldırıdır. İran savaşı devam ederken gözümüzün birileri tarafından Gazze'den ve Batı Şeria'dan uzaklaştırılmaya çalışıldığını görüyoruz. Buna kesinlikle müsaade etmemek lazım. İsrail saldırganlığı Gazze'den sonra aynı şeyi Batı Şeria'da da yapmaya çalışıyor, Lübnan'da yapmaya çalışıyor. Bugün, bölgede ortaya çıkan krizin her bakımdan 8 milyar insanı etkileyen olumsuzluğun sebebi ABD ve İsrail'in ortaklaşa İran'a yaptığı saldırıdır. Bu saldırı haksız, hukuksuz, gayrimeşru bir saldırıdır. Bunun hiçbir gerekçesi yoktur. Ortaya çıkan vahşetten bu saldırıyı yapanlar sorumludur. Bu vahşet sadece askeri yapıların hedef alınmasını değil, sivil altyapıların da hedef alınması şeklinde gerçekten suç olan yaklaşımın sistematik olarak işlenmesi şeklinde tezahür ediyor. Bir an evvel ateşkesin sağlanması, barış masasının kurulması herkes için en doğru olandır' diye konuştu. </p><p>'ÇATIŞMALARIN ÇIKMAMASI İÇİN YOĞUN GAYRET GÖSTERİYORUZ'</p><p>Çelik, bölge ülkelerinin beraber hareket etmesi gerektiğini ve bölge ülkeleri arasında birbirine zarar verecek davranışların ortaya çıkmaması gerektiğini vurgulayarak, 'Bölge ülkeleri arasında askeri, siyasi, mezhepsel, etnik veya başka sebeplerle ihtilafların çıkması demek refahı ve güvenliği büyütmek yerine, refahın azalması, güvenliğin riske girmesi ve İsrail saldırganlığına yeni fırsatların doğması demektir. Bölge ülkeleri arasındaki her kriz İsrail'in kendisine daha çok alan yaratmasına, daha saldırgan tutum üretmesine sebep oluyor. Kardeş ülkeler arasında çatışmaların çıkmaması için yoğun gayret gösteriyoruz' ifadelerini kullandı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'KÜRT KARDEŞLERİMİZLE ÖRGÜTLERİN YAKLAŞIMINI AYRIŞTIRMAK GEREKİR' </p><p>Çelik, basın açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Çelik, IKBY Başkanı Neçirvan Barzani'nin Duhok'taki konutuna düzenlenen İHA saldırısına ilişkin, 'Kuzey Irak'taki Kürt kardeşlerimizin her zaman yanlarında olduğumuzu, onların güvenliğini ve refahını önemsediğimizi burada bir kere daha ifade etmek isterim. Özellikle İsrail tarafının belli gruplarla görüşerek, belli aktörlerle görüşerek Kürt kardeşlerimizi bu savaşın içine çekmeye çalıştığına dair yoğun bir faaliyet yürüttüğünü görüyoruz. Birtakım temaslar olduğunu biliyoruz. Bunları istihbari olarak biliyoruz ama bizim istihbari olarak bilmemizin dışında bir kısmı açık kaynaklara da yansıdı zaten. Örneğin bazı oradaki örgüt temsilcileri bu temasın olduğuna ve yakın iş birliği içerisinde olduklarına dair açıklamalar yaptı. Biz gerek Irak'taki, gerek Suriye'deki, gerek İran'daki Kürt kardeşlerimizin refahını, güvenliğini ve onurlu kardeşçe bir geleceğini her zaman önemsiyoruz. Buna kıymet veriyoruz ve bu konuda da Türkiye Cumhuriyeti her zaman kardeşlerimize zor zamanlarda desteğini sunmuştur. Burada tabii bir takım, 'Kürtler adına hareket ediyorum' diyen örgütlerle oradaki Kürt kardeşlerimizi ayırmak gerekir. Burada İsrail ile paralel bir şekilde, bir takım İran'daki örgütlerin, bunlara bağlı unsurların paralel hareket etme şeklindeki bir takım yaklaşımlarını, temaslarını görüyoruz ve biliyoruz. Yani arka plandaki temaslardan da haberdarız. Batı basını bunu sunarken 'Kürtler' diye sunuyor bu örgütlerin bu yaklaşımını. Bu yanlış bir şeydir. Yani Kürt kardeşlerimizle oradaki bu örgüt yapılarını birbirinden hassasiyetle ayrıştırmak gerekir. Bu çok önemlidir. İran'daki Kürt kardeşlerimiz bütün bu onlar başladığı andan itibaren son derece sağduyulu davrandılar. Kuzey Irak'taki Kürt kardeşlerimiz sağduyulu davrandılar. Ve bu savaşın haksız, hukuksuz zeminde gerçekleşen bu savaşın hiçbir şekilde parçası olmayacaklarını, bundan uzak duracaklarını önemli Kürt kanaat önderleri ifade ettiler' açıklamasında bulundu. </p><p>'KONU, FESİH VE SİLAH BIRAKMA MESELESİ' </p><p>'Terörsüz Türkiye' sürecine ilişkin konuşan Çelik, 'Çalışmalarımız kesintisiz devam ediyor. Bizim partimizde kurduğumuz mekanizmalarımız var. Bu mekanizmalarımız, strateji heyetlerimiz bu konuyu sürekli olarak gündeminde tutuyor ve haftalık olarak bazen bir ya da birkaç kere toplanarak bu meseleler görüşülüyor ve değerlendiriliyor. Meclis'in devreye girmesiyle birlikte bir devlet politikası olan bu süreç aynı zamanda Meclis boyutuyla da boyutlanmış oldu. Burada bizim açımızdan 3 boyutun değerlendirilmesi söz konusu. Birincisi, Cumhur İttifakı'nın iradesi. Cumhur İttifakı olarak birlik ve bütünlük içerisinde bu hedefe doğru siyasi partiler olarak gereken çalışmaları yapıyoruz ve kamuoyuna gerekli mesajları aynı tutarlılık ve bütünlük içerisinde vermeye devam ediyoruz. İkinci boyut da Cumhurbaşkanımızın iradesinin ortaya koyulmasıyla bunun bir devlet politikası olmasıdır. Devlet kurumları burada üzerlerine düşeni yapıyorlar ve gayet uyumlu bir şekilde, koordine bir şekilde süreci ilerletmeye çalışıyorlar. Üçüncü boyut da tabii ki Yüce Meclis'tir. Yüce Meclis'in kurulan komisyonla birlikte en sonunda komisyon çalışmalarının sonunda ortaya koyduğu bir rapor var. Bu rapora göre silah bırakma gerçekleştikten sonra adımların atılacağı, yasal düzenlemelerin yapılacağı konusunda açık ve net bir irade vardır. Her zaman söylediğim gibi burada 'Terörsüz Türkiye' ve 'Terörsüz Bölge' derken PKK terör örgütünün feshi ve bunun olması için de silahların bırakılmasının tamamlanması çerçevesinde bir yol haritasından bahsediyoruz. Meclis'in komisyon raporunda da şekillenmiş bir yol haritası bu. Dolayısıyla burada her zaman başka tartışmalar devreye sokuluyor. Fakat o başka tartışmalar bunun konusu değil. Buradaki konu fesih ve silah bırakma meselesi' dedi.</p><p>'CHP'NİN EN BÜYÜK SORUNU CHP YÖNETİMİDİR' </p><p>Çelik, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in 'ara seçim' açıklamasına ilişkin, 'Doğrusunu söylemek gerekirse bu dünyanın içinde bulunduğu tabloya bakın. Bütün bunun içerisinde CHP'nin oluşturmaya çalıştığı gündeme bakın. Gerçekten Türkiye'deki ve dünyadaki gerçeklerden kopuk bir CHP yönetimi var. Ve kendi konsolidasyonunu sağlayamamış, kendi bütünlüğünü sağlayamamış, herhangi bir politik üretimi olmayan, çok dar bir takım sıkıntılı tablolara sıkışmış, bizzat CHP'liler tarafından gündeme getirilen yolsuzluk iddialarına diğer CHP'lilerin cevap veremediği CHP yöneticilerini kastediyorum. Bir denklem var burada. Günün sonunda sürekli olarak bir CHP geleneğidir bu. Cumhuriyetin bütün değerlerini, demokrasinin bütün kurallarını kendilerinin kendi politik ihtiyaçlarına göre istedikleri gibi değiştirebileceklerini, kendilerine uyarlayabileceklerini söylüyorlar. Seçim olsa bu CHP yönetimi yine çok ağır bir yenilgiyle karşı karşıya kalır. CHP'nin CHP'ye gönül vermiş saygıdeğer vatandaşlarımıza haksızlık olacak şekilde kötü yönetildiğinden, kötü denklemlerin içine sokulduğundan bahsediyoruz. Benim söylediğim yanlış politikalardan bahsederken tutuyor bir gazeteci diyor ki; 'Ömer Çelik bunları söyleyerek geri planda, arka planda, kafasının arkasında sizi yargıyla mı tehdit ediyor' diyor. Genel Başkan da bunun üzerine atlıyor. 'Bizi yargıyla tehdit ediyorlar, bizim karşımıza çıkamazlar' diye. Yani okuduğu cümleyi anlamaktan aciz bir tabloyla karşı karşıyayız. Siyasi okuryazarlık problemi olan bir tabloyla karşı karşıyayız. Burada CHP'nin en büyük sorunu CHP yönetimidir. Türk siyasi hayatının böyle bir sorunu yoktur. Seçimlerin nasıl yapılacağı, demokrasinin kuralları, Cumhuriyetin temel değerleri son derece açık ortadadır' dedi.</p><p>'İSRAİL BÜTÜN İNSANLIĞI HEDEF ALIYOR' </p><p>İsrail meclisinin Filistinlilere yönelik idam cezasını yasalaştırmasına ilişkin konuşan Çelik, 'Bahsettiğimiz, yani orta çağa dönüş dediğimiz, bütün değerleri ayaklar altına alan ve bütün dünya düzenini, şimdiye kadarki medeniyetin bütün kazanımlarını ortadan kaldıran bir yaklaşım bu. İlk baştan beri söylüyoruz. İsrail'in buradaki hedefi, İsrail hükümetinin burada yaptığı şeyler sadece Filistinlileri hedef almıyor, sadece mazlumları hedef almıyor. Bütün insanlığı hedef alıyor, medeniyetin bütün kazanımlarını hedef alıyor. Son derece belki de yani parlamenter sisteme geçildi geçileli, bir parlamentoda alınmış en lanetli karardır, utanç vericidir. O kararı tabii lanetliyoruz ve kategorik olarak da reddediyoruz' dedi.</p><p>'GELEN ELEŞTİRİLERİN HİÇBİR ÖNEMİ YOK'</p><p>Çelik, KKTC'deki F-16'ların Avrupa basınında eleştirilmesine ilişkin, 'KKTC'nin de yalnız kalmaması gerekir. Rum kesiminden gelen eleştirilerin ve Avrupa basınından gelen eleştirilerin veya Avrupalı siyasetçilerden gelen eleştirilerin, hiçbir önemi yok. Kurumsallaşmış ikiyüzlülüğün bir neticesidir bunlar. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Sayın Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ın ifade ettiği bu konularla ilgili görüşleri yüzde 100 doğrudur. Burada Türkiye, bütün bu savaşın dışında kendisini tutarken, bütün Akdeniz'de de bu kaosta hem Türkiye'yi hem Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni ve garantör ülke olarak üzerine düşen sorumluluklar çerçevesinde, bütün bu çerçeveyi, bu savaşın dışında tutmaya, bütün bu kaosun, bütün bu güvenlik krizlerinin dışında tutmaya çalışıyor. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde, Sayın Cumhurbaşkanı bunları çok yerli yerinde ve doğru bir şekilde değerlendirerek, aslında bunlara cevap vermiştir. Bizim de cevabımız böyledir' dedi. (DHA)</p><p>FOTOĞRAFLI </p><p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/omer-celik-ortaya-cikan-vahsetten-saldiriyi-yapanlar-sorumludur</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 18:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/04/agency/dha/omer-celik-ortaya-cikan-vahsetten-saldiriyi-yapanlar-sorumludur.jpg" type="image/jpeg" length="51316"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP'li Günaydın: CHP, akçalı ve ahlaki meselelerde sınırı aşan herkesi ihraç edecektir]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/chpli-gunaydin-chp-akcali-ve-ahlaki-meselelerde-siniri-asan-herkesi-ihrac-edecektir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/chpli-gunaydin-chp-akcali-ve-ahlaki-meselelerde-siniri-asan-herkesi-ihrac-edecektir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aliekber METE/ANKARA, (DHA)- CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, 'CHP, Özkan Yalım da dahil olmak üzere akçalı ve ahlaki meselelerde koyduğumuz kırmızı sınırların dışına çıkan herkesi ihraç edecektir' dedi. </p><p>CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, TBMM'de basın toplantısı düzenledi. Günaydın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın partisinin grup toplantısında CHP ile ilgili yaptığı açıklamalar ile ilgili, 'CHP, şerefle ve onurla geçen 102 yıllık geçmişini sürdüren bir siyasal partidir. AKP dahil olmak üzere birçok parti siyasal tarihin gündemine gelmiş, ömrünü tamamlamış ve sonra siyasal tarihin çöplüğündeki yerini almışlardır. Ancak CHP, 102 yıldan sonra Türkiye'nin birinci partisi olma konumunu sürdürmektedir. Biz başka siyasal partilerin çoğu zaman yöneticilerine olmasa da onlara oy veren yurttaşlarına saygı duyuyoruz. Buna AKP ve MHP de dahildir. AKP ve MHP'ye oy veren yurttaşlar bizim açımızdan Türkiye Cumhuriyeti'nin şerefli yurttaşlarıdır; ancak onların temsilindeki kifayetsizliği görmek bizi üzüyor. Bugün bu memleketin Cumhurbaşkanı, AKP Genel Başkanı sıfatıyla bir video izletti ve CHP'yi darbelerle ilişkilendirmeye yeltendi. Üzülerek söylüyorum; tarih bilincinden bu denli yoksunluk Cumhurbaşkanı şahsı tarafından sergilenmiş olsa da bu memleketin bir yurttaşı olarak beni üzmüştür' ifadelerini kullandı.</p><p>Görevinden, uzaklaştırılan Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın partiden ihraç edilip edilmeyeceği ile ilgili Barış Yarkadaş'ın sözlerinin sorulması üzerine, 'Barış Yarkadaş gazeteciliğe devam ediyor mu? 'CHP seçimleri kazanırsa gazetecilik yapmayacağım' demiyor muydu? Dolayısıyla sizin tanımınızla hala gazetecilik yapmaya devam ediyor. Ben şunu söyleyeyim; CHP, Özkan Yalım da dahil olmak üzere akçalı ve ahlaki meselelerde koyduğumuz kırmızı sınırların dışına çıkan herkesi ihraç edecektir. Barış Yarkadaş sözlerini unutmasın, o sözlerini umarım kendisine hatırlatırsınız; ama o gazetecilik yapmaya utanmadan devam edecektir' diye konuştu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'SANDIKTAN KİMİN KAÇTIĞINI GÖRMÜŞ OLACAĞIZ'</p><p>Günaydın, ara seçim ile ilgili soru üzerine, '2026'nın Nisan ayı ile 2027 yılının Nisan ayı arasında bir ara seçim yapmak teorik olarak mümkün. 8 milletvekilinin üzerine 22 milletvekilinin daha Meclis'i boşaltması gerekecek. Tabii 1995 yılı sonrasında Anayasa'da yapılan bir değişiklikle istifa tek taraflı bir işlem olmaktan çıkarılarak Genel Kurul'un kararına bağlandı. Bir milletvekili istifa etmek istiyorsa Genel Kurul'un bunu onaylamaması ne demek. Elbette bu anayasanın hükmü; ancak sen milletvekilinin iradesini alıyorsun ve bir başka iradeye onu mahkum ediyorsun. Şimdi ara seçimden kaçıyor muyuz, kaçmıyor muyuz? Bunu göstereceğiz. 22 milletvekili istifa ettiğinde AKP, 'Eğer ben bu milletvekillerinin istifasını kabul etmiyorum' derse bu ara seçimden kaçtığının çok açık bir kanıtıdır. Sayın Genel Başkanın da ifade ettiği gibi bu süreç TBMM Başkanı ziyaret edilerek sürdürülmeye ve yürütülmeye gayret edilecektir. Kimin sandıktan kaçtığını kimin de kaçmadığını görmüş olacağız' dedi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/chpli-gunaydin-chp-akcali-ve-ahlaki-meselelerde-siniri-asan-herkesi-ihrac-edecektir</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 16:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/04/agency/dha/chpli-gunaydin-chp-akcali-ve-ahlaki-meselelerde-siniri-asan-herkesi-ihrac-edecektir.jpg" type="image/jpeg" length="66742"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: Darbeye destek vermek CHP'nin milli sporudur]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/cumhurbaskani-erdogan-darbeye-destek-vermek-chpnin-milli-sporudur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/cumhurbaskani-erdogan-darbeye-destek-vermek-chpnin-milli-sporudur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aybala MELEK/ANKARA, (DHA)- CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, 'Kimse kusura bakmasın ama Türkiye'nin siyasi terimler sözlüğünde darbeci ve cuntacı sıfatının karşısında CHP yazar. Darbecilik CHP'nin karakteridir, ruhudur, kimliğidir. Darbeye ve darbecilere destek vermek, CHP'nin unutmayın milli sporudur' dedi.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. Erdoğan, 2026 Dünya Kapısı Play-off finalinde Kosova'yı mağlup ederek Dünya Kupası'na katılmaya hak kazanan A Milli Takımı tebrik ederek, 'Ay-yıldızlı bayrağımızı 24 yılın ardından, futbolun bu en büyük sahnesinde dalgalandıracak olan Milli Takımımıza önce Avustralya, Paraguay ve Amerika'ya karşı oynayacağımız grup maçlarında, daha sonra inşallah finale kadar gideceğimizi ümit ettiğimiz mücadelelerde şimdiden başarılar diliyorum. Bizim çocukların her zaman olduğu gibi ay-yıldızlı formayı zaferden zafere taşıyacağına, aziz milletimizin göğsünü kabartacağına yürekten inanıyorum. Tüm sporcularımızın alınlarından öpüyorum' dedi. </p><p>'KARDEŞLİK HUKUKUMUZUN ZEDELENMESİNE MÜSAADE ETMEYECEĞİZ' </p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, ramazan ayında gerçekleştirdikleri çalışmaları anımsatarak, 'Ramazanda yakaladığımız ivmeyi inşallah artırarak devam ettireceğiz. 23 yıldır olduğu gibi yine kırmadan, dökmeden, ayrıştırmadan, tam tersine gönüller kazanarak, gönüller fethederek yola devam edecek, milletimizin hayır duasına mazhar olabilmek için geceyi gündüze ekleyeceğiz. Etnik kökeni, dili, mezhebi, fikirleri, dünya görüşü her ne olursa olsun 86 milyonu kendimize kardeş ve kaderdaş bilecek, kardeşlik hukukumuzun zedelenmesine asla müsaade etmeyeceğiz. Ramazan Bayramı'nın sizler için, tüm Türkiye için, İslam coğrafyası ve insanlık için tekrar kutlu ve mübarek olmasını, barışa, huzura, kardeşlik ve dayanışmaya vesile olmasını Cenabı Hak'tan niyaz ediyorum. Aynı şekilde Türkiye başta olmak üzere ortak coğrafyamızda baharın müjdecisi olarak büyük coşkuyla kutlanan Nevruz Bayramı'nızı tebrik ediyorum. Nevruz gününün 5-10 provokatörün kundaklama girişimlerine rağmen geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu sene de herhangi bir taşkınlık yaşanmadan kutlanmasından duyduğumuz memnuniyeti tekrar ifade ediyorum. Nevruzu anlamına ve ruhuna uygun şekilde idrak eden aziz milletimize sağduyusundan ötürü tekrar teşekkür ediyor, Nevruz'un da hayırlara vesile olmasını diliyorum' diye konuştu. </p><p>'HER TÜRLÜ SİYASİ TARTIŞMADAN UZAK DURDUK' </p><p>AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak bilhassa bölgenin içinden geçtiği sancılı atmosferde üsluplarına çok özen gösterdiklerini kaydeden Erdoğan, 'Kelimelerimizi tartarak konuşuyoruz, kırıcı olmamaya özellikle gayret ediyoruz. Sağduyuyu, serinkanlılığı, sükuneti elden bırakmıyoruz. 86 milyonun hükümeti olduğumuzu, 86 milyonun her bir ferdinin kutsal emanetini taşıdığımızı, vatandaşlarımızın tamamının gözünün üzerimizde olduğunu bir an olsun aklımızdan çıkarmıyoruz. Ramazan-ı Şerif boyunca ana muhalefetin şahsımızı ve partimizi hedef alan, çoğu zaman da edep ve siyasi nezaket sınırlarını fazlasıyla aşan saldırgan sistemleri karşısında itidalimizi koruduk ve kimi zaman duymazdan geldik, kimi zaman genel başkanın acemiliğine verdik. Kimi zaman belki kendilerine çekidüzen verirler, akıllarını başlarına alırlar, hatalarını anlayıp doğru yolu bulurlar umuduyla hareket ettik. Mecbur kalmadıkça, iş çığırından çıkmadıkça, milletimizin hak ve hukukuna yönelik taciz olmadıkça sataşmalarına cevap vermedik. Etrafımız ateş çemberine dönmüşken, sınırlarımızın hemen ötesinde füzeler ve dronlar havada uçuşuyorken, konsantrasyonumuzu bozacak, bizi meşgul edecek her türlü siyasi tartışmadan uzak durduk. Sükutumuz atılan iftiraları, yapılan edepsizlikleri sineye çektiğimizden değildi, tam aksine edebimizdendi, vakarımızdandı. Ne demiş büyükler, 'nadan ile sohbet zordur bilene, çünkü nadan ne gelirse söyler diline.' İşte biz de nadan ile muhatap olmak, vaktimizi ve nefesimizi israf etmek yerine, sadece işimize odaklandık, milletimize hizmet etmeye odaklandık' ifadelerini kullandı. </p><p>'BİZ MAĞDURLARA EL UZATMANIN DERDİNDEYİZ' </p><p>23 yıldır olduğu gibi bugün de laf üstüne laf koymanın değil, taş üstüne kay koymanın çabasında olduklarını vurgulayan Erdoğan, 'Biz, Türkiye'yi küresel bir oyuncu haline getirmenin mücadelesi içindeyiz. Biz, coğrafyamızın farklı köşelerinde akan gözyaşlarını silmenin, akan kanı durdurmanın, mazlum ve mağdurlara zor günlerinde el uzatmanın derdindeyiz. Namık Kemal bizim bu duruşumuzu nasıl tarif ediyor; 'Usanmaz kendini insan bilenler halka hizmetten, mürüvvet-mend olan mazluma el çekmez ianetten.' AK Parti'li kadrolar halka hizmetten usanmıyor, aşkla koşan yorulmaz şiarıyla milletimiz için koşmaya, koşturmaya devam ediyoruz. Muhalefetin köpürttüğü sanal gündemlerin kuyruğuna takılmadan Türkiye Yüzyılı vizyonumuz doğrultusunda emin adımlarla ilerliyoruz' dedi. </p><p>'5G, ÜLKEMİZİ DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜN MERKEZİNE TAŞIYACAK'</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün iletişim ve haberleşme alanında yepyeni bir dönemi başlattıklarını dile getirerek, 'Türkiye bugünden itibaren 5'inci nesil mobil haberleşme hizmetleri, kısa adıyla 5G teknolojisiyle fiilen tanışmış oldu. Ülkemizin rekabet gücünü artıracak, haberleşme teknoloji, enerji ve üretim verimliliğimizi yükseltecek, dijital bağımsızlığımızı perçinleyecek 5G teknolojisini ülkemize kazandırmanın bahtiyarlığını yaşadık. Şimdiye dek kullanılan 4,5G teknolojisinden 10 kata daha hızlı veri aktarımı sağlayan 5G inşallah ülkemizi dijital dönüşümün merkezine taşıyacak. Devrim niteliğindeki bu önemli teknolojiyi Türkiye'de aşamalı bir stratejiyle yaygınlaştıracağız. İlk etapta kullanıcı talebinin yüksek olduğu yoğun trafik bölgelerinden başlayarak bu teknolojiyi ülkemizin her köşesine ulaştıracağız. Allah nasip ederse 5G hizmetlerini 2 yıl içerisinde ülkemizin her bir noktasında vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız. İletişimin yanı sıra ulaştırmadan sağlığa, tarımdan üretime, ekonomiden eğitime geniş bir yelpazede çok geniş bir dönemin kapılarını açacak 5G teknolojisinin bir kez daha hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Bizim AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak gerçekten çok büyük sorumluluklarımız var. Bizim ülkemizi bölgemizdeki yangından korumak gibi bir vazifemiz var. Bizim hizmetkarı olmaktan şeref duyduğumuz aziz milletimizin lokmasını büyütmek, refahını artırmak, huzurunu temin etmek, geleceğine güvenle bakmasını sağlamak gibi ağır bir mesuliyetimiz var. Bunları hiçbir zaman unutmayacağız, ihmal etmeyeceğiz, hedeflerimizle aramıza kimsenin girmesine izin vermeyeceğiz' dedi. </p><p>'KAVGA DİLİNİN SİYASETİ ZEHİRLEMESİNE GÖZ YUMMAYACAĞIZ'</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, ana muhalefet partisini eleştirerek, 'Bir defa hepimiz şunun farkında olmalıyız; Türk milleti, irfan sahibi, basiret ve feraset sahibi bir millettir. Bu milletin gözünü boyayamazsınız, bu milleti kandıramazsınız, bu millete siyasi hokkabazlığı, siyasi cambazlığı, lafazanlığı siyaset diye yutturamazsınız. Bu aziz millet eğriyi doğrudan, samimiyi kolpacıdan, yalancıyı dürüstten, ahlaklıyı ahlaksızdan ayırmasını, bunların tefrikini yapmasını çok iyi bilir. Hiç kuşkunuz olmasın, milletimiz AK Parti ve Cumhur İttifakı ile ana muhalefet partisi CHP arasındaki seviye, üslup, kalite, duruş ve vizyon farkını çok net görmekte, bunun değerlendirmesini en güzel şekilde yapmaktadır. Ana muhalefet partisinin ramazanda bile ara vermediği, dahası son günlerde iyice çirkinleştirerek sürdürdüğü saldırgan söylemlerini benim vatandaşım elbette takip etmekte, bunlara hak verdiği notu vermektedir. Bundan zerre kadar şüphe duymadım ve duymuyorum. Ellerine geçirdikleri her fırsatı şahsımıza ve partimize yönelik bir hakaret senfonisine dönüştürerek unutmasınlar ki bizi ve partimizi değil, sadece kendilerini küçük düşürürler. Biz bu oyuna hiçbir zaman alet olmadık, olmayacağız. Bilhassa içinden geçtiğimiz hassas dönemde öfkenin, nefretin, çatışma ve kavga dilinin siyaseti zehirlemesine göz yummayacağız. Fakat gerektiğinde hadsize haddini bildirmenin 40 yetime kaftan giydirmekten daha üstün olduğunu da çok iyi bileceğiz' dedi. </p><p>'DARBECİLİK CHP'NİN KARAKTERİDİR' </p><p> Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:</p><p>'Bu ülkenin Cumhurbaşkanına, bu ülkenin iktidar partisine çok seviyesiz şekilde dil uzatmak, çok çirkin ifadelerle hakaret etmek ana muhalefetin başındaki zat dahil kimsenin hakkı da değildir, haddi de değildir. Çünkü bu ülkede darbeciliğin ve cuntacılığın kitabını CHP yazmıştır. Türk siyasi tarihini açıp bakın, orada darbecilerle kol kola yürüyen CHP'yi görürsünüz. Orada puslu havalarda darbecilere mihmandarlık yapan CHP'yle karşılaşırsınız. Orada üniversite öğrencilerinin kıyma makinelerinden geçirildiği yalanıyla darbeye ortam hazırlayan CHP'yi bulursunuz. Ülkemizde darbe geleneğini başlatan 27 Mayıs'ın baş aktörü CHP'yi görürsünüz. 12 Mart muhtırasının arkasında CHP'nin silueti vardır. 12 Eylül darbecilerinin ilham kaynağı aynı şekilde CHP ideolojisidir. 28 Şubat'ın müsebbibi en az devrin vesayetçileri kadar CHP zihniyetidir. 3 Kasım 2002'den beri Türkiye demokrasisini hedef alan provokasyonların tamamında CHP'nin parmak izi vardır. 27 Nisan bildirisi öncesinde toplumu ve siyaseti geren CHP'dir. Gezi olaylarında sokak darbesine yeltenenlerin sırtını sıvazlayan CHP'dir. 17-25 Aralık darbe teşebbüsünde darbecilere çanak tutan CHP'dir. 15 Temmuz ihanetine kontrollü darbe iftirası atarak darbecileri aklamaya çalışan yine CHP'dir. Kimse kusura bakmasın ama Türkiye'nin siyasi terimler sözlüğünde darbeci ve cuntacı sıfatının karşısında CHP yazar. Darbecilik CHP'nin karakteridir, ruhudur, kimliğidir. Darbeye ve darbecilere destek vermek CHP'nin unutmayın milli sporudur.' </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'MİLLETİMİZ ADINA HAKKIN YERİNİ BULMASININ TAKİPÇİSİYİZ' </p><p>Erdoğan, karşılarında ne kalibrelerine ne de kalitelerine uygun bir siyasi rakip olduğunu söyleyerek, 'Maalesef ana muhalefet partisinin genel başkanlık koltuğunda ağzı bozuk, ruh hali bozuk, önüne gelene hakaretler savuran, dahası hakaretlerinden yüzü dahi kızarmayan bir karakter bulunmaktadır. CHP'li vatandaşlarımızın da giderek pervasızlaşan bu söylemlerden, bu akıl ve ahlak tutulmasından rahatsızlık duyduğunu çok iyi biliyorum. Ben bu seviyesizliği hiç kimseye değil, aziz milletime şikayet ediyorum, aziz milletime havale ediyorum. Burada CHP'nin başındaki zata sadece şu hatırlatmayı yapmak istiyorum; kabahat, samurdan kürk olsa kimse üstüne almazmış. Bunu anlıyoruz. Siz de bugüne kadar yoldan geçen vatandaştan, havada uçan kuşa kadar ilgili-ilgisiz herkese suç attınız, kabahat buldunuz, günah keçisi ilan ettiniz. Ama bir gün olsun, 'hırsızın hiç mi suçu yok' sorusunu sormadınız. Özellikle biz dik durduk. Yolsuzluğu ihbar edenlerle, 'rüşvet verdim' diyenlerle uğraştığınız kadar rüşveti alanlarla, yolsuzluk yapanlarla, esnafı haraca bağlayanlarla, belediyeleri arpalığa çeviren karakter fukaralarıyla uğraşmadınız. Kusura bakmayın, fakat bu ülke CHP'nin han-ı yağması değildir. Belediye kaynakları CHP'li başkanların han-ı zi sefası değildir. Dolayısıyla hiç kimse size 'yiyin efendiler yiyin, doyuncaya, tıksırıncaya, çatlayıncaya kadar yiyin' demez, diyemez, demeyecektir. Türkiye Cumhuriyeti'nde kimsenin suç işleme, yolsuzluk yapma, milletin emanetine ihanet etme ayrıcalığı yoktur. Üstünlerin hukukunun egemen olduğu günler eski Türkiye'de kalmıştır. Çalanın, çırpanın, soyanın yanına kar kaldığı günler artık geride kalmıştır. Daha önce defalarca söyledim, bugün tekrar ifade ediyorum; biz bu sürecin tarafı değiliz, sadece milletimiz adına hakkın yerini bulmasının takipçisiyiz. Bunun da hukukun temel ilkeleri çerçevesinde yapılmasını arzu ediyor, adil ve tarafsız bir yargılamayla gerçeklerin ortaya çıkarılmasını, suçu sübut bulanlardan hukuk önünde hesap sorulmasını, adaletin tecellisiyle birlikte Türkiye'nin safralarından kurtulmasını istiyoruz' dedi. </p><p>'TÜRKİYE'NİN İLKELİ DURUŞU VİCDANIN SESİ OLMUŞTUR' </p><p>Bölgede 28 Şubat'ta başlayan ve birinci ayını dolduran savaşın, tehdit ve tehlike düzeyini artırarak devam ettiğini dile getiren Erdoğan, 'Önceliğimiz, ülkemizin bu fırtınalı dönemi kazasız belasız atlatmasıdır. Türkiye'yi bu yangının uzağında tutmakta kararlıyız. Hükümet olarak muhalefetin bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden, temkinli, itidalli, dengeli ve rasyonel bir zeminde bu süreci yönetiyoruz. Dışişleri Bakanımız İslamabad'da düzenlenen Suudi Arabistan, Mısır, Pakistan Dışişleri Bakanlarının bir araya geldiği dörtlü toplantıya iştirak etti. Toplantıya endişelerimizi ve savaşı durdurmak için atılabilecek müşterek adımları dile getirdik. Milli Savunma Bakanımız, MİT Başkanımız ve diğer ilgili arkadaşlarımız kendi görev alanları içinde yoğun gayret sarf ediyorlar. Türkiye'nin tavrı çok berraktır, bölgemizde barışın hakim olması için ne yapılması gerekiyorsa bunları tereddütsüz yapmayı görev biliyoruz. Akan kanın durması, gözyaşının dinmesi, silahların susması, sorunların diplomasiyle çözülebilmesi için şayet iğne ucu kadar dahi umut varsa bunu değerlendirmek boynumuzun borcudur. Savaşın başından beri Türkiye'nin ilkeli duruşu, tavrı, dünyaya ve bölgeye verdiği mesajlar insanlığın ve vicdanın sesi olmuştur' diye konuştu. </p><p>'ELDEKİ EN BÜYÜK İMKAN DİPLOMASİDİR'</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Kardeş ve dost ülkelerin yaşadığı acıların bir an önce son bulmasını samimiyetle arzu ediyoruz. Ancak, bölgemizi bekleyen tehlikelerin başında savaşın uzamasının yanı sıra bölgesel bir iç çatışmaya dönüşme riski vardır. Enerji, ulaştırma, sivil altyapıya yönelik misillemeler maalesef bu ihtimali artırmaktadır. Bölgemizi yangın yerine çevirmekle kalmayıp tüm insanlığın omuzlarına çok ağır bir ekonomik yük bindiren bu hukuksuz savaşın birinci derecede sorumlusu, çatışma, kaos ve kriz bağımlısı İsrail hükümetidir. Savaşın yeni cepheler açılmak suretiyle devam etmesine sebebiyet verecek her gelişme İsrail'in kanlı stratejisine hizmet edecek, bölgemize ise kaybettirecektir. Savaşta dökülen her damla kanın Netanyahu'nun siyasi ömrünü uzatacak bir can suyu olacağı unutulmamalıdır. Bir diğer önemli husus şudur; İran'la savaşın küresel barış vizyonuna hizmet etmediği, tam tersine bu vizyonu sabote ettiği, zora soktuğu, dinamitlediği gayet açıktır. İnsanlığın sıkıştırıldığı bu kapandan kurtulması için eldeki en büyük imkan diplomasidir, diyalogdur, uzlaşmadır, maksimalist taleplerde ısrar etmek yerine asgari müştereklerde buluşmaya çalışmaktır. Akıl bunu gerektirir, vicdan bunu gerektirir, uluslararası hukuk, adalet ve hakkaniyet bunu gerektirir. Temennimiz, aklıselimin egemen olduğu, böylece daha fazla kan dökülmeden, barışa giden yolun açılmasıdır. Biz bunun için elimizle birlikte gerekirse gövdemizi de taşın altına koymaya devam edeceğiz' diye konuştu. (DHA)</p><p>FOTOĞRAFLI </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/cumhurbaskani-erdogan-darbeye-destek-vermek-chpnin-milli-sporudur</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 15:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/04/agency/dha/cumhurbaskani-erdogan-darbeye-destek-vermek-chpnin-milli-sporudur.jpg" type="image/jpeg" length="18721"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AK Parti'li Kaya: Çevre Bakanlığımız, Roman kardeşlerimiz için kentsel dönüşüm çalışması başlatacak]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/ak-partili-kaya-cevre-bakanligimiz-roman-kardeslerimiz-icin-kentsel-donusum-calismasi-baslatacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/ak-partili-kaya-cevre-bakanligimiz-roman-kardeslerimiz-icin-kentsel-donusum-calismasi-baslatacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nisa MİĞAL-Canberk ÖZTÜRK/ANKARA, (DHA)- AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, Roman vatandaşlarla bir araya geldiği istişare toplantısında, 'Kentsel dönüşüm bağlamında Roman kardeşlerimizin yaşadığı mahallelere yönelik bir çalışmayı Çevre Bakanlığımız bize söz verdi. Başlatacak inşallah. En güzel koşularda yaşamanız için Çevre Bakanımızdan bir destek sözü aldık' dedi.</p><p>AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, AK Parti Genel Merkez Fuaye Salonunda, Roman vatandaşlarla bir araya geldi. Kaya, Roman vatandaşlarla bir araya gelmekten memnuniyet duyduğunu ifade ederek, 'Sayın Cumhurbaşkanımız sizleri çok seviyor. Sizin Cumhurbaşkanımızla duyduğunuz muhabbetin de ne kadar derin olduğunu bizlere her vesileyle hissettiriyorsunuz. Aslında 8 Nisan Dünya Romanlar Günü vesilesiyle bu sene gerçekten çok coşkulu bir şekilde Roman kardeşlerimizle Cumhurbaşkanımızı bir araya getirmeyi istiyorduk. Ama tabii coğrafyamızda yaşanan maalesef büyük bir acının; hemen yanı başımızda komşumuz İran'la zalim Siyonist İsrail arasındaki Orta Doğu'ya da yansıyan savaşı hep birlikte üzülerek takip ediyoruz. Savaş gündemi olmasaydı çok neşeli bir Roman buluşması üzerine çalışmamızı yapıyorduk. Duamız bir an evvel savaşın son bulması. Allah'ın izniyle o zulüm inşallah son bulsun artık. Her zaman masumun yanındayız, zaliminde karşısındayız' dedi.</p><p>Kaya, Romanlarla ve illerde bakanlık bünyesindeki Roman temsilcileriyle her zaman sıkı bir diyaloğu genel merkez bünyesinde de sağlamayı hedeflediklerini söyleyerek, 'Sizler her biriniz Sayın Cumhurbaşkanımız için de bizler için de ayrı ayrı kıymetlisiniz ve biz her ile gittiğimizde, valilerimizle yaptığımız görüşmelerde, il başkanlarımızla yaptığımız görüşmelerde de sizlerle yakın diyaloğun, temasın ve dertlerinize çözüm üretmenin üzerinde duruyoruz' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Konut projesi için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'a bir ziyaret gerçekleştirdiklerini belirten Kaya, 'Özellikle kentsel dönüşüm bağlamında Roman kardeşlerimizin yaşadığı mahallelere yönelik bir çalışmayı Çevre Bakanlığımız bize söz verdi. Başlatacak inşallah. En güzel koşularda yaşamanız için Çevre Bakanımızdan bir destek sözü aldık. Bütün notları aldık. Çalışmalarımızı yapacağız. İnşallah en kısa sürede de sizleri o coşkunuzla bin bir renginizle birlikte Sayın Cumhurbaşkanımızla bir araya getirmeyi hedefliyoruz' diye konuştu. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/ak-partili-kaya-cevre-bakanligimiz-roman-kardeslerimiz-icin-kentsel-donusum-calismasi-baslatacak</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 15:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/04/agency/dha/ak-partili-kaya-cevre-bakanligimiz-roman-kardeslerimiz-icin-kentsel-donusum-calismasi-baslatacak.jpg" type="image/jpeg" length="65677"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Gürlek: İmralı'ya özel olarak bir konut yapılma durumu yok]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/bakan-gurlek-imraliya-ozel-olarak-bir-konut-yapilma-durumu-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/bakan-gurlek-imraliya-ozel-olarak-bir-konut-yapilma-durumu-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na konut yapıldığı iddialarına ilişkin, 'Özel olarak bir konut yapılma durumu yok' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adalet Bakanı Akın Gürlek, TBMM'de AK Parti grup toplantısı öncesi gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bakan Gürlek, İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na konut yapıldığı iddialarına ilişkin, 'Orada öyle bir şey yok, orada bir idari yerleşke var, idari yerleşke olduğu için muhtemelen orada yeni binalar, ihtiyaç görülen yerler yapılabiliyor. Ama özel olarak bir konut yapılma durumu yok' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'YARGI SÜRECİ BAŞLADI'</p>

<p>Bakan Gürlek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in, kendisinin mal varlığı hakkındaki iddialar ilgili de 'Onunla ilgili yargı süreci başladı. Hem manevi tazminat davası açtık hem suç duyurusunda bulunduk. Mahkeme elbette tapu kayıtlarını getirecektir. Bu konuda bir şey söylemek istemiyorum' açıklamasında bulundu.</p>

<p>'12'NCİ YARGI PAKETİNDE İNFAZ DÜZENLEMESİ YOK'</p>

<p>Bakan Gürlek, 12'nci Yargı Paketi'ne ilişkin de 'Önce Cumhurbaşkanı Külliyesi'ne sunulur. Oraya sunduk, oradan geçtikten sonra da Adalet Komisyonu; inşallah o sırada da kamuoyuna bilgilendirme yapacağız. İçeriğinde infaz ile ilgili bir düzenleme yok. 145'inci madde ile ilgili düzenleme yapıyoruz' dedi. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/bakan-gurlek-imraliya-ozel-olarak-bir-konut-yapilma-durumu-yok</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 13:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/04/agency/dha/bakan-gurlek-imraliya-ozel-olarak-bir-konut-yapilma-durumu-yok.jpg" type="image/jpeg" length="69569"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dervişoğlu: Bizim Çelik Kubbemiz de Demir Kubbemiz de Cumhuriyet'tir]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/dervisoglu-bizim-celik-kubbemiz-de-demir-kubbemiz-de-cumhuriyettir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/dervisoglu-bizim-celik-kubbemiz-de-demir-kubbemiz-de-cumhuriyettir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, 'Bizim çelik kubbemiz de demir kubbemiz de öncelikle Cumhuriyet'tir. Ulus bilinci yoksa, ulus-devlet yoksa, Türkiye'nin ulusal savunması sağlanamaz' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İYİ Parti lideri Dervişoğlu, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. Dervişoğlu, dünya düzeninin değiştiğini belirterek, 'Bugün hür düşüncenin hayat verdiği dünyanın ruhu can çekişiyor. Geleceğin daha iyi olacağına dair iyimserliğin çoktan solduğu, yarınlara dair kaygının göğüsleri daralttığı tuhaf bir dönemden geçiliyor. İnsan aklının adeta deliler tarafından esir alındığı, dünyayı savaşa, kaosa ve kargaşaya sürüklediği bir zaman yaşanıyor. Ne şanssızlıktır ki, açlığın ve hatta salgınların dahi geri döndüğü, orman kanunlarının yeniden geçerli olduğu bu dönemde ülkemiz, ulus-devletin kıymetini bilmeyen, adeta hakikatle savaşan bir hükümet tarafından yönetilmektedir. Hatadan hataya koşuyorlar. Vazifelerinin üstesinden gelemiyorlar. Dışarının çalkantılarından milletimizi koruyamıyorlar. Karmaşıklaşmış tüm bu sorunlar karşısında insanımızın tutunacak dalı olamıyorlar. Yaşadığımız derin ekonomik krize hamasetle, vatanımızın her karışında hissedilen güvensizliğe de garip bir müsamaha ile yaklaşıyorlar' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'CUMHURİYETİ GÜÇSÜZ KILMAK, KİMSEYE FAYDA GETİRMEZ'</p>

<p>Dervişoğlu, 'Burada söylemek istediğim açıklıkla şudur; bizim çelik kubbemiz de demir kubbemiz de öncelikle Cumhuriyettir. Ulus bilinci yoksa, ulus-devlet yoksa, Türkiye'nin ulusal savunması sağlanamaz. Tüm meselelere işte bu zaviyeden bakıyoruz. Farkımız da budur. Onların 'Terörsüz Türkiye' projesi, ulus-devletten kesin olarak uzaklaşmak demektir. Bizse, Türkiye'nin bekasının yurttaş haklarının tam ve kamil şekilde sağlanmasından geçtiğini biliyoruz, söylüyoruz. Cumhuriyet'i sahipsiz ve güçsüz kılmak, kimseye fayda getirmez. Ulus vasfını, Cumhuriyet'ten ayırmak, üniterlikten taviz verecek kapılar açmak, Truva'nın kapılarını açmaktır. O kapı da başıboş değildir, herkes bunu böyle bilsin' diye konuştu.</p>

<p>'TÜRKİYE SEBEBİYLE HİÇBİR İNSANA ZARAR GELMEMELİ'</p>

<p>ABD-İsrail ve İran savaşında bir dönüm noktasına gelindiğini söyleyen Dervişoğlu, 'Trump yönetimi, Tahran'da konuşabileceği bir yönetim arzu ettiğin ve nükleer çalışmaların sonlanması başta olmak üzere, yeni yönetim ile anlaşabileceğini söylüyor. Bunun olmaması durumunda ise İran'ı, bütün enerji altyapısını imha etmekle ve Hark Adası'nı işgal etmekle tehdit ediyor. Öte yandan, Tahran'daki yönetim ise bu talepleri egemenlik haklarına karşı açık bir saldırı olarak değerlendirmekte ve Hürmüz Boğazı'nı kapalı tutacağını, Amerikan varlığının bulunduğu bölge ülkelerini de hedef alacağını söylemektedir. Temennimiz elbette ki bu savaşın bir an evvel bitmesidir. Ancak, yaşanan krizin dünya ekonomisine yükü her geçen gün artarken, savaşın şiddetini artıracağını öngörebiliriz. Mevcut durumun sonlanması için eğer taraflar geri adım atmazsa, ABD ve İsrail'in kazanmak, İran rejiminin ise ayakta kalmak için her adımı atabileceği bir döneme giriyoruz. Türkiye için tarafsızlığını korumak her zamankinden daha zor olacaktır. Ancak bunu başarmak zorundadır. Türkiye duygusal malum odakların refleksleriyle, Avrasyacı propagandanın etkisiyle, geleneksel ilişkilerini bozacak, ittifaklardan dışlanacak adımlar atmamalıdır. Topraklarının İran'a karşı savaşta kullanılmasına izin vermemelidir. Bu savaştan Türkiye, tek bir vatandaşının burnu bile kanamadan çıkmalıdır. Aynı şekilde Türkiye sebebiyle de hiçbir insana zarar gelmemelidir' ifadelerini kullandı. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/dervisoglu-bizim-celik-kubbemiz-de-demir-kubbemiz-de-cumhuriyettir</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 12:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/04/agency/dha/dervisoglu-bizim-celik-kubbemiz-de-demir-kubbemiz-de-cumhuriyettir.jpg" type="image/jpeg" length="68060"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özgür Özel: Gücümüzün son damlasına kadar devam edeceğiz]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/ozgur-ozel-gucumuzun-son-damlasina-kadar-devam-edecegiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/ozgur-ozel-gucumuzun-son-damlasina-kadar-devam-edecegiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ayşenur DEMİRTAŞ GÜL- Batuhan DURNAOĞLU/ ANKARA, (DHA)- CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 'Ölene kadar, gücümüzün son damlasına kadar devam edeceğiz' dedi.</p><p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel, parti genel merkezinde gündeme ilişkin basın toplantısı gerçekleştirdi. Özel, bugün Türkiye-Kosova maçını izlemek üzere Priştine'ye gitmeyi planladığını fakat Cumhuriyet Halk Partisi'nin 47 yıl sonra 1'inci parti olduğunun 2'nci yıl dönümünde Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne yapılan bir operasyonla uyandığı için bu planı iptal ettiğini belirtti. Özel, başarı hikayelerinin 2023 yılına dayandığını, yaptıkları çalışmalarla 2024 yerel seçimlerinde 47 yıl sonra birinci parti olarak çıktıklarını hatırlatarak, 'O seçimin devamında başıma gelecekleri de bile bile dedim ki 'Madem ki millet 1'inci parti olma görevini vermiştir. Biz 1'inci parti olmanın sorumluluğu ile davranacağız'' diye konuştu.</p><p>'GÖRÜNEN O Kİ BİZ KORKUTUYORUZ SENİ'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>CHP'nin millet için siyaset kalesi olduğunu vurgulayan Özel, 'Burası idam fermanı boynunda yola çıkanların yeri burası. İşgal kuvvetlerine halı serenlerin değil. 'Dokunulmazlığı kaldırırmış' da bilmem ne. Kimse dokunulmaz değil', o da oradan alttan küçük. Okudum, aldım mesajı. Ne bugüne kadar yapılan ahlaksızlık tekliflerine teslim oldu bu parti, ne bundan sonrası için ortaya koyacağınız tehdide, şantaja. Ona teslim olunca zaten parti otomatikman ortadan kalkmış oluyor. Bu direnişin partisi, kuruluşun partisi bu. Ne bahsediyorsunuz siz? 'Dokunulmazlıkla korkutacağım seni, kayyımla korkutacağım seni, butlanla korkutacağım seni.' Görünen o ki biz korkutuyoruz seni. Bunlara yelteniyorsan, düşünüyorsan, yazdırıyor çizdiriyorsan. Aha da teslim olursam ne olsun, aha da teslim edersek ne olsun? Bu kadar açığız, bu kadar netiz, bu kadar kararlıyız. Ama bak daha neler olacak. 377 gün oldu bin 377 gün olsun, direnmeye devam edeceğiz milletle birlikte. 101 eylem yapmışız, ölene kadar, gücümüzün son damlasına kadar devam edeceğiz' ifadelerini kullandı.</p><p>'O PARTİ SİZİNKİLERİN PUDRA PARTİSİ OLUR'</p><p>Özel kendisine sürekli Ankara'ya dönüp partisinin başında durması yönünde akıl verildiğini söyleyerek, 'Ankara'ya dönerek, mücadele bırakarak, arkadaşa sırt çevrilerek parti başında oturuluyorsa; o parti olsa olsa sizinkilerin şeker partisi olur, pudra partisi olur. Cumhuriyet Halk Partisi olmaz o. Bu partinin başına geçtiğin gün, bu partinin başında durduğun gün, bir daha bu partiye seçim kaybettirmemek üzerine çocuğunun üstüne yemin ediyorsun sen. Bu parti öyle bir parti. O yemini edemiyorsan kazanamıyorsun zaten. Onu göze almazsan olmuyor. Herkes aklını başına alacak. Ya benim kedimin adı Zafer ya. İki sene önce bugün doğmuş ve ben bugünü, zafer bu sefer de milli zafer olsun diye dua edip yatmışım. Sabahleyin kalkmışım, tam 31 Mart günü zaferin yıl dönümünde, 47 yıl sonra kazandığımız Bursa'yı seçimle kaybettikleri günün yıldönümünde 30 Mart torbaya girdi, 1 Nisan şaka olurdu çünkü. 31 Mart günü yargı operasyonu ile almaya çalışıyor adam ya. Ya millete söylüyorum. Amcalara, teyzelere, kardeşlere, evlatlara. Ya görüyor musunuz ne yapıyorlar? Mafya mısınız lan siz? 31 Mart'ın tam yıl dönümünde Bursa'ya operasyon. Çünkü belediye meclisi çoğunluğunun AK Parti'de olduğu tek büyükşehir orası. Başkanı içeri atacak ve Bursa'yı geri alacak. 31 Mart günü yapıyor bunu ya. Bu millete böyle bir diklenme nedir? Bu millet askere istersin evladını yollar. Tabutta gelir 'Vatan sağ olsun' der. Ne istiyorsan yapar, devletini sever. Ama devleti milletin karşısına diktin mi, o karşısına diktiğin devleti perişan eder' açıklamasında bulundu.</p><p>'YA AK PARTİ'YE KATIL YA HAPSE ATIL'</p><p>Özel, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey hakkında, 'Bugün 7 yıl önce görevi yapmış, o dönemde suçlanmış, gelmiş, araştırılmış, 'Soruşturma izni yok' denmiş, soruşturma izni verilmiş, aklanmış. Üstüne 5 yıl boş durmuş, kazanmış, 2 yıl büyükşehir yapmış. Bir tane bu dönemle ilgili isnat, iftira bile yok burada. 7 yıl önce yaşanan bir süreç, bir vakıf, bir bilmem neyle ilgili icat çıkarıp bugün gelip belediyeyi elimizden almaya çalışan mesele. Suçu ne biliyor musunuz? Suçu şu. Aylardır, yıllardır yazdırıyorlar, çizdiriyorlar, 'AK Parti'ye katılacak.' 'Katılmam' diyor. 'Ya AK Parti'ye katıl ya hapse atıl', 'Vallahi hapsi göze alırım, ama Bursa'dan aldığım emaneti vermem' diyor. Arkadaşlar, Mustafa Bozbey Bursa gibi yerde iki kişiden birinin oyunu almış. AK Parti'nin görevdeki belediye başkanına 'Yeşil Bursa yeşil Bursa' diyorlar ya. O yeşil Bursa'nın yeşilliği, dağlarının yeşilliği, Uludağ'ın yeşilliği. Bir de kendilerine maliyet ediyorlar mübarek yeşili. Yönettiniz. Gördüler nasıl yönettiğinizi. Neler yaptığınızı gördüler, neler fışkırıyor gördüler' dedi. </p><p>'30 BELEDİYE, SEÇİLMEYEN KİŞİLER TARAFINDAN YÖNETİLİYOR'</p><p>Özel, Türkiye'de 30 belediyenin milletin seçmedikleri tarafından yönetildiğini vurgulayarak, '12 belediye kayyımla yönetiliyor, 18 belediye de AK Parti yargı kolları tarafından esir alınmış durumda. Nasıl olacak bu iş? Yargıya güvenen yüzde 18'e düşmüş. O 30 belediyenin toplam nüfusu 28 milyon. 28 milyon insanın son sandık iradesini sakatladınız. Dış dünyada demokrasinin olmadığı, adaletin olmadığı, riskli muhaliflerin içeri tıkıldığı bir ülke olarak algılanıyorsunuz. Bunu Avrupa da görüyor, eleştiren kanatlar eleştiriyor, öbürünün mecali yok. Trump da görüyor. Trump'ın adamı şöyle diyor. Hatırlayın, hatırlatalım Trump'ın adamı şöyle diyor: 'Üçüncü dünya ülkeleri böyledir.' Ekrem İmamoğlu'nun tutukluluğu üzerine sorulan soruya. 'Üçüncü dünya ülkeleri böyledir. Muhalifleri içeri tıkarsın, ondan kurtulur, yoluna bakarsın. Erdoğan da öyle yaptı' diyor. Türkiye'ye üçüncü dünya ülkesi diyor. Yapılan işlemi muhalefeti içeri tıkma ve ondan kurtulma diye görüyor. Ama buna prim veriyor. Çünkü diyor ki 'Suriye'de rejimi değiştiririm, kimi koyarsam o yönetir.' dedi ya 'Sevdim onu. Beni hiç mahcup etmedi.' 'İran'ı vururum, deviririm. Benim uygun gördüğüm biri yönetir. Venezuela'yı kimi istiyorsam o yönetir. Türkiye'de de rejimi değiştiririm, Cumhuriyet rejimini, kimi diyorsam o yönetir. Recep Tayyip Erdoğan.' Buraya geldik şimdi' dedi.</p><p>'SEÇME VE SEÇİLME HAKKINA DARBE'</p><p>Yaşanılanları, milletin seçme ve seçilme hakkına yapılmış bir darbe olarak gördüğünü belirten özel, 'Çok partili demokratik sistem, hukukun üstünlüğü ve Atatürk'ten emanet olan Cumhuriyet'in en önemli kazanımı olan sandık tehlikededir. Yerel seçimde zapt edilmiştir. Genel seçimle ilgili uygun atmosfer olursa konulacaktır, olmazsa belki de ondan da cayılacaktır. Türkiye'de Trump desteği ile Cumhuriyet rejimi ortadan kaldırılmaya, yerine Trump kimi istiyorsa onun yönettiği bir rejim dayatılmaya çalışılmaktadır. Mevzu Venezuela kadar net, Suriye kadar berrak ama Trump açısından İran kadar da pabucun pahalı olduğu bir yerdedir. Hedef bugün CHP, çünkü müesses nizama itirazın cisimleştiği yer burası. O yüzden hiç beklenmedik bir şekilde meydanlar dolmaya, taşmaya ve millet doludan kardan yılmamaya, bayılmadan önce meydanı terk etmemeye kararlıdır. CHP'ye kapatma davası, 'tehdit gördüğümüz herkese açılan davadır. Rejimin dili budur. 'Cumhurbaşkanı adayı olursan yerin Silivri'yi boylamaktır.' Kazanacak değil, kaybedecek adaylar aranmaktadır. Majestelerinin kaybedecek Cumhurbaşkanı adayına itirazı yoktur, hatta özlemi vardır. Kazanacağını görürse içeri atmaktadır. Mevzu bundan ibarettir, başka bir şeyden ibaret değildir' diye konuştu.</p><p>'MÜCADELEYE VE DİRENMEYE DEVAM EDECEĞİZ'</p><p>Kendileri ile birlikte mücadele edecek herkesle birlikte olmaya devam edeceklerini vurgulayan Özel 'Bir başımıza da kalsak direneceğiz, omuz omuza verirsek çok daha güçlü geleceğe yürüyeceğiz. İkincisi; bu milletin önüne bir sandık gelmesi lazım artık. Buradan Erdoğan'a söylüyorum; bu milletin önüne getir seçim sandığını. Partim seçimden birinci parti ve iktidar, hatta daha da artırıyorum; gösterdiği Cumhurbaşkanı adayı kazanmadan çıkarsa siyaseti o dakika bırakıyorum. Önümüzdeki nisan, mayıs ayında getir sandığı, koy oraya. Kazanırsan güçlenerek yürü. İç cephe de tahkim olmuş olur. Zaten bu vakitten sonra önünde 5 yıl dolmuş olur. Onun için getir sandığı, hep birlikte getirelim sandığı. Ol, aday oluyorsan. Bırakıyorsan adayımı, adayım belli. Bırakmazsan, o adayın yerine 25-26 milyon 'O aday çıksın' diye imza atanlardan herhangi bir nefer bu seçimi kazanmaya hazır. Gel, erken seçimi yapalım. Niye korkuyorsun milletten? Milletimize sesleniyorum; eğer bunlar kendilerine çok güveniyorsa, biz hırsızsak, biz yolsuzsak, biz bu milletin güvenini kaybetmişsek kaybedelim, gidelim o zaman. Getirsin sandığı korkmuyorsa. Ben millete güveniyorum. Ben yüzde 60'ı görüyorum. Bizdeki yüzde 60'ı görüp her gün farklı farklı oyunlarla saldırana söylüyorum; teslim olmayacağız. Bizi teslim alsan bu milleti teslim alamazsın' açıklamasında bulundu.</p><p>'BİR ŞEKİLDE SANDIĞI GETİRECEĞİZ'</p><p>Genel seçim sandığının getirilmesi için her şeyi yapacaklarını söyleyen özel, 'Önümüzdeki günlerde gel, genel seçimi yap. Oy vereceğim, bütün yerel seçimleri aynı sandıkta yapalım ve aynı pazar günü yapalım. Biz 'he' demeden olmuyor ya o. Sen getir mayısa, hazirana genel seçim sandığını; bütün yerel seçim sandıklarını yanına koymayan namerttir. Var mı cesaretin Erdoğan? 5 yıl boyunca güçlü Türkiye olmasın mı? Bir yanda seçimden sonra güçlü bir hükümet çıkıp da Türkiye'ye oluk oluk yabancı sermaye akmasın mı? Borsa fırlamasın mı, döviz düşmesin mi, yüzler gülmesin mi? Biz bunu vaat ediyoruz. Buna hazırız. Türkiye'de güçlü bir iktidar mayıs ayında göreve gelirse herkes kendine çeki düzen verir. 'İç cepheyi güçlendireceğim.' Bırak, millet güçlendirsin iç cepheyi' değerlendirmesinde bulundu. </p><p> 'UŞAK'A KARŞI SORUMLUYUZ'</p><p>Açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Özel, Uşak Belediyesi'ne yönelik iddialar hakkında, 'Oradaki ortaya çıkan durumun ortaya çıkış şekli hukuksuzdur. Ama bu mesele konusunda daha önce de söylediğim gibi arkadaşım ailesine, partisine, biz de Uşak'a karşı sorumluyuz. Ve bu sorumlulukta üzerime düşen partinin Genel Başkanı olarak özür dilemekti, bunu diledim. Ayrıca kim söylüyorsa onu, kesin ihraç talebiyle yollayacaksın. Ama kişi ortada yok, gözaltında ve orada o kişiye bunu tebliğ etmen de mümkün değil, soru sorman da mümkün değil. Biz olmadığına kaniyiz ama tutup kendini savunacak. Diyelim ki bir kumpas var. 'Kumpas var' diyecek durumu da yok. Görüşme imkanımız yok. O yüzden dün de çok güzel arkadaşımız anlattı. İkinci bir karara gerek olmadan disiplin işlemlerinin başlatılabilmesi için yetki alındı MYK'da, 2 hukukçu arkadaş görevlendirildi. Kendisiyle tutuklama olmasa ya da olsa diye konuşuldu, o saatlerde tutuklama oldu. Kendisiyle de görüşülecek ve disiplin işlemleri başlatılacak. Bu noktada da normalde disipline verdiğinizde tedbirli olarak verirseniz üyelik haklarından yararlanmıyor ya. Bu konuda bir eksiklik olmasın diye de üyeliği askıya alınarak bu süreç başlatıldı' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>'ÇOK İDDİALI BİR HAMLEMİZ DAHA OLACAK'</p><p>Özel, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş'la yapacağı görüşmeye ilişkin, 'Ara seçime yöneliktir. Anayasanın ara seçimi emrettiği günlerdeyiz. Ara seçimle ilgili Meclis Başkanı'nın da alması gereken bir tutum var. Biz de bu konuda üstümüze düşeni yapacağız. Ve bir ara seçim sandığının kurulması gerektiğini düşünüyoruz. O konuda da bu ara seçim kararının alınması, güvencenin ortaya çıkması ile birlikte çok iddialı da bir hamlemiz daha olacak. Onu o gün duyuracağız size' açıklamasında bulundu.</p><p> 'TWİTTER'DAN MESAJ VERECEK HALİMİZ YOK'</p><p>Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu ile Canan Kaftancıoğlu'nu sanal medya hesabından takipten çıkardığına ilişkin çıkan haberlere dair, 'Siyasi mesaj olarak bir şey yapılacak olsa bunun hani aklı başında her siyasetçi veya siyasi parti Twitter'da yapar. Twitter'da takip ettiğimiz insanları fotoğraf paylaşım sitesinden çıkarıp da bir mesaj verilecek hali yok. Bizim sosyal medya ekibi ki canları sağ olsun yani, bir şey de demek istemiyorum. Bizim geçmişten ben işte gitmişim, 'Beni takibe alır mısınız? O, bu kalabalık bir takip listesi var. Ve bunların çoğu kapanmış, çok az takipçili, yerine yeni hesaplar açılmış, eski aday adaylık takipleri falan. Pazar günü akşam aslında herhalde gün değişince bugün akşam gibi anlaşılmış. 400'ün üzerinde hesabı teker teker akşam kapatmışlar. Bunlardan bir tanesi Kemal Bey'e ait 2 hesaptan bir tanesiymiş. Bir tanesi de Canan Hanım'ın hesabıymış. Onu da eski hesap olarak gördüler veya bilmiyorum nasıl şey yaptılarsa. Etkileşim alınmayan bir takım kıstaslarla yapıyorlarmış, olmuş. Sabah duyar duymaz ikisini yeniden takibe aldık. Canan Hanım da bana bir mesaj atmış, şaka esprili bir mesaj. Ben de ona esprili bir yanıt verdim. 'Kardeşim sen eski dostsun, düşman olmazsın dedim. Eski sevgilim değilsin ki seni takipten Instagram'da çıkarayım. Çıkaracak olsam Twitter'dan çıkarırım' dedim. O da bana gülücük yolladı, kalp yolladı. Aramızda bir kriz alanı yok. Kemal Bey ciddi insandır, böyle bir mevzu için 'Efendim biz sizi Instagram'da yanlışlıkla çıkmışlar iki hesaptan birini' deyip de Kemal Bey'i gayriciddi, biraz mizahi bir konuyla meşgul etmemek için aramadım' ifadelerini kullandı.</p><p>'CAN ATALAY BOŞU BOŞUNA ORADA'</p><p>Özgür Özel, Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş'la yapacağı görüşmenin detayları hakkında, 'Mesela Can Atalay'ın kararını okuttular. 'Okunan karar yok hükmündedir' diye Anayasa Mahkemesi yeni karar verdi, onu okutmadılar. Can Atalay boşu boşuna duruyor. Şimdi Numan Bey'in başkanlık yaptığı 50 milletvekiline imza attı rapora. 'Anayasa Mahkemesi kararları eksiksiz uygulanmalıdır' diye. Bunu yapacak kişi Numan Bey aslında. Yani kendi yapacağı bir şey için 50 kişiyle bir temenni imzalamanın da bir pratiği yok ki. Madem o imza sizin de iradeniz, bütün Meclis'in iradesi. Başkanlık yaptınız o komisyona. Siz üstünüze düşeni bir an önce yapın. Hani bir çiçekle bahar gelmez ama baharın gelmesi sizin açtıracağınız çiçekle başlasın. Can Atalay çıksın, arkadan kayyımlar iade olsun, arkadan bilmem ne olsun. Böyle gündemlerim de var. Bayram öncesinden duran. Bir bayram tebriği olarak da gitmek isterim kendisine. Çok önemli demokratikleşme adımları, yedinci madde raporda var. Bu yedinci maddenin içinde tutuksuz yargılamaya yönelik demokratikleşme adımları var. Bu konuda inisiyatif almaları gerekiyor. Bunlar var. Ama benim bugünden itibaren bir ana gündemim de ara seçim sandığını bu milletin gündemine getirmektir. O konuda iki fazlı bir çalışmamız var. İlk faz bahsettiğiniz fazladır. İkinci faz karar alındıktan sonra veya bu konuda siyasi irade netleştikten sonra veya bu konuda siyasi irade netleştikten sonra atacağımız adımlardır' dedi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/ozgur-ozel-gucumuzun-son-damlasina-kadar-devam-edecegiz</guid>
      <pubDate>Tue, 31 Mar 2026 20:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/03/agency/dha/ozgur-ozel-gucumuzun-son-damlasina-kadar-devam-edecegiz.jpg" type="image/jpeg" length="87550"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu mağdur aileleri dinledi]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/tbmm-suca-suruklenen-cocuklara-iliskin-arastirma-komisyonu-magdur-aileleri-dinledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/tbmm-suca-suruklenen-cocuklara-iliskin-arastirma-komisyonu-magdur-aileleri-dinledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aliekber METE- Muhammet BAYRAM/ ANKARA, (DHA)- TÜRKİYE Büyük Millet Meclisi (TBMM) Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu mağdur aileleri dinledi. </p><p>TBMM Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu, AK Parti İstanbul Milletvekili Müşerref Pervin Tuba Durgut başkanlığında toplandı. Komisyon toplantısının açılışında konuşan Durgut, 'Bugün burada çok ağır kayıplar ve zor süreçler yaşamış olan siz mağdur yakınlarını dinlemek, yaşananları doğrudan sizlerden duymak ve bu meseleye her yönüyle dikkatle yaklaşmak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Buradaki varlığınız son derece kıymetlidir. Biz bu komisyon çatısı altında suça sürüklenen çocuklar meselesini yalnızca hukuki ya da idari bir başlık olarak ele almıyoruz. Bu meselenin mağdurları, mağdur yakınları, çocuklar, gençler ve toplumun güven duygusu üzerinde ortaya çıkardığı sonuçların da farkındayız. Bu nedenle, burada dile getirilecek her değerlendirmeyi dikkatle ele almayı, yaşananları bütün yönleriyle anlamaya çalışmayı ve ihtiyaç duyulan alanları açık biçimde tespit etmeyi sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Bugün burada dinleyeceğimiz her kişi bizim için yalnızca bir dosyanın tarafı değil, yaşanmış bir sürecin doğrudan tanığı ve bu ülkenin vicdanına seslenen çok önemli bir muhataptır. Değerli aileler, şunu özellikle ifade etmek istiyorum. Bu komisyon, burada paylaşılan her hususu yalnızca dinlemekle yetinmeyecek, yaşananları doğru anlamak, eksiklikleri tespit etmek ve benzer olayların tekrarlanmamasına katkı sunacak; daha etkili, daha adil bir yaklaşımın güçlenmesi için çalışacaktır. Hiçbir cümle kaybınızı telafi edemez, hiçbir karar, hiçbir rapor, hiçbir düzenleme evladınızı geri getiremez; bunu biliyoruz ancak devletin ve toplumun görevi, ortaya çıkan adalet talebini ciddiyetle ele almak, ihmalleri ve eksiklikleri açık bir biçimde değerlendirmek ve benzer acıların tekrarını önlemeye dönük sorumluluğu kararlılıkla taşımaktır' ifadelerini kullandı. </p><p>'5-6 YIL SONRA BİZİ ÖLDÜREN KATİLLE KARŞILAŞABİLİR MİYİM?'</p><p>Ardından İstanbul Güngören'de, 14 Ocak'ta yan bakma nedeniyle çıkan kavgada hayatını kaybeden 16 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın kardeşi Doruk Çağlayan'ın mektubu okundu. Mektubu Yasama Uzmanı Sezen Civelek Tokgöz okudu. Mektupta şu ifadeler yer aldı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Merhaba, ben Doruk Çağlayan; maalesef, artık adını duyunca herkesin hüzünlendiği Atlas Çağlayan'ın ikiziyim. Birlikte doğduğum kan bağım, can bağım ikizim artık hayatta değil. Bu mektubu yazmak benim için çok zor. Bebekliğimi hatırlamıyorum ama ailemin anlattığı her hikayeyi birlikte dinlerdik. Biraz büyüdük, ana sınıfına birlikte gittik. Bizi herkes 'Atlas Doruk' diye tanırdı. İlkokul, ortaokul ve lise 1'e kadar aynı sınıftaydık. Biz kardeşten öteydik; bir gün bile konuşmadığımız, birbirimizi görmediğimiz bir hayat yaşamadık ta ki o korkunç güne kadar. Lise 2'de okullarımızı ayırdık. Atlas sağlıkçı olmak istediğine karar verdi, ben ise henüz mesleğime karar veremedim. Okuldan çıktığımda önce eve ben gelirdim, sonra da Atlas evin kapısını iki defa çalardı ve annem sofraya üç tabak koyardı. Biz çok mutlu bir aileydik, eskiden her futbol maçına birlikte giderdik, her kahvaltıya birlikte oturup şakalaşırdık, her tatile birlikte giderdik. Annem her şeyden iki tane alırdı. Ben size ne anlatayım? Atlas benim ikizimdi, hiçbir zaman ayrılacağımızı düşünmedim. Tam 75 gün önce caminin çay bahçesindeydik, Atlas yanımıza gelmek için annemi beklemişti; sanki vedalaşmak istemişti. Biz kafede otururken yanımıza sonradan geldi, hepimiz telefonlarımızla ilgileniyorduk her zamanki gibi. Arkadaşlarımızdan biri o katille 'Ne bakıyorsun?' diyaloğuna girdiler, kafe sahibi de 'Kavganızı dışarıda yapın' diyerek bizi dışarıya yönlendirdi. Tam çıkarken Atlas'a seslendim, hissettim bir şey olacağını biliyor musunuz ama Atlas beni duymadı, ne olacağını tahmin bile edemedi. Biz o kadar temiz düşünüyorduk ki aklımıza böylesi korkunç bir şey gelmedi. Anlatmak istemiyorum gerçekten ama bilin ki ben orada canımı kaybettim. 'Ambulans, Ambulans' diye çığlıklar atıp kendimi yerlere attım. Atlas can verirken canımın nasıl acıdığını kelimelerle keşke ifade edebilsem ama karşılığı yok. Hastanede yalvardım. 'Kurtarın kardeşimi' diye ama canice kalbinden bıçaklanmıştı. Sonra 'Atlas'ı kaybettik' dedi doktor. Dünyam yıkıldı, hayat durdu, ben de öldüm o an. Hayallerimiz vardı, artık hiçbirinin anlamı kalmadı. Artık Atlas yok ve ben onu çok özlüyorum, artık Atlas yok ve ben kendimi çok yalnız hissediyorum, artık Atlas yok ve ben şimdi ne düşünüyorum, biliyor musunuz? 5-6 yıl sonra bizi öldüren katille bir sokakta karşılaşır mıyım?' </p><p>'ACI DOLU BİR SÜREÇ YAŞADIK'</p><p>Esenler'de yaşadığı apartmanın önünde etrafı kirletip gürültü yapan kişilerle yaşadığı tartışma sonucu kalbinden bıçaklanarak öldürülen Abdurrahman Balcı'nın annesi Zeynep Balcı söz aldı. Yaşanan olayı hatırlatan Balcı, 'Ben onlardan çok oğlumdan bahsetmek istiyorum ve gerçekten yaşadığımız acı dolu süreçten bahsetmek istiyorum. Sayın Savcımız bunların hepsinin tutuklanmasını istediği halde maalesef 6'sından sadece 1'i yakalanıyor, o da kendisi teslim oluyor. Katilin bizzat kendisi ve geri kalan hepsini hakim salıveriliyor. Çok ağır bir süreç yaşadık, tehditler aldık. Size oğlum Abdurrahman Balcı'yı göstereyim. Şu güzel evlada bakın, bir de buna bakın. Sayın milletvekilleri; ben asil, siz vekil. Siz benim vekilimsiniz, ben size vekalet verdim. Vicdanlara konulsun eller ve bu 2 kişinin arasındaki farka bakın. Hangisi çocuk, hangisi temiz, akıllı uslu, vatansever, vatanperver, namuslu, şerefli, namusuyla, haysiyetiyle yaşayan kim? Buradaki tehditlerden bir tanesi, diyor ki, 'Gerekirse bir gençlik daha yakarız.' 17 yaşındaki 'SSÇ' dediğimiz kavramın şemsiyesi altında barınan şahsa bakın. Bugün Abdurrahman gitti, ertesi gün Atlas Çağlayan gitti; başka bir gün başka bir çocuk gidecek, her gün bunun ardı arkası kesilmeyecek ve biz bunun arkasında kimler var, kimler yok, bunların hepsinin ortaya çıkarılmasını istiyoruz' dedi. </p><p>'ZULMEN ÖLDÜRÜLEN ÇOCUKLARIMIZIN 'ZULÜM ŞEHİDİ' OLARAK ANILMASINI İSTİYORUM'</p><p>Balcı ardından komisyondan şunları talep etti; </p><p>'18 yaş altındaki failler için bir talebimiz var; işledikleri suçun gerçek bedeli ödenmelidir. Yani işlediği suçun cinsi neyse ve hangi suçu işlediyse onun bedelini ödemek zorundadır. Bedelini ödemediği suçun arkasına sığınıp ertesi gün veya bir sonraki yıl ne yapacak? Daha fazla suça karışacağı kanaatindeyiz. Caydırıcılığı olmayan bir sistemin arkasına sığınıyor bunlar, caydırıcı olmayan bu sistemin kökten değişmesini istiyoruz çünkü zaten bizim çocuklarımız toprak altında, evlatlarımızın hakkı ne olacak onu sormak istiyorum. SSÇ'leri korumak adı altındaki bu kanunu, çocukları korumak için uygulanan bu kanunu anladım da peki, toprak altında yatan çocuklarımızın hakkı ne olacak onu sormak istiyorum. Cezası kesinleşmiş faillerin çalıştırılmasını istiyoruz. Sadece kapalı alanda durması yetersizdir çünkü ceza yalnızca özgürlükten mahrum bırakmak değil aynı zamanda sorumluluk duygusunu ve topluma karşı borcunu da öğretmemiz gerekir. Devletimizden de şunu talep ediyorum, manevi bir taleptir bu, zulmen öldürülen çocuklarımızın 'zulüm şehidi' olarak anılmasını ve kabirlerinde ay yıldızlı bayrağımızın dalgalanmasını istiyorum; gayet makul bir istek bu.' </p><p>'18 YAŞ ALTI VAKALARA DUYGUSAL YAKLAŞMAMIZ LAZIM'</p><p>Bağcılar'da 18 yaşından küçük 3 kişinin darbettiği çocuğu kurtarmak için çıkan arbede de bıçaklanan Oğuzhan Çöpür konuştu. Olayı yeniden aktaran Çöpür, 'Ben 27 yaşındayım ve bir kere bile karakola gitmiş değilim. Babam her zaman bize şunu öğretti, 'Her zaman iyinin yanında olacaksın' dedi. Şunu göstereyim isterseniz burada tek başına 10 çocuğun arasına giriyorum. Bunun sebebi şu; SSÇ mağdurlarından bir tane çocuk olmasın istedim ancak ben mağdur oldum ve size şöyle söylemek istiyorum. 18 yaş altı bu vakalara insanların duygusal olarak yaklaşması lazım, kanun olarak değil. Örnek veriyorum; siz milletvekili ve üye şeklinde değil de anne ve baba olarak yaklaşmanız lazım. Böyle yaklaşıldığında her türlü kazanmış olacağız. Siz küçük bir toplumu kazanmaya çalışıyorsunuz. Elbette bu de mantıklı ama bir yandan çok büyük bir kesimi kaybediyorsunuz' değerlendirmesinde bulundu. </p><p>'8 SAAT BOYUNCA KARDEŞİMİ ARADIK'</p><p>Edirne'de lise bahçesinde 30 bıçak darbesiyle öldürülen Gülden Coni'nin ablası Nurhan Alüzrek, kardeşinin olay esnasında aldığı darbeleri sıralayarak, 'Polis memurları da kolluk kuvvetleri de aynı şekilde bize söyledi, 'O kadar cesur bir kız yetiştirmişsiniz ki almış olduğu darbelere rağmen bıçağı bir şekilde eliyle tutmuş. Eli parçalanmasına rağmen o bıçağı bırakmamış ve kendini savunmuş bir kardeşin var.' Kesinlikle buradadır ve eminim beni dinliyordur. Sonrasında kardeşimi katlettikten sonra çantasında bulunan kardeşimin telefonunu alıyor, 400 lira parasına bile muhtaç olan bir katil. Sonrasında 3 dakika içerisinde kanlı eşyalarıyla eve gidiyor, o an teyzesi ve kardeşi evdeymiş. Direkt aile suç delillerini yok ediyor, babası suç aletini nehre atıyor, kanlı çamaşırları yıkanıyor. 3 dakika sonra evde olmasına rağmen ailesi kardeşime bir ambulans çağırsaydı, bir müdahale etseydi belki kardeşim şu an yanımızda olacaktı. Hiçbir şekilde müdahale etmiyorlar ve kardeşimin cesedi tam 8 saat boyunca orada kalıyor. Okul bahçesindeki o soğuk betonda ve biz 8 saat bütün Edirne'yi sokak sokak tek başımıza aradık. Kaybolduktan tam yarım saat sonra biz kolluk kuvvetlerine başvurduk, kayıp ilanı verdik. Kolluk kuvvetleri de bize soru sordu, dedi ki, 'Ne kadardır kayıp?' Biz yarım saat, 40 dakikadır kayıp deyince tabii ki de bizi ciddiye almadılar. Tabii biz kendimiz araştırma yapıyoruz, arkadaşlarını arıyoruz. Sonrasında bir arkadaşı 'Abla, böyle bir çocuk var, hani peşini bırakacağım' diye gitti, bana söylemişti geceden' deyince bizim haberimiz oluyor ve kolluk kuvvetlerine direkt bunu ifade etmemize rağmen sadece katili telefonla arıyorlar. Hiçbir şekilde eve gidip, evden almak ya da direkt müdahale etme gibi bir durum olmadı ve biz 8 saat bekledik, kardeşimi aradık ve 8 saat sonra acılı haber geldi bize' ifadelerini kullandı. </p><p>'SİZ ŞİMDİ BUNA NASIL ÇOCUK DİYEBİLİRSİNİZ'</p><p>Ardından Atlas Çağlayan'ın annesi Gülhan Ünlü konuştu. Ünlü, olay gününde yaşadıklarını anlatarak, 'Biz o gece Atlas'ı kaybettik ama bu grup aslında içeride Atlas'ı katletmek için planlar yapmışlar ifadelerde de var, kamera kayıtlarında da var. Zaten o akşam 'Kavga çıkartalım' diye kendi aralarında konuşmuşlar, katil bunu zaten açıkça dile getirmiş. Şimdi, ben 'çocuk' diyemiyorum bunlara yani benim çocuğumu katleden 15 yaşında da olsa, 13 yaşında da olsa, 12 yaşında da olsa eline o bıçağı alıp sokağa çıkana, orada o planı yapana 'Sen de çocuksun, senin de bir geleceğin olsun' diyemiyorum, demek de istemiyorum. Benim çocuğum çocuk değil miydi? Benim çocuğum sağlıkçı olmak istiyordu, belki birçoğunuzu tedavi edecekti benim çocuğum. Şimdi, Atlas'ın telefonuna bakıyoruz, katilin telefonuna bakıyoruz; Atlas'ın telefonunda hep iyi şeyler, hep olması gerektiği, yaşının gerektirdiği şeyler, hatta yaşının gerektirdiğinden fazla iyi şeyler var. Katilin telefonuna bakıyoruz, elinde silah, tehdit, TikTok hesaplarında 'Öyle de yaparız, böyle de yaparız, bu hayatı biz.' Siz şimdi buna nasıl çocuk diyebilirsiniz? Nasıl çocuk diyebiliriz ki biz buna? Çocuk gibi nasıl yargılayabiliriz? Yavrum benim daha 16 yaşındaydı, 17 yaşında bile değildi, 17 yaşını görmedi, benim çocuğum genç olmadı ya. Genç olmadı, olamayacak! Gidiyorum, bir mezar taşıyla konuşuyorum ya. 5 yıl sonra yanımızdan geçecek, diyecek ki, 'Yattım, çıktım.' Nasıl kabul edebiliriz biz bunu? Biz bununla nasıl yaşayabiliriz? Ben sadece duygularımı biraz anlatmak istedim size ama katilin de yaşının olduğunu düşünmüyorum, asla da kabul etmiyorum bunu. Bence 30 yaşında var olan katil de bir can alıyor, 15 yaşında olan katil de can alıyor, bence bunların birbirinden hiç farkı yok. Ben çocuk diye adlandıramıyorum' diye konuştu. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/tbmm-suca-suruklenen-cocuklara-iliskin-arastirma-komisyonu-magdur-aileleri-dinledi</guid>
      <pubDate>Tue, 31 Mar 2026 19:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/03/agency/dha/tbmm-suca-suruklenen-cocuklara-iliskin-arastirma-komisyonu-magdur-aileleri-dinledi.jpg" type="image/jpeg" length="13161"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Fidan, Gazze Yüksek Temsilcisi Mladenov ile görüştü]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/bakan-fidan-gazze-yuksek-temsilcisi-mladenov-ile-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/bakan-fidan-gazze-yuksek-temsilcisi-mladenov-ile-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA, (DHA)- DIŞİŞLERİ Bakanı Hakan Fidan, Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov ile görüşme gerçekleştirdi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre; Bakan Fidan, bugün Ankara'da Gazze Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov'u kabul etti. Görüşmeye ilişkin fotoğraf paylaşıldı. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/bakan-fidan-gazze-yuksek-temsilcisi-mladenov-ile-gorustu</guid>
      <pubDate>Tue, 31 Mar 2026 18:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/03/agency/dha/bakan-fidan-gazze-yuksek-temsilcisi-mladenov-ile-gorustu.jpg" type="image/jpeg" length="50668"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: 5G ile üretkenliğin zirveye ulaştığı yeni bir döneme giriyoruz]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/cumhurbaskani-erdogan-5g-ile-uretkenligin-zirveye-ulastigi-yeni-bir-doneme-giriyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/cumhurbaskani-erdogan-5g-ile-uretkenligin-zirveye-ulastigi-yeni-bir-doneme-giriyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aybala MELEK/ANKARA, (DHA)- CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, 5G ile asıl önemli değişimin üretim tarafında yaşanacağını belirterek, 'Akıllı sensörler, robotik sistemler ve üretim hatlarının gerçek zamanlı verilerle yönetildiği, arızaların henüz oluşmadan tespit edilip üretkenliğin zirveye ulaştığı yeni bir döneme giriyoruz' dedi.</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen '5G ile İletişimde Güçlü Türkiye Töreni'ne katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni nesil mobil iletişim altyapısı 5G'nin hayırlı olmasını dileyerek, 'Günümüz dünyasında egemenlik coğrafya temelli fiziki ve sadece belirli bir toprak parçası ile sınırlı olmaktan çıkmıştır. Küresel güç rekabetinin sertleştiği bu dönemde, teknoloji ve dijitalleşme alanında meydana gelen baş döndürücü gelişmeler klasik anlamdaki egemenlik mefhumunu aşındırmıştır. Artık güçlü olmak, caydırıcı olmak, dünyada söz, etki ve itibar sahibi olmak istiyorsanız, bir defa siber uzay çalışmalarınızı hızlandırmak, siber güvenlik tedbirlerinizi almak, siber teknolojinizi geliştirmek zorundasınız. Verilerin toplanması, işlenmesi, analiz edilmesi, katma değere dönüştürülmesi ve en önemlisi veri güvenliğinin temin edilmesi bu süreçte kritik bir rol oynamaktadır' dedi.</p><p>'VERİLERİNİZİ KORUYAMIYORSANIZ EGEMENLİĞİNİZDE ZAFİYET VAR DEMEKTİR' </p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle son dönemde Lübnan, Gazze ve İran başta olmak üzere yakın çevrede meydana gelen savaş ve çatışmaların siber güvenliğin önemini bir kez daha gösterdiğini kaydederek, 'Şurası tartışılmayacak kadar ortadadır; içinde bulunduğumuz veri çağında siyasi istikrar, ekonomik bağımsızlık, askeri caydırıcılık ve dijital egemenlik birbirinden ayrı değildir. Tam tersine bunlar birbirinin tamamlayıcı, eskilerin ifadesiyle mütemmim cüzüdür. Sınırlarınızı kontrol ettiğiniz ölçüde hava sahanızı kontrol edemiyorsanız, hava sahanızı koruduğunuz ölçüde siber vatanınızı ve bunun ayrılmaz parçası olan verilerinizi koruyamıyorsanız, egemenliğinizde çok ciddi zafiyet var demektir. Dijital çağda jeopolitik üstünlüğün belirleyici aktörü sadece toprağı kontrol edenle değil, bununla birlikte veriyi yönetenler de olacaktır. Bu bakımdan 5G'nin veri merkezleri, bulut altyapıları, yapay zeka ve siber güvenlik kapasitesiyle birlikte düşünüldüğünde dijital egemenlik ve milli güvenlik meselesi olduğu son derece açıktır. Biz de bugün attığımız tarihi adıma diğer hususlar yanında elbette dijital egemenlik zaviyesinden de bakıyoruz. Son 23 yılda bunun altyapısını çok güçlü bir şekilde hazırladık. Dijital dönüşümde attığımız stratejik adımlarla ülkemizi bu alanda parmakla gösterilen seviyelere çıkardık. Bu süreçte bir yandan dijital hız ve kapasitemizi artırırken, diğer yandan güçlü bir siber güvenlik mimarisi oluşturmak için ne gerekiyorsa yaptık. 2002'de 81 bin kilometre olan fiber hat uzunluğumuzu 2025 yılının 3'üncü çeyreği itibarıyla 657 bin kilometreye ulaştırdık. Aynı dönemde geniş bant internet abone sayımızı 3 binden 98 milyona, mobil telefon abone sayımızı ise 23 milyondan alıp neredeyse 100 milyona çıkardık. 55 milyona aşkın vatandaşımız bugün güvenli internet hizmetlerini kullanıyor. Halihazırda Türkiye'de mobil ve sabit hatlardan 82 milyar dakika konuşma trafiği gerçekleşiyor. Aylık ortalama 494 dakika mobil kullanım süresiyle Avrupa'da birinci sıradayız' dedi.</p><p>'SİBER GÜVENLİĞE ULUSAL GÜVENLİĞİN PARÇASI OLARAK BAKIYORUZ'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Erdoğan, geçen sene kurulan Siber Güvenlik Başkanlığı'nın, haberleşme sistemlerinin güvenliğini sağlamak, kritik altyapıları korumak ve siber tehditlere karşı etkin bir savunma mekanizması oluşturmak üzere çalışmalarını sürdürdüğünü işaret ederek, 'Aynı şekilde emniyet birimlerimiz, istihbarat teşkilatımız ve ilgili tüm kurumlarımız da her senaryoya hazırlıklı bir şekilde kendi önlem, aksiyon ve karşı koyma planlarını başarıyla planlayıp hayata geçiriyor. Biz, siber güvenliğe sadece tehditler karşısında gösterilen bir tepki değil, ulusal güvenliğimizin ayrılmaz bir parçası olarak bakıyoruz. Yabancı menşeli anlık mesajlaşma ve arama uygulamalarının özellikle Gazze soykırımından beri çeşitli tartışmalara konu olduğu görülüyor, biz de bu tartışmaları çok yakından takip ediyoruz. Devlet kurumlarına ait veriler güvenliğini özellikle güçlendirme noktasında ilave tedbirleri önümüzdeki dönemde peyderpey devreye alacağız' diye konuştu. </p><p>'TÜM SEKTÖRLERDE ÇAĞA YÖN TAYİN EDİYORUZ' </p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişte teknolojik gelişmeleri yalnızca takip eden, çağa ayak uydurma kaygısından öteye geçemeyen bir Türkiye'nin olduğunu dile getirerek, 'Yeni teknolojileri tribünden izleyen, başkalarına imrenen, öz kaynaklarını değerlendiremeyen bir Türkiye vardı. Başörtüsü, saç, sakal, kılık kıyafet gibi meselelerle uğraşmaktan dünyada olup bitenleri takip edemeyen bir Türkiye vardı. Yıllarca Türkiye'nin özellikle belli alanlarda geri kalmışlığını, bu milletin inanç değerlerine, kültür kodlarına, insanımızın giydiği kıyafete bağladılar. Yaklaşık 6 asır boyunca cihana nizam vermiş bir ecdadın torunları olarak, bu kötü gidişe, bu atalete, bu ideolojik bağnazlığa biz itiraz ettik. 'Biz yapamayız, biz beceremeyiz' diyen özgüven yoksunlarına kulak asmadan, bu milletin evlatlarına, bu ülkenin parlak beyinlerine inanarak teknolojide tam bir seferberlik ilan ettik, çalışmalarımızın meyvelerini de hamdolsun kısa sürede toplamayı bildik. Bugün geldiğimiz noktada hem kendi teknolojimizi üretiyoruz hem yeniliklere öncülük ediyor hem de sahip olduğumuz teknolojiyi dünyanın birçok ülkesine ihraç ediyoruz. İlk yerli ve milli haberleşme uydumuz Türksat 6A'yı 2024'te uzaya fırlattık, 2025'te resmen hizmete aldık ve böylece dünyada kendi uydusunu üretebilen 11 ülkeden biri olmayı başardık. Savunma sanayi başta olmak üzere teknolojik imkan ve kabiliyetlerin belirleyici olduğu tüm sektörlerde çağa ufuk çiziyor, yön tayin ediyoruz. Ar-Ge'den seri üretime, kendi ürün ve yazılımlarımızla, kendi tesis ve mühendislerimizle yeni dünyanın semalarında kutup yıldızı gibi parlıyoruz. Avrupa ve Amerika dahil pek çok yerde gençler daha kendi ülkelerinin haritadaki yerini gösteremezken, ayak sesleri yalnızca Türkiye'yi değil, kıtaları inleten TEKNOFEST gençliği yeni projelerle, yeni tekliflerle dünyaya rol model oluyor. Önümüze konulan bentleri yıkarak her alanda gümbür gümbür geliyor, destanlaşıyor, yeni ve güçlü Türkiye'yi adım adım inşa ediyoruz. Bu başarılarda emeği geçen tüm kurumlarımızı, firmalarımızı, sivil toplum kuruluşlarımızı, mühendislerimizi, özellikle de genç kardeşlerimi ayrı ayrı tebrik ediyorum' dedi.</p><p>'5G'Yİ 2 SENE İÇİNDE ÜLKEMİZİN HER KARIŞINDA HİZMETE SUNACAĞIZ' </p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5G teknolojisiyle başarılarına bir yenisini daha eklemenin haklı gururunu yaşadıklarını kaydederek, '5G'nin hazırlıklarını 2016'da başlattık, 2018'de ilk testlerimizi yaptık, 2019'dan sonra da Gazi Meclisimizde, stadyumlarımızda ve geniş katılımlı organizasyonlarımızda pilot uygulama olarak kullanıma açtık. Yaygın kapsama hedefiyle kırsal bölgelerden şehir merkezlerine kadar Türkiye'nin dört bir yanını 5G altyapısıyla donattık. Böylece çok geniş bir alanda hem yüksek hız hem de yüksek kapasiteyi aynı anda sunabilecek bir sistemler manzumesi oluşturduk. Başlangıçta 81 il merkezimizde devreye alacağımız 5G'yi 2 sene içinde ülkemizin her karışında hizmete sunacağız. Şebeke altyapımızda mümkün olan en yüksek seviyede yerli ve milli ürün kullanımını hedefliyoruz. İşletmecilerimiz yıllara göre artacak şekilde ilk etapta yüzde 60 oranında Yerli Malı Belgeli ürün, yüzde 30 oranında milli haberleşme ürününü kullanacak. Devamında bu rakamlar peyderpey artırılabilecek. Beşinci nesil mobil haberleşme altyapısı, yüksek hız, düşük gecikme süresi ve geniş bağlantı kapasitesi olmak üzere 3 ana özelliğiyle öne çıkıyor. 5G, saniyede 2 gigabit veri aktarımıyla bir önceki nesle oranla 10 kata kadar daha yüksek veri hızına ulaşıyor, yani iletişim hızımız tam 10 kat artıyor. 4,5 veya 4G'de ortalama 30-40 milisaniye olan gecikme süresi, 5G ile bir milisaniyeye kadar düşüyor. Son olarak daha önce binlerle ifade edilen eş zamanlı bağlantı kapasitesi 5G ile milyonlarca cihaza erişiyor' ifadelerini kullandı.</p><p>'VATANDAŞLARIMIZ SANİYEDE 1 MEGABİT VE ÜZERİ HIZLARLA TANIŞACAK'</p><p>Nesnelerin internetini çok daha verimli ve süratli hale getirecek bu sistemle kilometrekare başına milyonlarca cihazın aynı anda kesintisiz ve güvenli biçimde birbiriyle irtibat kurabileceğini vurgulayan Erdoğan, '5G'yi diğerlerinden ayıran bir diğer önemli ayrıntı da bulut tabanlı ve yazılım odaklı çekirdek mimarisidir. Bu özellik, şebekeyi daha esnek, daha akıllı ve ihtiyaca göre şekillenebilen bir yapıya kavuşturuyor. 5G ile birlikte iletişimin sadece hızlanmakla kalmadığı, aynı zamanda bütünüyle şekil değiştirdiği bir dönemin kapılarını aralıyoruz. Vatandaşlarımız internet kullanımında saniyede 1 megabit ve üzeri hızlarla tanışacak. Sabit internetin ulaşamadığı yerlerde sabit kablosuz erişim sayesinde fiber hızına yakın bir deneyim sunulacak. Aynı fiziksel altyapı üzerinde farklı sektörlere ait sanal ağlar kurulabilecek. Böylelikle sağlık, üretim, lojistik ve güvenlik gibi birbirinden farklı alanlarda ihtiyaca özel hizmetler verilebilecek. Kurumlar, kendi yerleşkeleri veya tesisleri içinde kendilerine özel, güvenli ve düşük gecikmeli şebekeler kullanabilecek. Verinin merkeze gitmeden kaynağa en yakın noktada işlenmesi mümkün olacağı için karar alma ve tepki verme süreleri ciddi şekilde kısalacak. Diğer taraftan, mobil iletişimde ve dijital hizmetlerde bekleme süreleri azalırken, gigabit hızları artacak; evde, işte veya hareket halindeyken daha güçlü ve kesintisiz bir bağlantı standardı oluşacak. Gerçek zamanlı bağlantı gerektiren uygulamalar daha stabil çalışacak' değerlendirmesinde bulundu. </p><p>'5G, TÜRKİYE'NİN ÜRETİM KAPASİTESİNDE ÇARPAN ETKİSİ OLUŞTURACAK' </p><p>5G ile asıl önemli değişimin üretim tarafında yaşanacağına dikkat çeken Erdoğan, şöyle konuştu:</p><p>'Akıllı sensörler, robotik sistemler ve üretim hatlarının gerçek zamanlı verilerle yönetildiği, arızaların henüz oluşmadan tespit edilip üretkenliğin zirveye ulaştığı yeni bir döneme giriyoruz. Fabrikalarımız daha çevik, daha verimli ve daha rekabetçi hale gelecek. Organize sanayi bölgelerinde, limanlarda, büyük tesislerde ve kritik üretim tesislerinde münhasır 5G şebekeleri yaygınlaşacak. Bu dönüşüm ise hiç şüphesiz Türkiye'nin yüksek katma değerli üretim kapasitesinde çarpan etkisi oluşturacak. KOBİ'lerden büyük sanayi kuruluşlarına kadar tüm işletmeler için yeni iş modellerinin önü açılacak, ulusal iş markalarımızın yurt dışı pazarlardaki rekabet gücü daha da pekişecek. Sağlıkta uzaktan müdahale imkanları gelişecek, gerçek zamanlı görüntü aktarımı ve kritik sistemlerin eşzamanlı çalışması yaygınlaşacak. Ultra düşük gecikme kapasitesi sayesinde örneğin bir doktor hastasını yüzlerce kilometre öteden ameliyat edebilecek, hastaların durumu mesafe engeline takılmadan anlık şekilde ve uzaktan izlenebilecek. Ulaşımda araçlar, altyapı ve trafik sistemleri anlık veri paylaşabilecek. Böylece yollar daha güvenli olacak. Can kayıpları inşallah azalacak. Eğitimde artırılmış gerçeklik, sanal laboratuvar, simülasyon ve gerçek zamanlı etkileşim daha fazla kullanılacak.'</p><p>'ENERJİ, SU, ULAŞIM SİSTEMLERİ ANLIK YÖNETİLEBİLECEK'</p><p>Ayrıca tarımda akıllı tarım uygulamalarıyla daha sürdürülebilir ve yüksek verimli bir üretim sağlanacağını dile getiren Erdoğan, şunları söyledi:</p><p>'Daha fazla veriyi daha düşük enerji üretimiyle taşıyabilen 5G ile kamu hizmetlerinde ve akıllı şehirlerde milyonlarca sensörle donatılmış altyapılar sayesinde enerji, su, ulaşım sistemleri anlık yönetilebilecek. Bu da hem hizmet kalitesini artıracak hem de kaynak kullanımında önemli bir tasarrufu beraberinde getirecek. 5G ile güvenlik alanında da yeni kazanım ve avantajlar elde edeceğiz. Yeni nesil altyapımızın şebeke dilimleme özelliğiyle farklı kullanım alanlarına mahsus güvenlik politikalarını uygulama imkanı bulacağız. Uç bilişim yaklaşımı marifetiyle verinin kaynağa yakın işlenmesi sayesinde siber riskleri daha da azaltacağız. Kolluk kuvvetlerimizin sahada kullandığı sistemler 5G altyapısıyla çok daha etkin, hızlı ve öngörülebilir bir yapı arz edecek. Kent güvenlik yönetim sisteminden plaka tanıma sistemine, hudut kapısı sisteminden narkotik uyuma sistemine, suç analiz uygulamasından KADES'e, polis teşkilatlarımızın suç ve suçluyla mücadelesinde kullanılan sistemlerin işlevselliği daha da artmış olacak. Çok geniş bir yelpazede olumlu etkilerini göreceğimiz 5G'nin ülkemize ve milletimize hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum.' </p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasının ardından Bitlis, Çanakkale, İstanbul, Hatay, Rize ve Mardin'e aynı anda 5G bağlantısı gerçekleştirildi ve dijital butona basılarak aktivasyon gerçekleştirildi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ise günün anısına Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hediye takdim etti. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/cumhurbaskani-erdogan-5g-ile-uretkenligin-zirveye-ulastigi-yeni-bir-doneme-giriyoruz</guid>
      <pubDate>Tue, 31 Mar 2026 17:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/03/agency/dha/cumhurbaskani-erdogan-5g-ile-uretkenligin-zirveye-ulastigi-yeni-bir-doneme-giriyoruz.jpg" type="image/jpeg" length="94157"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
