<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Günaydın Samsun Haber</title>
    <link>https://www.gunaydinsamsun.com</link>
    <description>Günaydın Samsun Haber, Samsun’dan en güncel, tarafsız ve güvenilir haberleri modern ve sade bir tasarımla sunan dijital haber platformudur. Şehrin gündemini, yerel gelişmeleri ve son dakika haberlerini kaçırmayın.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gunaydinsamsun.com/rss/politika-1" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>© 2025 Günaydın Samsun Haber | Tüm hakları saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 13 Jun 2026 11:21:02 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/rss/politika-1"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: Siz milletvekili misiniz, yoksa militan mısınız]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/cumhurbaskani-erdogan-siz-milletvekili-misiniz-yoksa-militan-misiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/cumhurbaskani-erdogan-siz-milletvekili-misiniz-yoksa-militan-misiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, 'Herkes bir ucundan tutmuş Gazi Mustafa Kemal'in partisini oradan buraya çekiştiriyor. Hatta bazıları çıkmış, sırf kaybettikleri koltuklarını korumak için topyekun ayaklanmaktan bahsediyor. Hırsları boylarını aşan bu şahsiyetlere sormak lazım; hayırdır siz milletvekili misiniz yoksa militan mısınız?" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, 'Herkes bir ucundan tutmuş Gazi Mustafa Kemal'in partisini oradan buraya çekiştiriyor. Hatta bazıları çıkmış, sırf kaybettikleri koltuklarını korumak için topyekun ayaklanmaktan bahsediyor. Hırsları boylarını aşan bu şahsiyetlere sormak lazım; hayırdır siz milletvekili misiniz yoksa militan mısınız? Ne zamandan beri anarşi, muhalefetin politika aracı haline geldi? Ne zamandan sokakları karıştırmak siyaset oldu, hak arama oldu? Kimse kusura bakmasın, hangi bahaneyle olursa olsun bu aziz milletin huzuruna kastedilmesine AK Parti olarak biz müsaade etmeyiz' dedi.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Selimiye Camisi'nin restorasyonun ardından yeniden ibadete açılışı, yapımı tamamlanan diğer tesis ve projelerin toplu açılışı ve anahtar teslim töreni için Edirne'ye geldi. Şükrüpaşa Stadı'na helikopterle inen Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı, Edirne Valisi Yunus Sezer ve protokol üyeleri karşıladı. Erdoğan'a, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı eşlik etti. Erdoğan, kentte ilk olarak, restorasyonu tamamlanan, UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'ndeki Selimiye Camisi'nde cuma namazını kıldı. Erdoğan, daha sonra Selimiye Camisi meydanında, 'Selimiye Camii Şerifi'nin Restorasyon Sonrası Yeniden İbadete Açılışı ile Yapımı Tamamlanan Tesis ve Projelerin Toplu Açılışı ve Anahtar Teslim Töreni'ne katıldı.</p>

<p>'GÖNLÜMÜZDE EDİRNE'NİN ÖZEL BİR YERİ VAR'</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Edirne'yi hürmetle selamladığını belirterek, şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Bayrak şairimiz Arif Nihat Asya'nın o muhteşem tarifiyle, minarelerinden en tatlı ezanların, dallarından güvercin 'hu hu'larının, çinilerinden sümbül kokularının geldiği Edirne'yi bugün bir kez daha hürmetle selamlıyorum. Görenlerin, bilenlerin, yolu bu şehre düşenlerin, 'Edirne öylesine bir şehirdir ki ne eşi vardır ne benzeri; toprağı mis, suyu kevserdir' dediği Edirne'mizde bulunmaktan, Edirneli vatandaşlarımla hasret gidermekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Açılışları hizmetleri, yatırımları vesile kılarak bizi bir kez daha buluşturan Cenabıallah'a hamdolsun. Edirne'yi vatan yaparak, sanat eserleriyle inci gibi işleyip donatarak, yeni fetihleri hazırlayarak bizlere emanet eden atalarımızın ruhu şad olsun. Edirneli olmak kimliğini, Edirne aidiyetini kalbinin üstünde bir madalya gibi gururla taşıyan tüm kardeşlerime selam olsun. Sizlerin şahsında; Yahya Kemal'in Türk devletinin menşei olarak gördüğü başkentlerin anası, Edirne'nin her ilçesinde, her mahallesinde yaşayan kardeşlerime selamlarımı, muhabbetlerimi gönderiyorum. Aşkınız için, ahde vefanız için bize gösterdiğiniz bu teveccüh için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Rabb'im sizlerden razı olsun. Görenlerin, bilenlerin, özellikle de şunu biliniz ki siz bu kardeşinizi nasıl seviyorsanız, bizim de gönlümüzde Edirne'nin özel bir yeri var. Bizim Edirne'ye muhabbetimiz denizler gibidir, bizim Edirne'ye muhabbetimiz ırmaklar gibidir, Meriç gibidir, Tuna gibidir. Özellikle Tunca gibidir. Bizim Edirne'ye muhabbetimiz sıra dağlar gibidir. Bizim Edirne'ye muhabbetimiz Alperenlerin, Akıncıların, çağ açıp, çağ kapayan Fatihlerin, şehri bayındır kılan mimarların aşkıyla mayalanmıştır. Çünkü Edirne, sıradan bir şehir değil bir cihan imparatorluğunun rüyasını gören, İstanbul'un fethini müjdeleyen, her sokağı tarih sokan bir mekteptir. Edirne Meriç'in huzuru, Tunca'nın zarafeti, Sarayiçi'nin ihtişamıdır. Edirne er meydanlarında asırlardır yankılanan dualardır. Kırkpınar'ın pehlivan nefesi Balkanlar'dan Anadolu'ya uzanan kardeşlik köprüsüdür.'</p>

<p>'SELİMİYE'YE 100 SENE DAHA KAZANDIRDIK'</p>

<p>Edirne'nin asırlar boyunca Türkiye'nin Balkanlara açılan kapısı olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:</p>

<p>'Kırkpınar'ın pehlivan nefesi, Balkanlar'dan Anadolu'ya uzanan kardeşlik köprüsüdür. Edirne, asırlar boyunca Balkanlar'a açılan kapımız, fetihlerin karargahı, ilmin, sanatın ve mimarinin merkezidir. İşte bugün tarihin huzurunda, ecdadın gölgesinde, Edirne'ye Osmanlı'nın kadim payitahtına, Balkanlar'ın mütevazı ama haşmetli kapısına, birbirinden güzel eserler kazandırmanın bahtiyarlığını yaşıyoruz. Tören alanımıza gelmeden evvel Selimiye Camii'ndeydim. Selimiye; Mimar Sinan'ın yüksek sanat dehasının taşa, mermere, zamana ve mekana işlendiği muhteşem bir eser. Gökyüzüne uzanan o dört zarif minaresiyle, bu toprakların ebediyen Türk-İslam yurdu olduğunu gösteren, tapu senedimizdir. Mimar Sinan'ın 'ustalık eserim' dediği Selimiye'yi bakınız merhum Arif Nihat Asya nasıl tarif ediyor; 'Selimlerden kalma muhteşem miras, Sinanlardan kalma şanlı hediye, kuvvetin tuğrası, sanatın mührü, kubbeler kubbesi bir Selimiye. Kükreyen, şahlanan, koşan, atılan, o mutlu yiğitler, o mutlu iman, sınırlar aşmayı kuşlardan değil, öğrenirdi senin ezanlarından.'</p>

<p>Şu anda karşımda muhteşem bir katılım var. Emniyetten aldım, katılım ne kadar? Ne dersiniz? Ben emniyetten aldığımı söyleyeyim; 32 bin kişi şu anda karşımda. Türk- İslam mimarisinin değil aynı zamanda dünya mimarisinin de en estetik eserlerinden biri olan Selimiye Camii'ni aslına uygun şekilde restore ederek hamdolsun bugün yeniden ibadete açtık. Dört yıl süren restorasyon sürecimiz 450 yıllık vadesindeki en kapsamlı onarım çalışması oldu. Camimizin restorasyonu seçkin isimlerin yer aldığı bilim kurulumuzun rehberliğinde Vakıflar Genel Müdürlüğümüz tarafından yürütüldü. Kalem işlerinden taş dokusuna, iç mekan düzenlemelerinden, çevre ihyasına kadar, her adımda eserin aslına sadık kalınması esas alındı. Yapıya zarar veren eski çimentolu uygulamalar temizlenirken ana kubbe, minareler ve statik sistemlerin tamamında güçlendirmeler yapıldı. Cümle kapısından müezzin mahfiline, mihrap çivilerinden ahşap doğramalarına kadar tabiri caizse dokunulmadık, restore edilmedik, temizlenmedik, güçlendirilmedik, tek bir nokta dahi bırakmadık. Balkan Savaşları sırasında Bulgar kuvvetlerinin ateşi sonucu gülle isabet eden ve cami cephesinde iz bırakan bölüme ise özellikle dokunmadık. Bu topraklarda verdiğimiz zorlu mücadelelerin canlı şahidi olarak o izi aynen muhafaza ettik. Yaklaşık 450 milyon liraya mal olan restorasyon çalışmasıyla; Selimiye'ye Allah'ın izniyle bir 100 sene daha kazandırdığımıza inanıyoruz. Hayırlı uğurlu olsun. Emeği geçenleri tebrik ediyorum. Rabb'im minarelerinden Ezan-ı Muhammedileri, kubbelerinden Kuranı Kerim tilavetlerini eksik etmesin diyorum.'</p>

<p>'EDİRNE SARAYI'NIN 2027 SONUNA DOĞRU AÇILIŞINI YAPACAĞIZ'</p>

<p>Kentte, yeniden ihyasına başlanan Edirne Sarayı'nın, 2027 yılının sonunda açılışını yapacaklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Burada şu müjdeyi de vermek istiyorum. Şehrimizin bir diğer sembolü 93 Harbi'nde infilak ettirilmek suretiyle yıkılan tarihi Edirne Sarayımızdı. Yıllarca ihmal edilen ve hayvanların otlak alanı olarak kullanılan Edirne Sarayı'nı ve bahçelerini inşallah yeniden ayağa kaldırıyoruz. Talimatım doğrultusunda Milli Saraylar Başkanlığımız çalışmalara başladı. Avrupa'nın en büyük ihya projesiyle inşallah 2027 yılının sonuna doğru Edirne Sarayı'nın açılışını yapacağız. Sarayın ihyasıyla inanıyorum ki Edirne yeni bir çehreye bürünecek, 150 yıl önceki ihtişamına yeniden kavuşacak. Sizin aşkınız, sizin coşkunuz hiçbir yere benzemez. Mehter marşımızdan rahatsız olan tarih bilmez, ecdat bilmez şuursuzlara rağmen tarihi ve mimari yadigarlarımıza sahip çıkmaya inşallah devam edeceğiz' dedi.</p>

<p>'EDİRNE'DE BÖLGE İDARE MAHKEMESİ'Nİ KURDUK'</p>

<p>Edirne'ye projelerle geldiklerini belirten Erdoğan, 'Kıymetli kardeşlerim, bugün Edirne'ye elimiz dolu dolu geldik. İç işlerinde toplam bedeli 1,1 milyar lirayı bulan projeleri, milli eğitimde toplam 670 milyon yatırım tutarına sahip 7 okulu, aile ve sosyal hizmetlerde 75 milyon lira değerinde 2 eseri şehrimize kazandırıyoruz. İstikbalimizin güvencesi olan gençlerimizi geleceğe hazırlamak için yoğun bir çaba içindedir. Gençlik ve sporda içinde semt sahaları, kamp alanları, öğrenci yurtları ve statların da olduğu toplam 1,3 milyar lira değerinde 27 yatırımı Edirne'mize kazandırıyoruz. Kültür ve turizm alanında Selimiye Camii'nin restorasyonu dahil toplam 1,5 milyar lira tutarında 16 projeyi sizlerin resmen hizmetine veriyoruz. Sağlık, biliyorsunuz bizim en çok önem verdiğimiz alanlardan biridir. Sağlık yatırımlarında, Cumhuriyet tarihinin en başarılı iktidarıyız. Hastane masrafları dolayısıyla cenazelerin rehin alındığı günlerden işte bugünkü seviyelere ulaştık. Bir dönem bizim insanımız tedavi için batıya giderken şimdi yurt dışından milyonlarca hasta ülkemize geliyor. Edirneli vatandaşlarımıza daha iyi sağlık hizmeti sunabilmek için toplam 590 milyon lira değerinde 9 projeyi hayata geçirdik. Sanayi ve teknolojide yatırım bedeli 2,2 milyar lirayı bulan 3 milyon metrekare büyüklüğünde 4 organize sanayi bölgesini hizmete açıyoruz. Adalette 1,2 milyar lira tutarında üç projemizi hizmete verirken, bir müjdemizi daha sizlerle paylaşmak istiyorum. Yargılamaların daha etkin, hızlı ve verimli yürütülmesi için Edirne'de Bölge İdare Mahkemesi'ni kurduk. Edirne Bölge İdare Mahkemesi'nin yargı çevresi, Edirne, Kırklareli, Tekirdağ ve Çanakkale olacak' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'TOPLAM 65 PROJEYİ EDİRNELİLERİN İSTİFADESİNE SUNUYORUZ'</p>

<p>Edirne'de, Çevre ve Şehircilik alanında toplam 3,9 milyar lirayı aşan çok sayıda projeyi hizmete sunduklarını söyleyen Erdoğan, 'Çevre ve şehircilikte toplam yatırım tutarı 3,9 milyar lirayı aşan çok sayıda projeyi bugün Edirneli kardeşlerimizin hizmetine sunuyoruz. Bilhassa 515 bin metrekare büyüklüğündeki Söğütlük Millet Bahçemizin, Edirne'mizin güzelliğine güzellik kattığını görüyoruz. İl genelinde tamamlanan 1033 konutun anahtar teslimini de yapacağız. Yuvalara kavuşan hak sahibi kardeşlerimizin gözü aydın olsun diyor, evlerinde ağız tadıyla oturmalarını Rabb'imden niyaz ediyorum. Edirne Valiliğimizin çalışmalarına İl Özel İdaremizin tamamladığı 6,5 milyar liralık hizmetlerle çevre koruma vakfının tamamladığı 700 milyon değerindeki 17 projeyi de bugün resmi olarak hizmete açıyoruz. Böylece bugünkü törenimizle toplam 19 milyar 326 milyon lira değerine 65 kalem projeyi sizlerin istifadesine sunuyoruz. Bu hizmet ve yatırımların Edirne'mize kazandırılmasında emeği geçen herkese, tüm kurumlarımıza teşekkür ediyorum. Son 23 yılda Edirne'mize 390 milyar liralık yatırım yapmıştık. Bugün bu rakamı çok daha yüksek çıkartmış oluyoruz. Hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum' dedi.</p>

<p>'EDİRNE'YE AŞKLA HİZMET ETMEYİ SÜRDÜRECEĞİZ'</p>

<p>Tarım ve sulama alanında yatırımların hız kesmeden devam ettiğini dile getiren Erdoğan, 'Bu yıl tamamlanan Süloğlu Barajı ishale hattı yenilemesiyle Edirne il merkezine yıllık 8 milyon metreküp içme suyu temin edildi. Yatırım bedeli 3 milyar 700 milyon lira olan aşağı İpsala-Hamzadere Barajı sulaması ikinci kısım projesinde çalışmalarımız sürüyor. Üçte ikisini bitirdiğimiz bu projeyi inşallah 2027 yılında hizmete açacağız. 1 milyar 200 milyon lira yatırım bedeline sahip Çömlekköy Barajı projesini ise 2028 yılında tamamlamayı planlıyoruz. Yaklaşık 3 milyar 700 milyon liralık bir yatırım olan Çömlek Köyü Barajı sulaması projesinin ihalesini yaptık. Diğer projelerle beraber toplam 6 milyar 400 milyon liralık yatırımların ihalesini tamamlamış olduk. Şunu Edirneli kardeşlerimizin çok çok iyi bilmesini isteriz. Zengin tarihi mirasıyla, kadim kültürel birikimiyle, bereketli topraklarıyla, farklı kesimlerin, huzur içinde yaşadığı velhasıl, her yönüyle göz bebeğimiz olan Edirne'ye aşkla hizmet etmeyi sürdüreceğiz' diye konuştu.</p>

<p>'TÜRKİYE'NİN GEREKSİZ TARTIŞMALARLA KAYBEDECEK TEK BİR SANİYESİ YOK'</p>

<p>Türkiye'nin gereksiz tartışmalarla kaybedecek tek bir saniyesi olmadığını belirten Erdoğan, 'Sevgili Edirneliler, bakın biz şuna gönülden inanan, çok samimi olarak inanan bir kadroyuz; Türkiye'nin artık gereksiz tartışmalarla kaybedecek tek bir saniyesi yok. Bu aziz milletin, ana muhalefetin koltuk kavgalarıyla heba edecek tek bir anı, boşa harcayacak tek bir günü yok. Etrafımızda olan bitenler, muhalefetin gündeminde olmasa da inanıyorum ki sizler hadiseleri takip ediyorsunuz. Henüz bir kriz çözülmeden bakıyorsunuz ertesi gün yenisi başlıyor. Füze ve bomba seslerinin çocuk çığlıklarını bastırdığı günler yaşıyoruz. Yarın ne olacağını, nerede silahların patlayacağını kimse kestiremiyor. İşte görüyorsunuz; Rusya-Ukrayna savaşı bitmeden şimdi bölgemiz, İran'a yönelik saldırıların ağır ekonomik faturasını ödüyor. Gazze ve Lübnan'da Siyonist katiller her türlü hukuku, kuralı, ilkeyi ayaklar altına alarak, kan dökmeye devam ediyor. Karadeniz'de sorunlar devam ederken Doğu Akdeniz'de yeni tezgahlar kurulduğunu, yeni oyunlar oynandığını görüyoruz. Bölgemiz ve dünyamız, belki de İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki en kritik gelişmelere şahit oluyor. İktidar ve Cumhur İttifakı olarak hem Türkiye'yi bu ateş çukurundan uzak tutmaya, hem de hizmet ve eser siyasetimizi sürdürmeye çalışıyoruz' dedi.</p>

<p>'TERÖRÜN KARANLIK GÖLESİNİ TAMAMEN KALDIRMAK İSTİYORUZ'</p>

<p>Terörsüz Türkiye sürecinde Türkiye'nin yarım asırlık sorununu kalıcı biçimde çözmenin gayretinde olduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Terörün karanlık gölgesini önce ülkemizin, sonra bölgemizin üzerinden tamamen kaldırmak istiyoruz. Bu hedefe giden yolda şimdiye kadar çok önemli mesafe katettik. İnşallah tempomuzu biraz daha artıracağız. Bizim tek bir derdimiz vardır, o da 86 milyonun huzuru ve güvenliğidir. Bizim tek bir hedefimiz vardır, o da Türkiye Yüzyılı'nın inşasıdır. Bizim tek bir arzumuz vardır, o da milletimizin duasına mazhar olmaktır. 23 yıldır hep hakkın rızasını umarak halkımız için çalıştık, çabaladık, ter döktük, mücadele ettik. Türkiye'yi ilklerle tanıştırdık, Türkiye'yi devler ligindeki bir ülke konumuna yükselttik. Bütün engellere rağmen, bütün engellemelere rağmen iç politikada, dış politikada, demokratikleşmede kelimenin tam anlamıyla devrilmedik. İnşallah daha fazlasını yapacağız. Millet olarak hep birlikte, çok daha güzel günler göreceğiz. Kayıkçı kavgalarının asla tarafı olmayacak, 86 milyon için eser üretmeye, hizmet üretmeye devam edeceğiz. Şunu buradan altını çizerek ifade ediyorum. Biz başkalarıyla değil, kendimizle yarışıyoruz. Biz başkalarının iç meseleleriyle değil milletin sıkıntılarıyla ilgileniyoruz' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'MİLLET, AKSİYON FİLMİ İZLER GİBİ HER GÜN CHP'Yİ İZLİYOR'</p>

<p>CHP'de yaşanan tartışmalara değinen Erdoğan, 'Haberlere bakınca Türk siyaseti adına, bu ülkenin ana muhalefeti adına inanın biz üzülüyoruz. Millet işi gücü bıraktı aksiyon filmi izler gibi her gün CHP'yi izliyor. Siyasi parti değil sanki dövüş kulübü. Her gün başkasına yumruk atmanın, bir başkasına çelme takmanın, tuzak kurmanın peşinde. Herkes bir ucundan tutmuş Gazi Mustafa Kemal'in partisini oradan buraya çekiştiriyor. Hatta bazıları çıkmış, sırf kaybettikleri koltuklarını korumak için topyekun ayaklanmaktan bahsediyor. Hırsları boylarını aşan bu şahsiyetlere sormak lazım; hayırdır siz milletvekili misiniz yoksa militan mısınız? Ne zamandan beri anarşi, muhalefetin politika aracı haline geldi? Ne zamandan sokakları karıştırmak siyaset oldu, hak arama oldu? Kimse kusura bakmasın, hangi bahaneyle olursa olsun bu aziz milletin huzuruna kastedilmesine AK Parti olarak biz müsaade etmeyiz. Rabb'im yar, yardımcınız olsun. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/cumhurbaskani-erdogan-siz-milletvekili-misiniz-yoksa-militan-misiniz</guid>
      <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 17:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/06/agency/dha/cumhurbaskani-erdogan-siz-milletvekili-misiniz-yoksa-militan-misiniz.jpg" type="image/jpeg" length="26337"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: Eninde sonunda döktükleri kanın hesabını verecekler]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/cumhurbaskani-erdogan-eninde-sonunda-doktukleri-kanin-hesabini-verecekler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/cumhurbaskani-erdogan-eninde-sonunda-doktukleri-kanin-hesabini-verecekler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aybala MELEK/ANKARA, (DHA)- CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, 'İsrail, mevcut yönetim altında ham maddesi sadece kan ve gözyaşı, sadece istikrarsızlık ve kaos olan bir fitne üretim fabrikasına dönüşmüştür. Kan kokusu almış köpek balığı misali coğrafyamıza saldıranlar, eninde sonunda döktükleri kanın hesabını verecek, mazlumların arşı titreten ahı er veya geç zalimlerin yakasına yapışacaktır' dedi.</p><p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen 'Türk Kızılay Ödülleri Töreni'ne katıldı. Erdoğan, Kızılay'ın 158'inci yaş gününün tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını dileyerek, 'Kızılay'ımıza canından can katan, kanından kan veren, bu müesseseyi imar ve ihya eden tüm vatandaşlarımıza yürekten teşekkür ediyorum. 'Dünyanın farklı bölgelerinde kalbi bizimle atan, Kızılay'a yaptığı bağışlarla ahdine, mazisine, geleceğine, vahdet ve uhuvvetine sahip çıkan tüm dostlarımızdan Allah razı olsun' diyorum. Türk Kızılay'ın kurucuları Dr. Marko Paşa'yı, Dr. Abdullah Bey'i, Kırımlı Aziz Bey'i ve Serdar-ı Ekrem Ömer Paşa'yı bugün bir kez daha saygıyla yad ediyorum. Bu yapının küresel bir iyilik ve dayanışma hareketine dönüşmesinde payı olan, emeğiyle, çabasıyla, gayretiyle, alın ve fikir teriyle bu kuruluşa katkı sunan fakat artık fani dünyadan ebedi aleme göç etmiş tüm büyüklerimize Cenabıallah'tan rahmet niyaz ediyorum. Kriz ve çatışma bölgelerinde, afet ve acil yardım çalışmalarında aziz milletimizin yardım elini mağdurlara, mazlumlara, masumlara uzatırken şehit düşen tüm kardeşlerimizi burada bir kez daha rahmetle anıyorum. Dört ana kategoride ödüllerini tevcih edeceğimiz tüm kardeşlerimizi, kurum, kuruluş ve firmalarımızı, şahsım ve milletim adına ayrı ayrı tebrik ediyor, başarılarının daim olmasını diliyorum' dedi.</p><p>'İHTİYAÇ SAHİBİNİN IRKINA BAKILMAZ'</p><p>Tarihin her sayfasında Türk milletinin yer aldığı kısımlarda daima ahlak, erdem, şefkat ve merhametle karşılaşılacağını söyleyen Erdoğan, dayanışma, paylaşma, iyilik ve hayırda yarışma gibi hasletlerin, milli seciyenin temel unsurları olduğunu dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Bunlar millet olarak insanlığa en güzel örneklerini verdiğimiz mazi, hal ve istikbal hattında asırlar boyunca sancaktarlığını üstlendiğimiz değerlerdir. Bizim beslendiğimiz o mümbit kaynakta, ruh köklerimizin uzandığı o bereketli toprakta, acıyı dindirmek için, yarayı sarmak için, hepsinden öte bir derde deva olmak için kelimeye, cümleye, lügate ihtiyaç duyulmaz. Mazluma ve mağdura dili, dini, mezhebi sorulmaz. İhtiyaç sahibinin ırkına, rengine, meşrebine, kim olduğuna bakılmaz. Garibin, yoksulun, yetim ve öksüzün duasını almak, düşenin elinden tutmak, merhum Mehmet Akif'in ifadesiyle hakkı tutup kaldırmak Rıza-i İlahi'den başka hiçbir amaç, hiçbir kaygı taşımaz. Bizim tüm bu hassasiyetlerimiz tarih boyunca kurduğumuz devletlerde olduğu gibi vakıf, dernek ve cemiyetlerimizde de en parlak şekilde tebarüz etmiştir. 11 Haziran 1868'de 'Osmanlı Yaralı ve Hasta Askerlere Yardım Cemiyeti' adıyla kurulan Türk Kızılay, işte bu müesseselerden biridir. Cephe gerisindeki hastaneleriyle, hasta taşıma servisleriyle, donattığı hastane gemileriyle, yetiştirdiği hemşireler ve gönüllü hasta bakıcılarla Türk Kızılay, 93 Harbi'nden Kıbrıs Barış Harekatı'na kadar milletimizin varoluş mücadelesi verdiği tüm savaşlarda Mehmetçiğin yardımına koşmuştur. Bilhassa Çanakkale Zaferi, Birinci Cihan Harbi ve İstiklal Savaşı'nda Kızılay'ın rolü çok ama çok önemlidir. Kızılay'ımız, Milli Mücadele döneminde diğer hizmetlerinin yanı sıra cepheye tam 40 bin sandık sağlık malzemesi taşımış, kadını ve erkeğiyle, genci ve yaşlısıyla, cefakar milletimizin, aynı zamanda gönül coğrafyamızdaki kardeşlerimizin dişinden tırnağından artırarak yaptığı bağış ve yardımları askerlerimize ulaştırmıştır' diye konuştu. </p><p>'MİLLETİN YÜZ AKI'</p><p>Kızılay'ın Filistin'de, Bosna'da, Afganistan'da, Somali'de, Irak'ta, Suriye'de ve daha pek çok yerde yürüttüğü çalışmalarla sadece kalplere değil, zihin ve hafızalara da kazındığını ifade eden Erdoğan, 'İç savaşlardan dolayı vatanını terk etmek zorunda kalan muhacirlere tam ve eksiksiz bir ensar şuuruyla yaklaşmış, milletimizin şefkat kucağını mazlumlara açmıştır. Hilal-i Ahmer, doğal afet ve salgın dönemlerinde bakım, barınma ve beslenme faaliyetleriyle de ön safta yer almıştır. Kızılay, bu milletin yüz akıdır. Kızılay, bu ülkenin övünç kaynağıdır. Kızılay medeniyetimizin kimlik vesikası, milli ve manevi şahsiyetimizin aynadaki yansımasıdır. Yurt içi ve yurt dışındaki faaliyetleriyle milletimizin iftihar vesilesi olan Kızılay ailemizi, bugün bir kez daha tebrik ediyorum' dedi. </p><p>'HİTLER'İN YOLUNDAN GİDENLERİN AKIBETİ ZALİMLER GİBİ OLACAK' </p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:</p><p>'Türk Kızılay, afet yönetiminden kan hizmetlerine, uluslararası yardımlardan sağlık ve sosyal hizmetlere, eğitim çalışmalarından barınma, beslenme ve psikososyal desteklere, çalışmalarını bugün de başarıyla sürdürüyor. Şube, temsilcilik ve delegasyonlarıyla, kan bağışı, hastane, lojistik ve tıp merkezleriyle, ihtiyaç sahiplerine yönelik ücretsiz butik mağazalarıyla tüm bu faaliyetler özverili bir şekilde sınır ve engel tanımadan devam ediyor. Gönüllülerimiz ve Kızılay mensuplarımız hizmetlerine ihtiyaç duyulan her yerde adeta arı gibi çalışıyor. Netanyahu'nun başını çektiği Siyonist soykırım şebekesinin saldırılarını sürdürdüğü Gazze'de Kızılay'ımız bugüne kadar 26 bin tonu aşkın insani yardım malzemesini bölgeye ulaştırdı. 7 Ekim'den bu yana 15 milyon öğün sıcak yemekle Gazzeli kardeşlerimizin sofralarına katkı yaptı. Aşevi hizmetleriyle günlük 30 bin kişiye sıcak yemek dağıttı. Vekaletle kurban kampanyası ile Gazze için 22 bin 757 hisse kurban kesti. Ateşkes sonrası başlattığı Gazze Neşeli Çocuklar Projesi ile Gazze'deki yavrularımıza gıda hizmeti veren Kızılay, bir yandan da çocuklara yönelik psikososyal destek faaliyetleri ifa ediyor. Kızılay Gazze Ofisi eş zamanlı olarak sahada ihtiyaçların tespiti ve iyileştirme çalışmalarını titizlikle yerine getiriyor. Gazze'nin yanı sıra Siyonist barbarlığın hedefi olan Lübnan'da da Kızılay, gayretleriyle milletimizin yüzünü ağartmaktadır. Dünkü grup konuşmamda ifade ettiğim gibi İsrail, mevcut yönetim altında ham maddesi sadece kan ve gözyaşı, sadece istikrarsızlık ve kaos olan bir fitne üretim fabrikasına dönüşmüştür. Kan kokusu almış köpek balığı misali coğrafyamıza saldıranlar eninde sonunda döktükleri kanın hesabını verecek, mazlumların arşı titreten ahı, er veya geç zalimlerin yakasına yapışacaktır. Bugün Hitler'in yolundan gidenler unutmasınlar ki böyle devam ederlerse akıbetleri de tarihteki diğer zalimler gibi olacaktır. Türkiye, bir taraftan mazlumlara yardım elini uzatırken, diğer taraftan da katliam şebekesinin hukuk ve tarih önünde hesap vermesi için elinden geleni yapmaya devam edecektir.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'TARİHİNİN EN BÜYÜK AFET MÜDAHALE OPERASYONUNU İCRA ETTİ'</p><p>Erdoğan, Kızılay'ın 190'ı aşkın üyeye sahip Kızılhaç cemiyeti içinde geçen yıl en fazla sayıda ülkeye en çok yardım ulaştıran birinci ulusal cemiyet olduğunu belirterek, 'Kızılay'ın elde ettiği bu başarı, aynı zamanda milletimizin cömertliğinin, alicenap karakterinin ve dayanışma bilincinin de en açık göstergesidir. 6 Şubat depremlerinde Kızılay'ımız tarihinin en büyük afet müdahale operasyonunu icra etmiştir. Kızılay, asrın felaketinden çıkardığı derslerle afetlere hazırlık vizyonunu güçlendirmiş, kapasitesini yeniden ve daha güçlü biçimde inşa etmiştir. Deprem bölgesinde 400 milyonun üzerinde sıcak yemek ve paketli gıdayı afetzedelerimize dağıtmıştır. On binlerce çadır ve battaniye yardımının yanı sıra AFAD'ımızın barınma hizmetlerine destek olmuştur. Mobil mutfak, mobil fırın, mobil aşevleri ve ikram araçlarıyla sahada beslenme hizmetlerinin eksiksiz bir şekilde sunulmasını sağlamıştır. Depremden en çok etkilenen 6 ilimizin kurulan toplum hizmet merkezleri ile sağlık, koruma, barınma, su ve sanitasyon alanlarında kapsamlı projeler gerçekleştirilmiştir. Esnaf ve çiftçi destek programları dahilinde 10 binin üzerinde esnaf ve çiftçimize nakit destek verilmiştir. Bu vesileyle, depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımızı bugün bir kez daha rahmetle anıyorum. Kızılay ve AFAD'ımızla birlikte arama kurtarma çalışmalarından şehirlerimizin yeniden inşasına, deprem bölgemizin ayağa kaldırılmasında emeği geçen tüm kurumlarımıza, gönüllü kuruluşlarımıza ve hayırseverlerimize bir kez daha teşekkür ediyorum' dedi.</p><p>'İTHALAT MALİYETİNİ SIFIRA İNDİRECEĞİZ'</p><p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca, 'Geçtiğimiz sene 3 milyon ünitenin üzerindeki kan bağışı ile yeni bir rekora imza atan Kızılay'ımız, sağlık sektöründeki yerli ve milli yatırımlarını da başarıyla devam ettiriyor. Temelini attığımız Çubuk ilçemizde 130 bin metrekare alana sahip Protürk Fabrikası da bunlardan biridir. Protürk Projesi'yle kandan elde edilen kritik ilaçları artık ülkemizde üreteceğiz. Bu ilaçları, kanser, travma, yanık, bağışıklık sistemi hastalıkları ve hemofili gibi rahatsızlıkların tedavisinde kullanacağız. Böylelikle Türkiye'yi plazmadan kritik ilaç üreten ülkeler sınıfına dahil ederek, bu ilaçlarda dışa bağımlılığa inşallah son vereceğiz. 'Ülkemiz ve milletimiz için şimdiden hayırlı, uğurlu olsun' diyor, projede emeği geçen tüm kardeşlerimi ayrı ayrı kutluyorum. Yurt dışından ithal edilen kan torbalarını kendi imkanlarımızla üreteceğimiz Silivri'deki fabrikamızın da kuruluş çalışmaları sürüyor. Bu fabrikanın tamamlanmasıyla yıllık yaklaşık 3 milyon kan torbasını ülkemizde ve kendi tesisimizde imal ederek 1 milyar liralık ithalat maliyetini sıfıra indireceğiz. Çok yakın bir dönemde hizmete alacağımız bu yatırımın da hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Bu düşüncelerle Kızılay camiamızın her bir mensubuna, iyiliği omuzlayan merhamet çınarımıza gözü gibi bakan tüm gönüllülerimize, bağışçılarımıza bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Kızılay ödüllerinin sahiplerini tek tek kutluyor, törenimize teşrif eden tüm misafirlerimize yürekten teşekkür ediyorum' diye konuştu.</p><p>Programda canlı bağlantı kurularak Ankara Çubuk'taki Protürk Plazma İlaç Tesisi'nin temeli atıldı. Ödül takdim töreninde ise babasını kanserden kaybeden, abluka ve kıtlık koşullarında yardım kolilerinden çıkan malzemelerle çektiği yemek tarifi videolarıyla Gazze'deki insani trajediyi gözler önüne seren Filistinli içerik üreticisi Renad Attallah, 'Filistin Özel Ödülü'ne layık görüldü. Ödülü tüm çocuklar adına alan Attallah, kendi yaptığı 'Özgür Filistin' yazılı tişörtü Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hediye etti. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/cumhurbaskani-erdogan-eninde-sonunda-doktukleri-kanin-hesabini-verecekler</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 17:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/06/agency/dha/cumhurbaskani-erdogan-eninde-sonunda-doktukleri-kanin-hesabini-verecekler.jpg" type="image/jpeg" length="73427"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dervişoğlu: Türkiye ciddi bir ekonomik krizle karşı karşıya]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/dervisoglu-turkiye-ciddi-bir-ekonomik-krizle-karsi-karsiya</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/dervisoglu-turkiye-ciddi-bir-ekonomik-krizle-karsi-karsiya" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nisa MİĞAL-Ali Oğulcan ARSLAN/ANKARA, (DHA)- İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Ankara'da esnafı ziyaret ederek, 'Türkiye son derece ciddi bir ekonomik krizle karşı karşıya. Emeklinin dertlerini de dinledik. Ciddi barınma sorunlarıyla karşı karşıya bulunduklarını ifade ettiler. Pazarda da emekli maaşlarıyla alışveriş yapmanın ne kadar zor olduğunu, arzuladıkları ürünlere erişemediklerini, onları satın alamadıklarını söylediler' dedi.</p><p>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Ankara'da Ulus'taki bir kahvehanede vatandaşlarla sohbet etti. Dervişoğlu daha sonra Suluhan Çarşı esnafını ziyaret etti. Esnaf ziyaretinin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Dervişoğlu, vatandaşların dertlerini yerinde görmek istediklerini belirterek, 'Vatandaş halinden şikayetçi. Hem satan hem alışveriş için pazara çıkan vatandaşımız durumundan ziyadesiyle muzdarip. Vatandaşın dertlerinin çözülebilmesi için nelerin yapılması gerektiğini, nelerle bu sorunların aşılmasına katkı sağlayabileceğimizi partimizin yetkili kadrolarıyla değerlendiriyoruz. Yapmış olduğumuz ziyaretlerde de gezilerde de dikkatinizi çekerse tek kelime siyaset konuşmuyoruz. Vatandaşın haliyle hemhal, derdiyle hemdert olmaya çaba sarf ediyoruz. Etiketlere bakıp acaba bunu alabilir miyim endişesi yaşayan, vatandaşın yüreğindeki üzüntüye de ortak olmaya gayret sarf ediyoruz. Türkiye son derece ciddi bir ekonomik krizle karşı karşıya. Emeklinin dertlerini de dinledik. Ciddi barınma sorunlarıyla karşı karşıya bulunduklarını ifade ettiler. Pazarda da emekli maaşlarıyla alışveriş yapmanın ne kadar zor olduğunu, arzuladıkları ürünlere erişemediklerini, onları satın alamadıklarını söylediler. Vatandaşın geliri alışveriş yapabilecek seviyede değilse esnaf da dolayısıyla halinden muzdarip olur. Esnaf eskiden kendi dertlerini anlatırdı. Şimdi bize, 'Emekli maaşlarını düzeltin. Biz satış yapamıyoruz' diyor. Buradaki izlenimlerimizi milletvekili arkadaşlarımızla birlikte başta ben olmak üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde dile getireceğiz' ifadelerini kullandı.</p><p>'PARTİLERİN KENDİ İÇİNDEKİ STRATEJİK HAMLELERİYLE İLGİLENMİYORUM'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Dervişoğlu, CHP'de 'mutlak butlan' kararıyla göreve dönen Parti Meclisi'nin 57 üyesinden 28'inin istifa etmesine ilişkin soruya ise 'Ben hukuka, adalete ve demokrasiye destek verdim. CHP'de şu aşamada yaşanan şeyleri farklı bir pencereden değerlendirmek lazım. Ben hem seçilmiş hem atanmış CHP yönetiminin bir siyasi satranç oyununa başladıkları kanaatini taşıyorum. Dolayısıyla partilerin kendi içindeki stratejik hamleleriyle çok fazla ilgilenmiyorum. Ama elbette ki izliyorum. Satranç 2 kişiyle oynanır. Oynanan satranç 2 kişi arasında oynanmıyor. Müdahil olanlar da hamlelere dahil oluyor. Siyasi partilere hukukun müdahalesi çok kabul edilebilir bir şey değildir. Demokrasilerde bir siyasi partinin 3 yılı aşkın bir süre önce yapmış olduğu kongreye bugün mahkeme kararıyla müdahil olmak demokrasiyi zedeler. Bu konuda hemfikir olmak lazım ve tarafların bunu kabul etmesi lazım. Dediğim gibi şimdi bu ortamı doğru okumayıp meseleyi sadece bir bilek güreşine, bir stratejik satranç hamlesine dönüştürürlerse şayet unutmamaları gereken bir şey var; 2 kişiyle oynanan oyuna başkaları da girmiş durumda. İktidar olaya müdahil, mahkemeler olaya müdahil. Türkiye'de demokrasi dışı birtakım olaylar yaşanıyor. Dolayısıyla biz meseleyi son derece dikkatli bir biçimde takip ediyoruz. Söylediğiniz sorulara cevap verebilmem için Cumhuriyet Halk Partisi'nin tüzüğüne, Cumhuriyet Halk Partisi'nin meclis yönetmeliğine hakim olmam gerekiyor. Öyle bir merakım yok. Yani kendi meselelerini kendi içlerinde sürdürüyorlar. Ama ben hukuk ve demokrasi penceresinden bakarak konuyu yorumlamaya devam edeceğim' diye konuştu. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/dervisoglu-turkiye-ciddi-bir-ekonomik-krizle-karsi-karsiya</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 17:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/06/agency/dha/dervisoglu-turkiye-ciddi-bir-ekonomik-krizle-karsi-karsiya.jpg" type="image/jpeg" length="37322"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kurtulmuş: TBMM'nin herhangi bir partinin iç ihtilafında taraf olması mümkün değildir]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/kurtulmus-tbmmnin-herhangi-bir-partinin-ic-ihtilafinda-taraf-olmasi-mumkun-degildir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/kurtulmus-tbmmnin-herhangi-bir-partinin-ic-ihtilafinda-taraf-olmasi-mumkun-degildir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aliekber METE/ANKARA, (DHA)- TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, CHP'de yaşanan gelişmelere ilişkin, 'TBMM Başkanlığı olarak bizim kayıtlı olduğumuz alan parlamenter hukukla ilgilidir. Yani Meclis iç tüzüğü, partilerin tüzükleri, parti meclis gruplarının grup iç yönetmelikleri çerçevesinde karar veririz. Yani TBMM'nin herhangi bir partinin iç ihtilafında taraf olması asla mümkün değildir, asla düşünülemez. Herhangi bir şekilde taraflardan birisinin TBMM'yi kendi tarafına çekme çabaları da hiçbir şekilde sonuç vermez' dedi.</p><p>TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Zambiya Ulusal Meclisi Başkanı Nelly Mutti ile Meclis'teki makamında bir araya geldi. Basına kapalı gerçekleşen görüşme sonrası Kurtulmuş ve Mutti, ortak basın toplantısı düzenledi. Numan Kurtulmuş, Türkiye'nin 'Afrika açılımı' ile kıtaya dair dış politika faaliyetlerini yeni bir bakış açısıyla değerlendirdiğini belirterek, 'Bu Afrika açılımının 3 tane temel ayağı vardır. Bunlardan birisi, 'Afrika, Afrikalılarındır.' Yani şu ana kadar olduğu gibi Afrika'ya dışarıdan müdahale edilmesini asla tasvip etmeyen bir anlayışla kıtayla ilişkilerimizi geliştiriyoruz. İkincisi, 'Afrika'nın sorunlarına Afrikalı çözümler bulunması' perspektifidir. Kıtaya dışarıdan çözüm dayatmalarına karşı olduğumuzu ve kabul etmediğimizi belirten bir yaklaşımdır. Üçüncüsü ise Afrika'nın doğal kaynakları, yer altı ve yer üstü kaynaklarının sömürülmesi değil, tam tersine Afrikalı milletlerle birlikte kazan-kazan prensibi çerçevesinde ilişkileri geliştirmeyi esas alıyoruz. Bu çerçevede Türkiye-Afrika ilişkileri fevkalade önemli bir gelişme sürecindedir. Türkiye'nin Afrika'daki yatırımları yaklaşık 100 milyar dolar seviyesine ulaşmıştır. Ayrıca 2002'de Afrika'da 12 olan Türkiye'nin büyükelçilik sayısı bugün itibarıyla 44'e ulaşmış. İnşallah en kısa süre içerisinde de 50'ye ulaşmasının mümkün olduğunu düşünüyoruz. Yine Türkiye'nin Afrika kıtasının hemen hemen her yerinde çok ciddi temasları vardır. Klasik diplomasinin yanı sıra kültürel diplomasi kurumlarımız vasıtasıyla Afrika kıtasının her yerinde var olan ülkelerden birisiyiz. Bu varlığımızı gönül ilişkilerine, dostluk ilişkilerine ve kardeşlik ilişkilerine dayandırıyoruz' ifadelerini kullandı.</p><p>'NETANYAHU'NUN SÖZLERİNİ KENDİSİNE İADE EDİYORUZ'</p><p>Dünyanın çok kutuplu bir sisteme doğru ilerlediğini ve Afrika kıtasının da önemli bir güç merkezi olarak ortaya çıktığını ifade eden Kurtulmuş, Afrika kıtasındaki pek çok ülkenin egemenliklerine kavuşmasının yanı sıra kültürel bağımsızlıkların da kazanılması gerektiğini söyledi. Numan Kurtulmuş, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan sözlerine ilişkin, 'Sayın Cumhurbaşkanımızın; İsrail'in bölgedeki yayılmacı politikalarına karşı, yerinde ve haklı olarak Türkiye'nin menfaatlerini korumayı hedefleyen ve ülkemize karşı herhangi bir şekilde saldırgan ya da kötü niyetli amaçlarla ortaya çıkması muhtemel adımları engellemek için söylediği sözler tamamıyla Türkiye'nin milli menfaatlerini korumaya yöneliktir. Bu çerçevede katliam sorumlusu, soykırım suçlusu, ellerinde masum, sivil, çocuk ve kadın Filistinlilerin kanı bulunan Netanyahu'nun, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye'nin ortaya koymuş olduğu bu politikaya karşı söyleyecek bir tek sözü yoktur. Onun için biraz da telaşla dile getirdiği ve Cumhurbaşkanımızı itham eden bu sözleri tamamıyla kendisine iade ediyoruz. Bir soykırımcı caninin söylediği sözlerin uluslararası alanda hiçbir kıymetiharbiyesi olmadığını TBMM'nin çatısı altından ifade ediyoruz, ilan ediyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız; aklıselim sahibi, vicdan sahibi ve bu bölge halklarının tamamına karşı sorumluluk sahibi olan bir siyasetçi olarak, vizyon sahibi olan bir küresel lider olarak İsrail'in yayılmacılığına her zaman olduğu gibi bugün de karşı çıkıyor. Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde; Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bütün kurum ve kuruluşları, başta milletin temsilcisi ve Türkiye demokrasinin kalbi olan TBMM olarak biz de İsrail'in bu yayılmacılığına, İsrail'in eli kanlı bu çetesinin işlediği suçların karşısında durmaya devam edeceğimizi ifade ediyoruz' diye konuştu.</p><p>Kurtulmuş ayrıca soykırım suçlusu Netanyahu ve ekibinin uluslararası mahkemelerde hesap vereceğine ve mahkum olacağına olan inancını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>MUTTİ: TÜRKİYE'NİN AFRİKA HALKLARINI DESTEKLİYOR OLUŞU BİZLERİ MEMNUN EDİYOR</p><p>Zambiya Ulusal Meclisi Başkanı Nelly Mutti ise Türkiye'de bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ve Türkiye ile ilişkileri sürdürmek istediklerini dile getirdi. Mutti, 'Dünya büyük bir köye dönüştü. Hepimizin birbirimize ihtiyacı var, bunu inkar edemeyiz. Amacımız şu an sömürülmekte olan mineral kaynaklarının ülkemizden götürülmemesini sağlamak, ülkemizin ve halkımızın istifadelerine sunulmasını sağlamak; hepimizin ortak amacı bu. Bu bağlamda şundan da büyük memnuniyet duyuyoruz ki, Türkiye Cumhuriyeti'nin benimsemiş olduğu bu dış politika yani Afrika halklarını sürekli olarak destekliyor oluşu, bizleri memnun etmektedir. Umuyoruz ki, dünyaya barış hakim olsun ve hepimiz de diyalog aracılığıyla barışı tesis etmek için çabalarımızı ortaya koymaya devam edelim. Diplomatik diyalogdan asla vazgeçmeyelim, geleneksel diplomatik kanalları terk etmeyelim, parlamenter diplomasinin etkisini göz ardı etmeyelim. Ancak bu şekilde mesafeleri aşabiliriz' dedi.</p><p>Mutti ayrıca Orta Doğu da yaşanan krizlerin Afrika'yı ekonomik olarak derinden etkilediğini vurguladı ve Türkiye'nin bölgesel krizlere karşı sergilediği diplomatik misyonu desteklediklerini aktardı.</p><p>KURTULMUŞ: TBMM TARTIŞMALARIN TARAFI OLAMAZ</p><p>Ardından Kurtulmuş ve Mutti, gazetecilerin sorularını yanıtladı. Kurtulmuş, CHP Merkez Yönetim Kurulu'nun (MYK) 9 milletvekili hakkında verdiği ihraç kararı içerisinde iki grup başkanvekilinin yer almasının Meclis Başkanlığı tarafından nasıl karşılanacağı sorusu üzerine, şunları söyledi:</p><p>'Türkiye'deki bütün siyasi partilerin hele hele TBMM'de şu anda ikinci büyük gruba sahip olan ve eski sisteme göre ana muhalefet partisi olan CHP'nin kurumsal kimliğinin bütünlük içerisinde devam etmesi ve aralarındaki bu sürtüşmeleri, çekişmeleri gerçekten en iyi şekilde çözmelerini ümit ederiz, tavsiye ederiz, böyle olmasını temenni ederiz. TBMM Başkanlığı olarak bizim kayıtlı olduğumuz alan parlamenter hukukla ilgilidir. Yani Meclis iç tüzüğü, partilerin tüzükleri, parti meclis gruplarının grup iç yönetmelikleri çerçevesinde karar veririz. Yani TBMM'nin herhangi bir partinin iç ihtilafında taraf olması asla mümkün değildir, asla düşünülemez. Herhangi bir şekilde taraflardan birisinin TBMM'yi kendi tarafına çekme çabaları da hiçbir şekilde sonuç vermez. Dolayısıyla biz ne yapacağımızı biliyoruz. Parlamenter hukuk bakımından elimizdeki imkanları biliyoruz. Hiçbir hata yapmadan süreci yönetmeye çalışıyoruz ve nasıl, ne zaman, hangi adım atılması gerekirse o adımları da atarak bugüne kadar geliyoruz. Özetle şunu söylüyorum; TBMM bu tartışmanın asla tarafı değildir, olamaz, olmayacaktır. Meclis Başkanı sıfatımın dışında, samimi olarak söylüyorum bunu; Türkiye demokrasisinin sağlıklı işleyebilmesi için CHP'nin bu tartışmaları bir an evvel yerine bırakarak kendi aralarında oluşturacakları mutabakatlarla partinin kurumsal kimliklerini en iyi şekilde korumalarını tavsiye ve temenni ederim.' </p><p>'TARTIŞMAYI ÇÖZECEK MAKAM TBMM DEĞİLDİR'</p><p>Kurtulmuş, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, Grup Başkanı Özgür Özel'in Meclis'teki odasının boşaltılarak kendisine tahsis edilme isteğinin yer aldığı dilekçenin Meclis Başkanlığına sunulduğu yönündeki iddialarla ilgili de 'Bunların hepsi büyük resmin içerisindeki detaydır. TBMM Başkanlığı atması gereken adımı zamanında atar, bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Ancak tekraren söylüyorum; arada bir çelişki veya tartışma varsa ya da bu tartışmayı çözecek makam TBMM değildir' ifadelerini kullandı.</p><p>'SÜRECİN HIZLANDIRILMASI GEREKTİĞİ KANAATİNDEYİM'</p><p>'Terörsüz Türkiye' süreciyle ilgili komisyonun ciddi bir çalışma yaptığını ve kamuoyuna sunduğu raporun 6 ve 7'nci bölümde yer alan somut tekliflerin yerine getirilmesi gerektiğini aktaran Kurtulmuş, 'Orada kritik eşit olarak tanımlanan; terör örgütünün silahlarını bıraktığının tespit edilmesi ve örgütün kendisini tamamıyla feshettiğinin anlaşılmasına paralel olarak gerekli yasal düzenlemeler de Meclis'te yapılmalıdır. Bu sürecin hızlandırılması gerektiği kanaatindeyim çünkü Orta Doğu'nun cadı kazanına döndüğü bir ortamda; bu kadar pozitif ve olumlu bir ortam varken bunun bir an evvel bitirebilmesi için tüm partilerin ortak çalışmaları sürdürmesi lazım. Geçen sene tüm yaz boyunca komisyonda çalıştık. Bu işin çözülmesi için elbette Meclis tatile girmeden evvel bitmesini temenni ederim ama eğer gerekirse bu konuda çalışmalar sürdürülür ve sonuç alınır' diye konuştu. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/kurtulmus-tbmmnin-herhangi-bir-partinin-ic-ihtilafinda-taraf-olmasi-mumkun-degildir</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 15:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/06/agency/dha/kurtulmus-tbmmnin-herhangi-bir-partinin-ic-ihtilafinda-taraf-olmasi-mumkun-degildir.jpg" type="image/jpeg" length="66401"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MHP Adana il teşkilatı feshedildi]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/mhp-adana-il-teskilati-feshedildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/mhp-adana-il-teskilati-feshedildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA, (DHA)- MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, partisinin Adana il teşkilatının feshedildiğini ve il başkanlığına Hakan Yıldırım'ın atandığını açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>MHP'li Semih Yalçın, sanal medya hesabından yaptığı açıklamada, 'Milliyetçi Hareket Partisi Adana il teşkilat organları parti tüzüğümüzün 52'nci ve 54'üncü maddelerinin tanıdığı yetkiye istinaden, tüzüğümüzün ilgili maddesi uyarınca feshedilmiştir. Yine aynı maddelerin verdiği yetki çerçevesinde, Milliyetçi Hareket Partisi Adana İl Başkanlığı görevine Hakan Yıldırım atanmıştır' dedi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/mhp-adana-il-teskilati-feshedildi</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 14:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/06/agency/dha/mhp-adana-il-teskilati-feshedildi.jpg" type="image/jpeg" length="76101"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP'li Şimşek: Parti Meclisi'nde 5 kişi de kalsa hayat devam eder]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/chpli-simsek-parti-meclisinde-5-kisi-de-kalsa-hayat-devam-eder</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/chpli-simsek-parti-meclisinde-5-kisi-de-kalsa-hayat-devam-eder" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ayşenur DEMİRTAŞ/ANKARA, (DHA)- CHP Genel Başkan Yardımcısı Berhan Şimşek, 'Yargıtay'da dava sonuçlanmadığı için biz ne mahalli seçim ne de kurultay seçimi yapabiliriz. Olağanüstü bir durum olduğu için süreç devam ediyor. Parti Meclisi'nde 5 kişi de kalsa hayat devam eder' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>CHP Genel Başkan Yardımcısı Berhan Şimşek, PM toplantısı öncesi genel merkezde basın mensuplarına açıklama yaptı. Şimşek, mutlak butlan davasının Yargıtay'da devam ettiğini belirterek, 'Yargıtay'da dava sonuçlanmadığı için biz ne mahalli seçim ne de kurultay seçimi yapabiliriz. Olağanüstü bir durum olduğu için süreç devam ediyor. Parti Meclisi'nde 5 kişi de kalsa hayat devam eder. Buna yanlış bakıyorlar. Diğer taraftan Merkez Yönetim Kurulu'nun almış olduğu kararla arkadaşların disipline verilip ihraç edilemeyeceği söyleniyor. Orada da yanlışlık var. 63 B Tüzük 5'inci madde, burada amir hüküm açık. Meclis İç Tüzüğü Grup 74'üncü madde de diyor ki 'Parti üyeleri herhangi bir parti dışında iş ve eylemlerde bulunduğunda Yüksek Disiplin Kurulu tarafından ve İl Disiplin Kurulu tarafından değerlendirilir'' ifadelerini kullandı. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/chpli-simsek-parti-meclisinde-5-kisi-de-kalsa-hayat-devam-eder</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 12:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/06/agency/dha/chpli-simsek-parti-meclisinde-5-kisi-de-kalsa-hayat-devam-eder.jpg" type="image/jpeg" length="71508"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP'de 57 Parti Meclisi üyesinden 28'i istifa etti]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/chpde-57-parti-meclisi-uyesinden-28i-istifa-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/chpde-57-parti-meclisi-uyesinden-28i-istifa-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gizem CENGİL-Muhammet BAYRAM/ANKARA, (DHA)- CHP'de 'mutlak butlan' kararıyla göreve dönen Parti Meclisi'nin (PM) 57 üyesinden 28'i istifa etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, TBMM'de basın açıklaması yaptı. Emre, 'Biliyorsunuz Cumhuriyet Halk Partisi olarak büyük bir kumpasın içerisindeyiz. Partimizin kurumsal kimliğine yönelik saray odaklı ve maalesef partimizden iş birliği içerisinde bir kesim tarafından partimizin kurumsal kimliğini hedef alan, ortadan kaldırmaya yol açabilecek şekilde bir mahkeme kararı verildi. Buna göre, Cumhuriyet Halk Partisi'nin son geçerli kurultayı 25 Temmuz 2020 tarihli kurultay kabul edildi. O tarihte seçilen Parti Meclisi, asil ve yedek üyeleriyle birlikte toplam 75 kişilik bir sayı. Parti Meclisi'nin iadesine, Genel Başkanın iadesine, Yüksek Disiplin Kurulu'nun göreve gelmesine tedbiren geçici olarak karar verildi. Şimdi şüphesiz bu, Türk siyasi tarihinin en büyük krizlerinden biridir. Bu ülkenin en köklü partisi, dünyanın en köklü 3'üncü partisine yönelik büyük bir saldırı girişimidir. Biz çok iyi niyetli bir şekilde, 'partimizi bu krizden nasıl çıkartabiliriz' diye göreve getirilen önceki Genel Başkanımız ve oradaki görevlendirilen arkadaşları, her ne kadar MYK'nın oluşumu görevsiz olsa da hukuksuz olsa da parti tüzüğümüz gereği parti meclisinden onaylanmasa da bugün gerçekleşecek Parti Meclisi toplantısına katılma kararı almıştık. Gidelim oraya, çoğunluk biziz ve orada hem önceki Genel Başkanımıza hem oradaki arkadaşlarımıza milyonlarca CHP'linin üzüntüsünü, gözyaşını, karamsarlığını, bu ülkenin yurttaşlarının partimize oy vermese de itirazlarını ve bunun olası sonuçlarını bir kez daha yüz yüze anlatıp vicdanlara seslenip bir olağanüstü kurultay kararı aldıralım ve bir şekilde el ele bu krizin üstesinden gelelim diye düşündük. Ancak dün itibarıyla biliyorsunuz, 9 arkadaşımızın yetkisiz bir şekilde Disiplin Kurulu'na sevk edildiği yönünde bir açıklama oldu. İki tüzüğü elimde gezdiriyorum. Niye? Çünkü hiçbirini kabul etmiyorlar. Kafalarına göre yöneten bir anlayış var' diye konuştu.</p><p>'28 İSMİN İSTİFASINI ALDIK'</p><p>Milletvekilleri ve Parti Meclis üyelerinin Yüksek Disiplin Kurulu'na sevki için tek yetkili organın Parti Meclisi olduğunu söyleyen Emre, 'Şimdi Parti Meclisi'nde çoğunluğun olmadığı bilindiği için; kendi taraftarlarının, kendini destekleyenlerin, bu ayıba ortak olmak istemeyenlerin daha çok, kendi yandaşlarının daha az olduğu bilindiği için bu toplantıya gitmeden 9 milletvekili arkadaşımızı ama 4'ü de o Parti Meclisi'nde görevli arkadaşımızı 'tedbiren disipline sevk ettik' diye açıklama yaptılar. Amaç, 'Bir şekilde orada çoğunluğu nasıl alırız?' Biz istersek zaten istifalarla düşürürüz bu Parti Meclisi'ni. Ve bunun için yeterli sayı 17. Ve bizim tüzüğümüzün çok açık 24'üncü maddesinin 3'üncü fıkrası der ki; Parti Meclisi, yedekler geldikten sonra, üçte ikinin altına indiği zaman düşer ve olağanüstü kurultay kararı alınır. Yani bir 17 kişinin istifası lazım. Biz şu ana kadar noter marifetiyle 28 ismin istifasını aldık' ifadelerini kullandı.</p><p>'KURULTAYA GÖTÜRMEK DIŞINDA İŞLEM YAPAMAZLAR'</p><p>Emre, kurultayın toplanmamasının suç olduğunu ifade ederek, 'Orada kalan arkadaşlar bunda ısrar ederse aynı zamanda usulsüz görev üstlenme suçunu işlemiş olurlar. Partiyi kurultaya götürmek dışında hiçbir işlem yapamazlar, hiçbir harcama yapamazlar, hiçbir karar alamazlar. Düşmüştür çünkü, çok açık. O nedenle buradan sizlerin hakemliğinde bir kez daha sesleniyoruz; bu yanlıştan dönün. Bu yanlıştan dönün çünkü bugün Türkiye'de demokrasi mücadelesi veren herkesin 3 tane bel bağladığı yapı vardır. Birincisi, Cumhuriyet Halk Partisi'nin öncülüğünde toplumsal muhalefettir. Bu çatı altında diğer muhalefet partileri de Cumhuriyet Halk Partisi'nin varlığından ötürü gelecekte seçimle iktidarın değişmesine yönelik büyük bir umut ve cesaret taşımaktadır. O nedenle diyoruz bu sadece bizim problemimiz değil. İkincisi, az sayıda cesurca mücadele eden basın mensuplarıdır. Üçüncüsü de bu ülkede cesaretle yanlışa itiraz eden sivil toplum kuruluşlarıdır. Bu ülke, Türkiye Cumhuriyeti Devleti tamamen totaliter bir rejime geçmediyse bu üç yapının varlığı nedeniyledir. Şimdi Cumhuriyet Halk Partisi'ne yönelik bu kurumsal saldırının alelade bir mahkeme kararı, tesadüfen açılmış ve Sayın Erdoğan'ın ifade ettiği gibi CHP'lilerin karşı karşıya geldiği bir süreç değildir. Cumhuriyet Halk Partisi büyük bir çoğunlukla bir aradadır. Yüzde 99 partiye yapılanın büyük bir kumpas olduğunu, saray odaklı bir iş olduğunu, partinin kurumsal kimliğinin hedef alındığını ifade eder. Bugün çarşıda, pazarda, sokakta kimi görseniz sorsanız, Cumhur İttifakı'na oy verenler dahi bu işin yanlışlığını ifade eder' değerlendirmesinde bulundu. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/chpde-57-parti-meclisi-uyesinden-28i-istifa-etti</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 12:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/06/agency/dha/chpde-57-parti-meclisi-uyesinden-28i-istifa-etti.jpg" type="image/jpeg" length="77624"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Çiftçi: Gazze'de çocuklar katledilirken Türkiye susmadı, susmayacak]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/bakan-ciftci-gazzede-cocuklar-katledilirken-turkiye-susmadi-susmayacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/bakan-ciftci-gazzede-cocuklar-katledilirken-turkiye-susmadi-susmayacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Umutcan ÖREN/ANKARA, (DHA)- İÇİŞLERİ Bakanı Mustafa Çiftçi, 'Gazze'de çocuklar katledilirken, hastaneler bombalanırken, masum insanlar açlığa ve ölüme mahkum edilirken Türkiye susmadı, susmayacak. Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın mazlumdan yana, haktan yana, adaletten yana yükselttiği ses sadece Türkiye'nin değil, vicdan sahibi bütün insanlığın sesidir' dedi.</p><p>Bakan Çiftçi, Ankara'da Gölbaşı Vilayetler Evi'nde düzenlenen Sivil Toplum İstişare Kurulu Toplantısı'na katıldı. Toplantıda sivil toplum kuruluşların başkan ve temsilcileri yer aldı. Burada konuşan Bakan Çiftçi, bir milleti ayakta tutan ve büyük kılan şeyin; yetiştirdiği insan, kurduğu medeniyet, yaşattığı değer ve mazluma uzanan merhamet eli olduğunu ifade etti. </p><p>Bakan Çiftçi, 'Milletimizin vicdanının kurumsallaşması olan sivil toplum kuruluşlarımız; iyiliği, güzelliği ve hakkı ortak bir sorumluluk bilincine dönüştürmeye çalışan iyilik organizasyonlarıdır. Bizim medeniyetimiz, hakkı hakim kılmak için ömrünü, ilmini, malını vakfederek adayanların kurduğu bir vakıf medeniyetidir. Selçuklu'dan Osmanlı'ya ve günümüze uzanan büyük tarihi yürüyüşümüzde şehirlerimizi devlet kurumları kadar vakıflarımız da inşa etmiştir. Yetimlerin ve gariplerin elinden tutulurken, yolda kalmışların ihtiyacı karşılanırken, kuşların dahi hakkı gözetilirken bütün bu güzelliklerin ardında vakıflarımız vardı. İnsana hizmeti, Hakk'a hizmet olarak kabul eden medeniyetimizde, insanı yaşatma, iyiliği kalıcı hale getirme ve medeniyetin ahlaki omurgasını ayakta tutmak vakıf faaliyetlerinin özüdür. Medeniyet dediğimiz şey, insanın eşya ile kurduğu ilişkiden önce insanın insanla kurduğu ilişkinin adıdır. Bir medeniyetin büyüklüğü gökdelenlerinin yüksekliğiyle değil, vicdanının derinliğiyle ölçülür. Teknoloji ilerlemekte, üretim artmakta, imkanlar çoğalmakta, fakat insanlık aynı ölçüde huzur üretememektedir. Çünkü modern dünyanın temel problemi bilgi eksikliği değil; mana, irfan ve hikmet eksikliğidir. Tam da burada sivil toplum kuruluşlarımız insanı yeniden merkeze alan bir medeniyet tasavvurunun taşıyıcısı olarak karşımıza çıkmaktadır. Bir milletin yükselişi de ahlakla mümkündür. Ahlakın olmadığı yerde kalkınma olur belki fakat medeniyet kurulamaz. İşte vakıflarımız ve derneklerimiz tam da bu ahlak hareketinin günümüzdeki temsilcileridir' dedi.</p><p>'TÜRKİYE SON ÇEYREK ASIRDA ÇOK BÜYÜK DÖNÜŞÜMLER YAŞADI'</p><p>Bakan Çiftçi, vakıfların ve derneklerin yardım faaliyetlerinin yanı sıra bir vatan şuuru inşa ederek, aidiyet duygusuyla birlikte yaşama iradesini güçlendirdiğini belirterek, şöyle konuştu:</p><p>'Bir köy okuluna kitap gönderen, bir gence burs veren, bir tarihi eseri ihya eden, bir kütüphane kuran, bir yetimin başını okşayan ve bir muhacire ensar olan da aslında aynı büyük medeniyet ve vatan davasına hizmet etmektedir. Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye Yüzyılı'nın başarısı da ancak vatanını seven, milletine bağlı, tarihinin farkında olan ve medeniyet mirasını geleceğe taşıma sorumluluğu hisseden nesillerle mümkün olacaktır. Türkiye son çeyrek asırda çok büyük dönüşümler yaşamıştır. Vesayet odaklarının siyaset ve toplum üzerindeki etkisi geriletilmiş, devlet ile millet arasına örülmeye çalışılan duvarlar yıkılmıştır. Bu süreçte sivil toplum kuruluşlarımız büyük emekler ve fedakarlıklar ortaya koymuş, milletimizin sesine ses olmuşlardır. Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda yürürken de aynı sorumluluk devam etmektedir. Telafer'de okul yapan, Somali'de su kuyusu açan, mazlumun elinden tutan, yetime sahip çıkan sizlerin emeği Türkiye'nin gönül köprülerini inşa etmektedir. Üstat merhum Necip Fazıl Kısakürek'in işaret ettiği gibi, büyük milletler büyük idealler etrafında yükselir. Biz büyük bir milletiz ve bizim idealimiz var. İdealimiz; insanı eşrefi mahlukat gören, adaleti esas alan, merhameti yücelten, mazluma sahip çıkan ve hakkı üstün tutan bir medeniyet anlayışının yeniden ihyasıdır. Bugün Balkanlar'dan Kafkasya'ya, Türkistan'dan Afrika'ya, Kudüs'ten Gazze'ye kadar uzanan gönül coğrafyamızda Türkiye'nin adı umutla anılıyorsa bunda milletimizin merhameti, sivil toplum kuruluşlarımızın fedakarlığı vardır. Bu vesileyle özellikle Gazze'de yaşanan insanlık dramı karşısında sessiz kalmayan, mazlum Filistin halkına insani yardım ulaştırmak için gayret eden bütün vakıf, dernek ve sivil toplum kuruluşlarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Gazze'ye uzanan her yardım eli, insanlığın vicdanını ayakta tutma gayretidir. Mazlumların yanında olmak bizim medeniyetimizin en asli vazifesidir.' </p><p>'TÜRKİYE, MAZLUM COĞRAFYALARIN YANINDA DURMAYA DEVAM EDECEK'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ardından, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın hedef alan açıklamalarına tepki gösteren Bakan Çiftçi, 'İşgalci şebekenin temsilcisi Netanyahu'nun, Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan hadsiz ve seviyesiz açıklamaları da aslında bu hakikat karşısında duyulan rahatsızlığın açık göstergesidir. Şunu herkes bilmelidir; Gazze'de çocuklar katledilirken, hastaneler bombalanırken, masum insanlar açlığa ve ölüme mahkum edilirken Türkiye susmadı, susmayacak. Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın mazlumdan yana, haktan yana, adaletten yana yükselttiği ses sadece Türkiye'nin değil, vicdan sahibi bütün insanlığın sesidir. Türkiye dün olduğu gibi bugün de Filistin davasının, Kudüs'ün, Gazze'nin ve bütün mazlum coğrafyaların yanında dimdik durmaya devam edecektir. İmkanları konfor alanına dönüştürmemeliyiz. Çünkü konfor ideali öldürür. İnsanın, ailenin ve toplumun ifsadı için fıtrata açılan bir savaş çağındayız. Bu nedenle cemiyete insan yetiştirmek, aileyi ve toplumu korumak ancak bir medeniyetin ihya ve inşasıyla mümkündür. Muhterem Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye Yüzyılı'nın gerçek başarısı da işte bu ihya ve inşa hareketinin başarısı olacaktır' ifadelerini kullandı. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/bakan-ciftci-gazzede-cocuklar-katledilirken-turkiye-susmadi-susmayacak</guid>
      <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 12:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/06/agency/dha/bakan-ciftci-gazzede-cocuklar-katledilirken-turkiye-susmadi-susmayacak.jpg" type="image/jpeg" length="88429"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Babacan: Ara zam asgari ücretlinin hakkıdır]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/babacan-ara-zam-asgari-ucretlinin-hakkidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/babacan-ara-zam-asgari-ucretlinin-hakkidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aliekber METE/ANKARA, (DHA)- DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, 'Enflasyon asgari ücretlinin suçu değildir, enflasyonu bu ülkeyi yönetenler üretmiştir. Asgari ücretlinin 1 Temmuz da ara zam almak hakkıdır. Ara zam vermemek hak gaspıdır, ara zam vermemek kul hakkına girmektir' dedi.</p><p>DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, TBMM'de Yeni Yol Partisi'nin grup toplantısında konuştu. Babacan, ekonomideki gelişmelere ilişkin, 'Geçenlerde uluslararası haber ajansının yaptığı bir haberde deniyor ki; 'ABD, Türkiye'ye seçimlerden önce swap hattı açabilir.' Ateş olmayan yerden duman çıkmaz. Ben buradan Sayın Cumhurbaşkanı ile Hazine ve Maliye Bakanına soruyorum; böyle bir niyetiniz var mı? Yani gidip ABD hazinesinden veya Merkez Bankası'ndan, 'Bizim dövizi yaktık, arka kapıdan sattık. Dolarımız bitti, bize biraz dolar borç verin' deme niyetiniz var mı, yok mu? Niyetiniz var da susuyorsanız büyük bir tehlikenin eşiğindesiniz. Ben 11 yıl boyunca bu ülkenin hazinesinin başında oldum. IMF'den borç devralmıştık. IMF, Türkiye'nin ortak olduğu ve hissemizi artırdığımız bir kuruluş. Tam 23,5 milyar dolar borcu devraldık, o günkü toplam ekonomi 300 milyar, toplam 12 aylık ihracat 36 milyar dolar. Ne yaptık; borcu ödedik yerine daha az borçlandık, ödedik daha az borçlandık ve sıfırladık. Merkez Bankası'nın ödeme terminallerinde bana kısmet oldu son taksiti tuşa bastım ve o defteri kapattık. Bizim de ortağı olduğumuz, yönetim kurulunda söz sahibi olduğumuz bir kurum. Ancak siz swapla ABD'den borçlanırsanız ki bunu ABD Merkez Bankası ve hazine veriyor. O zaman o ülke karşısında boynunuz bükük kalır. Sayın Erdoğan'a buradan kendi sözlerini hatırlatmak istiyorum; 'Bugün borç alan yarın emir alır.' ABD, hiçbir ülkeye bu swap hattını bedava açmamıştır ya ticari ya da siyasi çıkarı vardır. Eğer aklınızda böyle bir şey varsa bugün onu derhal unutun. Allah korusun bu ülkenin bağımsızlığı meselesidir, Türkiye'nin egemenliği meselesidir. Bugün o borcu veren yarın sizin dış politikanızda etkili olur' ifadelerini kullandı. </p><p>'VERMEMEK KUL HAKKINA GİRMEKTİR'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) enflasyon rakamlarına göre satın alma gücünün azaldığını kaydeden Babacan, 'Yılbaşında tespit edilen 28 bin liralık asgari ücret, haziran ayı sonunda yüzde 20 erimiş olacak. Yıllarca bu ülkede 1 Temmuz'da asgari ücrete ara zam verilmiştir; çünkü işçinin hakkıdır. Yıl sonunu beklemek çok uzun sürer ve ilk 6 ayda enflasyon sebebiyle asgari ücretteki erime telafi edilmiştir. İlk defa geçtiğimiz yıl 1 Temmuz'da atladılar, bu yıl da ara zammı hiç ağızlarına almıyorlar. Enflasyon asgari ücretlinin suçu değildir, enflasyonu bu ülkeyi yönetenler üretmiştir. Asgari ücretlinin 1 Temmuz da ara zam almak hakkıdır. Ara zam vermemek hak gaspıdır, ara zam vermemek kul hakkına girmektir' diye konuştu. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/babacan-ara-zam-asgari-ucretlinin-hakkidir</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 13:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/06/agency/dha/babacan-ara-zam-asgari-ucretlinin-hakkidir.jpg" type="image/jpeg" length="81050"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dervişoğlu: Bugün dünya sefalet liginde şampiyonluğa koşuyoruz]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/dervisoglu-bugun-dunya-sefalet-liginde-sampiyonluga-kosuyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/dervisoglu-bugun-dunya-sefalet-liginde-sampiyonluga-kosuyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gizem CENGİL/ANKARA, (DHA)- İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, 'Ekonominin kitabını yazdık' diyenler sayesinde, bugün dünya sefalet liginde şampiyonluğa koşuyoruz. Biz, 'en kötü kim yönetecek' olimpiyatlarında altın madalyaya koşuyoruz' dedi.</p><p>İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. Dervişoğlu, 2 haftadır haber kanallarında aynı konunun işlendiğini belirterek, 'Tek bir başlık, tek bir gündem var. Ve bu konu, salt bir parti meselesi, şahısların çekişmesi olarak ele alınıyor. O ekranları seyredince sanırsınız ki memlekette başka bir şey olmuyor da bir siyasi parti içinde 'adil bir rekabet' yaşanıyor. Sanki hiç kimse, herhangi bir müdahalede bulunmamış da bir sorun kendi kendine oluşmuş ve Türkiye de o sorunla uğraşıyor. Ayrıca bu sorun, bize diğer tüm sorunlarımızı da unutturmuş, enflasyon ve hayat pahalılığı ortadan kalkmış, ekonomi programı tıkır tıkır işliyor. Emekli ve asgari ücretli hakkını almış, alın teri karşılığını bulmuş, işsizlik problemi aşılmış, çiftçi ürettiğinin karşılığını alıyor, asayiş diye bir derdimiz kalmamış; kadınlar, gençler, çocuklar güvende; esnaf, tüccar, sanayici halinden memnun; dış politikada her şey güllük gülistanlık; hukuk, adalet, demokrasi baharı yaşıyoruz öyle mi? İnsanın, 'ne butlanmış be arkadaş' diyesi geliyor. Bizi, değerlerimizi, canlarımızı, doğrularımızı kemiren, tüketen, öldüren tüm bu sorunlar ortadayken, kasten ve taammüden sahnelenen bu 'cambaza bak' oyunuyla milletimin gözüne perdeler indiriliyor. Kimdir sebebi? İktidar ve ortaklarıdır. Kimdir sebebi? İktidar ve yabancı ortaklarıdır. Kimdir sebebi? Buna ses etmeyenler, itiraz etmeyenlerdir' diye konuştu. </p><p>'KOSKOCA TÜRKİYE, ŞİRKETE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ'</p><p>Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçildiğinden beri devlet nizamının çivisinin çıktığını söyleyen Dervişoğlu, 'Hatırlayın, ormanlarımız günlerce cayır cayır yanarken kurumlar müdahale etmek için saatlerce bekledi. Neden? Çünkü bakanlar uçağa binmek için bile 'Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla' cümlesini kurmak zorundaydı. Şimdi yine yangın mevsimine giriyoruz. İktidarın ne kadar hazırlık yaptığını, Allah korusun kaç dönüm orman yandığıyla anlayacağız. Koskoca Türkiye Cumhuriyeti Devleti tek bir imzayla, tek bir kararla yönetilen adeta tek bir gruba kar payı dağıtan bir şirkete dönüştürülmüştür. Patrona sadakat da tek gaye haline getirilmiştir. Söylemeden geçmeyeyim. Yahu arkadaş, her birinizin üzüm misali birbirinize baka baka kararmasının alemi yok. Fikirleriniz, hasletleriniz olabilir de işinizi yapın kardeşim. Üzerinize vazife olan işleri yapın' dedi. </p><p>'PAZAR FİLESİ, RAKAMLARIN GERÇEĞİNİ ANLATMAYA YETİYOR'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ardından 5 Haziran'da açıklanan Türkiye İstatistik Kurumu enflasyon verilerine değinen Dervişoğlu, 'Yıllık enflasyon yüzde 32,61. Merkez Bankası yıl sonu hedefini yüzde 16'dan yüzde 24'e çekti. Yani hedefi tutturamayınca, hedefi yukarı taşıdılar. 'Ekonominin kitabını yazdık' diyenler sayesinde, bugün dünya sefalet liginde şampiyonluğa koşuyoruz. Biz, 'en kötü kim yönetecek' olimpiyatlarında altın madalyaya koşuyoruz. Eskiden bu ülkede bir işçi emekli olduğunda alacağı ikramiyeyle başını sokacak mütevazı bir ev alabilirdi, evladının düğününü yapabilirdi. Şimdi ne yapıyor? Aldığı ikramiye ile elden aldığı borçları kapatıyor, kartının asgarisini ödüyor, ay sonunu nasıl getireceğini hesaplıyor. Ocak'tan bu yana beş aylık enflasyon yüzde 16'yı geçiyor. Bu oran, hepimizin eriyen satın alma gücünün oranı. Sofralarımızdan eksilen zeytinin, peynirin oranıdır. Bu yangın her yeri sarmışken, her sabah yeni bir cehenneme uyanırken, icraat yapması gereken iktidarın sözcüleri çıkıp sabır bekleyip, şükür nasihat edip, masa başında oynadıkları rakamlarla sahte başarı hikayeleri anlatıyorlar. Oysaki sadece pazar filesi, rakamların gerçeğini anlatmaya yetiyor. Çocuğunun beslenme çantasını boş gönderen anaların gözyaşları bıçağın kemiğe dayandığını gösteriyor. Buradan bu ülkeyi yönettiğini sananlara, sarayın itibarını vatandaşının onuruna tercih edenlere sesleniyorum. O saraylardaki oy hesaplarınız, entrikalarınız, ayak oyunlarınız, masa başı rakam cambazlıklarınız, sözde başarı cazgırlıklarınız sizi kurtaramayacak. Biz, milletimizle aynı safta omuz omuza geliyoruz. O haram saltanatınızı yıkmaya, bu milletin anasının ak sütü gibi helal hakkını millete vermeye geliyoruz' ifadelerini kullandı.</p><p>'MİLLETİN İRADESİ İMRALI'DA DEĞİL, BU MECLİS'TEDİR'</p><p>Dervişoğlu ayrıca, 'DEM Partili Meclis Başkanvekili çıkmış, İmralı'yla görüşüp dönüyor ve 'Kök yasa hazırlanacak' diyor. Neymiş? Belli örgüt mensuplarının Türkiye'ye gelmesinin önü açılacakmış. Bunun için de İmralı'daki bebek katiline özgürlük mitingleri yapacaklarmış. Hiç yadırgamıyorum. Siz İmralı'daki caniye şayet 'kurucu önder' derseniz, komisyonu ayağına gönderirseniz, Nevruz Bayramlarında mesajlarını meydanlarda okutursanız olacağı budur. Bunlara ne söylesek az, ne söylesek faydasız. Açık ve net söylüyorum; bu millet, şehit analarının gözyaşlarını unutmadı. Bu millet, terörün bedelini gencecik fidanlarıyla ödedi. O ödenen bedelleri, kapalı kapılar ardında 'bir sefere mahsus' diyerek sıfırlayamazsınız. Milletin iradesi İmralı'da değil, bu kürsüdedir, bu Meclis'tedir. Safımız bu iradenin hakimiyetini savunmaktır' dedi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/dervisoglu-bugun-dunya-sefalet-liginde-sampiyonluga-kosuyoruz</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 13:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/06/agency/dha/dervisoglu-bugun-dunya-sefalet-liginde-sampiyonluga-kosuyoruz.jpg" type="image/jpeg" length="83968"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Muharrem İnce: Tüzük kurultayı toplanmalıdır]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/muharrem-ince-tuzuk-kurultayi-toplanmalidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/muharrem-ince-tuzuk-kurultayi-toplanmalidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP üyesi Muharrem İnce, partisindeki gelişmelere ilişkin, 'Hiç itiraz etmeden acil bir tüzük kurultayı toplanmalıdır. Tüzük, AKP tüzüğünden aşırılan maddelerden temizlenerek, genel başkan, parti meclisi, milletvekili, belediye başkanı ve meclis üyelerinin parti üyeleri tarafından seçileceği demokratik bir yapıya kavuşturulmalıdır' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Muharrem İnce, sanal medya hesabından, CHP'de yaşanan gelişmelere ilişkin 'Nerede durduğumu soranlara cevabımdır: CHP'nin yanındayım.' notuyla açıklama yaptı. İnce, 'CHP benim 40 yıllık emeğimdir, göz yaşımdır, alın terimdir, torunlarıma bırakacağım demokratik Cumhuriyet mücadelesi mirasımdır. CHP, Türkiye'nin sigortası, yıkılmaması gereken kalesidir. Kurucu parti parçalanırsa, Türkiye parçalanır; eşit ve özgür bireyler üzerinde yükselen demokratik Cumhuriyet yok olur. CHP bu nedenle hedeftir. İktidar ve medyası CHP'yi parçalamak için adeta çırpınmaktadır. Ne yazık ki CHP, saray rejiminin kurduğu tuzağa düşmüştür. 'Arınma' ve 'direnme' kavramları etrafında, CHP'yi parçalanmaya taşıyan anlamsız, gereksiz, yersiz ve talihsiz sert bir kavga yürütülmektedir. Kavgayı kızıştıran, partiyi ayrıştıran eylem ve söylemlerin, CHP'nin ve Türkiye'nin aleyhine olduğunu görmemek için siyaseten kör olmak gerekir' dedi.</p>

<p>'KÜSKÜNLÜK, KIRGINLIK OLMAZ'</p>

<p>İnce, siyasette küskünlük ve kırgınlık olmayacağını vurgulayarak 'Siyaset uzun süreli ve uzun soluklu bir mücadele alanıdır, vazgeçmemek gerekir. Türkiye'nin ve partinin menfaati neyi gerektiriyorsa o yönde serinkanlılıkla hareket etmek gerekir. Hiç kimsenin partililiği tartışılmamalı; kimse ağır hakaretlerin hedefi haline getirilmemelidir. CHP, herhangi bir dinin, mezhebin, sosyal sınıfın veya etnik kimliğin partisi olamaz. CHP, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesi olan dil, din, mezhep, ırk veya etnik köken ayrımı gözetmeksizin, devletle hukuki bağı eşit yurttaş olarak gören anlayıştan ve laik, demokratik ve sosyal hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'ni savunmaktan asla vazgeçemez. Süreçte hayal kırıklığı yaşayan arkadaşlarımızın süreci soğukkanlılıkla takip etmeleri, asla mücadeleyi ve partiyi bırakmamaları, ayrı parti kurma gibi yollara tevessül etmemeleri gerekir. Bir dönem, CHP'den ayrılma deneyimini yaşamış ve geri dönmüş biri olarak CHP'den ayrılmanın ve yeni bir parti kurmanın doğru bir yol ve siyasi karar olmadığını bütün samimiyetimle yol arkadaşlarıma söylemeliyim' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'CHP PARÇALANMAMALI'</p>

<p>İnce, 'O halde ne yapmalı? CHP mutlaka ayakta kalmalı; parçalanmamalıdır. CHP çıkarların değil, ilkenin ve kamu yararının partisi konumunu güçlendirmeli, seçmenin sahip çıkacağı ve göğsünü gere gere gururla savunacağı bir parti haline gelmelidir. AKP iktidarlarının olağan hale getirdiği siyaset üzerinden zenginleşme ve kamu kaynakları üzerinden ideolojisine bağlı sermaye sınıfı yaratma anlayışı CHP'de nefes alamamalı ve hayat bulmamalıdır. CHP'nin gerçek sahibi üyeleridir. Hiç itiraz etmeden acil bir Tüzük kurultayı toplanmalıdır. Tüzük AKP tüzüğünden aşırılan maddelerden temizlenerek, genel başkan, parti meclisi, milletvekili, belediye başkanı ve meclis üyelerinin parti üyeleri tarafından seçileceği demokratik bir yapıya kavuşturulmalıdır. Demokrasi halkın iradesine dayanır. Demokrasiyi savunan CHP de üyelerinin iradesine dayanmak ve meşruiyetini üyelerinden almak zorundadır. Ardından da hiç geciktirilmeksizin genel başkan ve parti meclisinin parti üyeleri tarafından seçileceği kurultay acilen toplanmalı ve despotik saray rejimin tuzağı boşa çıkarılmalıdır' dedi.</p>

<p>İnce, 'Planlandığı ve dolayısıyla beklenildiği üzere mutlak butlan kararıyla birlikte CHP ikiye bölünmüş; butlan ile gelenler 'arınmak', butlanla gidenler 'direnmek' kavramlarını politikalarının temeline yerleştirerek giriştikleri mücadelede Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu partisi CHP'nin Genel Merkezine polisle girildiği ve CHP Genel Merkezinin polisle boşaltıldığı görüntüleri dünyaya izletmişlerdir. Bugün grup toplantısı öncesinde yaşananları da bu süreçten ayrı düşünmemek ve umudunu CHP'ye bağlayan milyonlarca seçmenin gözyaşlarına sebep olduğunu görmezden gelemeyiz' değerlendirmesinde bulundu.  </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/muharrem-ince-tuzuk-kurultayi-toplanmalidir</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 17:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/06/agency/dha/muharrem-ince-tuzuk-kurultayi-toplanmalidir.jpg" type="image/jpeg" length="72489"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özgür Özel: Burası Seçilmişlerin Yeridir]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/ozgur-ozel-burasi-secilmislerin-yeridir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/ozgur-ozel-burasi-secilmislerin-yeridir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Grup Başkanı Özgür Özel, 'Burası milli iradenin tecelligahıdır. Millet bir karar verir, o karar burada tecelli eder. Bütün yıpranmışlığına, yok sayılmasına, anayasayla yetkilerinin yağmalanmasına rağmen eninde sonunda o birinci Meclis'in duvarlarındaki o ruhu gidince hissedersiniz. Burası seçilmişlerin yeridir' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP Grup Başkanı Özgür Özel, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. Özel, grup toplantısına ilişkin bir haftadır süren tartışmalara değinerek, 'Bugün 13.30'da bu kürsüde kim olacak; günlerdir bu tartışıldı, bu konuşuldu. Burada, bu kürsüde ilan edilen saatte çıkıp da konuşma yapmayı kendi adıma bir başarı, bir zafer olarak görmüyorum. Ancak bu kürsüde Cumhuriyet Halk Partisi'nin seçilmiş Genel Başkanının konuşma yapmasının sağlanması; Dikmen Kapı önündeki binlerin, Türkiye'deki milyonların ve bu salonda bulunan bu güzel insanların yüreklerindeki demokrasi, ülke ve parti sevgisindendir. Sizleri kutluyorum' dedi.</p>

<p>'BİRLİKTELİĞİNİN ZAFERİ'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Demokrasi fikrinin insanları olduklarını söyleyen Özel, 'Biz sandığa inanırız, seçime, seçene ve seçilene saygılıyız. Onun için bugün buradaki bu duruş, bu başlangıç ve hep birlikte sürdürdüğümüz bu yürüyüş çok anlamlıdır. Bir gün değildir, bir mevzi değildir, bir zafer değildir. Bir bütünün diğerleri kadar kıymetli bir parçasıdır. Vazgeçmemektir, teslim olmamaktır, direnmektir ve bencil bir duyguyla değil; bütün ülkenin geleceğini düşünen bir duyguyla davrananların birlikteliğinin zaferidir. Hepinizi kutluyorum' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'VAZİFEYİ ÜSTLENMENİN GEREĞİ BUDUR'</p>

<p>Özel, Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek'in ölüm yıl dönümünde Manisa'da olmak istediğini belirterek, 'Orada olacaktık. Geçen hafta basın mensubu bir arkadaş sordu, 'Bir dahaki grup toplantısı' deyince ben dedim ki; 'Haftaya olmaz. Ferdi'nin vefatının yıl dönümü. Orada oluruz. Herkes orada olur.' Bu soruya cevap yayınlandıktan bir süre sonra olmayacak bir şey oldu. Gözlerime inanamadım. Sonra da araya girip 'Yapmasanız' diyenlere, 'Özgür Bey, Manisa'ya gideceğim deyince, biz yapalım dedik' diyerek, burada grup toplantısını yapmak için bir fırsat görüldü. Burası milli iradenin tecelligahıdır. Millet bir karar verir, o karar burada tecelli eder. Bütün yıpranmışlığına, yok sayılmasına, anayasayla yetkilerinin yağmalanmasına rağmen eninde sonunda o birinci Meclis'in duvarlarındaki o ruhu gidince hissedersiniz. Burası seçilmişlerin yeridir. Eğer bir seçilmiş ona verilen görevi, yani bugün bu kürsüdür ona verilen görev. Ele verilen bayrağı bir kere bırakmaya görsün. O bayrağı bir kere bırakırsanız millet bir daha elinize vermez o bayrağı. Ben bugün burada lazımdım, ondan burada kaldım. Bir inatlaşmanın değil, vazifeyi üstlenmenin gereği budur. Dört koldan saldırı altındayız. Üç yıl önce partimizde seçimleri kazandık. 10 ay sonra yüzde 38'le 47 yıl sonra partiyi birinci parti yaptık. Kurulduğu günden beri AK Parti'yi ilk kez geçtik. O günden bugüne saldırı altındayız. Yani 'CHP'nin iç işi' diyorlar ya bakarsan dışarıdan, anlamazsan meseleyi, çözemezsen kumpası 'CHP'nin iç işi.' CHP'nin iç işi falan değil. Kim karışır CHP'nin kurultayına' diye konuştu.</p>

<p>'İNSANLAR TÜRKİYE DEMOKRASİSİNE BEDENLERİNİ KOYUYOR'</p>

<p>Özel, mutlak butlan kararının parti içi olmadığını söyleyerek, 'Mesele; Cumhuriyet Halk Partisi'ni olası tüm adaylarıyla, kurumsal kimliğiyle, lideriyle, bütün güçlü kaslarıyla birlikte ortadan kaldırmaya çalışan, rakipsizleştirme, Erdoğan'ı rakipsizleştirme meselesinden başka bir mesele değil. Kimse bu işi parti içi bir mesele sanmasın. Aha da bizim parti, parti içi bir mesele olacak, Ali'yle Veli kavgaya tutuşacak, burada gidecek ele güne karşı Meclis'in giriş kapısının önünde o cılız, o aslında güçsüz ama gücünü haklılığından alan bedenini, oradan buradan toplanmış serseri güruhun önüne koyacak. Parti için meseleye değil; Türkiye demokrasisine, ülkenin iktidarının sandıkla değiştirilmesine bedenlerini koyuyorlar orada insanlar. Bugün yapılan iş; milletle birlikte iktidara yürürken dünya siyaset tarihinde görülmemiş bir şekilde bir çelme, bir kumpas, bir yolundan çevirme operasyonudur. Bu yüzden bizim bugün buradaki geçirdiğimiz her gün, sıkı sıkı sahip çıktığımız zincirin her bir halkası, o kopmadığımız her an memleketi Cumhuriyet'in kurucu değerlerinden koparacak. Trump istiyor diye onun Ankara'daki temsilcisi öyle tarifliyor diye; 'Buralarda demokrasiye gerek yok, merhametli monarşiler, güçlü tek adamlar lazım. Eskisi gibi Osmanlı'nın son dönem sistemi gibi sistem lazım.' Öbür taraftan, 'Devletin başına bir Türk, bir Kürt, bir Alevi lazım. İttihat ve Terakki gibi batıcılar, muhafazakarlar, milliyetçilerin ittifakını derin devlet kuruyor biz de ona uyuyoruz' deyip bu yıkıcı rezalete, bu rejime kasteden niyetlere karşı o zincirleri tutuyoruz. Bugün kopmayan halka, bu halkadır' değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>'MİLLET PARALELİN KİM OLDUĞUNU BİLİR'</p>

<p>Özel ayrıca, 'Şimdi çıkmışlar oraya buraya; bir paralel CHP varmış, paralel CHP anlayışı varmış. Bizim Meclis'i paralel genel merkez olarak yapmamız kabul edilemezmiş. O yüzden burası da zapt edilmeliymiş. Biz genel merkezden Meclis'e yaptığımız yürüyüşte bu zihniyeti arkamızda bıraktık. Eskimiş, köhnemiş, yozlaşmış bu çirkin zihniyeti geride bıraktık, onlara bıraktık. Cumhuriyet Halk Partisi'nin bir binadan ibaret değil; bir anlayıştan, bir inançtan, gerekirse bir inattan ibaret olduğunu ve bunun bu ülkenin son umudu olduğunu, son kalenin bir bina, kapısı çatısı değil, son kalenin Cumhuriyet'e inananların yüreğinde olmayan korku duygusu, var olan mücadele duygusu olduğunu söyledik. Bu millet paralelin kim olduğunu bilir. Bu millet seçilmişler varken, atanmış paralelleri bilir. Onun için her şeyi yapın ama bu dille, bu FETÖ'den kalma dille, önüne geleni FETÖ'cü ilan eden dille, önüne geleni hain ilan eden dille, demokrasiyi tehdit gördükleri için demokrasinin tepki ve protesto rejimi olduğunu kabul etmeyenlerin her direnişe 'ayaklanma', her meydana 'sokak çağrısı', her mitinge 'sokakları karıştırmak, Türkiye'yi karıştırmak' diye bakan sığ anlayışın o terminolojisini, Cumhuriyet Halk Partisi'nde görev yapmış kimseye yakıştırmam. Asla ve asla Cumhuriyet Halk Partisi'ne 'paralel yapı', 'FETÖ' ya da namuslu arkadaşlarımıza 'hırsız' diyemezsiniz. Atılan iftiralara uygun olarak çeşitli iddianame laflarını doğruymuş gibi, iddianameye bile giremeyen iftiraları doğruymuş gibi alıp; 'arınacağız, atacağız, satacağız' böyle bir şeye teslim olursak biz Cumhuriyet Halk Partisi olmaktan çıkarız' diye konuştu.</p>

<p>'100 YIL ÖNCEKİ GİBİ SADECE MİLLETE İNANACAĞIZ'</p>

<p>İktidar yürüyüşünün, yargıyı ele geçirmek için değil, bir daha kimsenin ele geçiremeyeceği bir yargı düzeni kurmak için olduğunu söyleyen Özel, 'İktidar yürüyüşümüz gelip de onların yağmaladığı, önce TMSF'ye yolladığı, sonra milletin bankasının parasından kendisine yandaş yaptığı medyayı bu sefer bizim tarafa almak, çökmek değil. Bir daha kimsenin yandaştıramayacağı bir medya, bir basın düzeni kurmak. Basındaki herkesin sadece kendini mesleki değerlerine ve millete karşı halkın haber alma hakkına karşı sorumlu hissettiği patronaj ilişkilerinin devlet üzerinden beslenmediği, her bir basın emekçisinin de güçlü sendikasıyla patronundan, o sendika ile patronun da devletten korunduğu kimsenin ele geçiremeyeceği bir sistem kurmak için iktidar olmak zorundayız. İşte o günün basınıyla, o günün yargısıyla, yarının Türkiye'sini hep beraber ayağa kaldıracağız. Tarihi bir eşikteyiz. Bu eşik artık geri dönülemez bir noktaya gelmiştir. Ümit ediyorum butlan kararından, partiye yapılan saldırıdan ve bugün burada cüret edilen meseleden sonra; bir aklıselim hakim olur ve bu kritik eşik geri dönülmez bir şekilde aşılmaz. 2 milyon üyemiz var, 2 bin kurultay istemeyen, 'Seçilmiş yönetsin' demeyeni bulamazsınız. O biniyle de bayramlaşma yapalım, o binini getirelim grup yapalım, o binini getirelim ki 'Çıkar CHP kimliğini' desen 200 tane kimlik çıkmaz. Binaya girip şey diyor; 'Tam bir CHP'li oldum' diye yanındakine şaka yapanlarla, o bin bindirilmiş ve gezdirilmiş kıtayla ne kurultay yapabilirsiniz ne bayramlaşma ne grup toplantısı ne başka bir şey. O yüzden herkesin artık nasıl bir eşikte olduğumuzu görmesi lazım. Bütün muhalefet partileri, 'Derhal kurultay yapılmalıdır' diyor' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/ozgur-ozel-burasi-secilmislerin-yeridir</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 17:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/06/ozgur-ozel-mecliz-grup-1.jpg" type="image/jpeg" length="26914"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Erdoğan'dan Yapay Zeka ve Güvenlik Uyarısı]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/erdogandan-yapay-zeka-ve-guvenlik-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/erdogandan-yapay-zeka-ve-guvenlik-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milli Güvenlik Konferansı'nda yapay zeka, siber güvenlik ve Türkiye Yüzyılı hedeflerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen 'Milli Güvenlik Konferansları Açılış Töreni'ne katıldı. Erdoğan, programın başarılı geçmesini temenni ederek, 'Bölgesel gelişmeler bağlamında hassas bir döneme tekabül eden konferansları, devletimizin stratejik hafızasını güçlendiren, kurumlarımız arasındaki koordinasyonu pekiştiren, yeni tehditleri doğru okuyacak kadroların yetişmesine zemin oluşturan önemli bir adım olarak görüyorum. Değerli tecrübeleri, birikim ve uzmanlıkları ile programa katkı verecek tüm katılımcılara şimdiden tebriklerimi, teşekkürlerimi iletiyorum' dedi.</p>

<p>'TÜRKİYE'NİN GÜCÜNE GÜÇ KATMAYA DEVAM EDECEĞİZ'</p>

<p>Erdoğan, devlet yönetiminde milli irade ve sivil siyaset merkezli gerçekleşen sessiz devrimin sembollerinden birinin de Milli Güvenlik Kurulu'nun görev, yapı, işleyiş ve konumunda yaşanan değişim olduğunu belirterek, 'Yasal ve anayasal düzenlemeler, Kurulun ve Genel Sekreterliğimizin asli misyonlarını daha etkin, daha verimli ve demokratik standartlara uygun bir zeminde ifa etmelerini mümkün hale getirmiştir. Bir zamanlar eğitim kurumlarında okutulacak yabancı dillerin tespitinde sinema ve müzik eserlerinin denetimine geniş bir alanda mesai harcamak zorunda kalan Genel Sekreterliğimiz artık bu yüklerinden kurtulmuştur. Genel Sekreterliğimizin dikkatini ve enerjisini dağıtan bu işlerden kurtulup asli görevlerine odaklanmasını sadece Türk demokrasisi açısından değil, Türkiye'nin ulusal güvenlik bakımından çok kıymetli buluyorum. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin devlet idaremize ve karar alma süreçlerine kazandırdığı avantajları en iyi şekilde kullanarak Türkiye'nin gücüne güç katmaya inşallah devam edeceğiz' diye konuştu.</p>

<p>'KENDİ BİLEĞİMİZİN GÜCÜ DIŞINDA KİMSEYE UMUT BAĞLAMADIK'</p>

<p>Türk milletinin stratejik önemi yüksek ve zorlu bir coğrafyada asırlardır varlık gösterdiğini dile getiren Erdoğan, 'Cumhurbaşkanlığı forsumuzda temsil edilen 16 devletimizin 2 bin 200 yılı aşkın bir mazisi vardır. Avrupa'dan Orta Asya'ya, Kafkasya'dan Afrika'nın derinliklerine uzanan geniş bir coğrafyada ecdadımız at koşturmuş, devletler kurmuştur. Söğüt'te büyüyüp filizlenen Osmanlı çınarı, 600 yılı aşkın süre boyunca 3 kıta, 7 iklimde bayrağımızı gururla dalgalandırmıştır. Osmanlı'nın takati tükendiğinde ise yerini genç cumhuriyetimiz almıştır. Her zaman söylediğimiz gibi Türkiye Cumhuriyeti bizim bu topraklarda kurduğumuz ilk değil, en son devletimizdir. Kurduğumuz devletlerin adları ve yöneticileri zamanla değişmekle birlikte ebed müddet vasfı her zaman baki kalmıştır. Nice zorluklarla karşılaştık. Nice ihanetlere maruz kaldık. Nice badirelerden geçtik ama her defasında Anka kuşu gibi küllerimizden yeniden doğduk. Bugüne kadar vatanımızın bekasını, devletimizin güvenliğini, milletimizin istiklal ve istikbalini güvenceye alma noktasında kendi bileğimizin gücü dışında kimseye umut bağlamadık. Milli Mücadele'yi bu anlayışla yürüttük. Cumhuriyetimizi bu anlayışla kurduk. Demokrasimize yönelen saldırıları bu anlayışla püskürttük. 40 yılı aşan terörle mücadelemizi yine bu anlayışla sürdürdük. Tüm bunları yaparken tarihin ve aziz milletimizin şahitliğinde ağır bedeller ödedik. Büyük mücadeleler verdik ve çok önemli kazanımlar elde ettik. Özellikle 15 Temmuz ihaneti sonrası devreye aldığımız terörü kaynağında yok etme stratejisiyle içeride ve dışarıda kritik başarılara imza attık. Bu sayede bir taraftan tüm terör örgütlerine karşı çok yönlü bir mücadele yürütürken diğer taraftan da sınır ötesi harekatlarla ülkemizin güney sınırları boyunca bir güvenlik hattı oluşturduk. Karar alma aşamasından uygulama safhasına kadar sınır ötesi operasyon süreci Türkiye'nin bağımsızlığını teyit eden bir rol üstlenmiştir' dedi.</p>

<p>'TERÖRSÜZ TÜRKİYE, STRATEJİK BİR DEVLET VİZYONUNUN ADIDIR'</p>

<p>Türkiye'nin milli güvenliği riske girdiğinde gözlerinin hiçbir şeyi görmeyeceğini çok net biçimde ortaya koyduklarını vurgulayan Erdoğan, 'Irak ve Suriye harekatlarımız ülkemizin tepesine yerleştirilen cam tavanı parçalayarak güvenlik paradigmamızda yeni bir dönemi başlatmıştır. Türkiye, başkalarının senaryolarında kendisine rol biçilen bir ülke değil; kendi hikayesini yazan, kendi geleceğini şekillendiren ve bölgesinde oyun kurucu bir aktör haline geldiğini dost, düşman herkese göstermiştir. Bugün kendi önceliklerimiz ve yöntemlerimizle yürüttüğümüz Terörsüz Türkiye sürecimizin de Körfez bölgesinden Kuzey Afrika'ya ve Doğu Akdeniz'e uzanan kararlı adımlarımızın da gerisinde işte bu artan öz güven, cesaret, planlama ve bağımsız hareket edebilme kabiliyeti vardır. Terörsüz Türkiye süreci bir güvenlik politikasının ötesinde ülkemizin yeni yüzyılına ilişkin stratejik bir devlet vizyonunun adıdır. İnşallah süreç hedeflerimizle uyumlu bir şekilde başarıya ulaştığında iç cephemizi güçlendirmekle kalmayacak, Türkiye'nin güvenliğini tahkim edecek, milletimizin önünde yeni kapıların açılmasına vesile olacaktır' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'GÜÇLÜ OLMAK DIŞINDA BİR SEÇENEĞİMİZ YOK'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Erdoğan, Türklerin kendisini 'asker millet' olarak tarif eden bir kimliğe ve kültüre sahip olduğunu işaret ederek, 'Güvenlik, özellikle bizim milletimiz için ihtiyaçlar hiyerarşisinde ilk sırada yer almaktadır. Şunu gayet iyi biliyoruz ki gardımızı indirdiğimiz, rehavete kapıldığımız anda bize bu topraklarda hayat hakkı tanımazlar. Sadece kendi bekamız için değil, dost ve kardeşlerimizin huzur, barış ve istikrarı için de bizim güçlü olmak dışında bir seçeneğimiz yoktur. Çünkü biz bölgemizin güvenliğini kendi güvenliğinden ayrı görmeyen, kendi huzuru kadar dost ve kardeşlerinin de huzurunu isteyen bir ülkeyiz. Şurası bir gerçek ki günümüzde tehditlerin doğası, savaşların tekniği, ittifakların işleyişi ve toplumsal risk alanları hızlı bir değişim geçiriyor. Bunlara paralel olarak güvenlik kavramının mahiyeti ve kapsama alanı da değişime uğruyor. Çağımızın güvenlik anlayışında enerji hatlarına yapılan bir saldırı da limanları ve lojistik ağlarını devre dışı bırakan bir kesinti de bankacılık sistemini işlemez hale getiren bir siber tehdit de toplumun birlik ve bütünlüğünü bozan dezenformasyon kampanyası da doğrudan milli güvenliğin alanına giriyor. Savaş meydanında artık tanklar, uçaklar ve füzeler kadar onlara istikamet veren yazılım ve donanımlar da belirleyici rol oynuyor. Yani hemen her alanda ön kabullerin yıkıldığı bir dönemden geçiyoruz. Türkiye olarak bu süreci takip etmekle kalmıyor, kendimizi en hızlı biçimde buna adapte etmeye çalışıyoruz. Yerli ve milli imkanlarla geliştirilmiş teknolojik özerkliği, milli güvenliğimizin ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Aynı şekilde veri güvenliğine büyük önem veriyoruz. Gelinen noktada artık hepimiz şu gerçeğin farkındayız; veri altyapısını güvence altına alamayan bir ülke, ekonomik istikrarını, savunma kapasitesini ve vatandaşlarının mahremiyetini temin edemez' değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>'YAPAY ZEKAYI STRATEJİK BOYUTLARIYLA ELE ALMAK ZORUNLULUKTUR'</p>

<p>Doğru kullanıldığında yapay zeka teknolojisinin karar alma süreçlerini hızlandırdığını, riskleri erken tespit etmeyi sağladığını dile getiren Erdoğan, 'Ancak yapay zeka ciddi riskler de barındırmaktadır. Yapay zeka destekli dezenformasyon kampanyaları toplumsal psikolojiyi, sahte içerikler ise demokratik süreçleri zehirlemektedir. Gerçekle yalan arasındaki çizginin giderek kaybolduğuna şahit oluyoruz. Yapay zekayı etik, hukuki, toplumsal ve stratejik boyutları olan bir güvenlik meselesi olarak ele almak, ülkemiz için tercihten öte zorunluluktur. Bugün savaşlar cepheyle birlikte siber alanda uydu sistemleri üzerinden sosyal medya platformlarında eş zamanlı yürütülüyor. Cepheyle cephe gerisi arasındaki sınır bulanık hale gelirken sivil ve askeri alan ayrımı da günden güne zayıflıyor. Bir mühendis geliştirdiği bir yazılımla, bir veri analisti yaptığı bir değerlendirmeyle, bir siber güvenlik uzmanı dijital alandaki önleyici bir faaliyetiyle, bir vatandaş ise manipülasyon ve dezenformasyona karşı gösterdiği dirençle milli güvenliğin etkin birer parçası haline gelebiliyor. Bunu biz hem Rusya-Ukrayna Savaşı'nda hem de son 3 yılda bölgemizde yaşanan hadiselerde gördük. İHA'lar, SİHA'lar, sürü sistemleri, insansız deniz araçları, elektronik harp kabiliyetleriyle, balistik ve hipersonik yetenekler daha evvel hiç olmadığı kadar belirleyici rol oynadı. Cephe hattında kıyasıya bir mücadele verilirken, cephe gerisinde özellikle medya ve sosyal medya aynı yoğunlukta enformasyon savaşlarına sahne oldu. Bunların hepsini takip ettik. Almamız gereken dersleri aldık' dedi.</p>

<p>'BÜYÜK VE GÜÇLÜ TÜRKİYE'Yİ ADIM ADIM İNŞA EDECEĞİZ'</p>

<p>Erdoğan, Türkiye'nin harp sahalarını en iyi okuyan, değişen güvenlik paradigmasını ilk fark eden ve kendini buna erkenden hazırlayan ülkelerden biri olduğuna dikkat çekerek, 'Terörle mücadeledeki tecrübemizi sınır ötesi harekatlarda elde ettiğimiz kabiliyetlerle birleştirerek kendimizi sürekli geliştirmeye çalıştık. Savunma sanayimizi güçlendirerek dışa bağımlılığımızı en aza indirdik. Güvenlik kurumlarımız arasındaki eş güdümü en üst düzeye çıkararak riskleri bertaraf ettik. Devletimizi Türkiye düşmanlarına maşalık yapan 'FETÖ'vari yapılardan temizleyerek sızıntıların ve içeriden sabotajların önüne geçtik. Demokratik reformlarımızla özgürlük ve güvenlik arasında çok hassas bir denge yakaladık. Bunların yanı sıra dış temsilciliklerimizin sayısını artırarak yeni anlaşmalar ve nakil hatlarıyla enerji arz güvenliğimizi sağlayarak, sağlık altyapımızı modernize ederek, afetle mücadele kapasitemizi güçlendirerek Türkiye'yi iddiaları ve hedefleriyle uyumlu bir bünyeye kavuşturmuş olduk. Sahip olduğumuz bu kapasitenin değerini, etrafımızı kuşatan kriz fırtınasına baktığımızda çok net görebiliyoruz. Tarihin ve kaderin bize yüklediği sorumlulukların idrakinde olarak inşallah bu kapasiteyi içeride ve dışarıda tahkim etmeye devam edeceğiz. 'Türkiye Yüzyılı' ifadesinde anlamını bulan büyük ve güçlü Türkiye'yi adım adım inşa edeceğiz. Bu kutlu mücadelede en büyük kuvvet ve ilham kaynağımız milletimizdir. Devlet-i ebed müddet, aziz milletimizin bizatihi kendisidir. Türk milleti var oldukça devletimiz de var olmaya devam edecektir. Bunun için elbette ordumuz, istihbaratımız, emniyetimiz, jandarmamız ve savunma sanayimiz en yüksek hazırlık seviyesinde olacak ama bunlarla birlikte asıl bizi biz yapan, bizi güçlü kılan varlığımızı borçlu olduğumuz değerlere sahip çıkacağız. Asıl maddi güç unsurlarının üzerinde yükseldiği zemini sağlam tutacağız. Nedir o zemin? O zemin milletimizin ezeli ve ebedi kardeşliğidir. O zemin insanımızın ortak tarih ve kader bilincidir. O zemin toplumun temeli olan aile müessesemizdir. O zemin şuurlu, donanımlı, ahlaklı ve öz güvenli gençler yetiştirmektir. O zemin bağımsızlığımızın simgesi olan ezanımız ve bayrağımızdır. Rabb'im birliğimizi, dirliğimizi ve kardeşliğimizi daim eylesin' açıklamasında bulundu.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, konuşmasının ardından hediye takdim edildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/erdogandan-yapay-zeka-ve-guvenlik-uyarisi</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 16:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/06/erdogan-cumhurbaskani-1.jpg" type="image/jpeg" length="97766"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kılıçdaroğlu'ndan Kurultay ve Temiz Siyaset Mesajı]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/kilicdaroglundan-kurultay-ve-temiz-siyaset-mesaji</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/kilicdaroglundan-kurultay-ve-temiz-siyaset-mesaji" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yeniden göreve başlamasının ardından ilk grup toplantısında kurultay, mutlak butlan süreci ve temiz siyaset mesajları verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, CHP Grup Başkanı Özgür Özel'in TBMM'de grup toplantısı yapması üzerine, göreve yeniden başlamasının ardından ilk grup toplantısını genel merkezde yaptı. Kılıçdaroğlu, 'Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurultayları düşünce özgürlüğünün, düşüncelerin özgürce ifade edildiği kurultaylardır. Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurultayları bir şenlik kurultayıdır. Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurultaylarında para olmaz, pul olmaz, çıkar olmaz. Çünkü bu parti Mustafa Kemal'in partisidir. Bu parti İsmet İnönü'nün partisidir. Bu parti Bülent Ecevitlerin partisidir. Bu parti hakkı, hukuku ve adaleti her yerde, her ortamda savunan bir partidir. Arınacağız. Söyledim; arınacağız, arınacağız. Kirlilikten arınacağız. Temiz siyaset yapacağız. Kirli olanların tamamının işine son vereceğiz. Bu parti kirliliği kabul etmez. Bu parti devlete yön çizen bir partidir. Bu parti sıradan bir parti değildir. Bu parti devlet kuran, devlet inşa eden bir partidir. Bu parti ahlakı dokularına kadar koruyan; yüksek, çalışkan ve özverili bir partidir. Bu partinin özelliği budur' dedi.</p>

<p>'İRADESİNİ SATANLAR BU PARTİDE YER ALAMAZ'</p>

<p>Kılıçdaroğlu, beraber özveriyle çalışacaklarını söyleyerek, 'Çıkar için çalışmayacağız. Birlikte çalışacağız, birlikte mücadele edeceğiz. CHP tarihinin hiçbir döneminde pavyonlarda kurultay pazarlıkları yapılmamıştır. Ben bunu söylediğim için eleştiriyorlar; 'Niye böyle konuşuyorsun?' diye. Ahlak, erdem, adalet, temizlik. Cumhuriyet Halk Partisi bunları kendi dokularına işlemiştir. Adaletin olmadığı yerde düzen olmaz, sevginin olmadığı yerde düzen olmaz. Uygar tartışmanın olduğu yerlerde insanlar birbirlerini dinlerler. Ama 'Ben sana para vereyim, sen bana oy ver.' Böyle bir düzeni bu parti kabul etmez. Hiçbir irade parayla satın alınamaz. İradesini parayla satanlar bu partide yer alamazlar; bu partide yokturlar ve olmayacaklardır da' diye konuştu.</p>

<p>'EMPERYALİZME KARŞI MÜCADELE ETTİK'</p>

<p>Kılıçdaroğlu, iyi niyetle davrandığını, herkesi dinlediğini, hiç kimseye kötü gözle bakmadığını belirterek, 'Ama bunları yaparken ahlaki temelleri her zaman korudum. Partiyle ilgili başka alanlarda, dış dünyada, iç dünyada Türkiye'nin saygınlığını korumaya özen gösterdim. Hiçbir CHP Genel Başkanı yurt dışına gidip 'Bize niye yardım yapmıyorsunuz?' diyemez. Ne demek ya? Yedi düvele karşı mücadele etmiş, bu topraklardan Yunanlıları, Fransızları, İngilizleri kovalamış olan bir partinin elemanları nasıl yurt dışına gidip de 'Bizi yalnız bırakıyorsunuz.' diyebilir? Emperyalizme karşı mücadelede Türkiye bütün mazlum milletlere örnektir. Emperyalizme karşı mücadeleyi yaptık, yapmaya da devam edeceğiz' dedi.</p>

<p>'HESAP SORMAZSAM NAMERDİM'</p>

<p>Kılıçdaroğlu, 'CHP Genel Merkezi'nin önünü gördünüz. Orada bayraklarımız var. Bir Sosyalist Enternasyonal'in bayrağı var, diğerleri Türk bayrakları. CHP Genel Merkezi'nin önüne Erdoğan'ın forsu asılamaz. Olmaz böyle bir şey. Bakınız Sayın Abdullah Gül beni ziyarete geldiğinde oraya çıkıp da bir fors asmadık. Hangi gerekçeyle yapıyorsunuz siz bunu? Bana diyorlar ki 'Sarayın adamı.' Ya arkadaş, sen sarayı ne zaman eleştirdin? Beşli çetelerin üzerine ne zaman gittin sen? Bu milletin hakkını hukukunu yiyen beşli çetelerden hesap sormazsam namerdim. Uyuşturucu baronlarından hesap sormazsam namerdim. İradesini parayla alıp satanlardan eğer bu partiyi kurtarmazsam namerdim' dedi.</p>

<p>'BU DÜZENİ DEĞİŞTİRECEĞİZ'</p>

<p>Kılıçdaroğlu, dış dünyada büyük değişimler olduğuna vurgu yaparak, 'Orta Doğu değişiyor, Türk Cumhuriyetleri değişiyor. Hürmüz Boğazı'nın ne kadar değerli olduğunu hepimiz biliyoruz şu anda. Peki CHP bu konuda ne söylüyor? Dış politikada ne söylüyor? Bu devletin çıkarlarını, bu devletin çıkarlarını CHP savunmayacaksa kimler savunacak? İşçinin, emeklinin, üreticinin hakkını CHP savunmayacaksa kimler savunacak? Uyuşturucu baronları, tefeciler, faiz baronları, devleti soyanlar. Vatandaştan vergiyi alıyorsun, beşli çetelere ödüyorsun. Onun da hesabını soracağız. Mehmet Şimşek getirdiler. İngiltere'den getirdiler beyefendiyi. Enflasyonu indirecekti, fakir fukarayı koruyacaktı. Ezilen fakir fukara, köşeyi dönenler yine bizim beşli çeteler. Bu nasıl bir düzendir ya? Bu düzeni değiştireceğiz. Emin olun bu düzeni değiştireceğiz' dedi.</p>

<p>'KISIR TARTIŞMALARIN DIŞINA ÇIKMALIYIZ'</p>

<p>Kılıçdaroğlu, hak mücadelesini yaparken beraber olmak zorunda olduklarını kaydederek, 'Sahibi Londra'da olan, Türkiye'ye gelmeye cesaret edemeyen bazı televizyonların sahipleri var. Parayla nasıl delege alınıp satılıyorsa televizyon kanalları da parayla alınıp satılmasın. Onun da önüne geçeceğim. Cumhuriyet Halk Partisi kısır tartışmaların dışına çıkmak zorundadır. Eğer kısır tartışmalara takılır kalırsak bu bize değil en çok Türkiye'ye zarar verir. O nedenle bizlerin mücadelesi hak mücadelesidir, adalet mücadelesidir. Bu mücadeleyi beraber vermek zorundayız. Bakın bizim ahlaki değerlerimiz asla tartışılmamıştır. Bize tarihimizde her türlü suçlama yapılmıştır. Yeri gelmiştir CHP'ye 'Komünist parti' demişlerdir. Yeri gelmiş CHP'ye 'Faşist parti' demişlerdir. Yeri gelmiş CHP'ye 'Dinsiz parti' demişlerdir. Ama en aykırı olan bile CHP'nin ahlaki değerlerini sorgulamamıştır, buna cesaret edememiştir. Bizim ahlaki değerlerimiz sadece bize özgü değil; bütün İslam dünyasında bize bakarlar, bütün Avrupa'da bize bakarlar' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'GENEL BAŞKAN TALİMAT ALMAZ'</p>

<p>Kılıçdaroğlu, toplunu çıkarlarını savunmak zorunda olduklarını söyleyerek 'Cumhuriyet Halk Partisi vesayet kabul etmez. Vesayet altında görev yapmaz Cumhuriyet Halk Partisi. Hiç kimse gidip de talimat alıp, Genel Başkan düzeyinde gidip de talimat alıp onu meydanlarda dillendirmez. Genel Başkan yapar bunu, Genel Başkan söyler. Bizim ahlaki değerlerimiz bugün tartışma noktasına gelmişse hepimizin oturup düşünmesi lazım. Ahlaki değerlerimizi yeniden korumak ve yeniden inşa etmek zorundayız. Onun için ne gerekiyorsa yapacağım. Partiyi kirlilikten arındıracağım. Bunun için önyargılı olmayacağım. Yani 'İşte bu böyledir hemen partiden atalım.' Böyle bir düşüncem de yok' dedi.</p>

<p>'HESAP VERME ONURLU BİR GÖREVDİR'</p>

<p>Kılıçdaroğlu, mutlak butlan kararına değinerek, 'Mutlak butlan davasını bu partinin başına bela edenlerden hesap sormazsam namerdim. Bizim ahlaki üstünlüğümüze vurulan bir darbedir bu. Onun hesabını soracağım. Kim bu işe bulaştıysa, kim kirlilikten medet umduysa, kim pavyon köşelerinde para aldıysa onlara 'Güle güle' diyeceğiz. Rahmetli babam derdi; 'Oğlum sen doğru dur, eğri belasını bulur' diye. Bakınız bir siyasetçinin hesap vermesi için hesap sorar konumda olması lazım. Ben hesap soramazsam, ben hesabını veremezsem karşı tarafa hesap soramam. O nedenle biz, önümüzde kim olursa olsun eğilmeden herkesten hesap sorabiliriz. Hesap vermek onurlu bir görevdir. Onurlu insanlar hesabını verirler. Onurlu insanlar hesap vermekten kaçınmazlar. Eğer bir kişi hesap vermekten ve hesap sormaktan kaçınıyorsa orada karanlık bir nokta vardır. O karanlığı CHP'nin feneri aydınlatacaktır, hiç kimse endişe etmesin' değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>'İSTERDİM Kİ MECLİS'TE YAPALIM'</p>

<p>Kılıçdaroğlu, 'Ben isterdim ki bunu Meclis'te yapalım. Ama gerilim yaratıldı. Meclis Başkanımız gerilim dolayısıyla sizlerin Meclis'e girmesine izin vermedi. Bugün burada toplandık. Gönül birlikteliğimiz var, güzelliklerimiz var, partiye sahip çıkma var. Kadın erkek bir arada kardeşçe yaşamak var. Huzur içinde ülkenin sorunlarını tartışmak var. Bundan hiç ama hiç endişe etmeyin. İyi niyetli davrandım. İyi niyetli davrandığım için zaman zaman iyi niyetim istismar edildi, ben bunun da farkındayım. Ama bir noktaya kadar. O noktaya gelince 'Kusura bakmayın' diyeceğiz, kesip atacağız. Diyorlar ya; 'Kılıçdaroğlu sarayın adamı.' Ya arkadaş, Erdoğan Meclis'e geldiğinde Kılıçdaroğlu mu kalktı, hizalandı? Efendim 'Biz müzakere ediyoruz' diyorlardı. Kılıçdaroğlu dedi ki; 'Sarayla müzakere edilmez, mücadele edilir, mücadele'' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'DEVLETE ÇÖKEN MAFYAYI TEMİZLEYECEĞİZ'</p>

<p>Kılıçdaroğlu, bir değişim, bir de gerçek değişim olduğunu söyleyerek, 'Değişim geriye doğru da olabilir. Ama bizim söylediğimiz gerçek değişim 3 aşamadan oluşacak. Birincisi şu; arınma ve temiz siyaset. İkinci değişim ekonomik kurtuluş ve üretimci kalkınma. Kalkınmayı üreterek yapacağız. Faiz baronlarına karşı mücadele edeceğiz. Beşli çetelere karşı mücadele edeceğiz. Halkı soyanlara karşı mücadele edeceğiz. Uyuşturucu baronlara baronlarına karşı mücadele edeceğiz. Kara para cenneti Türkiye'yi kara para cenneti yapanlarla mücadele edeceğiz. Üçüncüsü ise iktidarın yarattığı tahribatın düzeltilmesi lazım. Yani devletin yönetiminin ahlak zeminine oturması lazım. Devletin yönetimi ahlak zeminine oturmazsa hepimiz kaybederiz. İnşallah iktidara geldiğimizde ilk yapacağımız iş devlete çöken mafyayı temizlemek olacaktır. Parayı gasp edenlere çökmek olacaktır' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'BENİM KOLTUK DERDİM YOK'</p>

<p>Kılıçdaroğlu, 'Benim koltuk derdim yok. Ben bir köşeye çekilip huzur içinde de yaşayabilirim. Ama tarihin yüklediği bir sorumluluk var. Ben kurultayı toplayacağım. Hiç kimse endişe etmesin. Ahlaklı, erdemli bir kurultayı elbette yapacağız. Elbette genel başkanımızı erdemli oylarınızla seçeceksiniz. Hiç kimse kapalı kapıları ardında özel pazarlıklar yapmayacak. Kimse zenginleşme aracı olarak kurultayı kullanmayacak. Dolarlar havada savrulmayacak. Bunların tamamını yapacağım. Endişe etmeyin' değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/kilicdaroglundan-kurultay-ve-temiz-siyaset-mesaji</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 16:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/06/kilicdaroglu-genel-1.jpg" type="image/jpeg" length="24147"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özgür Özel, Meclis kapısında toplanan kalabalığa hitap etti]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/ozgur-ozel-meclis-kapisinda-toplanan-kalabaliga-hitap-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/ozgur-ozel-meclis-kapisinda-toplanan-kalabaliga-hitap-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kübra SONKAYA-Canberk ÖZTÜRK/ANKARA, (DHA)- CHP Grup Başkanı Özgür Özel, TBMM grup toplantısı öncesi Meclis kapısı önünde toplanan kalabalığa hitap etti. Özel, 'Önce kurultayı yapacağız, sonra iktidara yürüyeceğiz' dedi.</p><p>Mahkeme kararıyla genel başkanlık görevinden uzaklaştırılan CHP Grup Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM grup toplantısına katılmak üzere Meclis kapısı önünde toplanan; ancak güvenlik nedeniyle ziyaretçi yasağı kararı üzerine içeriye alınmayan kalabalığa hitap etti. Özel, 'Türkiye sizinle gurur duyuyor. Siz bugün Türkiye'nin kurucu partisi; kurtuluşun partisi ve kuruluşun partisi olan Cumhuriyet Halk Partisi'ne, bu Meclis'i kurmuş olan, demokrasi ve sandığa getirmiş olan Cumhuriyet Halk Partisi'ne karşı, onun seçtiği Genel Başkanına, onun seçtiği milletvekillerine karşı AK Parti yargısının, AK Parti yargı kollarının girişimi ile yapılmaya çalışılan darbeyi bir kez de şanlı Meclis'in kapıları önünde geri püskürttünüz' dedi.</p><p>'GRUP TOPLANTISINI PROVEKE EDECEKLERDİ'</p><p>Özel, sabahtan itibaren gelişmeleri endişeyle takip ettiğini belirterek, 'Eğer siz olmasaydınız, baba ocağına bir pazar sabahı 07.00'de, partinin sokağından bile geçmemesi gereken, hepinizin gördüğü o tipler bugün de bu Meclis'in kapısına dayanacak, sanki Cumhuriyet Halk Partisi misafiriymiş gibi içeri sokulacaktı. Grup toplantısını provoke edecek, sabote edecek, gerekirse kaba kuvvetle ele geçirecek ve kürsüyü seçilmiş Genel Başkana değil, atanmış bir kararla gelen birisine vereceklerdi. Sizi burada bugün yüreğim ağzımda izledim. Öfkenizi anlıyorum, sinirinizi anlıyorum, rahatsızlığınızı anlıyorum. Benzerlerini hissediyorum; ama şunu tespit edelim. Bugün karşı karşıya geldiniz ve yüreğim ağzımda izledim. Ama siz şunu gösterdiniz; AK Parti'nin yapmış olduğu yargı kolları darbesinden verilen haksız, hukuksuz bir kararla, o karara dayananların 81 ile haber salmasıyla, illerinde partinin hiçbir yerinde olmayanlar, umudu olmayanlar, partiye yakışmayanlar bir anda geldiler. Kendilerine hiçbir şey vaat edilmemiş, dün bir vakte kadar bu toplantıdan haberdar dahi olmayan ama haklının yanında, partinin yanında, doğru yerde, tarihin doğru tarafında durmak isteyen sizler geldiniz ve o cılız ama haklı ve güçlü bedenlerinizi, o iri ama haksız, hukuksuzlara karşı siper ettiniz. Helal olsun size' ifadelerini kullandı.</p><p>'YÜREKLİ İNSANLAR OYUNU BOZAR'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Özel, sergilenen duruşun parti tarihine geçeceğini vurgulayarak, 'Öyle bir takım toplama kalabalıklarla, 'Bin kişiyle bayramlaşırım. Bin kişi getirir, grup toplantısı yaparım. Bin kişiden meşruiyet devşiririm' derseniz, o bin kişinin karşısında Türkiye'deki milyonların temsilcisi bu yürekli insanlar çıkar ve oyunu bozar. Bu yüzden size karşı hem minnet hem de odamdan izlerken büyük bir mahcubiyet duydum. Meclis Başkanlığı bugün içeride olumsuz görüntüler olmasın diye aldığı bir kararla ziyaretçi yasağı getirdi. Zaten sizin buradaki varlığınız bir grup toplantısını yapmaktan öte yaptırmaktan öte ya da bir hukuksuz işgal girişimine engel olmaktan öte sizin bugün buradaki varlığınız tam olarak partinin hukukuna, sandığa, hepimizin geleceğine sahip çıkmaktı. O yüzden belki grup salonu sizlerin bu onurlu, cesur bedenlerinizden mahrum; ancak sizlerin varlığınız müteşekkir olarak, sizlerin her birinizi çok severek ve her birinize şunu söyleyerek tamamlayacağım sözlerimi. Siz kendiliğinizden üzerinize düşeni öyle bir yaptınız ki bu duruşunuz parti tarihinde unutulmayacak duruşlardan biri olarak tarihe kazınmıştır' dedi.</p><p>Özel, 'kurultay' vurgusu yaparak, 'Önce kurultayı yapacağız, sonra iktidara yürüyeceğiz. Partinin iktidar yürüyüşünden asla taviz vermeyeceğimi, asla ve asla teslim olmayacağımı, asla ve asla sizi mahcup etmeyeceğimizi bilmenizi isterim. Şimdi görevlerini yapmış aslanlar olarak, aslan sosyal demokratlar olarak canım ağabeylerim, ablalarım, kardeşlerim olarak evlerinize, köylerinize, çalıştığınız iş yerlerine doğru milletin damarlarına doğru yürüyelim arkadaşlar' diye konuştu. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/ozgur-ozel-meclis-kapisinda-toplanan-kalabaliga-hitap-etti</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 13:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/06/agency/dha/ozgur-ozel-meclis-kapisinda-toplanan-kalabaliga-hitap-etti.jpg" type="image/jpeg" length="59588"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bahçeli: Ülke gündemi, iç hesapların yükünü taşıyacak hamal değildir]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/bahceli-ulke-gundemi-ic-hesaplarin-yukunu-tasiyacak-hamal-degildir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/bahceli-ulke-gundemi-ic-hesaplarin-yukunu-tasiyacak-hamal-degildir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nisa MİĞAL/ANKARA, (DHA)- MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 'Bugün CHP'nin önünde iki yol vardır; ya kendi iç meselesini hukuk ve sağduyu zemininde çözecek ya da kendi eliyle büyüttüğü düğümü, milletimizin gündemine yeni bir yük olarak taşıyacaktır. Nitekim ülke gündemi, siyasi partilerin kendi iç hesaplarının yükünü taşıyacak bir hamal değildir' dedi.</p><p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM'de partisinin grup toplantısında konuştu. Bahçeli, Orta Doğu'da yaşanan her krizin, dış politika gündem başlığı olduğu kadar, iç cephenin sağlamlığına, yönelen bir sınama olduğunu söyledi. 'Terörsüz Türkiye' sürecinin, bölgesel fırtınalar karşısında milli varlığın zırhı olduğunu belirten Devlet Bahçeli, ''Terörsüz Türkiye', emperyalizmin taşeronluğunu yapan mahfillerin, etnik fitne mühendislerinin ve din kisvesi altında Siyonist kuruntu tacirlerinin Türkiye üzerinde kurmak istediği oyunu bozma iradesidir. 'Terörsüz Türkiye' Hürmüz'den Doğu Akdeniz'e, Lübnan'dan Suriye'ye, İran'dan Irak'ın kuzeyine kadar uzanan kriz kuşağı karşısında Türkiye'nin iç cephesini muhkem tutma gayretidir. Dışarıda savaşın dumanı yükselirken içeride kardeşlik hukukumuza doğrultulan bozgunculuk namlusuna fırsat veremeyiz, tefrika ve tahrik emellerine rıza gösteremeyiz, habis niyetlerin nefes almasına müsaade edemeyiz. Bölgemizin etrafında kanlı hesaplar yapılırken, yüce Türk milletinin birliğini, dirayetini ve bin yıllık kardeşliğini zaafa uğratamayız. Çünkü bahçe duvarının ardında hesap yapan gafilin ilk yokladığı yer, yuvamızın içindeki çatlaklardır. Sınırlarımızın ötesinde kurulan her tezgah Ankara'dan görülmektedir. Türkiye, ne karanlıkta yatacak ne de kara düş görecektir. Bugün Amerika Birleşik Devletleri'nin İran hattında kurduğu baskı, İsrail'in bölgesel kaosu derinleştiren saldırgan siyaseti, Suriye ve Irak sahasındaki kırılganlıklar, Doğu Akdeniz'deki askeri hareketlilik ve Hürmüz'den Lübnan'a kadar uzanan gerilim kuşağı, Türkiye'nin iç cephesine dönük sabotaj ihtimallerini de artırmaktadır. 'Terörsüz Türkiye' iradesi samimiyetle ilerlerken, bu iradeyi zehirlemek isteyen dış mahfiller de boş durmamaktadır' diye konuştu.</p><p>'İÇ CEPHEYİ SAĞLAM TUTMAK ZORUNDAYIZ'</p><p>Bahçeli, Türkiye'nin huzura, kardeşliğe ve güvenli geleceğe yürüdüğü bir dönemde bölgesel savaşlardan, güç boşluklarından ve jeopolitik belirsizliklerden medet uman çevrelerin terör uzantılarını yeniden kullanma arayışında olduğunu vurgulayarak, 'ABD'nin bölgedeki nüfuz ağı ile İsrail'in kaos siyasetinin aynı hatta buluştuğu her yerde terör örgütleri birer piyon, birer maşa, uzaktan kumandalı birer aparat olarak sahneye sürülmek istenmektedir. Suriye'nin kuzeyindeki yapılanmaların yeni himaye kapıları araması, Irak'ın kuzeyindeki eski mevzilerin diri tutulmak istenmesi, İran sahasındaki her gerilimin farklı uzantılar üzerinden fırsata çevrilmeye çalışılması tesadüf değildir. Bunlar, Türkiye'nin iç huzurunu, kardeşlik hukukunu ve güvenlik mimarisini hedef alan daha büyük bir oyunun parçalarıdır. Bu sebeple 'Terörsüz Türkiye' hedefini korumak, ihanet şebekelerinin hesabını bozmanın gereğidir. 'Terörsüz Türkiye' hedefi bu büyük tablonun merkezindedir. İşte bu yüzden 'Terörsüz Türkiye' diyoruz. İşte bu yüzden iç cepheyi sağlam tutmak zorundayız. 'Terörsüz Türkiye' hedefimizi küçümseyenler Türkiye'nin hangi kuşatmaları yardığını, hangi hendekleri kapattığını, sınırlarımızın hemen ötesinde, kıyılarımızın hemen karşısında nice milletler ateş çemberleri içine düşmüşken bu aziz vatanın nasıl bir huzur ve istikrar adası olarak ayakta tutulduğunu idrak edememiştir. Nitekim zaman bizi haklı çıkarmıştır' ifadelerini kullandı.</p><p>'SİYASİ KIYAMETİN BÜYÜK ALAMETLERİNDENDİR'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>CHP'deki gelişmelere değinen Devlet Bahçeli, şöyle konuştu:</p><p>'CHP'li belediyeler etrafında uzun süredir biriken şaibe süreçleri, rüşvet, görevi kötüye kullanma, yolsuzluk ve kamu gücünün menfaat ilişkilerine alet edildiği yönündeki peş peşe patlayan vakalar hepimizin malumudur. Vatandaşa hizmet makamı olması gereken belediyelerin, CHP çatısı altında rant iddialarıyla, yönetim zafiyetleriyle ve kamu emanetini taşıyamama garabetiyle anılır hale gelmesi başlı başına ibretlik bir tablodur. Bugün görüyoruz ki yerelde başlayan bu çözülme, dönüp dolaşıp CHP Genel Merkezi'nin çatısına çökmüştür. CHP'li belediyelerde kendini gösteren savrukluk, şaibe ve yönetim aczi, bugün genel merkeze sirayet etmiş, parti yönetiminin içine düştüğü dağınıklığı bütün çıplaklığıyla ortaya koymuştur. CHP bugün milletin karşısına, kendi iç hesaplaşmasının, koltuk kavgasının, mahkeme süreçleriyle düğümlenen yönetim krizinin ve kurumsal aklını tüketen hizip mücadelesinin gölgesiyle çıkmaktadır. Bu tablo tesadüf değildir. Bu tablo, siyaseti millete hizmetin şerefli yolu olmaktan çıkarıp kişisel ikbalin, hırsın, öfkenin ve güç gösterisinin dar patikasına sıkıştıran anlayışın neticesidir. Bugün CHP'de bir siyasi partinin kendi hukukunu, geleneğini, kurumsallığını ve meşruiyet zeminini nasıl aşındırdığı vahim bir manzaradır. Sağduyuyla karşılanması gereken hukuki süreçlerin meydan okuyucu bir üslupla gölgelenmesi, siyasi kıyametin büyük alametlerindendir. Parti içi arınma ve durulma ihtiyacının tehditkar cümlelerin gölgesinde kalması, idari iflasın vesikasıdır. İç düğümleri çözmek yerine yağlı urganlara sarılmak, kementleri ülke gündeminin boynuna ısrarla dolamak, aziz milletimize ne fayda getirir? Buradan açıkça ifade ediyoruz; bizim meselemiz CHP'nin içine düştüğü dağınıklıktan siyasi kazanç üretmek değildir. Bizim meselemiz Türkiye'de siyaset kurumunun ağırlığını, millet iradesinin saygınlığını ve hukukun üstünlüğünü korumaktır.'</p><p>'CHP'NİN ÖNÜNDE İKİ YOL VARDIR'</p><p>Bahçeli ayrıca, 'CHP'de bugün iki ayrı yön, iki ayrı dil, iki ayrı merkez, iki ayrı meşruiyet iddiası; muhalefetin gidişatı bakımından kaygı verici bir gerçek olarak karşımızdadır. Bir tarafta hukuki zemine dönme ihtiyacı toparlanma isteğiyle buluşmaktadır, diğer tarafta meydan okuma üzerinden güç gösterileri sergilenmekte sokak diliyle parti içi krizi büyütme hevesi gündemin üzerine ağır bir sis misali çökmektedir. Bu noktada CHP'ye ve Sayın Özgür Özel'e düşen; ateşe körükle gitmek değil, aklıselimle hareket etmektir. Zira keskin sirke ancak küpüne zarar verir. CHP, kendi içindeki çetrefilli ihtilafı meydanların hararetine terk etmemelidir, serinkanlılıkla yürütülmesi gereken hukuki süreci kalabalıkların gürültüsüne bırakmamalıdır. Cumhuriyet'le yaşıt bir siyasi parti olmanın ağırlığı ve kurumsallığını niteliksiz sokak diline havale etmek, ölü gözünden yaş beklemekten farksızdır. Bugün CHP'nin önünde iki yol vardır; ya kendi iç meselesini hukuk ve sağduyu zemininde çözecek ya da kendi eliyle büyüttüğü düğümü milletimizin gündemine yeni bir yük olarak taşıyacaktır. Nitekim ülke gündemi, siyasi partilerin kendi iç hesaplarının yükünü taşıyacak bir hamal değildir. Siyasette her sözün bir sonucu, her tavrın bir karşılığı, öfkeyle kalkılan her oturuşun bir maliyeti vardır. Bu hesabın sonunda mahcup olmamak, milletin vicdanına borçlu kalmamak isteniyorsa gaflet uykularından uyanılmalı, gözler dört açılmalıdır. Siyaset; millete hizmet etme yolunda feraseti fevriliğe, aklı asabiyete, sükuneti saldırganlığa tercih etme sanatıdır. Bu sanatın sanatkarı olmak isteniyorsa sözlerimize kulak verilmelidir. Bu sebeple Sayın Özgür Özel'e tavsiyemiz açıktır. CHP'nin iç gerilimini sırtlanıp meydanlara taşımaktan, CHP bünyesindeki çatlağı memleket sathına yaymaktan, mevki yarışını demokrasi kahramanlığı gibi servis etmekten vazgeçilmelidir. Genel merkezdeki çift başlılık, teşkilatlara sirayet eden huzursuzluk ve TBMM koridorlarına taşan buhran ayan beyan ortadadır. Kaynayan kazanı kapakla bastırmaya çalışmak akıl karı değildir' dedi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/bahceli-ulke-gundemi-ic-hesaplarin-yukunu-tasiyacak-hamal-degildir</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 12:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/06/agency/dha/bahceli-ulke-gundemi-ic-hesaplarin-yukunu-tasiyacak-hamal-degildir.jpg" type="image/jpeg" length="88040"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Güler, Suriyeli mevkidaşı Ebu Kasra ile bir araya geldi]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/bakan-guler-suriyeli-mevkidasi-ebu-kasra-ile-bir-araya-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/bakan-guler-suriyeli-mevkidasi-ebu-kasra-ile-bir-araya-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA, (DHA)- MİLLİ Savunma Bakanı Yaşar Güler, Suriye Savunma Bakanı Tümgeneral Murhaf Ebu Kasra ile görüştü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bakanlığın sanal medya hesabından yapılan açıklamada, 'Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Ankara'ya resmi ziyaret gerçekleştiren Suriye Savunma Bakanı Tümgeneral Murhaf Ebu Kasra ile Milli Savunma Bakanlığı'nda bir araya geldi' denildi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/bakan-guler-suriyeli-mevkidasi-ebu-kasra-ile-bir-araya-geldi</guid>
      <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 12:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/06/agency/dha/bakan-guler-suriyeli-mevkidasi-ebu-kasra-ile-bir-araya-geldi.jpg" type="image/jpeg" length="21407"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Genelkurmay Başkanı Bayraktaroğlu, ABD Afrika Komutanlığı Komutanı ile görüştü]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/genelkurmay-baskani-bayraktaroglu-abd-afrika-komutanligi-komutani-ile-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/genelkurmay-baskani-bayraktaroglu-abd-afrika-komutanligi-komutani-ile-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA, (DHA) - GENELKURMAY Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, ABD Afrika Komutanlığı (USAFRICOM) Komutanı Orgeneral Dagvin R.M. Anderson ile video konferansla görüşme gerçekleştirdi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Milli Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, 'Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, ABD Afrika Komutanlığı (USAFRICOM) Komutanı Orgeneral Dagvin R.M. Anderson ile görüşme gerçekleştirdi. Video konferans yöntemi ile gerçekleştirilen görüşmede, bölgesel savunma ve güvenlik konuları ele alındı' denildi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/genelkurmay-baskani-bayraktaroglu-abd-afrika-komutanligi-komutani-ile-gorustu</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 18:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/06/agency/dha/genelkurmay-baskani-bayraktaroglu-abd-afrika-komutanligi-komutani-ile-gorustu.jpg" type="image/jpeg" length="53973"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP Sözcüsü Sarı: Genel Başkanımız Kılıçdaroğlu, yarın grup toplantısını gerçekleştirecek]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/chp-sozcusu-sari-genel-baskanimiz-kilicdaroglu-yarin-grup-toplantisini-gerceklestirecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/chp-sozcusu-sari-genel-baskanimiz-kilicdaroglu-yarin-grup-toplantisini-gerceklestirecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA, (DHA)- CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Müslim Sarı, 'Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, yarın TBMM'de grup toplantısını gerçekleştirecek; tüm genel başkanların yaptığı gibi partimize ve halkımıza hitap edecektir' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Müslim Sarı Sarı, sanal medya hesabından yaptığı açıklamada, 'Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, yarın TBMM'de grup toplantısını gerçekleştirecek; tüm genel başkanların yaptığı gibi partimize ve halkımıza hitap edecektir. Sayın Genel Başkanımız, partimizin birlik ve bütünlüğünün en önemli temsilcisidir. Tüm partililerimizi; sorumluluk bilinciyle hareket etmeye, kurallara, teamüllere ve parti içi disipline uygun davranmaya davet ediyoruz. Ortaya çıkabilecek her türlü olumsuzluk, ülkemizin kurucu partisine ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün tarihsel mirasına yönelik bir saygısızlık olarak değerlendirilecektir. Özellikle milletvekili arkadaşlarımızın, TBMM'nin yüce çatısı altında sağduyulu, dikkatli ve itidalli bir tutum sergileyeceğine olan inancımız tamdır. Ülkemizin ve partimizin geleceği açısından önem taşıyan bu toplantıya tüm partililerimiz davetlidir' ifadelerini kullandı. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/chp-sozcusu-sari-genel-baskanimiz-kilicdaroglu-yarin-grup-toplantisini-gerceklestirecek</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 18:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/06/agency/dha/chp-sozcusu-sari-genel-baskanimiz-kilicdaroglu-yarin-grup-toplantisini-gerceklestirecek.jpg" type="image/jpeg" length="21699"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CHP'li Nalbantoğlu'ndan 'TBMM Başkanlığı'na başvuru' açıklaması]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/chpli-nalbantoglundan-tbmm-baskanligina-basvuru-aciklamasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/chpli-nalbantoglundan-tbmm-baskanligina-basvuru-aciklamasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA, (DHA)- CHP Genel Sekreteri Rıfat Turuntay Nalbantoğlu, 'CHP Genel Sekreterliği tarafından TBMM Başkanlığı'na başvuruda bulunulduğu yönündeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Söz konusu başvuru, bugün Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu tarafından doğrudan TBMM Başkanlığı'na yapılmıştır' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>CHP Genel Sekreteri Nalbantoğlu, sanal medya hesabından yaptığı açıklamada, 'Bazı basın yayın organlarında ve sosyal medya hesaplarında yer alan, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Sekreterliği tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na herhangi bir başvuruda bulunulduğu yönündeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Genel Sekreterliğimiz tarafından herhangi bir başvuru yapılmamıştır. Söz konusu başvuru, Genel Sekreterliğimiz tarafından değil, bugün Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu tarafından doğrudan Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na yapılmıştır. Kamuoyunun yanıltılmasına yol açabilecek bu tür asılsız haber ve değerlendirmelerin dikkate alınmamasını önemle rica ediyoruz. Parti kurullarımız adına yapılan resmi açıklamalar yalnızca yetkili organlarımız ve resmi iletişim kanallarımız aracılığıyla paylaşılmaktadır' ifadelerini kullandı. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Politika, Ankara</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/chpli-nalbantoglundan-tbmm-baskanligina-basvuru-aciklamasi</guid>
      <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 17:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/06/agency/dha/chpli-nalbantoglundan-tbmm-baskanligina-basvuru-aciklamasi.jpg" type="image/jpeg" length="81615"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
