<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Günaydın Samsun Haber</title>
    <link>https://www.gunaydinsamsun.com</link>
    <description>Günaydın Samsun Haber, Samsun’dan en güncel, tarafsız ve güvenilir haberleri modern ve sade bir tasarımla sunan dijital haber platformudur. Şehrin gündemini, yerel gelişmeleri ve son dakika haberlerini kaçırmayın.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gunaydinsamsun.com/rss/kultur-sanat" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>© 2025 Günaydın Samsun Haber | Tüm hakları saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 14 May 2026 16:38:24 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/rss/kultur-sanat"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Ersoy: Türkçe, tarihle yaşıt medeniyet yürüyüşünün sesidir]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/bakan-ersoy-turkce-tarihle-yasit-medeniyet-yuruyusunun-sesidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/bakan-ersoy-turkce-tarihle-yasit-medeniyet-yuruyusunun-sesidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 'Türkçe, uçsuz bucaksız Türkistan topraklarından Anadolu'ya ve gönül coğrafyamızın en uzak köşelerine kadar uzanan, tarihle yaşıt bir medeniyet yürüyüşünün sesidir' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu'nda '749'uncu Türk Dil Bayramı ve Yunus Emre'yi Anma Etkinlikleri: Karaman Kızıl Elma Türkçe Ödülleri' törenine katıldı. Programda, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç, Türk Dil Kurumu Başkanı Osman Mert ve Türk dünyasından davetliler yer aldı.</p>

<p>'DİLİMİZ, BENZERSİZ BİR HAZİNE'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakan Ersoy, Karamanoğlu Mehmet Bey'in, 'Bugünden sonra hiç kimse divanda, dergahta, bargahta, mecliste ve meydanda Türkçeden başka dil konuşmayacak' fermanının 749'uncu yıl dönümü vesilesiyle bir arada olduklarını vurguladı. Ersoy, 'Türkçe, uçsuz bucaksız Türkistan topraklarından Anadolu'ya ve gönül coğrafyamızın en uzak köşelerine kadar uzanan, tarihle yaşıt bir medeniyet yürüyüşünün sesidir. Dilimiz; milletimizin hafızasını diri tutan, kültürünü taşıyan ve medeniyet düşüncesini, anlayış ve algısını nesilden nesle aktaran benzersiz bir hazine; milli kimlik ve karakterimizin özgün vesikasıdır' diye konuştu.</p>

<p>'DİL BİLİNCİ HERKESİN SORUMLULUĞUDUR'</p>

<p>Atatürk'ün, 'Türk dili dillerin en zenginlerindendir, yeter ki bu dil şuurla işlensin' sözünü hatırlatan Ersoy, 'Dil bilinci, sadece onun üzerinde çalışma yapan bilim insanlarının, eser veren ediplerin sorumluluğu değildir. Dil, onu kullanan herkesin özen göstermesi, sahip çıkması, hassas davranması gereken bir emanettir. Özellikle popüler kültürün yönlendirdiği, yaygınlaştırıp normalleştirdiği bozuk dil kullanımı, çocuk ve gençlerimizin yabancı dillere ait ve hatta onlarda dahi yadırganan ifadeleri dillerine pelesenk etmeleri, hiçbir anlam taşımayan ancak taşıyormuş gibi kabullenilen yani temelsiz bir şekilde anlam atfedilen ünlemlerin, kelimelerin ve kısaltmaların konuşma dili olarak kullanılması, tehlikenin boyutunu göstermesi açısından önemli örneklerdir. Diyebiliriz ki bir milletin milli ve manevi bilincini, kimliğini bütünüyle temsil ve muhafaza eden dil bugün bu bilinci, aidiyetlerimizi, özgünlüklerimizi örseleyen, aşındıran bir araç haline dönüşmektedir. Bununla mücadele etmek için çocuklarımızın okuma alışkanlığını artırmalı, kültür bilincini güçlendirmeli, aidiyet kavramının temsil ettiği bize ait değerleri içselleştirmelerini sağlamalıyız' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'TÜRKÇE DİJİTAL ÇAĞDA DA GÜÇLENİYOR'</p>

<p>Türk Dil Kurumu'nun yürüttüğü çalışmalara değinen Ersoy, 'Diline sahip çıkan milletler hem geçmişine hem de geleceğine sahip çıkmış olur. Türk Dil Kurumu bu bilinçle çalışmakta; bir asra yaklaşan kurumsal bilgi ve birikimiyle, yürüttüğü bilimsel faaliyetlerle, dil ve kültür hayatımıza sunduğu kıymetli eser ve kaynaklarla yalnızca ülkemize değil, Türkçenin yankı bulduğu çok geniş bir coğrafyaya hizmet etmektedir. Bu hizmet; Türk dünyasını birbirine bağlayıp kenetleyen dil köprüsünü ayakta tutmakta, Türkçenin zenginliğini bilimsel bir hassasiyet ve titizlikle kayıt altına almaktadır. Ayrıca bütün temel unsurları korunarak Türkçemizin dijital çağın ihtiyaçlarına uyum sağlayacak şekilde güçlendirilmesi, üreten ve yön veren bir konuma taşınması için ciddi bir mücadele vermekte, bu alanda belirleyici bir rol oynamaktadır' dedi.</p>

<p>'TÜRKÇENİN KORUNMASI İÇİN ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ'</p>

<p>Bakan Ersoy ayrıca, 'Bakanlık olarak Türk diline hizmet yolunda kararlılıkla ilerlemeye, başta Türk Dil Kurumumuz olmak üzere Yunus Emre Enstitümüz, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığımız gibi farklı kurumsal çatılarımız altında; Türkçenin korunmasını, güçlendirilmesini, dünyanın dört bir köşesinde öğretilerek yaygınlaştırılmasını ve Türk diasporalarında, özellikle çocuk ve gençlerimizin dillerine sahip çıkmasını sağlamak gibi hayati çalışmaları yürütmeye devam edeceğimizi bir kez daha vurgulamak isterim' açıklamasında bulundu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/bakan-ersoy-turkce-tarihle-yasit-medeniyet-yuruyusunun-sesidir</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 12:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/05/agency/dha/bakan-ersoy-turkce-tarihle-yasit-medeniyet-yuruyusunun-sesidir.jpg" type="image/jpeg" length="43215"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[72'nci Sait Faik Abasıyanık Hikâye Armağanı'nda yılın öykü kitapları belli oldu]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/72nci-sait-faik-abasiyanik-hikaye-armaganinda-yilin-oyku-kitaplari-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/72nci-sait-faik-abasiyanik-hikaye-armaganinda-yilin-oyku-kitaplari-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL, (DHA) - BU yılki Sait Faik Hikâye Armağanı'ın sahibi Sardunyalar Güneşe Bayılır isimli kitabıyla Başak Arslan oldu. 'Doğan Hızlan Özel Ödülü'ne ise 'Maviden-Deniz Güzeldir' kitabıyla Vecdi Çıracıoğlu layık görüldü. Yazarlar, ödüllerini şair, yazar, yayınevi temsilcileri, akademisyenler ile edebiyat ve kültür-sanat dünyasından seçkin konukların katılımıyla İstanbul'da düzenlenen törende aldı.</p><p>Usta yazar Sait Faik Abasıyanık'ın anısını yaşatmak amacıyla, Darüşşafaka Cemiyeti, Türkiye İş Bankası ve Kültür Yayınları iş birliğiyle düzenlenen ve her yıl bir öykücüye verilen Sait Faik Hikâye Armağanı'nı kazanan isim belli oldu. Bu yıl 72'ncisi düzenlenen ve rekor sayıda başvuru alan yarışmada Başak Arslan'ın yalın anlatımı ve oturmuş diliyle kendini bulduğu, kurduğu duyarlı atmosferde aile içi ilişkilere odaklanan Sardunyalar Güneşe Bayılır (Sel Yayıncılık) kitabı ödüle layık görüldü. </p><p>Sait Faik Hikâye Armağanı'nın Onursal Jüri Başkanı Doğan Hızlan adına ilk defa geçtiğimiz yıl verilen Doğan Hızlan Özel Ödülü de yeni sahibini buldu. Rumelikavağı'ndaki balıkçıların hikâyesini başarılı ve özgün bir dille anlatan Maviden-Deniz Güzeldir (Edisyon Kitap) kitabıyla Vecdi Çıracıoğlu bu yılki ödülü kazandı. </p><p>Yazarlar ödüllerini Pera Palas Oteli'nin tarihi atmosferinde, edebiyat ve kültür-sanat dünyasının önde gelen isimlerinin katılımıyla düzenlenen törenle aldı. Törende Başak Arslan'a ödülünü İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanı ve Seçici Kurul Üyesi Adnan Bali ile Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu Başkanı Oğuz Güleç takdim etti. Çıracıoğlu ise ödülünü Seçici Kurul Onursal Başkanı Doğan Hızlan'dan aldı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'İNSANI ANLAMAYA VE ANLATMAYA ADANMIŞ BİR ÖMÜR'</p><p> İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanı ve 72. Sait Faik Hikâye Armağanı Seçici Kurulu Üyesi Adnan Bali, törende yaptığı konuşmada, bu ödülün insanı anlamaya ve anlatmaya adanmış bir ömre ithafen düzenlenen geleneğin bir parçası olduğunu belirterek, Sait Faik'in belki de bir çoğumuzun yanından, önünden geçerken fark etmediği insanları, hayattan izleri anlattığını söyledi.</p><p>Okuma sevgisinde çocukluğunda gaz lambasının ışığında kitap okuyan annesinin etkisine ve annesinin hatırasını yaşatmak için memleketi İslahiye'de cezaevinden dönüştürdükleri kütüphaneye değinen Bali, sözlerini şöyle sürdürdü: </p><p>'İnsana dokunmayan rakamlara dokunamaz. Sayılar birçok şeyi ölçebilir ama anlam üretemez. Anlam ancak insanla, insanın duygularına, düşüncelerine, yüreğine hitap etmekle mümkün olur. Eğer bilgi artarken bilgelik de artsın istiyorsak okumalıyız, çoklu okumalıyız ve daha da önemlisi doğrulanmak için değil yanlışlanmak için okumalıyız.' </p><p>Armağan için başvuru sayısındaki önemli artışın, edebiyat dünyasında alttan alta devam eden bir devinimin işareti olduğunu vurgulayan Bali, bu yıl 70. kuruluş yıl dönümünü kutlayan Kültür Yayınları'nda 2025'te 2 bin 555 başlık altında 16,5 milyon kitap basıldığını belirterek, ' 'Türkiye'de kitap okunmuyor' diye klasik bir algı vardır. 'Türkiye'de kitap okunmuyor' diyenler okumuyordur. Çünkü o dünyanın farkında değiller' dedi. </p><p>'SAİT FAİK'İN MİRASI, ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİNDE VE YAZARLARIMIZIN KALEMİNDE YAŞIYOR'</p><p>Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu Başkanı Oğuz Güleç de konuşmasında, Sait Faik'in sadece Türk edebiyatında değil, yaptığı bağışla Darüşşafaka'daki her çocuğun değişen hikâyesinde kalıcı izler bıraktığını belirtti ve sözlerini şöyle sürdürdü:</p><p>'Eserlerinin telif gelirleri, yıllar boyunca öğrencilerimizin aydınlık geleceğine katkıda bulundu. 2025 yılı itibarıyla telif hakları serbest kalmasına rağmen, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları'nın önderliğinde pek çok yayınevi, bu mirası yaşatma kararlılığıyla, eserlerden elde edilen geliri Sait Faik'in vasiyetine uygun biçimde Darüşşafaka Cemiyetine aktarmayı sürdürüyor.'</p><p>Bu yıl Sait Faik Hikâye Armağanı'na rekor sayıda başvuru yapıldığını dile getiren Güleç, 'Edebiyatımızda müstesna bir yere sahip yarışmamıza katılan 190 öykü kitabının yazarına sonsuz teşekkür ediyor; ödül kazanan yazarlarımızı yürekten kutluyorum. Sait Faik'in mirası çocuklarımızın aydınlık geleceğinde ve yazarlarımızın kalemlerinde yaşamaya devam edecek' dedi.</p><p>Seçici Kurul Onursal Başkanı Doğan Hızlan ise 'Sait Faik önce iyi bir yazardır. İyi bir yazar her zaman iyi bir insan olmuyor ama Sait Faik aynı zamanda iyi bir insandı' dedi. Bunca yayın, bunca kitap arasında bu ödüllerin bir hatırlatma olduğunu belirten Hızlan, kendi adının böyle bir hatırlatmanın parçası olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.</p><p>ÖDÜLLÜ YAZARLAR KONUŞTU</p><p>72. Sait Faik Hikâye Armağanı'nı kazanan Başak Arslan, 'Sait Faik Abasıyanık gibi, 'her şeyi bir insanı sevmekle' başlatan bir ustanın izinde, bu kıymetli öykü ödülüne layık görülmek benim için tarifsiz bir gurur. Bu kitabı büyük iddialarla yazmadım. Yazarken çoğu zaman kendimden bile emin değildim; sildim, geri döndüm, bıraktım, yeniden başladım. Şu an hissettiğim şey bir varış duygusundan çok, bir onaylanma sevinci. Sanki doğru yöne gittiğimi fısıldayan bir işaret gibi bana 'yazmaya devam et' diyor' diye konuştu. </p><p>Doğan Hızlan Özel Ödülü'nün sahibi olan Vecdi Çıracıoğlu da 'Sait Faik benim 12 yaşımdan beri elimden tutan amcamdı. Zaman zaman asabi, zaman zaman sevecen ve yalnız amcam, yaşamım boyunca başucumda duran kitaplarıyla her zaman sığındığım bir liman olmuştur. Onu ve eserlerini yaşatmak adına verilen Sait Faik Hikâye Armağanı Doğan Hızlan Özel Ödülü'nü almak benim için büyük bir onurdur' ifadelerini kullandı. </p><p>SAİT FAİK HİKÂYE ARMAĞANI</p><p>1955'te yazarın annesi Makbule Abasıyanık tarafından kurulan Sait Faik Hikâye Armağanı, 1964'ten beri Darüşşafaka Cemiyeti tarafından veriliyor. Sait Faik'in annesi Makbule Abasıyanık'ın vasiyetnamesi doğrultusunda dönemin ileri gelen edebiyat ustalarından oluşturulan jüri, o yıl içinde yazılmış en iyi hikâye kitabını seçerek 'Sait Faik Hikâye Armağanı'nı veriyor. Ödülü kazanan isim, her yıl yazarın Sait Faik'in vefat yıl dönümü olan 11 Mayıs'ta açıklanıyor.</p><p>Edebiyat dünyamızın en önemli ödüllerinden biri olan Armağan, 2012'den itibaren Darüşşafaka Cemiyeti ile Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları iş birliğiyle düzenlendi. 2025 yılında Sait Faik Hikâye Armağanı Yönetmeliğinde yapılan değişiklikle Kültür Yayınları'nın yanı sıra Türkiye İş Bankası'nın da iş birliğiyle verilmeye başlandı. </p><p>72. Sait Faik Hikâye Armağanı ve Doğan Hızlan Özel Ödülü Seçici Kurulu, İhsan Yılmaz, Faruk Duman, Cemil Kavukçu, Nazan Aksoy, Seval Şahin, Türkiye İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Bali ve Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu Eski Üyesi Beşir Özmen'den oluştu.</p><p>BAŞAK ARSLAN HAKKINDA</p><p>1979'da Ankara'da doğan Başak Arslan, Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi'nden mezun oldu. Aydın Üniversitesi'nde İşletme Yönetimi yüksek lisansı yaptı. Öyküleri Notos, Trendeki Yabancı, Öykü Gazetesi, Lacivert, Parşömen, Masa, Altzine, Oggito, Öykülem, Kitap Eki ve Koza dergilerinde yayımlandı. İlk kitabı Sardunyalar Güneşe Bayılır (Sel Yayıncılık) 2025'te yayımlandı.</p><p>VECDİ ÇIRACIOĞLU HAKKINDA </p><p>1953'te Bursa'da doğan Vecdi Çıracıoğlu, İTÜ Metalurji Fakültesi'ni bitirdi. Futbol oynadı, balıkçılık yaptı. Demir çelik dökümhanelerinde mühendis ve yönetici olarak çalıştı. 7 roman, 4 öykü, 4 biyografi, 4 monografi, 5 çocuk kitabı yazdı. Birçok seçkiye katkıda bulunan yazar, Can Yayınları İlk Roman Ödülü (1999), TESK, Türkiye Edebiyatçılar Derneği 'Esnaf Öyküsü' yarışmasında 1.lik Ödülü (2002), Foça Belediyesi 'Deniz Öyküsü' yarışması 1.'lik Ödülü (2007), Abdullah Baştürk İşçi Edebiyatı Ödülü (2009) gibi ödüllere de layık görüldü. Çıracıoğlu, Türkiye Yazarlar Sendikası, Uluslararası PEN Yazarlar Derneği Türkiye Şubesi, Türkiye Edebiyatçılar Derneği ve BESAM üyesidir.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/72nci-sait-faik-abasiyanik-hikaye-armaganinda-yilin-oyku-kitaplari-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 09:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/05/agency/dha/72nci-sait-faik-abasiyanik-hikaye-armaganinda-yilin-oyku-kitaplari-belli-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="70545"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Ersoy, Doğukan Manço ile görüştü]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/bakan-ersoy-dogukan-manco-ile-gorustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/bakan-ersoy-dogukan-manco-ile-gorustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA, (DHA)- KÜLTÜR ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türk rock müziği sanatçısı Barış Manço'nun oğlu Doğukan Manço ile bir araya geldi. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, İstanbul Atatürk Kültür Merkezi'nde Doğukan Manço ile bir araya geldi. Görüşmede, Barış Manço'nun sanat hayatı boyunca ortaya koyduğu birikim ve kültürel etkisi ele alınarak, bu değerlerin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılmasına yönelik başlıklar değerlendirildi. Bakan Ersoy, görüşmeye ilişkin sanal medya hesabından yaptığı açıklamada, 'Bir dönemin yalnızca sesini değil, hafızasını da taşıyan Barış Manço'nun mirası üzerine İstanbul Atatürk Kültür Merkezi'nde Doğukan Manço ile bir araya geldik. Sanatçımızın yaşamına ve üretimine ev sahipliği yapan Moda'daki müze-evin mevcut durumu hakkında görüş alışverişinde bulunduk. Kültürel hafızamızı besleyen bu tür değerlerin korunması ve gelecek kuşaklara aktarılmasına yönelik çalışmaları önemsiyoruz. Bu vesileyle, merhum Barış Manço'yu saygı ve rahmetle anıyor; Doğukan Manço'ya nazik ziyaretleri için teşekkür ediyorum' dedi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat, Ankara</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/bakan-ersoy-dogukan-manco-ile-gorustu</guid>
      <pubDate>Mon, 04 May 2026 10:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/05/agency/dha/bakan-ersoy-dogukan-manco-ile-gorustu.jpg" type="image/jpeg" length="10192"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Haber için gittiği köyde dinlediği hayat hikayesini romanlaştırdı]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/haber-icin-gittigi-koyde-dinledigi-hayat-hikayesini-romanlastirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/haber-icin-gittigi-koyde-dinledigi-hayat-hikayesini-romanlastirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mehmet Can PEÇE/RİZE, (DHA)- RİZELİ gazeteci Aytekin Kalender, haber yapmak için gittiği köyde dinlediği, kendisini derinden etkileyen gerçek hayat hikayesini, 2 yıl süren çalışmanın ardından 'Yeşil Gri' adıyla romanlaştırdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Doğu Karadeniz'de çektiği doğa fotoğrafları ilgi gören gazeteci yazar Aytekin Kalender, 2022 yılında haber takibi için gittiği bir köyde yanına gelen kişinin anlattıklarından yola çıkarak, roman yazdı. 1990'lı yıllarda Rize'de başlayıp Almanya'nın Frankfurt kentine uzanan aşk, hasret ve kaçış dolu gerçek bir hayat hikayesinin anlatıldığı 'Yeşil Gri' adlı roman, Rize Günleri etkinliğinde kitapseverlerin beğenisine sunuldu. Kalender'in ilk kitabı, okuyucuların ilgi odağı oldu. </p><p>'HABER DEĞİL, ROMAN OLACAK BİR HİKAYEYDİ'</p><p>Kitabın ortaya çıkış serüvenini anlatan Aytekin Kalender, 'Bir gün bir köye gitmiştik bir haber çalışması için. Orada bir vatandaş yanıma geldi ve 'Benim hayatımı haber yapar mısın?' dedi. Ben de kendisine ne yaşadığını sordum ve kendi hikayesini anlatmasını istedim. Anlatmaya başladı ve benim tüylerim diken diken oldu. O kadar etkilendim ki bu bir haber konusu değildi, bu adeta bir roman, bir kitap olacak seviyede bir hikayeydi. 2 yıllık çalışma sonrasında bu konuyu kitaplaştırdım. Kitapta gerçek bir hikaye var. Kitap, Rize'de başlayan ardından Frankfurt'a ulaşan bir yolculuğun aslında kaleme alınması diyebiliriz. İçerisinde kaçış var, içerisinde bir aşk var, içerisinde bir hasret var ve büyük bir sır var. Ve bu sır perdesi 10 yıl sonra aralanıyor' dedi.</p><p>YEŞİL RİZE'Yİ, GRİ FRANKFURT'U TEMSİL EDİYOR</p><p>Kitabın içeriği ve isminin taşıdığı anlama değinen Kalender, 'Coğrafyamız yemyeşil, her taraf Rize'nin coğrafyası. Karadeniz'in coğrafyası; ağaçlarla, yeşilliklerle, yeşilin her tonuyla kaplı. Coğrafyamız hakikaten ender bulunan güzelliklerden birisi, Türkiye'nin de hakikaten özel bir yeri. Rize'de geçtiği için yeşil ismini verdik, yeşil. Ve gri tarafı da Frankfurt. Frankfurt'ta yaşanan günler hakikaten gri bulutların altında yaşandı. Oradaki gri apartmanların arasında yaşanan bir dedektiflik gibi aramalar, orada yaşanan sıkıntıları anlatan gri olarak da Frankfurt'u, yeşil ve gri arasındaki geçişi bu kitabın hikayesi saklı. O günleri, o zorlu günleri, o bağlılığı, hasreti, o koşturmayı insanlarımız bu dizelerde, buradaki yazılarda, bu kitabın sayfalarında görecekler' ifadelerini kullandı. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat, Rize</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/haber-icin-gittigi-koyde-dinledigi-hayat-hikayesini-romanlastirdi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 12:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/04/agency/dha/haber-icin-gittigi-koyde-dinledigi-hayat-hikayesini-romanlastirdi.jpg" type="image/jpeg" length="95496"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul'da 'Türk Dünyası Çocuk Oyunları Şenliği' düzenlendi]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/istanbulda-turk-dunyasi-cocuk-oyunlari-senligi-duzenlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/istanbulda-turk-dunyasi-cocuk-oyunlari-senligi-duzenlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Emre KURT/İSTANBUL,(DHA) - İstanbul'da Rami Kütüphanesi'nde düzenlenen 'Türk Dünyası Çocuk Oyunları Şenliği' açılış töreninde konuşan Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci, 'Oyun oynayan bir nesil, hem sokaktaki hem de dijital karanlıktaki tehlikelerden de korunmuş olacaktır' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Milli Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürlüğü koordinesinde, Türk dünyasının farklı coğrafyalarından gelen çocukların katılımıyla 'Türk Dünyası Çocuk Oyunları Şenliği' düzenlendi. Rami Kütüphanesi'nde gerçekleştirilen etkinlik, halk oyunları gösterisinin ardından tanıtım filmi ve bayrak gösterisiyle başladı. Açılış programının ardından, katılımcı ülkelere ait yöresel çadırların önünde geleneksel oyunlar oynandı ve kültürel tanıtımlar yapıldı. Türkiye'nin yanı sıra Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkmenistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Macaristan'dan çocuklar, öğretmenler ve eğitim yöneticilerinin bir araya geldiği şenlikte, farklı ülkelerden gelen çocuklar kendi geleneksel oyunlarını sergileyerek kültürel etkileşimde bulundu. Şenlik kapsamındaki etkinliklerin 30 Nisan'a kadar süreceği bildirildi.</p><p>'OYUNLAR ÇOCUĞUMUZUN İNŞASI İÇİNDE ÇOK ÖNEMLİDİR'</p><p>Açılış programında konuşan Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci, 'Türk Dünyası Çocuk Oyunları Şenliği ismindeki oyun kavramı bizim eğitim tasavvurumuzda basit bir eğlence aracı değildir. Türkiye Yüzyılı Maarif modelimizde eğitim anlayışımızda modelin merkezinde yer alan eğilimlerden bir tanesi de oyun severliktir. Çünkü çocuk, doğuştan yaratılışı itibariyle hayata oyunla başlar, çocuğun en önemli işi oyundur ve onu şekillendiren de oyundur. Bu nedenle geleneğimizin üzerinde şekillenen oyunlar çocuğumuzun inşası içinde çok önemlidir' dedi.</p><p>'OYUN OYNAYAN BİR NESİL, HEM SOKAKTAKİ HEM DE DİJİTAL KARANLIKTAKİ TEHLİKELERDEN DE KORUNMUŞ OLACAKTIR'</p><p>Yelkenci, 'Milli Eğitim Bakanlığı olarak bizler eğitimi sadece dört duvar arasında sıkışmış bir bilgi aktarımı serüveninden sürecinden ibaret görmüyoruz. Çocuklarımıza geleneksel oyunlarımızı hatırlatmak onları dijital yalnızlıktan, dijital karanlıklardan kurtarıp akranlarıyla sosyalleşmelerini sağlamak bu inşanın en temel taşlarından biridir. Öyle bir nesil ki kökleriyle bağlarını sağlam kurmuş şartlarının farkında olan ve çağın imkanlarından istifade etmesini bilen fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller yetiştirmek maarif modelimizde önemli bir yer tutmaktadır. Bu noktada çocuklarımıza geleneksel oyunlarımızı hatırlatmak onları dijital yalnızlıktan kurtarmak sadece dijital tehlikelere karşı tedbir almakla olacak bir mesele değildir. Tam tersine hayatı bütün yönleriyle üç yüz altmış derece, çocukları bütün gelişim yönleriyle ele alarak o gelişim yönlerine hizmet etmekle sağlanacak bir şeydir. Oyun oynayan bir nesil, hem sokaktaki hem de dijital karanlıktaki tehlikelerden de korunmuş olacaktır' diye konuştu. </p><p>Kırgızistan'ı temsil ederek şenliğe katıldıkları için gurur duyduklarını söyleyen Kırgızistan Milli Eğitim Bakanlığı Daire Başkanı Nurzida Kasymova, Türk dünyası oyunlarının sadece oyun değil kültür, diller ve arkadaş bulmak için çok büyük bir fırsat olduğunu belirtti.</p><p>Türkmenistan heyetiyle birlikte şenliğe katılan Türkmenistan Milli Eğitim Bakanlığı Daire Başkanı Alamyşowa Oguljahan Bayramowna ise etkinliğe katıldığı için çok mutlu ve heyecanlı olduklarını söyleyerek sıcak bir karşılamayla ağırlandıklarını ifade etti. Türki Cumhuriyetlerinin oyunlarını tanımak ve tanıtmak için, milli miras ve tatlarını sergilemek ve ikram etmek için geldiklerini belirtti. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/istanbulda-turk-dunyasi-cocuk-oyunlari-senligi-duzenlendi</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 15:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/04/agency/dha/istanbulda-turk-dunyasi-cocuk-oyunlari-senligi-duzenlendi.jpg" type="image/jpeg" length="54270"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Alaçatı Ot Festivali'nde renkli kortej]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/alacati-ot-festivalinde-renkli-kortej</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/alacati-ot-festivalinde-renkli-kortej" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Seza Nur ALPDÜNDAR- Tekin GÜRBULAK/ İZMİR, (DHA) - İZMİR'in Çeşme ilçesinde, bu yıl 15'incisi gerçekleştirilen Alaçatı Ot Festivali'nin dördüncü gününde yapılan kortej yoğun katılımla gerçekleşti. Çamlık Yol'dan başlayıp festival girişinde son bulan kortejde çiçeklerle süslenmiş arabalar, motorlar, palyaçolar ve ilginç kostümlü vatandaşlar renkli görüntülere sahne oldu.</p><p>Çeşme Belediyesi ev sahipliğinde 15'inci kez düzenlenen ve bu yıl ilk defa uluslararası gerçekleştirilen Alaçatı Ot Festivali bu yıl 20-26 Nisan tarihleri arasında 'Köklerden Dünyaya' temasıyla ilk kez 'uluslararası' ünvanıyla gerçekleştiriliyor. 20 Nisan'da başlayan Alaçatı Ot Festivali'nin dördüncü günü kortej oluşturuldu. </p><p>Çamlık Yol'dan başlayıp festival girişinde son bulan kortejde çiçeklerle süslenmiş arabalar, motorlar, palyaçolar ve ilginç kostümlü vatandaşlar renkli görüntülere sahne oldu. Bando eşliğinde gerçekleştirilen kortej vatandaşların yoğun ilgisiyle gerçekleştirildi. Kortej yürüyüşüne katılan Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli de korteji izleyen vatandaşları selamladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'FESTİVALLER BÖLGEYE CAN SUYU OLUYOR'</p><p>Alaçatı Ot Festivali'yle ilgili açıklamalarda bulunan Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli, 'Festivalimizin 15'inci yılı ama bu yıl ilk kez uluslararası ünvanını almaya hak kazandık. Bunu da gastronomi odağını biraz daha ön plana çıkararak, hem liseler arası şeflerimizin, gastronomi okuyan üniversite öğrencilerimizin yarışmalarıyla, Ege Bölgesi'nin otlarıyla çok özgün tariflere tanıklık ediyoruz. 23 Nisan dolayısıyla minik şeflerimizin yemek yarışması vardı ve çok keyifli geçti. 3-8 yaş arası birçok çocuğumuz profesyonel şeflerle yemek yaptılar, bizler adına çok mutluluk verici bir anı oldu' ifadelerini kullandı. </p><p>Festivallerin bölge ekonomileri için çok önemli olduğunu vurgulayan Başkan Denizli, 'Çeşme gibi sezonu kısa dönemli olan bölgelerde, sezon dışı yapılan bu tip festivaller bölgeye, turizmciye, esnafa, pazarcılarımıza kadın üreticilerimize can suyu oluyor. Bir de bölgemizin çok değerli mutfağını dünyaya tanıtma imkanımız oluyor' dedi.</p><p>'KATILIM YOĞUN'</p><p>Geçen hafta okullarda yaşanan üzücü olaylar nedeniyle konser ve eğlenceli etkinlikleri ileri tarihe ertelediklerini aktaran Denizli, 'Bu tip dönemlerde özellikle ülkemizin dayanışmaya en çok ihtiyaç duyduğu ve üzücü olayların gölgesinde kalan zamanlarda dayanışma için bizlerin de eğlenceli olan şeyleri biraz azaltmamız gerekti. Ancak geleneksel Alaçatı Ot Festivali kortejimiz saat 14.00'te yapıldı. Türkiye'nin dört bir yanından insanlar Çeşme'ye akın ediyorlar. Bu da bizleri ziyadesiyle memnun ediyor' diye konuştu.</p><p>Denizli, sözlerini şöyle sürdürdü: </p><p>'Bugün milli bayram, okullarımızın ve iş yerlerinin tatil olması sebebiyle katılım oldukça yoğun. Hafta sonu otellerimizin dolu olduğu haberleri geliyor. İlk defa dünyanın dört bir yanından gelen yaklaşık 23 ülkeden 50 şefimiz burada olacak. Bu Alaçatı Ot Festivali'nde ilk kez yaşanıyor. Dünyanın dört bir yanından gelen şefler yarın burada çok önemli yarışmalara imza atacaklar. Şefler de belki de ilk defa Ege mutfağını deneyimleyecek, Ege otlarının tarifiyle yemek yapacaklar. Onlar için de bölgemiz için de büyük bir yenilik. Yemek yarışmalarının ön plana çıktığı, eğlencenin ve sürprizlerin tam gaz devam ettiği nice ot festivallerimiz olacak ama bu yıl en önemlisi festivalin uluslararası olması.' (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/alacati-ot-festivalinde-renkli-kortej</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 16:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/04/agency/dha/alacati-ot-festivalinde-renkli-kortej.jpg" type="image/jpeg" length="52666"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk Tarih Kurumu Kütüphanesi eserleri izlenime sunuldu]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/turk-tarih-kurumu-kutuphanesi-eserleri-izlenime-sunuldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/turk-tarih-kurumu-kutuphanesi-eserleri-izlenime-sunuldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kübra SONKAYA-Batuhan DURNAOĞLU/ANKARA, (DHA)- TÜRK Tarih Kurumu'nun kuruluşunun 95'inci yıl dönümüne özel 'Tarih-i Osmani Encümeni Kütüphanesinden Türk Tarih Kurumu Kütüphanesine' isimli sergi açıldı.</p><p>Türk Tarih Kurumu'nun Ankara Sıhhiye'de bulunan yerleşkesinde açılan sergi, 15 Mayıs'a kadar görülebilecek. Sergide Kudüs'ün yapısını ve tarihini konu alan 1516 tarihli kitap da ilk kez izlenime sunuldu. Kurum bünyesindeki en eski basılı eser olma özelliği taşıyan 510 yıllık Latince eser, ziyaretçilerden ilgi gördü. Türk Tarih Kurumu Başkanı Yüksel Özgen, 'Burada el yazması ve nadir eserler olmak üzere çok sayıda önemli eser bulunmaktadır. Kütüphanemiz, oluşum süreci içerisinde hem satın almalarla hem de bağış yoluyla gelen eserlerle zenginleşmiştir. Daha ziyade önemli koleksiyonlarını kurumumuza bağışlayan bağışçılarımızın katkılarıyla kütüphanemizdeki eser sayısı yaklaşık 270 bine ulaşmıştır. Kütüphanemizdeki en önemli koleksiyon, Tarih-i Osmani Encümeni'nden bize devredilen ve yaklaşık 3 bin ciltten oluşan koleksiyondur' diye konuştu.</p><p>'İLK DEFA SERGİLİYORUZ'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Özgen, bu sergide Türk Tarih Kurumu Kütüphanesi'nin 95 yıllık oluşum sürecini kamuoyuyla ve ilgililerle paylaşmak istediklerini söyleyerek, 'Sergimizdeki eserlerin tamamına yakınını ilk defa sergiliyoruz. Okuyucularımız ve araştırmacılarımız bu eserleri kataloglarımızdan kullanabiliyorlardı ancak eserler, sergi anlamında ilk defa görücüye çıkmaktadır. Burada Şemsettin Günaltay, Reşit Galip gibi önemli şahısların ve İstanbul Rum Edebiyat Cemiyeti Kütüphanesi gibi kurumların koleksiyonları bulunmaktadır. Kütüphane koleksiyonlarımız, bu bağışlarla ve yurt dışından, özellikle yabancı dillerde satın almış olduğumuz eserlerden oluşmaktadır. Kütüphanemizdeki basılı en eski tarihli eser, Kudüs ile ilgili olan 1516 tarihli Latince bir eserdir. Bunun yanında padişah tarafından Tarih-i Osmani Encümeni Kütüphanesi'ne hediye edilmiş olan 3 tane el yazması eser mevcuttur' ifadelerini kullandı.</p><p>'2 BİNE YAKIN NADİR ESER BULUNUYOR'</p><p>Özgen, 'Kütüphanemizde toplamda 2 bine yakın el yazması ve nadir eser bulunmaktadır. Özellikle Tarih-i Osmani Encümeni'nden bize intikal eden eserler arasında; Bostan Çelebi tarafından kaleme alınan Süleymanname, Tarih-i Cihangüşa-yı Nadiri ve Takvimü't-Tevarih isimli eserlerin koleksiyonumuzun en nadide parçaları olduğunu ifade edebilirim. Bu eserleri de ilk defa bu sergide sergilemiş oluyoruz.15 Nisan'da açılan sergimiz, 15 Mayıs'a kadar mesai saatleri içerisinde 1 ay boyunca tüm ilgililerin ziyaretine açık olacaktır' dedi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat, Ankara</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/turk-tarih-kurumu-kutuphanesi-eserleri-izlenime-sunuldu</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 13:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/04/agency/dha/turk-tarih-kurumu-kutuphanesi-eserleri-izlenime-sunuldu.jpg" type="image/jpeg" length="23387"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD ve Kanadalı tur operatörleri İstanbul ve Kapadokya'yı gezdi]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/abd-ve-kanadali-tur-operatorleri-istanbul-ve-kapadokyayi-gezdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/abd-ve-kanadali-tur-operatorleri-istanbul-ve-kapadokyayi-gezdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İbrahim YILDIZ/İSTANBUL (DHA)- TÜRKİYE Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) ve Türk Hava Yolları (THY) iş birliğiyle yürütülen tanıtım çalışmaları kapsamında, Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada'dan gelen 40 tur operatörü temsilcisi İstanbul ve Kapadokya'da ağırlandı.</p><p> Program kapsamında katılımcılar, İstanbul ve Kapadokya destinasyonlarını yerinde deneyimleyerek bölgenin sunduğu turizm ürünleri, erişim imkanları ve seyahat kurguları hakkında kapsamlı bilgi edinme fırsatı buldu. Ağırlama programı boyunca, Türkiye'nin özellikle uzun mesafeli pazarlarda öne çıkan destinasyonlarının tur operatörleri nezdinde daha güçlü şekilde konumlandırılması amaçlandı. </p><p>Yerel sektör paydaşları ile yabancı tur operatörlerini bir araya getiren etkinlik, protokol konuşmaları ve sunumlarla başladı; programın devamında birebir B2B görüşmeler gerçekleştirildi. Etkinlik kapsamında Kapadokya Alan Başkanı Aydın Cem Aslanbay ile TGA Yönetim Kurulu Üyesi ve İç Anadolu Bölge Temsilcisi Murat Yavuz birer açılış konuşması yaptı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Ardından TGA yetkilisi tarafından destinasyona ve iş birliği imkanlarına ilişkin bir sunum gerçekleştirildi. Toplantıya Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Genel Sekreteri Yakup Dinler de katıldı. Sektör buluşmasında balon firmaları ile Kayseri ve Nevşehir'den oteller ve seyahat acenteleri de yer aldı. Böylece yerel turizm paydaşları, Kuzey Amerika pazarından gelen tur operatörleriyle doğrudan temas kurma, destinasyonun ürün çeşitliliğini aktarma ve önümüzdeki döneme yönelik iş birliği fırsatlarını değerlendirme imkanı buldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/abd-ve-kanadali-tur-operatorleri-istanbul-ve-kapadokyayi-gezdi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 15:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/04/agency/dha/abd-ve-kanadali-tur-operatorleri-istanbul-ve-kapadokyayi-gezdi.jpg" type="image/jpeg" length="19266"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çocukların hayalleri 'Bu Tasarımda Gelecek Var' sergisinde buluştu]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/cocuklarin-hayalleri-bu-tasarimda-gelecek-var-sergisinde-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/cocuklarin-hayalleri-bu-tasarimda-gelecek-var-sergisinde-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL, (DHA)- DEFACTO, Bahçeşehir Koleji ve Toplum Gönüllüleri Vakfı iş birliğiyle hayata geçirilen 'Bu Tasarımda Gelecek Var' projesi kapsamında, kolejin öğrencilerinin geleceğe dair hayallerini yansıtan eserler özel bir sergide ziyaretçilerle buluştu. Proje kapsamında seçilen 19 çizimin kolajlanmasıyla hazırlanan özel tişörtün satışından elde edilecek gelirin ise TOG aracılığıyla sosyal fayda projelerine aktarılacağı bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>DeFacto, Bahçeşehir Koleji ve Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG), 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında hayata geçirdikleri 'Bu Tasarımda Gelecek Var' projesiyle çocukların hayallerini önce sergiye, ardından sosyal faydaya dönüştürdü. Bahçeşehir Koleji öğrencilerinin geleceğe dair hayallerini resimleriyle anlattığı proje kapsamında seçilen 100 eser, DeFacto Cevahir mağazasında düzenlenen özel sergide ziyaretçilerle buluştu.</p><p>Türkiye genelindeki 117 Bahçeşehir Koleji kampüsünden 5 bin öğrencinin katılımıyla gerçekleşen proje kapsamında, seçici kurul tarafından belirlenen 19 çalışma, DeFacto tarafından kolajlanarak tişört tasarımına dönüştürüldü. Bu özel tişörtün satışından elde edilecek gelirin, Toplum Gönüllüleri Vakfı aracılığıyla sosyal fayda projelerine aktarılacağı kaydedildi.</p><p>Sergi açılışında proje hakkında bir değerlendirme yapan DeFacto Global Pazarlama İletişimi Direktörü Gülin Görünmez, 'DeFacto olarak, bu yıl 23 Nisan'ı hem çocuklarımızın hayal gücüne alan açan hem de sosyal fayda yaratan özel bir projeyle kutlamak istedik. Bahçeşehir Koleji ve Toplum Gönüllüleri Vakfı ile bir araya gelerek, çocuklarımızın geleceğe nasıl baktığını, neler hayal ettiklerini görmeyi ve anlamayı amaçladık. Bu Tasarımda Gelecek Var projesi de tam olarak bu düşünceden doğdu. Projemizin en anlamlı adımlarından biri, bugün çocuklarımızın eserler arasından seçilen 100 çalışmayı ziyaretcilerimizle buluşturmak oldu. Çocuklarımızın hayallerine alan açan bu yolculuğun, aynı zamanda paylaşmanın ve dayanışmanın da bir parçası olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Seçici kurulumuzun belirlediği 19 özel çizimi kolajlayarak özel bir tişört tasarımına dönüştürdük. Bu tişörtün satışından elde edilecek gelirin Toplum Gönüllüleri Vakfı aracılığıyla toplumsal fayda projelerine aktarılacak olması, projemizin etkisini daha da güçlendiriyor. Bu anlamlı iş birliğinde yanımızda olan Bahçeşehir Koleji'ne ve Toplum Gönüllüleri Vakfı'na da gönülden teşekkür ediyorum' dedi.</p><p>Bahçeşehir Koleji Yeni Medya ve Kreatif Direktör Pelin Aydar Babakıray ise 'Başta çocuklar olmak üzere hepimizin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nı içtenlikle kutluyorum. Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü büyük bir minnet, saygı ve özlemle anıyoruz. Atatürk'ün çocukları ne kadar çok sevdiğini biliyoruz. Ama o, çocuklara yalnızca sevgiyle yaklaşmadı; onları geleceği şekillendirecek nesiller olarak gördü. Bahçeşehir Koleji olarak biz de çocuklarımızın düşünen, üreten, kendini ifade eden ve kendi yolunu çizebilen bireyler olarak yetişmelerini çok önemsiyoruz. 'Bu Tasarımda Gelecek Var' projesi de tam bu anlayışla, çocuklarımızın hayallerine alan açan çok kıymetli bir çalışma oldu. Türkiye genelindeki 117 kampüsümüzde çocuklarımız hayal ettiler, düşündüler, ürettiler. Her biri kendi renkleriyle, kendi duygularıyla ve kendi bakış açılarıyla geleceğe dair bir söz söyledi. Bizler de onların ortaya koyduğu bu eşsiz dünyaya tanıklık etmekten büyük mutluluk duyduk. Bu vesileyle, projeye emek veren tüm öğrencilerimizi yürekten kutluyorum. Aynı şekilde çocuklarımızı yüreklendiren öğretmenlerimize, her zaman yanlarında olan ailelerimize, bu anlamlı iş birliğinde birlikte yol yürüdüğümüz DeFacto'ya ve Toplum Gönüllüleri Vakfı'na da içten teşekkürlerimi sunuyorum' ifadelerini kullandı.</p><p>Toplum Gönüllüleri Vakfı Genel Müdürü Seçkin Karataş da ''Bu Tasarımda Gelecek Var' projesi, çocukların hayal gücünü görünür kılarken yaratıcılığı dayanışmayla buluşturan çok kıymetli bir iş birliği. Türkiye genelinde 5 bin çocuğun katılımıyla büyüyen bu etki, projenin toplumsal faydaya dönüşümünü daha da anlamlı kılıyor. Seçilen çizimlerden hazırlanan özel tasarım tişörtlerin satışından elde edilecek gelir, Toplum Gönüllüsü gençlerin daha iyi bir dünya hayaliyle hayata geçirdikleri sosyal sorumluluk projelerine kaynak olacak. Çocukların hayallerine alan açan Bahçeşehir Koleji'ne ve bu hayalleri sosyal faydaya dönüştüren DeFacto'ya teşekkür ediyoruz' diye konuştu. </p><p>'Bu Tasarımda Gelecek Var' projesi, Hatay'da gerçekleşecek özel bir ziyaretle yolculuğunu sürdürecek. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/cocuklarin-hayalleri-bu-tasarimda-gelecek-var-sergisinde-bulustu</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 15:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/04/agency/dha/cocuklarin-hayalleri-bu-tasarimda-gelecek-var-sergisinde-bulustu.jpg" type="image/jpeg" length="35219"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Momentum' balesinin dünya prömiyeri Süreyya Operası'nda yapıldı]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/momentum-balesinin-dunya-promiyeri-sureyya-operasinda-yapildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/momentum-balesinin-dunya-promiyeri-sureyya-operasinda-yapildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL, (DHA)- İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB), modern ve neoklasik dansın dört farklı yorumunu bir araya getiren 'Momentum'un dünya prömiyerini gerçekleştirdi. Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi'nde seyirciyle buluşan yapım, dört genç koreografın özgün eserlerini aynı sahnede topladı.</p><p>4 farklı neoklasik ve modern bale koreografisinden oluşan 'Momentum'un dünya prömiyeri Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi'nde gerçekleştirildi. İzleyicilerin beğenisine sunulan yapımda, 'Unison', 'Interwoven', 'Kurgu' ve 'Köçekçe: Bir Rapsodi' adlı koreografiler ilk kez seyirciye sunuldu. 'Unison' Ebru Cansız'ın koreografisi ve Camille Saint-Saens'in müziğiyle, 'Interwoven' Deniz Özaydın'ın koreografisi ve Antonin Dvorak'ın müziğiyle, 'Kurgu' Çiğdem Erkaya Öztürk'ün koreografisi ve Antonio Vivaldi ile Johann Sebastian Bach'ın müzikleriyle, 'Köçekçe: Bir Rapsodi' ise Alper Marangoz'un koreografisi ve Ulvi Cemal Erkin'in müziğiyle hazırlandı. Kostüm tasarımlarının Gizem Betil'e ait olduğu eserlerin ışık tasarımlarını ise Bersan Baş yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>ESER NİSAN AYINDA SÜREYYA OPERASI'NDA </p><p>Momentum, 19, 24 ve 27 Nisan'da Kadıköy Süreyya Opera Sahnesi'nde izleyicilerle buluşacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/momentum-balesinin-dunya-promiyeri-sureyya-operasinda-yapildi</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 14:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/04/agency/dha/momentum-balesinin-dunya-promiyeri-sureyya-operasinda-yapildi.jpg" type="image/jpeg" length="38050"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Halit Akçatepe AKM'de özel bir geceyle anılacak]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/halit-akcatepe-akmde-ozel-bir-geceyle-anilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/halit-akcatepe-akmde-ozel-bir-geceyle-anilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL, (DHA)- TÜRK sinemasının usta oyuncularından olan Halit Akçatepe, 13 Nisan Pazartesi günü Atatürk Kültür Merkezi'nde (AKM) düzenlenecek özel bir törenle anılacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Türk sinemasının unutulmaz isimlerini anmak amacıyla hayata geçirilen 'Yeşilçam Ustalarına Saygı' programı serisinin ilki Halit Akçatepe için düzenlenecek. 13 Nisan Pazartesi akşamı düzenlenecek gecenin sunuculuğunu Erkan Kolçak Köstendil yapacak. Saat 20.00'de başlayacak anma programında; Emel Sayın, Nükhet Duru ve Serkan Çağrı, usta sanatçının anısına sahne alacak. Program kapsamında ayrıca Akçatepe'nin hayatını ve sanat yolculuğunu anlatan özel bir belgesel gösterimi gerçekleştirilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/halit-akcatepe-akmde-ozel-bir-geceyle-anilacak</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 16:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/04/agency/dha/halit-akcatepe-akmde-ozel-bir-geceyle-anilacak.jpg" type="image/jpeg" length="53409"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uluslararası Adana Portakal Çiçeği Karnavalı'nın korteji, renkli görüntülere sahne oldu]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/uluslararasi-adana-portakal-cicegi-karnavalinin-korteji-renkli-goruntulere-sahne-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/uluslararasi-adana-portakal-cicegi-karnavalinin-korteji-renkli-goruntulere-sahne-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yusuf YILDIZ/ADANA, (DHA) - ADANA'da 'Nisan'da Adana' sloganıyla bu yıl 14'üncüsü düzenlenen Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı kapsamında gerçekleştirilen kortej, renkli görüntülere sahne oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Çukurova'da bahar başlangıcında kenti saran portakal çiçeği kokusunun verdiği heyecanı tüm ülkeye yayma amacıyla başlatılan ve bu yıl 'Nisan'da Adana' sloganıyla 14'üncüsü düzenlenen Uluslararası Adana Portakal Çiçeği Karnavalı'nda gerçekleştirilen korteje binlerce kişi katıldı. Merkez Seyhan ilçesindeki Atatürk Parkı önünden başlayan kortejde süslenen araçlara binen ve çeşitli kostümler giyen katılımcılar, izleyenleri selamladı. Müzikler eşliğinde devam eden korteje, vatandaşlar da eşlik ederek renkli görüntüler oluşturdu. </p><p>Kortej, Uğur Mumcu Meydanı'nda sona erdi. 1 Nisan tarihinde başlayan karnaval ise 8 Nisan tarihinde sona erecek. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/uluslararasi-adana-portakal-cicegi-karnavalinin-korteji-renkli-goruntulere-sahne-oldu</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 19:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/04/agency/dha/uluslararasi-adana-portakal-cicegi-karnavalinin-korteji-renkli-goruntulere-sahne-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="16255"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Rus Düşünce Tarihinde Balkanlar' kitabı okurlarla buluştu]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/rus-dusunce-tarihinde-balkanlar-kitabi-okurlarla-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/rus-dusunce-tarihinde-balkanlar-kitabi-okurlarla-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Melike USLU- Mehmet ALA/İSTANBUL, (DHA)- TARİHÇİ- yazar Dr. Tayyip Çakan'ın kaleme aldığı 'Rus Düşünce Tarihinde Balkanlar (1711-1877)' adlı eser Hürriyet Kitap etiketiyle okurlarla buluştu. Kitapa yönelik konuşan Dr. Tayyip Çakan, 'Tarih, yalnızca siyasi olaylar üzerinden ele alındığında eksik kalır. Diğer disiplinlerle birlikte değerlendirildiğinde ise çok daha derinlikli biçimde anlaşılabilir. Özellikle edebiyatın, bir dönemin zihinsel atmosferini ve toplumsal yapısını anlamak açısından önemli bir kaynak olduğunu düşünüyorum. Bu eser; Rus tarihi, Balkan tarihi ve Rus edebiyatı üzerine çalışan ya da bu alanlara ilgi duyan herkes için faydalı bir kaynak niteliği taşımaktadır' dedi. </p><p>Rus düşünce tarihi üzerine yaptığı akademik çalışmalarla tanınan Dr. Tayyip Çakan'ın yeni eseri 'Rus Düşünce Tarihinde Balkanlar (1711-1877)', disiplinlerarası yaklaşımıyla Balkanlar'ın tarihsel ve düşünsel arka planını ele alıyor. Hürriyet Kitap etiketiyle yayımlanan eser, Slavcılık ve Pan-Slavizm düşüncesinin yükselişiyle Balkan halklarının Rus düşünce dünyasında kazandığı anlamı, edebiyat ile tarih arasındaki etkileşim çerçevesinde inceliyor.</p><p>Eser, I. Petro döneminden 93 Harbi'ne kadar uzanan süreçte Balkan isyanlarını yalnızca askeri ve diplomatik gelişmelerle sınırlı kalmadan; Rus aydınları, yazarları ve basınının perspektifinden değerlendirerek çok katmanlı bir okuma sunuyor.</p><p>'Rus Düşünce Tarihinde Balkanlar', tarih ve düşünce dünyasına ilgi duyan okurların yanı sıra Osmanlı-Rus ilişkilerini farklı bir perspektiften değerlendirmek isteyen geniş bir okuyucu kitlesine hitap ediyor. Edebiyat, basın ve tarih ekseninde derinlikli bir analiz sunan eser, Balkan meselesine çok yönlü bir bakış geliştirmek isteyenler için önemli bir kaynak olarak öne çıkıyor.</p><p>'TARİH, DİSİPLİNLERARASI YAKLAŞIMLA DERİNLİK KAZANIR'</p><p>Tarihin yalnızca siyasi olaylar üzerinden ele alınmasının eksik bir yaklaşım olduğunu belirten tarihçi- yazar Dr. Tayyip Çakan, 'Öncelikle tarihin yalnızca siyasi olaylar üzerinden ele alınmasının eksik bir yaklaşım olduğunu düşünüyorum. Tarih, diğer disiplinlerle birlikte değerlendirildiğinde çok daha derinlikli biçimde anlaşılabilir. Özellikle edebiyatın, bir dönemin zihinsel atmosferini ve toplumsal yapısını anlamak açısından önemli bir kaynak olduğunu düşünüyorum. Buradan hareketle 19. yüzyıl Rusya'sını anlamak için Rus edebiyatını, Rus aydınlarını ve dönemin basınını merkeze aldım. Bu doğrultuda disiplinlerarası bir yaklaşımla söz konusu eseri ortaya koydum' dedi.</p><p>'KİTAP, I. PETRO'DAN 93 HARBİ'NE UZANAN SÜRECİ ELE ALIYOR'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Eserin kapsamına ilişkin bilgi veren Dr. Çakan, 'Kitap, I. Petro döneminden 93 Harbi'ne kadar geçen süreçte Rusya'nın Balkan politikasını ele almaktadır. Bununla birlikte, o dönemde ortaya çıkan Balkan isyanlarına Rus aydınlarının ve Rus basınının etkisi incelenmektedir. Yani yalnızca siyasi gelişmeler değil, bu gelişmelerin arka planındaki toplumsal ve düşünsel dinamikler de değerlendirilmektedir. Bu yazarların ortak noktası, toplumda yaşanan olaylara kayıtsız kalmamalarıdır. Elbette her birinin Balkan isyanlarına bakışı farklıdır; çeşitli perspektifler söz konusudur. Ancak burada özellikle Dostoyevski'ye ayrı bir parantez açmak gerekir. Zira o, bu meseleye en duygusal ve en milliyetçi yaklaşan isimdir. Diğer yazarların bakış açıları ise zaman zaman daha mesafeli, kimi zaman da eleştirel olmuştur. Buna rağmen hepsi, bu isyanlara eserlerinde yer vermiştir' ifadelerini kullandı.</p><p>'BASIN, KAMUOYU OLUŞTURAN GÜÇLÜ BİR ARACA DÖNÜŞTÜ'</p><p>19'uncu yüzyılın ikinci yarısından itibaren Rusya'da basının öneminin arttığını dile getiren Dr. Çakan, '19'uncu yüzyılın ikinci yarısından itibaren Rusya'da basın giderek daha önemli bir hale gelmiştir. Gazete sayıları hızla artmış ve basın, yalnızca haber veren bir mecra olmaktan çıkarak kamuoyu oluşturan bir araç haline gelmiştir. Rus aydınları da bu gücü fark ederek basını etkin ve verimli bir şekilde kullanmışlardır. Rus halkı ise buradan edindiği bilgiler doğrultusunda Osmanlı'ya karşı ortak bir tutum sergilemiş, Balkanlara maddi ve manevi destek sağlamıştır. Bu eser; Rus tarihi, Balkan tarihi ve Rus edebiyatı üzerine çalışan ya da bu alanlara ilgi duyan herkes için faydalı bir kaynak niteliği taşımaktadır. Bundan sonrası artık okuyucuya kalmıştır. Umuyorum ki okuyucular bu kitaptan istifade eder ve farklı bir bakış açısı kazanırlar' diye konuştu.</p><p>'TARİHİ BİR HAKSIZLIĞIN BELGELERİ'</p><p>Proje Direktörü Bedri Göğalp ise: 'Hürriyet Kitap etiketiyle okura sunduğumuz bu eser, bizim için sadece bir tarih kitabı değil adeta bir hakikat arayışı. Dr. Tayyip Çakan, Rusya'nın Balkanlar'da örümcek ağı gibi yayılan dezenformasyon çarkını nasıl çevirdiğini titizlikle belgeledi. 1711'den 93 Harbi'ne kadar süren bu fırtınayı sadece tüfek sesleriyle değil, Dostoyevski'nin kaleminden çıkan sert cümleler ve gazete manşetleriyle anlattı. Osmanlıların o dönemde uğradığı tarihî haksızlığı ve maruz kaldığı o büyük yalnızlığı bugün çok daha net görüyoruz. Bir yayıncı olarak, tarihin tozlu raflarında kalmasını istemediğimiz bu 'delil klasörünü' okurla buluşturmak istedik. Bu kitap, dünü anlamak ve bugünü yorumlamak isteyen herkesin kütüphanesinde yer almalı' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/rus-dusunce-tarihinde-balkanlar-kitabi-okurlarla-bulustu</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/04/agency/dha/rus-dusunce-tarihinde-balkanlar-kitabi-okurlarla-bulustu.jpg" type="image/jpeg" length="92850"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul'un kültürel kimliği 'Ah Güzel İstanbul' etkinliğinde ele alındı]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/istanbulun-kulturel-kimligi-ah-guzel-istanbul-etkinliginde-ele-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/istanbulun-kulturel-kimligi-ah-guzel-istanbul-etkinliginde-ele-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL, (DHA)- İSTANBUL Kent Üniversitesi tarafından 'İmaj ve Stil Danışmanlığı' ile 'Estetik ve Güzellik Algısı' dersleri çerçevesinde hayata geçirilen 'Ah Güzel İstanbul' programı gerçekleşti. Programda, İstanbul'un kültürel kimliği, imaj ve kent kültürü ele alındı.</p><p>İstanbul Kent Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Saç Bakımı ve Güzellik Hizmetleri Programı tarafından düzenlenen 'Ah Güzel İstanbul' etkinliği, bugün Kağıthane Yerleşkesi İstanbul Konferans Salonu'nda gerçekleştirildi. Etkinlik, 2025-2026 Bahar Dönemi kapsamında yürütülen 'İmaj ve Stil Danışmanlığı' ile 'Estetik ve Güzellik Algısı' dersleri çerçevesinde hayata geçirildi. Program Başkanı Doç. Dr. Ayşe Nilhan Atsü, açılış konuşmasında imaj, stil ve estetik kavramlarının yalnızca bireysel değil, kent kimliği ve kültürel hafızayla da ilişkili olduğunu belirtti. İstanbul'un tarihsel birikimi, coğrafi konumu ve kültürel zenginliğiyle öne çıktığını ifade eden Atsü, bu şehirde yaşamanın aynı zamanda estetik bir sorumluluk taşıdığını vurguladı.</p><p>Etkinliğin konuğu Kağıthane Belediye Başkan Yardımcısı, İstanbul Kültür Elçileri Derneği Başkanı ve İstanbul Kent Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Nedret Apaydın ise İstanbul'un tarihsel gelişimini, kültürel rolünü ve şehir hafızasını çok yönlü bir bakış açısıyla ele aldı. Apaydın, İstanbul'un yalnızca bir şehir değil, yaşayan bir kültür alanı olduğunu dile getirdi. Program kapsamında sahne alan müzisyen Arzu Akça, seslendirdiği eserlerle etkinliğe müzik dinletisiyle katkı sundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>ATSÜ: İSTANBUL'U BİR ARAYA GETİREN SON DERECE KEYİFLİ BİR ETKİNLİKTİ</p><p>Programda konuşan İstanbul Kent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necmettin Atsü, 'Bu programda sizlerle birlikte olmaktan büyük mutluluk duydum. Sanatı, bilimi ve İstanbul'u bir araya getiren son derece keyifli bir etkinlikti. Hem eğlendik hem düşündük, geçmişe yolculuk yaptık ve İstanbul hakkında pek çok yeni bilgi edindik. Bu güzel program için emeği geçen herkese özellikle teşekkür ediyorum. Gençler için son derece önemli bir çalışma oldu. İstanbul Kent Üniversitesi'nin kendi içinde yaşayan bir üniversite olma hedefi doğrultusunda bu tür etkinlikler büyük değer taşıyor. Bu program da bu anlayışın bir parçası olarak hayata geçirildi. Benzeri etkinliklerin artarak devam edeceğine inanıyorum' dedi.</p><p>Kağıthane Belediye Başkan Yardımcısı, İstanbul Kültür Elçileri Derneği Başkanı ve İstanbul Kent Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Nedret Apaydın da 'Halihazırda İstanbul'da resmi kayıtlara göre 15 milyon insan yaşıyor. Bizim sloganımız şu: İstanbul'da yaşayanlar var, İstanbul'u yaşayanlar var. Yaşadığımız şehri tarihiyle bilmemiz lazım. Bu manada bizim üniversitedeki öğrencilerimiz, özellikle öğretim görevlilerimiz, yerleşkemizde ve toplumla bağlantılı insanlara İstanbul'u tanımak açısından bir etkinlik düzenliyor. Bu etkinlik içerisinde elbette İstanbul'un müzikleri de yer aldı. Ama her birisinin bir de hikayesi var. Onlarla beraber biraz tarihi, biraz günümüzden bahsederek güzel bir etkinlik olduğunu düşünüyoruz' diye konuştu. </p><p>Apaydın, 'İstanbul'un geçmişinden bugüne kadar özellikle ziyaret edilen yerlerin her birinin geçmiş isimlerinin ne manaya geldiğini bilmeliyiz. Aslında buradaki temel kurgu şu: sizin tüm dinleyicilerinizin şunu sorması lazım. Memleketten bir misafirimiz geldiğinde İstanbul'a gelirse, size derse 'Bana İstanbul'da gezebileceği 20 tane yer ismi yazar mısın? Sen gelme, ben kendim gezerim.' derse, siz İstanbul'da gezebilecek 20 yeri arka arkaya yazabilir misiniz? Ancak oraları siz de gezmiş olacaksınız. Dolayısıyla bizim buradaki sohbetimizin temel başlığı aslında bu: gezilecek yerleri kültürüyle beraber öğrenip gezdirmek. İnsanlar yaşadığı şehri hem tarihi hem ruhuyla bilmeli. İstanbul'da 63 tane üniversite var. Bu üniversitelerde okuyan öğrencilerimizin bir kısmı şehrin dışından geliyor. Yaşadığı şehri gezerken, otururken o şehirden haberdar olması lazım' ifadelerini kullandı. </p><p>Apaydın, 'Biz İstanbul dışında Mardin'e, Urfa'ya bir yere gittiğimizde o çocuklar bize şehirlerini anlatır. Oysa İstanbul'u biz sadece kendi evimiz, okulumuz ya da işimiz üçgeninde hayatımızın geçmemesi lazım' dedi.</p><p>Program Başkanı Doç. Dr. Ayşe Nilhan Atsü ise 'Bu programımda her bahar dönemi verdiğim dersler çerçevesinde düzenlenen etkinlikler yer alıyor. İmaj ve stil danışmanlığı ile estetik ve güzellik algısı dersleri çerçevesinde düzenlenen bu etkinliklerde İstanbul'un imajı, tarih boyunca bu uzun yolculuk sürecindeki imajı, stili ve sanatta ilham veren yanları ele alınıyor. Temel amacı, öğrencilere sanatsal perspektif kazandırmak ve yaşadıkları, eğitim aldıkları kente dair farkındalık ve bilgi katmak. İmaj ve stil çağlar boyu değişen bir kavramdır elbette. Hem kitlelere yön veriyor hem de kitleler tarafından yönlendiriliyor imaj ve stil. Her çağın özünde farklı imaj ve stiller olması da alışılmış bir durum' diye konuştu. </p><p> Atsü, 'Gençler için, kendi programım özelinde öncelikle şunu söyleyeyim; sanat alanında eğitim veren, sanatsal yetenekleri ortaya çıkardığımız bir ön lisans programı. Dolayısıyla o vizyonu, o perspektifi, o kültürü katabilmek adına eğitim kuruluşlarında bilim ağırlıklı gidilse de bu tip kültür sanat aktiviteleri hepimiz için; hem öğrencilerimiz, eğitim alanlar hem de bizler, hocalar olarak ideal bir perspektif sunuyor. Bizler için bir mola, bir nefes, tatlı bir mola etkisi yaratıyor. Üretkenliğimizi artırıyor, güçlendiriyor; hem ruhumuzu hem zihnimizi. Bu yüzden devamını diliyorum' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/istanbulun-kulturel-kimligi-ah-guzel-istanbul-etkinliginde-ele-alindi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 17:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/04/agency/dha/istanbulun-kulturel-kimligi-ah-guzel-istanbul-etkinliginde-ele-alindi.jpg" type="image/jpeg" length="89306"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kütüphane ve Teknoloji Festivali 2 Nisan'da başlıyor]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/kutuphane-ve-teknoloji-festivali-2-nisanda-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/kutuphane-ve-teknoloji-festivali-2-nisanda-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA, (DHA)-KÜLTÜR ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen 3'üncü Uluslararası Kütüphane ve Teknoloji Festivali, 2-4 Nisan'da Rami Kütüphanesi'nde başlayacak. 6 kıta ve 15 ülkeden uzmanların katılacağı festivalde, kütüphanelerin küresel dönüşümü ele alınacak ve yeni iş birliklerine imza atılacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre; İstanbul, kütüphanecilik ve teknoloji alanında uluslararası ölçekte önemli bir buluşmaya ev sahipliği yapacak. 3'üncü Uluslararası Kütüphane ve Teknoloji Festivali'nin açılış töreni, 2 Nisan 2026 Perşembe günü Rami Kütüphanesi Hakkı Tarık Us Salonu'nda gerçekleştirilecek. Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen festival, 'İyileştiren Kütüphane' temasıyla gerçekleştirilecek. Uluslararası boyutuyla da dikkat çeken festival kapsamında, 6 kıta ve 15 farklı ülkeden kütüphane liderleri ve bilgi profesyonelleri İstanbul'da buluşacak. Festival kapsamında Milli Kütüphane tarafından uluslararası iş birliklerini güçlendirmeye yönelik yeni mutabakat zabıtları imzalanacak. Uluslararası Kütüphane Dernekleri ve Kurumları Federasyonu (IFLA) ile düzenlenecek çalıştaylarla, sektörde yeni iş birlikleri geliştirilecek.</p><p>YENİLİKÇİ UYGULAMALAR ÖNE ÇIKACAK</p><p>Festival; akademik oturumlar, teknoloji deneyim alanları, atölye çalışmaları ve fuar organizasyonlarıyla geniş bir içerik sunacak. Kütüphaneciler, girişimciler ve özel sektör temsilcileri aynı platformda buluşacak. Ar-Ge ve inovasyon odaklı çalışmalar ön plana çıkacak. Önceki yıllarda yaklaşık 25 bin katılımcıyı ağırlayan festivalin, bu yıl daha geniş bir etki alanına ulaşması bekleniyor. Festivalin; kütüphanelerin toplumsal değerini görünür kılması, yenilikçi uygulamaların yaygınlaşmasına katkı sağlaması ve şehirlerin kültür hayatını zenginleştirmesi hedefleniyor. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat, Ankara</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/kutuphane-ve-teknoloji-festivali-2-nisanda-basliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 16:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/04/agency/dha/kutuphane-ve-teknoloji-festivali-2-nisanda-basliyor.jpg" type="image/jpeg" length="18876"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul - İstanbul'un tarihi su yollarını belgeyen fotoğraf sergisi açıldı/ Görüntü güncellendi]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/istanbul-istanbulun-tarihi-su-yollarini-belgeyen-fotograf-sergisi-acildi-goruntu-guncellendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/istanbul-istanbulun-tarihi-su-yollarini-belgeyen-fotograf-sergisi-acildi-goruntu-guncellendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL, (DHA)- İSTANBUL'un su medeniyetini ortaya çıkaran 'Suyun Hafızası: İstanbul Tarihi Su Yolları' fotoğraf sergisi, İstanbul Kültür Üniversitesi'nde sanatseverle buluştu. Sergi; 48 fotoğrafçının dört yıl boyunca, dört mevsim titizlikle gerçekleştirdiği çekimlerden oluşuyor. İstanbul'un abidevi yapıları; kemerler, bentler, sarnıçlar ve çeşmeler karelerde geçmişten günümüze uzanan bir hafızayı estetik bir bakışla yansıtıyor. Seçilen 130 fotoğraftan oluşan sergi 24 Nisan tarihine kadar ziyaret edebilir.</p><p>İstanbul'un su mirasına dair görsel arşiv sunan 'Suyun Hafızası: İstanbul Tarihi Su Yolları' fotoğraf sergisi İSKİ ve İstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği (İFSAK) iş birliğiyle İstanbul Kültür Üniversitesi'nde açıldı. Sergi; 48 fotoğrafçının dört yıl boyunca, dört mevsimde titizlikle gerçekleştirdiği çekimlerden oluşuyor. </p><p>Sergide İstanbul'un yüzyıllar boyunca inşa edilen su yolları; kemerleri, bentleri, sarnıçları ve çeşmelerinden oluşan fotoğraflar yer alıyor. Sergi, şehrin su mirasına dair kapsamlı bir görsel arşiv sunarken; akademik çalışmalara kaynaklık edebilecek nitelikte bir dijital envanterin de parçasını oluşturuyor. </p><p>'MÜHENDİSLİK HARİKALARININ GÖRÜNÜRLÜĞÜNE KATKI SAĞLAMAK BİZİM İÇİN ÇOK ÖNEMLİ'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İstanbul Kültür Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fadime Üney Yüksektepe, 'Çok güzel bir sergiye ev sahipliği yapıyoruz. İFSAK ve İSKİ iş birliğiyle 4 senelik bir emek sonucu İstanbul'un tarihi su yolları ile ilgili çok güzel fotoğraflar çekilmiş. Biz de buna kapılarını açan ilk üniversiteyiz. Bu sayede birçok öğrencimiz hem teknik hem sanatsal anlamda bu sergiden faydalanacak ve deneyimlerini artırıyor olacaklar. Üniversitemizin konumu sebebiyle kapılarımız birçok ziyaretçiye de açık, kolay ulaşabilirler. Toplumumuza suyun değeri, kıymeti ve bununla ilgili yapılan senelerdir yapmış oldukları mühendislik harikalarının görünürlüğüne katkı sağlamak bizim için çok önemli. Bu iş birliklerinin de artarak devam etmesini diliyoruz' dedi.</p><p>'İSTANBUL'DAKİ SU YAPILARININ RESTORASYONU VE TANITIMI KONUSUNDA BÜYÜK EMEKLER HARCIYORUZ'</p><p>İski Genel Müdürü Doç. Dr. Şafak Başa ise 'Bildiğiniz gibi bu hafta Dünya Su Günü, 22 Mart'ı kutluyoruz. Dünya Su günü dolayısıyla İSKİ olarak birçok faaliyete ev sahipliği yapıyoruz. Bu kapsamda bugün Kültür Üniversitesi misafiriyiz. Suyun Hafızası İstanbul Tarihi Su Yolları Fotoğraf Sergisi'ni açmış olduk. İSKİ olarak İstanbul'daki su yapılarının restorasyonu ve tanıtımı konusunda büyük emekler harcıyoruz. Bu noktada birçok kamu kurum ve kuruluşlarla iş birliği yapıyoruz. Bunlardan bir tanesi de İFSAK, sanatçılarımızla beraber 8 sanatçımızın çok farklı mevsimlerde çektiği 1000'in üzerinde eserin içerisinden seçtiğimiz bazı eserleri burada bugün üniversitemiz, öğrencimiz ve sanatseverlerle buluşturmuş olduk. Bu çalışmalardan dolayı İFSAK'a ve bize ev sahipliği yaptığı için de İstanbul Kültür Üniversitesi'ne, kıymetli rektörüne teşekkür ediyoruz' dedi.</p><p>'10 BİNLERCE FOTOĞRAF ÇEKİLDİ'</p><p>İstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği (İFSAK) Yönetim Kurulu Başkanı Tania Sisa, 'Bugün burada harika bir sergiyle baş başayız. Öncelikle Kültür Üniversitesi'ne bize bu imkanı verdiği için çok teşekkür ediyoruz. Bu bir fotoğraf projesiydi. 48 arkadaşımız bu projede yer aldı. 10 binlerce fotoğraf çekildi. İstanbul'un Tarihi Su Yolları'ndaki kemerler, sarnıçlar, gün doğumu, gün batımı fotoğraflarını çektiler. Şu anda buradaki sergide sadece 130 tane seçme fotoğrafı görebiliyorsunuz. İSKİ ile ortak yaptığımız bir proje' dedi.</p><p>Sergi 24 Nisan tarihine kadar ziyaret edebilir.</p><p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/istanbul-istanbulun-tarihi-su-yollarini-belgeyen-fotograf-sergisi-acildi-goruntu-guncellendi</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 15:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/03/agency/dha/istanbul-istanbulun-tarihi-su-yollarini-belgeyen-fotograf-sergisi-acildi-goruntu-guncellendi.jpg" type="image/jpeg" length="81929"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Balerin Doğa Deniz'e, Fransa'da 1'incilik ödülü]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/balerin-doga-denize-fransada-1incilik-odulu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/balerin-doga-denize-fransada-1incilik-odulu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ruken KADIOĞLU-Canberk ÖZTÜRK-Mikail KARAMAN/ANKARA, (DHA)- ANKARA'da ritmik jimnastikle başladığı sanat yolculuğunu baleyle sürdüren Doğa Deniz Usta (22), Fransa'da düzenlenen Uluslararası Deauville Sur Pointes Bale Yarışması'nda 15 finalist arasından 1'inci olarak büyük bir başarıya imza attı. Türkiye'yi uluslararası sahnede temsil eden Usta, elde ettiği dereceyle hem gurur yaşadı hem de sanat kariyerinde önemli bir adım attı.</p><p>Kentte yaşayan Doğa Deniz Usta, 6 yaşında ritmik jimnastik ile tanışıp daha sonra baleye yöneldi. Ritmik jimnastiğe katkı sağlaması amacıyla başladığı baleye ilgi duyan Usta, öğretmenlerinin yönlendirmesiyle 2014 yılında Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı Bale Bölümü'nü kazandı. Konservatuvarda ortaokul, lise ve üniversite eğitimini tamamlayan Doğa Deniz Usta, liseyi bir yıl erken bitirdi. Usta, Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı Bale Bölümü'nden 2025 yılında mezun oldu. Ulusal ve uluslararası birçok yarışmada dereceler elde eden Doğa Deniz Usta, Caspi Art Bale Yarışması'nda Grand Prix'i (büyük ödül) kazandı ve İtalya'nın Bologna kentinde düzenlenen yarışmalarda da 1'incilik elde etti. Mezuniyetinin ardından Ankara Devlet Opera ve Balesi'nde görev yapmaya başlayan Usta, Fransa'nın Deauville kentinde 25-26 Temmuz 2025 tarihlerinde düzenlenen Uluslararası Deauville Sur Pointes Bale Yarışması'nda 15 finalist arasında 1'inci olarak büyük başarıya imza attı. </p><p>'BALE BENİM İÇİN BİR TUTKU'</p><p>Mezun olduğu okul olan Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı'nda DHA'ya konuşan Doğa Deniz Usta, 'Annem hemşire, babam doktordu; vefat etti 10 yıl önce. Annemle büyüdük biz. Bir kardeşim var o da Hacettepe Konservatuvarı'nda bale eğitimi alıyor. Abla kardeş aynı mesleği yapıyoruz. Küçükken bale kursuna başladığımda yıl sonlarında temsiller oluyordu. Sahneye çıktığımda ne kadar mutlu olduğumu fark ediyordum. Sahne çok özel bir yer ve çok mutlu olduğum bir yer. Kursta bale yaparken, temsilimiz bitse bile ben sahnede olmak istiyordum. 'Dans etmek istiyorum, 7/24 sahnede olmak istiyorum' deyip ağladığımı biliyorum. Bale benim için bir tutku, hiç bitmeyecek bir heyecan. Bir aşk, disiplin, çalışkanlık, azim. Yani sahneye çıktığımda sadece kendimle baş başa oluyorum. Müzikle birlikte, o koreografinin de vermiş olduğu duyguyla, müziğin de verdiği duyguyla akıp gidiyorum. Bambaşka bir boyutta gibi hissediyorum kendimi. Dışarıdaki hayatın kaosundan uzakta, sadece kendimle kaldığım bir yer' dedi.</p><p>'ÖDÜL ODAKLI BAKMIYORUM'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bale eğitiminin kolay olmadığını, zorlu bir eğitimden geçtiklerini ifade eden Usta, 'Sahnede tüy gibi zarif, incecik, hafif gözükmemize rağmen aslında bunun arkasında çok büyük bir çalışma, çok yoğun antrenmanlar, sakatlık riskleri, psikolojik savaşlar, mental yorgunluk; yani bir sürü zorluk var. Fakat baleyi çok sevdiğim için bunlar benim için aşılacak zorluklar. Balede çok sayıda 1'incilik ödülü kazandım ama yarışmalara ben çok ödül odaklı bakmıyorum. Çünkü bu bir spor dalı değil, bu bir sanat. Yarışmaları tercih etmemdeki sebep, dünyadaki insanlar, diğer dansçılar nasıl çalışıyorlar, neler yapıyorlar, onları gözlemleyebilmek, kendime vizyon katabilmek. Fransa'daki yarışmaya katılma sürecim de böyle gelişti, 1,5-2 ay kadar bir sürede hazırlandım. 15 katılımcı vardı, Fransa'daki yarışmada. Hepsi daha önceden ön elemeyle seçilmiş yarışmacılardı. Fransız yarışmacılar oldukça fazlaydı. Benimle birlikte 2 Türk arkadaşım da yarışmaya katıldı, biri kardeşimdi. Güzel oldu bizim için ve 1'incilik ödülü geldi. Tabii ki çok mutlu oldum. Öğretmenlerimin ve çalıştırıcılarımın emeği çok büyük' ifadelerini kullandı.</p><p>'TÜRKİYE'Yİ TEMSİL ETMEK GURUR VERİCİ'</p><p>Fransa Deauville'deki yarışmada olmanın gurur verici olduğunu söyleyen Doğa Deniz Usta, 'Uluslararası bir sahnede Türkiye'yi temsil etmek çok gurur verici, çok büyük bir sorumluluk aynı zamanda. Bir de Fransa gibi bir yerde özellikle Türkiye'yi temsil etmek ve ödülle bunu taçlandırmak gerçekten gurur vericiydi. İşime olan aşkım, beni hep motive ediyor. Her sahneye çıktığımda tekrardan diyorum ki; 'Evet ben bu işi çok seviyorum, bu işe çok aşığım.' Bu beni motive ettiği için hep istekli bir şekilde çalışmama devam ediyorum. Her sahneye çıktığımda ve her yarışmada aynı heyecanı hissediyorum. Gerçekten heyecanımda hiçbir azalma olmuyor. O yüzden bale benim için hiç bitmeyecek bir heyecan. Yani dans etmek hiç bitmeyecek bir heyecan. Fransa'daki yarışmada farklı bir huzur vardı içimde. Tabii sonrasında ödül aldım daha da iyisini başarmam lazım gibi bir duyguya girdim hemen. Daha iyi şeyler başarmam lazım. Çünkü bizim işimizde bir son yok. Sürekli devam etmemiz gerekiyor. Kendimizi geliştirmemiz gerekiyor' diye konuştu.</p><p>'ÜLKEMİZDE BALENİN TANITILMASI GEREKİYOR'</p><p>Usta, baleye karşı ön yargıların yaşandığını ifade ederek, şöyle konuştu:</p><p>'Benim hayatım bale. Hep belli bir disiplinin, belli bir düzenin, programının içerisinde büyüdüm ben. Genelde erkek çocuklarla ilgili bir problem oluyor. Erkek tayt giyecek, sahneye çıkacak, daha feminen hareketler algısı var. Ama bence balede erkekler çok gösterişli hareketler yapıyor. Ben erkekleri izlemeyi çok seviyorum balede. Ülkemizde de balenin tanıtılması, halka indirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Belki herkes sevmeyecek ama en azından böyle bir şeyin olduğunu bilecekler. Belki yönlendirmek isteyecekler çocuklarını. Şu an Ankara Devlet Opera Balesi'nde çalışıyorum ve çok yoğun temsillerimiz oluyor. Oradaki çalışmalara odaklanmış durumdayım. Hedeflerim de uluslararası sahnelerde, platformlarda dans etmek, oralarda kendi sanatımı göstermek. Uluslararası bir sahnede dans etmek en büyük hayalim. Kendini kanıtlamış koreograflarla çalışmak, dansçılarla çalışmak en büyük hayalim. 'Romeo, Juliet' ve 'Manon' eserlerinde başrolde dans etmeyi çok isterim. Çünkü oradaki aşk duygusu gerçekten bana çok geçiyor. Ayrıca öğretmenlik yapmayı da çok isterim. Yaşımız ilerledikçe sona yaklaşıyoruz dans hayatımızda. Dans hayatım bittikten sonra öğretmenlik yapmayı çok isterim.'</p><p>'ANNEMİ GURURLANDIRIYORUM'</p><p>Kardeşi Duru Duygu Usta ile aynı mesleği yapmanın çok özel olduğunu söyleyen Doğa Deniz Usta, 'Çünkü birbirimizi çok iyi anlıyoruz. Rekabet var bizim mesleğimizde. Ama tabii kardeşin olduğu için tatlı bir rekabet oluyor aslında. Daha çok birbirimizi destekleyici şekilde ilerliyoruz. Kardeşimle birlikte aynı okulda okuduğum için ve aynı mesleği yaptığım için kendimi çok şanslı hissediyorum. Konservatuvarda sadece dans etmeyi değil aynı zamanda her düşüşten sonra zarafetle tekrar ayağa kalkmayı, her adımda bir ruh taşımayı öğrendim. Burada birçok teknik ders aldık. Repertuar çalışmalarımız, sahne deneyimlerimiz oldu. Bunlar benim için hem fiziksel hem de psikolojik olarak sanatsal anlamda çok büyük fayda sağladı. Anneme çok teşekkür etmek istiyorum. Annem tek başına tüm zorluklara rağmen kardeşim ve beni bugünlere getirdi. Böyle güzel başarılara sebep oldu aslında. Annem sayesinde oldu bunların hepsi. Annem kendisinden çok büyük fedakarlıklar yaparak bunları başardı. Belki yer yer kendinden vazgeçti. Yani aslında ona nasıl bunu ödeyebilirim bilmiyorum ama şu an galiba bulunduğum durumda onu gururlandırıyorum diye düşünüyorum' dedi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat, Ankara</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/balerin-doga-denize-fransada-1incilik-odulu</guid>
      <pubDate>Sat, 21 Mar 2026 13:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/03/agency/dha/balerin-doga-denize-fransada-1incilik-odulu.jpg" type="image/jpeg" length="48508"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kapadokya'da 'bayram tatili' yoğunluğu]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/kapadokyada-bayram-tatili-yogunlugu-1</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/kapadokyada-bayram-tatili-yogunlugu-1" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ahmet KORKMAZER/NEVŞEHİR(DHA)-TÜRKİYE'nin önemli turizm merkezlerinden Kapadokya'da, 3 günlük Ramazan Bayramı'nda yerli ve yabancı turist yoğunluğu yaşanıyor.</p><p>Kapadokya bölgesindeki Kültür ve Turizm Bakanlığı işletme belgeli turistik konaklama tesisleri ile butik oteller, bayram nedeniyle yüzde 80 doluluğa ulaştı. Turistler, bölgede sabahın erken saatlerinden itibaren başlayan ATV turları, safariler, bisiklet, deve turları ve doğa yürüyüşü gibi birçok aktiviteyi deneyimlerken; tarihi mekanları da geziyor. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'GERÇEKTEN BÜYÜLEYİCİ'</p><p>Tokat'tan geldiğini anlatan Enes Polat, 'Kapadokya'ya ilk defa bayram için geldik. Gayet güzel doğasıyla çok hoşumuza gitti. İnşallah diğer bayramlarda da gelmeyi düşünüyoruz. Herkese tavsiye ederim bence görülmesi gereken bir yer' dedi. Selde Nur Ceylan ise 'Eşimle birlikte Bursa'dan Kapadokya'ya geldik. Bu muhteşem doğayı gezmek istiyordum, keşfetmek istiyordum. Kendim mimarım buranın turistlik yerleri tarihi yerleri akarsu ve rüzgarla oluşmuş peribacalarını görmek gerçekten büyüleyici biz çok memnun kaldık, sizleri de bekleriz; kesinlikle gelmelisiniz' diye konuştu. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/kapadokyada-bayram-tatili-yogunlugu-1</guid>
      <pubDate>Fri, 20 Mar 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/03/agency/dha/kapadokyada-bayram-tatili-yogunlugu.jpg" type="image/jpeg" length="89249"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kahramanmaraş Ulu Cami, Kadir Gecesi'nde yeniden cemaatle buluşacak]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/kahramanmaras-ulu-cami-kadir-gecesinde-yeniden-cemaatle-bulusacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/kahramanmaras-ulu-cami-kadir-gecesinde-yeniden-cemaatle-bulusacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA, (DHA)- KAHRAMANMARAŞ'ın tarihi ve kültürel hafızasında özel bir yere sahip olan ve 6 Şubat 2023'teki depremlerde ağır hasar gören Ulu Cami, yürütülen titiz restorasyon sürecinin tamamlanmasıyla yeniden ibadete açılıyor. Tarihi cami, Kadir Gecesi'nde cemaatle buluşacak.</p><p>Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre; Dulkadiroğlu Süleyman Bey tarafından 1442-1454 yıllarında inşa edilen, 1500'lü yıllarda ise Alaüddevle Bozkurt Bey tarafından genişletilen Ulu Cami, 6 Şubat 2023'te meydana gelen depremlerde ağır hasar aldı. Tarihi yapıyı yeniden ayağa kaldırmak için yaklaşık 1,5 yıl süren kapsamlı bir restorasyon süreci yürütüldü. Yürütülen çalışmalar kapsamında, öncelikli olarak oluşturulan Bilim Kurulu'nun önerileri doğrultusunda rölöve, restitüsyon ve restorasyon projeleri hazırlandı. Koruma Kurulu onaylarının ardından uygulama aşamasına geçilirken yapı üzerinde jeoradar taramaları başlatıldı. Eserin beden duvarları ve kolonlarında askılama işlemleri yapıldı, özgün kimliği korunarak beden duvarlarında enjeksiyon uygulaması gerçekleştirildi. Statik güçlendirme amacıyla sürekli zıvana, kenet ve gergi sistemleri de devreye alınırken, yapının daha güvenli hale getirilerek gelecek nesillere aktarılması hedeflendi.</p><p>MİHRAP VE HÜNKAR MAHFİLİ İHYA EDİLDİ</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Restorasyon çalışmaları boyunca yapının sanat tarihi raporunda yer alan özgün niteliklerine bağlı kalındı. Bu kapsamda caminin mihrap kısmı ile hünkar mahfilindeki çeşme de yeniden ihya edildi. Beden duvarlarında güçlendirme çalışmaları yapılırken minare de sürekli zıvana ve kenet uygulamalarıyla aslına uygun biçimde yeniden ayağa kaldırıldı. Avlu ve çevre düzenlemesi de tamamlanarak tarihi yapının daha güvenli biçimde geleceğe taşınması sağlandı. </p><p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sanal medya hesabından yaptığı açılamada tarihi caminin Kadir Gecesi'nde yeniden ibadete açılacağını belirterek, 'Asırlık hafızayı yeniden ayağa kaldırdık. 6 Şubat depremlerinde ağır hasar gören Kahramanmaraş Ulu Cami'yi bu mübarek Kadir Gecesi'nde yeniden ibadete açtık. Dulkadiroğlu döneminin simge eserlerinden biri olan Ulu Cami'de; beden duvarlarından minaresine, mihrap kısmından hünkar mahfilindeki çeşmeye kadar kapsamlı bir ihya süreci yürüttük. Bilim Kurulu'nun önerileri doğrultusunda ve aslına uygun şekilde ayağa kaldırdığımız bu kıymetli eseri yeniden ibadete açıyor olmanın huzurunu yaşıyoruz. Kahramanmaraş'ımıza hayırlı olsun' ifadelerini kullandı. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat, Ankara</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/kahramanmaras-ulu-cami-kadir-gecesinde-yeniden-cemaatle-bulusacak</guid>
      <pubDate>Mon, 16 Mar 2026 14:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/03/agency/dha/kahramanmaras-ulu-cami-kadir-gecesinde-yeniden-cemaatle-bulusacak.jpg" type="image/jpeg" length="61447"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Şüheda 1915' tiyatro oyunu Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde sahnelenecek]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/suheda-1915-tiyatro-oyunu-cumhurbaskanligi-kulliyesinde-sahnelenecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/suheda-1915-tiyatro-oyunu-cumhurbaskanligi-kulliyesinde-sahnelenecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA, (DHA)- MİLLİ Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından hazırlanan 'Şüheda 1915' adlı tiyatro oyunu, 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi'nin 111'inci yıl dönümünde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde sahnelenecek.</p><p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre; Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin hedefleri doğrultusunda sanatın eğitici ve birleştirici gücünü kullanmak amacıyla Çanakkale Zaferi'nin 111'inci yıl dönümünde 'Şüheda 1915' adlı tiyatro oyunu hazırlandı. Oyun, 18 Mart'ta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in katılacağı etkinlikte Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde sahnelenecek.</p><p>500 KİŞİLİK KADROYLA SAHNEYE KONULACAK</p><p>Bakan Tekin'in senaryo ve tarih danışmanlığını yaptığı, İbrahim Sarıtaş ve Utku Koçak tarafından kaleme alınan, yönetmenliğini ise Bora Severcan'ın üstlendiği eser, 18 Mart'ta Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezinde yaklaşık 500 kişilik bir kadroyla izleyici karşısında olacak. 'Şüheda 1915'in sahneye konulacağı programa Cumhurbaşkanı Erdoğan da katılacak. Oyunda Türk milletinin en ağır şartlar altında vatanını, bayrağını ve mukaddesatını koruma iradesini kararlılıkla ortaya koyduğu Çanakkale Zaferi'nin destansı hikayesi konu ediliyor. </p><p>BİR OLMA İRADESİ CANLANDIRILACAK</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Şüheda 1915'te vatan savunması söz konusu olduğunda Osmanlı İmparatorluğu sancağı altında din, dil, ırk gözetmeksizin, dört bir yandan milletin bir araya gelerek yedi düvele karşı ortaya koyduğu 'bir olma' iradesi canlandırılacak. Oyunda, birçok usta tiyatro sanatçısının yanı sıra Maarif Tiyatrosu, Maarif Orkestraları, Maarif Koroları ve Maarif Halk Dansları topluluklarındaki öğretmenler, sahne önü ve sahne gerisindeki süreçlerin tamamında etkin biçimde görev alıyor. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Kültür Sanat, Ankara</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/suheda-1915-tiyatro-oyunu-cumhurbaskanligi-kulliyesinde-sahnelenecek</guid>
      <pubDate>Mon, 16 Mar 2026 14:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/03/agency/dha/suheda-1915-tiyatro-oyunu-cumhurbaskanligi-kulliyesinde-sahnelenecek.jpg" type="image/jpeg" length="80201"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
