<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Günaydın Samsun Haber</title>
    <link>https://www.gunaydinsamsun.com</link>
    <description>Günaydın Samsun Haber, Samsun’dan en güncel, tarafsız ve güvenilir haberleri modern ve sade bir tasarımla sunan dijital haber platformudur. Şehrin gündemini, yerel gelişmeleri ve son dakika haberlerini kaçırmayın.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gunaydinsamsun.com/rss/egitim" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>© 2025 Günaydın Samsun Haber | Tüm hakları saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 04 Apr 2026 16:55:27 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/rss/egitim"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[İKÜ'de 11'inci Aile İşletmeleri Kongresi düzenleniyor]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/ikude-11inci-aile-isletmeleri-kongresi-duzenleniyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/ikude-11inci-aile-isletmeleri-kongresi-duzenleniyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL, (DHA)- İSTANBUL Kültür Üniversitesi, aile işletmelerinin sürdürülebilirliği, liderlik yapıları ve gelecek stratejilerini ele almak üzere 11. Aile İşletmeleri Kongresi'ne ev sahipliği yapacak. 1-2 Nisan tarihlerinde gerçekleştirilecek kongrede iş dünyasının ve akademinin önde gelen isimleri deneyimlerini paylaşacak.</p><p>İstanbul Kültür Üniversitesi (İKÜ) bünyesinde faaliyet gösteren Aile İşletmeleri ve Girişimcilik Uygulama ve Araştırma Merkezi (AGMER) tarafından düzenlenen 11. Aile İşletmeleri Kongresi, Bakırköy Kampüsü Ataköy Binası'nda yer alan Akıngüç Oditoryumu'nda gerçekleştirilecek. 'Başarılı Aile İşletmelerinin Kodları' temasıyla düzenlenecek kongre; aile şirketlerinde yönetişim, liderlik, kuşaklar arası geçiş ve dijital dönüşüm gibi kritik başlıkları kapsamlı şekilde ele alacak.</p><p>Kongrenin açılış konuşmaları AGMER Müdürü Prof. Dr. Mahmut Paksoy, İstanbul Kültür Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fadime Üney Yüksektepe ve İKÜ Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Bahar Akıngüç Günver tarafından gerçekleştirilecek. Programın ana konuşmasını ise Çelebi Havacılık Holding Yönetim Kurulu Başkanı Canan Çelebioğlu yapacak. Çelebioğlu, 35 yılı aşkın liderlik deneyiminden hareketle aile şirketlerinde sürdürülebilir büyüme, profesyonelleşme ve uluslararasılaşma konularını ele alacak.</p><p>Kongre kapsamında düzenlenecek oturumlarda aile işletmelerinin farklı boyutları çok yönlü bir bakış açısıyla değerlendirilecek. Aile İşletmelerinde Yönetişim ve Liderliğe Giden Yol, Başarılı Aile İşletmeleri Liderini Nasıl Seçiyor ve Hazırlıyor?, Başarılı Aile İşletmeleri Geleceği Nasıl Okuyor? sorularına yanıt arayan Kongrede ayrıca Kültürün DNA'sı değer ve kapsayıcılık başlıklarında analiz edilecek. Paneller; yönetişimden liderlik dönüşümüne, kuşaklar arası devrin yönetiminden dijitalleşmeye kadar birçok konuyu da tartışacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kongrede düzenlenecek panellerde iş dünyası ve akademiden birçok isim yer alacak. Moderatörlüğünü Prof. Dr. Sinan Alçın, Dr. Ümit Özüren, Prof. Dr. Öykü İyigün ve Dr. Mustafa Cenk Uludağ'ın üstleneceği oturumlarda; MAKFED Yönetim Kurulu Başkanı ve Dalgakıran Kompresör Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Dalgakıran, İstanbul Sanayi Odası Meclis Başkanı ve Yılmaz Redüktör A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yılmaz, BÜTEM A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Merve Mollamehmetoğlu, İstanbul Sanayi Odası Meclis Üyesi ve İDDMİB Yönetim Kurulu Üyesi Aynur Ayhan, Çorap Sanayicileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ender Doğan, Kalıp ve İskeleciler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Urfalılar, TAİDER Üyesi Eren Aksu, Yorglass Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve TAİDER Yönetim Kurulu Başkanı Gülfem Yorgancılar Perçin, TETA Teknik Tarım Genel Müdürü Sumer Tömek Bayındır, Yönetim Danışmanları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Önder Kıratlılar, Yönetim Danışmanları Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Hülya Maç ve Yönetim Danışmanları Derneği Üyesi Alp Murat Baştuğ konuşmacı olarak yer alacak.</p><p>Aile işletmelerinin sürdürülebilirliği ve rekabet gücünün artırılmasına katkı sağlamayı amaçlayan kongre, akademi ile iş dünyasını bir araya getirerek bilgi paylaşımını güçlendirmeyi ve iyi uygulama örneklerinin yaygınlaştırılmasını hedefliyor. Gün boyunca sürecek oturumların ardından katılımcılar için networking imkanı da sunulacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/ikude-11inci-aile-isletmeleri-kongresi-duzenleniyor</guid>
      <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 17:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/03/agency/dha/ikude-11inci-aile-isletmeleri-kongresi-duzenleniyor.jpg" type="image/jpeg" length="37984"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eğitim-Bir-Sen Kadın Komisyonları 9. Türkiye Buluşması gerçekleştirildi]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/egitim-bir-sen-kadin-komisyonlari-9-turkiye-bulusmasi-gerceklestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/egitim-bir-sen-kadin-komisyonlari-9-turkiye-bulusmasi-gerceklestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA, (DHA)- EĞİTİM -Bir-Sen Kadın Komisyonları 9. Türkiye Buluşması 146 şubeden bin sendikacı kadın liderin katılımıyla Kızılcahamam'da gerçekleştirildi. Buluşmada, kadın eğitim çalışanlarının karşılaştığı sorunlar, elde edilen kazanımlar ve yeni dönem hedefleri kapsamlı biçimde ele alındı.</p><p>Eğitim-Bir-Sen Kadın Komisyonları 9. Türkiye Buluşması,Genel Başkan Ali Yalçın, Genel Merkez Kadın Komisyonu Başkanı Sıdıka Aydın ve Türkiye genelindeki 146 şubeden 1000 sendikacı kadın liderin katılımıyla Kızılcahamam'da gerçekleştirildi. Buluşmada, kadın eğitim çalışanlarının karşılaştığı sorunlar, elde edilen kazanımlar ve yeni dönem hedefleri kapsamlı biçimde ele alındı.</p><p>Toplantının açılışında konuşan Eğitim-Bir-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, '34 yıllık sendikal mücadelemizi emeğimizi değerli kılmak, ekmeğimizi büyütmek için sürdürüyoruz. Bugün dünyayı saran kapitalist emperyalist düzen nasıl barış üretmiyorsa, 'kadın hakları ve özgürlükleri' diye servis ettikleri süslü paketler de insanlığı felakete sürüklüyor. Hiç kimse bu ifsada kayıtsız kalmamızı beklemesin. Ne sessiz kalırız ne de bize reçete diye sunulan zehre uzanırız. Çünkü biz meseleye bambaşka bir yerden bakıyoruz. Bizim anlayışımızda kadın; güç savaşlarının aparatı, kültürel değişimin ajanı değil, toplumun vicdanı, medeniyetin taşıyıcısı, geleceğin kurucusudur. Kadınlar Komisyonumuz da sadece teşkilatımızın, sendikamızın bir parçası değil, inancımızın, kültürümüzün, değerlerimizin müstahkem kalesidir. İşte bu anlayışla kadınıyla erkeğiyle Eğitim-Bir-Sen olarak bizler, küresel sistemin çürümüş düzenine karşı duruyoruz' dedi.</p><p>Yalçın, şunları söyledi:</p><p>'Okullarda ve üniversitelerde geleceği inşa eden, bilgiyi şefkatle yoğuran, emeğiyle topluma yön veren kadın eğitimcilerimizin azmi, yarınlarımızın teminatıdır. Kadınların desteğiyle büyüyüp güçlenen sendikal mücadelemiz, adaletin, hakkın ve insan onurunun daha gür bir sesle savunulmasına vesile olmaktadır. Eğitim-Bir-Sen olarak, kadınların emeğini görünür kılan, sözünü güçlendiren ve karar süreçlerindeki etkisini artıran bir anlayışla yol yürümeye kararlıyız. Kadın komisyonumuzun örgütlenme bilincindeki artış, sendikal mücadelemiz kadar ülkemiz ve geleceğimiz için de önem taşımaktadır. Çünkü biliyoruz ki; kadının emeği güçlendikçe toplum güçlenir, kadınların sesi yükseldikçe gelecek daha sağlam inşa edilir.'</p><p>Yalçın, şunları ekledi:</p><p>'Bugün, 'ücrette denge', 'gelirde adalet' çağırımız, temel mücadele hattımızdır. Anamızın ak sütü gibi helal olan refah payı gelmeden, gelir vergisi yüzde 15'e sabitlenmeden, birinci dereceye 3600 ek gösterge hayata geçirilmeden, akademik zam gerçekleşmeden, selasını 8. Dönem Toplu Sözleşme'de okuyup 'bu yasayla buraya kadar' dediğimiz 4688 sayılı Kanun değişmeden, reform paketiyle kamu personel sistemi değiştirilmeden durmayacağız, yılmayacağız, pes etmeyeceğiz.'</p><p>Yalçın, konuşmasının devamında şunları kaydetti:</p><p>'Biz ki 1124 kazanıma imzasını atmış iradeyiz. Biz ki üyelerimizin emanet ettiği yetkiyi, masada, sahada, medyada, sosyal diyalog kanallarının tamamında kararlılıkla mücadeleye dönüştüren hareketiz. İşte bunun en son örneğini kadın kamu görevlilerinin analık hakları konusunda, etkili mücadelemiz sonucu doğum sonrası yarım zamanlı çalışma hakkına ilişkin kazanımda gördük. Yarım zamanlı çalışma hakkına ilişkin yönetmelik yürürlüğe konulmuş fakat kapsamı dar uygulamada eksiklikler vardı. 9 yıl boyunca toplu sözleşmeden tutun da KPDK'ya, KİK'e, ikili görüşmelere kadar birçok platformda 'kadınların analık hakları örselenmesin, kamu görevlileri arasına ayrım konmasın' dedik. Ve nihayetinde bu talebimiz kazanıma dönüştü.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yalçın, 'Kadın çalışanlar için istediğimiz düzenlemeler ayrımcılık değil huzurlu bir toplum ve sağlıklı bir gelecek için yapılması gereken yatırımlardır. Tencerede dert değil, aş kaynayacaksa, kadın eğitim çalışanlarının iç huzuru için iş huzuru sağlanacaksa bu ses duyulsun istiyoruz. Tabi şunu da ifade etmeliyim ki bugün bu taleplerimiz birilerine imkansız gelebilir. Dün süt iznine de 24 hafta ücretli doğum izinlerine de imkânsız deniliyordu ama ne oldu? Dün mümkün değil denilen bugün mümkün oldu, bakın kazanıma dönüşüyor' dedi.</p><p>Yalçın, 'Sadece sorunları sıralamıyor, çözümleri geliştiriyoruz; 'Söyledik, bizden çıktı, işimiz bitti' demiyor, taleplerimizi takip ediyoruz, kazanıma dönüştürüyoruz' diye konuştu.</p><p>Yalçın, 'Birkaç yıl önce Eyüpsultan'da görev yapan okul müdürü İbrahim Oktugan'ın öldürüldüğünü, bir süre önce de İstanbul'da Fatma Nur Çelik öğretmenin acısını yaşadık.O gün meslek hayatımın en zor günlerinden birini yaşadım. Gittik cenazemizi omuzladık, ailemizin yanında olduk. Yüreğimiz yandı, içimiz parçalandı. Fatma Nur öğretmenimizin acısını içimize gömdük ama kimse bu meseleyi kapattığımızı zannetmesin' dedi.</p><p> </p><p>Yalçın, 'Bizim tek bir meslektaşımızı daha şiddete kurban vermeye, ağzı süt kokan tek bir yavrumuzun daha yetimliğine, öksüzlüğüne tahammülümüz yok. Biz eğitimde şiddet konusunda kınama mesajı değil, şiddet yasasının tavizsiz uygulanmasını istiyoruz. Bu konuda da bazı yeni adımlar attık, 'şiddet nedeniyle görevi başında vefat eden kamu görevlileri şehit sayılmalı ve buna bağlı haklardan yararlandırılmalı' dedik. Düzenleme yapılması için de talebimizi TBMM'ye ve Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğü'ne gönderdik. Konunun takipçisi olmaya devam edeceğimizi bir kez daha vurgulamak istiyorum' diye konuştu.</p><p>Eğitim-Bir-Sen Genel Merkez Kadın Komisyonu Başkanı Sıdıka ise konuşmasında şunları ifade etti:</p><p>'Aile ve kadın emeğinin korunmasının önemine işaret ederek, 'Aile, bir medeniyetin taşıyıcı kolonu, bir milletin hafızasıdır. Aile zayıflarsa toplum ayakta kalamaz. Bu nedenle aileyi merkeze alan sosyal politikaların güçlendirilmesi şarttır. Bizim teklifimiz, kadın kamu çalışanlarının mali ve özlük haklarını koruyan, çocuğun ve toplumun üstün yararını ve değerleri gözeten bir çalışma hayatı.'</p><p>Aydın, 'Çalışma sürelerinin kadın kamu görevlileri lehine yeniden düzenlenerek, haftalık çalışma süresi 32 saate ya da mesai günlerinin 4 güne düşürülmesi, analık izin sürelerinin artırılması ve tam istihdam güvencesiyle yeni nesil çalışma modellerinin geliştirilmesi üzerine olacaktır. Bizim teklifimiz net, maaş kaybı olmadan, özlük hakları korunarak, insan, aile ve değerleri merkeze alan bir çalışma hayatı. Çalışma hayatındaki kadınların analık hakları için TBMM'ye sunulan düzenleme için yetmez ama evet diyoruz. Doğum izin süresinin 60 aya çıkarılması doğru olandır. Biz bu doğru olanın yapılması için mücadelemizi sürdüreceğiz' diye konuştu.</p><p>Aydın, 'Kontrolsüz dijital içerikler çocuklar ve gençler üzerinde ciddi riskler oluşturuyor. Dijital dünyanın esiri değil, efendisi olmalıyız. Karanlık odakların ürettiği algoritmalara teslim olmayacağız, çocuklarımızı bu algoritmaların mahkumu yapmayacağız. Dijital platformlar, kültürel değerlerimizi koruyacak şekilde denetlenmeli; şiddet, zorbalık ve müstehcen içerikli platformlara karşın etkin, hukuki tedbirler alınmalıdır. Aile dostu dijital içerikler üretilmeli, ahlak dışı gündüz kuşağı yayınları tümden yasaklanmalıdır. Sosyal medya kullanımında getirilen 15 yaş sınırlamasına ilişkin mevzuatın çıkarılmasını önemsiyoruz. Bu düzenlemenin başarıya ulaşması adına atılacak adımlara destek vermeye hazırız' dedi.</p><p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim, Ankara</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/egitim-bir-sen-kadin-komisyonlari-9-turkiye-bulusmasi-gerceklestirildi</guid>
      <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 13:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/03/agency/dha/egitim-bir-sen-kadin-komisyonlari-9-turkiye-bulusmasi-gerceklestirildi.jpg" type="image/jpeg" length="48703"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dr. Gezer'den Atlas Çağlayan iddianamesi ile ilgili değerlendirme]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/dr-gezerden-atlas-caglayan-iddianamesi-ile-ilgili-degerlendirme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/dr-gezerden-atlas-caglayan-iddianamesi-ile-ilgili-degerlendirme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL, (DHA) - İSTANBUL Kültür Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Anabilim Dalı Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Özge Sırma Gezer, İstanbul Güngören'de, 14 Ocak'ta yan bakma nedeniyle çıkan kavgada hayatını kaybeden 16 yaşındaki Atlas Çağlayan cinayetine ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının tamamladığı iddianameyi değerlendirdi.</p><p> İddianamenin ardından yeniden gündeme gelen akran şiddetine yönelik yaptırımlar ve suça sürüklenen çocuk kavramlarını ceza hukuku çerçevesinde ele alan Dr. Öğr. Üyesi Sırma Gezer, 'Akran zorbalığı yalnızca pedagojik değil aynı zamanda ciddi bir ceza hukuku sorunudur. Zorbalık çocukları hem mağdur hem de 'suça sürüklenen çocuk' konumuna taşıyabilir' dedi.</p><p> Atlas Çağlayan davasında henüz verilmiş ya da kesinleşmiş bir ceza bulunmadığını belirten Dr.Öğr. Üyesi Özge Sırma Gezer, iddianamenin Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabulünün ardından duruşmalara başlanabileceğini dile getirdi. Dr. Öğr. Üyesi Sırma Gezer, haber içeriklerinde, mağdurların aksine suçu gerçekleştirenlerin isimlerinin kamuoyu ile paylaşılmamasına yönelik tepkilere ise şu sözlerle açıklık getirdi: 'Çocuk mahkemelerinin bir özelliği vardır, çocuk yargılaması gizli ve kapalı yapılır. Bu nedenle metinlerde, belgelerde isimler kodlanmış şeklinde paylaşılır.'</p><p> Dr.Öğr.Üyesi Sırma Gezer, 'Türk Ceza Kanunu'na göre çocukların ceza sorumluluğunu farklı yaş gruplarına göre belirlenir. Bu noktada Atlas Çağlayan olayında iddianamede istenilen cezalar, Ceza Kanunumuza göre doğru. Ceza Kanunumuzda 0-12 yaş grubunda ceza sorumluluğu bulunmuyor, yalnızca güvenlik tedbirleri uygulanabiliyor. 12-15 yaş grubunda çocuğun fiilin anlam ve sonuçlarını kavrayıp kavrayamadığı değerlendirilerek indirimli ceza uygulanabiliyor. Bu suç özelinde, fiili gerçekleştiren 14 yaşında ve yüzde 50 indirim ile yarı cezayı çekecek. 15-18 yaş grubunda ise ceza sorumluluğu bulunuyor ancak yine indirimli ceza söz konusu oluyor. 15-18 yaş arasında ise cezada üçte bir oranında indirim uygulanıyor Bu yaklaşım, çocukların gelişimsel özelliklerinin hukuk sistemi içinde dikkate alınması gerektiğini gösteriyor' diye konuştu.</p><p> 'ÇOCUK, CEZA HUKUKUNDA YAPTIRIMDAN MUAF DEĞİL'</p><p> Çocuk suçluluğu konusunun ceza hukuku açısından farklı ele alınması gerektiğini aktaran Gezer, modern hukuk sistemlerinde çocukluk döneminin yetişkinlerden ayrı değerlendirilmesi gereken özel bir dönem olarak kabul edildiğini ifade etti. Çocukların suç işlemesini önlemede yalnızca ceza yaptırımlarının yeterli olmadığını belirten Gezer, çocukların ceza sorumluluğunun değerlendirilmesinde Birleşmiş Milletler'in Pekin Kuralları'nın önemli bir referans olduğunu söyledi. Gezer, 'Pekin Kuralları, çocukların ceza sorumluluğunun onların duygusal ve zihinsel olgunluk düzeyi dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor' dedi.</p><p> Dr. Öğr. Üyesi Özge Sırma Gezer, akran zorbalığının özellikle ergenlik döneminde yaygınlaştığını ve toplumsal bir sorun olarak ele alınması gerektiğini ifade etti. Dünya Sağlık Örgütü verilerine dikkat çeken Gezer, zorbalığın gençler arasında oldukça yaygın olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu:</p><p> 'Zorbalık ve kavga gençler arasında oldukça yaygın. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre gelişmekte olan 40 ülkede erkeklerin yüzde 42'si ve kızların yüzde 37'si zorbalığa maruz kalıyor. Öğrencilerin yaklaşık yüzde 15-25'i zorbalık mağduru, yüzde 15-20'si ise zorbalık faili olarak belirleniyor.'</p><p> 'ZORBALIK BİRÇOK SUÇ TÜRÜNE DÖNÜŞEBİLİYOR'</p><p>Akran zorbalığının yalnızca bir disiplin sorunu olarak görülmemesi gerektiğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Özge Sırma Gezer, bazı zorbalık davranışlarının doğrudan ceza hukuku kapsamında suç oluşturabileceğine dikkat çekti. Zorbalığın süreklilik göstermesi halinde eziyet suçu (TCK m.96) kapsamında değerlendirilebileceğini belirten Gezer, zorbalık nedeniyle bir öğrencinin okula gitmekten alıkonulması veya eğitim hayatının engellenmesi durumlarının eğitim ve öğretim hakkının engellenmesi (TCK m.112) suçunu gündeme getirebileceğini ifade etti.</p><p> Sürekli rahatsız edici davranışların kişilerin huzur ve sükûnunu bozma (TCK m.123) kapsamında değerlendirilebileceğini belirten Gezer, öğrencinin eşyalarına zarar verilmesi halinde mala zarar verme suçu (TCK m.151) oluşabileceğini söyledi. Gezer ayrıca bazı zorbalık vakalarının kasten yaralama, hakaret, tehdit ve şantaj gibi suçlara dönüşebileceğini ifade ederken, özellikle dijital ortamlarda gerçekleşen zorbalık olaylarında özel hayatın gizliliğinin ihlali ile kişisel verilerin ele geçirilmesi veya yayılması gibi suçların da gündeme gelebileceğini dile getirdi.</p><p> SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK KAVRAMI</p><p>Çocuk Koruma Kanunu'nda suç işleyen çocuklar için 'suçlu çocuk' yerine 'suça sürüklenen çocuk' kavramının kullanıldığını hatırlatan Gezer, bu ifadede çocuğun yalnızca cezalandırılmasını değil aynı zamanda korunmasını ve rehabilite edilmesini esas aldığını söyledi. Gezer, 'Aynı kanun zorbalığa maruz kalan çocukları da 'korunmaya ihtiyaç duyan çocuk' olarak tanımlıyor' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p> ÇOCUK KORUMA KANUNU'NDA DESTEKLEYİCİ TEDBİRLER</p><p>Çocuk Koruma Kanunu kapsamında uygulanabilecek koruyucu ve destekleyici tedbirlere de değinen Gezer, bu kapsamda çocuğa ve ailesine psikolojik ve sosyal destek verilmesini içeren danışmanlık tedbirinin yanı sıra eğitim, sağlık ve barınma tedbirlerinin de bulunduğunu belirtti. Gezer, gerekli durumlarda çocuğun koruyucu aile veya bakım kurumlarına yerleştirilmesini öngören bakım tedbirinin de uygulanabildiğini söyledi. </p><p> 'SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUĞUN AİLESİ YAPTIRIMA TABİ DEĞİL'</p><p> 'Suça sürüklenen çocuk' tartışmalarında ailelerin cezalandırılmasına yönelik görüşlere de değinen Gezer, hukuk sisteminde suçun şahsiliği ilkesinin esas olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu: </p><p> 'Hukukta suçun şahsiliği prensibi vardır. Bu nedenle suça sürüklenen çocukların ailelerine yönelik doğrudan bir yaptırım hukukumuzda bulunmamaktadır.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/dr-gezerden-atlas-caglayan-iddianamesi-ile-ilgili-degerlendirme</guid>
      <pubDate>Sat, 28 Mar 2026 14:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/03/agency/dha/dr-gezerden-atlas-caglayan-iddianamesi-ile-ilgili-degerlendirme.jpg" type="image/jpeg" length="41750"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Yapay zeka beyni tembelleştirebilir']]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/yapay-zeka-beyni-tembellestirebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/yapay-zeka-beyni-tembellestirebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL, (DHA) - İSTANBUL Esenyurt Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdür Yardımcısı ve Biyokimya-Nörobilim Uzmanı Öğr. Gör. Derya Murat Özgün, 'Yapay zeka teknolojileri hayatımızın birçok alanında hızla yaygınlaşıyor. Metin yazmak, bilgiye ulaşmak hatta bazı karar süreçleri artık yapay zeka destekli araçlarla gerçekleştirilebiliyor. Bu sorun günümüz nörobiliminin önemli tartışma başlıklarından biri. Yapay zeka beyni tembelleştirebilir' dedi.</p><p>İnsan beyninin yaklaşık 86 milyar nörondan oluşan son derece karmaşık bir sistem olduğunu söyleyen Öğr. Gör. Derya Murat Özgün, 'Bu sistemin en önemli özelliklerinden biri nöroplastisite, yani beynin deneyimlere göre kendini yeniden düzenleyebilme kapasitesidir. Teknolojinin zihinsel beceriler üzerinde etkileri yeni bir konu değil. Örneğin hesap makinelerinin yaygınlaşmasıyla zihinden hesap yapma becerilerinin azaldığı biliniyor. Navigasyon sistemleri ise insanların yön bulma alışkanlıklarını değiştirdi' diye konuştu.</p><p>Öğr. Gör. Özgün, 'Yapay zeka bu dönüşümü çok daha ileri bir noktaya taşıma potansiyeline sahip. Çünkü artık yalnızca fiziksel işleri değil, bazı bilişsel süreçleri de teknolojiye devretmeye başlıyoruz. Bu noktada kritik soru şu; eğer düşünmenin bir bölümünü makinelere devredersek beynimiz tembelleşir mi? Bilimsel çalışmalar bu soruya kesin bir yanıt vermiyor. Ancak nörobilim bize önemli bir ipucu sunuyor; beyin, kullanılmayan sinaptik bağlantıları zamanla zayıflatma eğilimindedir' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yapay zekanın doğru kullanıldığında insan zihni için güçlü bir bilişsel destek sistemi olabileceğini belirten Öğr. Gör. Özgün, 'Yapay zeka çağında belki de en önemli beceri eleştirel düşünme olacak. Bilgiye ulaşmak artık zor değil; asıl önemli olan doğru bilgiyi ayırt etmek ve anlamlandırabilmektir' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/yapay-zeka-beyni-tembellestirebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 24 Mar 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/03/agency/dha/yapay-zeka-beyni-tembellestirebilir.jpg" type="image/jpeg" length="93451"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Tekin, öğrencilerin hazırladığı 'Haberimiz Olsun' bültenine konuk oldu]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/bakan-tekin-ogrencilerin-hazirladigi-haberimiz-olsun-bultenine-konuk-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/bakan-tekin-ogrencilerin-hazirladigi-haberimiz-olsun-bultenine-konuk-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ayşenur DEMİRTAŞ GÜL-Ali Oğulcan ARSLAN/ANKARA, (DHA)- MİLLİ Eğitim Bakanlığı tarafından hayata geçirilen 'Haberimiz Olsun' projesi kapsamında öğrencilerin hazırladığı haber bültenleri, yayın hayatına başladı. Ankara'daki Eğitim Teknolojileri Kuluçka ve İnovasyon Merkezi'nde (ETKİM) bir araya gelen öğrenciler, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in konuk olduğu özel bir program çekti.</p><p>Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli vizyonu doğrultusunda hayata geçirilen 'Haberimiz Olsun' projesi, öğrencilerin medya okuryazarlığını geliştirmeyi ve onları doğru bilgi üretme süreçlerine aktif olarak dahil etmeyi amaçlıyor. Proje kapsamında öğrenciler tarafından hazırlanan haber bültenleri pazartesi, çarşamba ve cuma günleri EBA, EBA YouTube ve TRT EBA kanallarında izleyiciyle buluşuyor. İstanbul Demirören Medya ve Teknoloji Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Ankara Çankaya Türk Telekom Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Ankara Batıkent Şevket Evliyagil Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile Ankara Gölbaşı Cemil Yıldırım Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) öğrencileri, projenin çekimleri kapsamında Ankara'daki ETKİM binasında bir araya geldi. Öğrencilerin hazırladıkları programa konuk olan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, eğitim politikaları ile medya ve gençlerin geleceğine ilişkin soruları yanıtladı.</p><p>'MEDYA KONUSUNDA GÜZEL BİR KUŞAK GELİYOR'</p><p>Program sonrası DHA'ya değerlendirmelerde bulunan Bakan Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile teorik eğitimin yanı sıra uygulamalı eğitimlerin de güçlendirilmesini amaçladıklarını belirterek, 'Gençlerimiz, hem eğitimle ilgili konularda hem de genel anlamda çok fazla bilgi kirliliğiyle muhatap oluyorlar. Bizim meslek liselerimiz var, iletişim programlarımız var, radyo televizyon programlarımız var. Böyle bir bilgi kirliliğinin olduğu bir alan da var. Arkadaşlarla sohbet ederken hem de Türkiye Yüzyılı Maarif modeliyle beraber bu uygulama eğitimlerinin artırılması ve bunların hepsini birleştirdiğimizde böyle güzel bir proje ortaya çıktı. Hem uygulama yapıyor bu arkadaşlarımız hem biz eğitimle ilgili konularda dedikoduların, yalanın, yanlışın çok hızlı yayıldığı bir dönemde kendimizle ilgili, çocuklarımızın, gençlerimizin geleceğini ilgilendiren konularla ilgili doğru bilgi vereceğimiz çok güzel bir mecra oldu. Ben heyecanla takip ediyordum. Bugün de arkadaşlarla çok keyifli bir sohbet yaptık. Tüm arkadaşlara teşekkür ediyorum. Türkiye'de medya konusunda çok güzel bir kuşak geliyor. Arkadaşlarımızın gelecekleri çok parlak. Biz de kendilerine ağabeyleri olarak destek olacağız inşallah' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'ÇOK KIYMETLİ BİR DENEYİM'</p><p>Projede görev alan Demirören Medya ve Teknoloji Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 11'inci sınıf öğrencisi Remzi Efe Arslan ise Bakan Tekin'in projeye verdiği desteğin kendileri için önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu belirterek, 'Sayın Bakanımız bu süreci başlattı ve bize her konuda destek oldu. En büyük motivasyonu onun desteğinden ve program sonrası gelen mesajlardan aldık. Daha lise düzeyindeyken Bakanımızla bir program yapmak bizim için çok kıymetli bir deneyim' dedi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim, Ankara</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/bakan-tekin-ogrencilerin-hazirladigi-haberimiz-olsun-bultenine-konuk-oldu</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 08:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/03/agency/dha/bakan-tekin-ogrencilerin-hazirladigi-haberimiz-olsun-bultenine-konuk-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="80145"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Tekin: 12 Mart, tarihin sinesine nakşedildiği mümtaz bir dönemeçtir]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/bakan-tekin-12-mart-tarihin-sinesine-naksedildigi-mumtaz-bir-donemectir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/bakan-tekin-12-mart-tarihin-sinesine-naksedildigi-mumtaz-bir-donemectir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gizem CENGİL-Celal ATALAY/ANKARA, (DHA)- MİLLİ Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, '12 Mart 1921, necip bir milletin kendi istikbali ve istiklali hakkında verdiği hükmün, tarihin sinesine nakşedildiği mümtaz bir dönemeçtir. O gün kabul edilen İstiklal Marşımız, ateş hattında kaleme alınmış bir şiir olarak doğmuş; kısa sürede bu tanımın çok ötesinde bir anlam kazanmıştır' dedi. </p><p>Bakan Tekin, Ankara'da 'Korkma! Gençliğin Ruhu Burada' temasıyla MEB Şura Salonu'nda düzenlenen 'İstiklal Marşı'nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy'u Anma Programı'na katıldı. Burada konuşan Tekin, '12 Mart 1921, necip bir milletin kendi istikbali ve istiklali hakkında verdiği hükmün, tarihin sinesine nakşedildiği mümtaz bir dönemeçtir. O gün kabul edilen İstiklal Marşımız, ateş hattında kaleme alınmış bir şiir olarak doğmuş; kısa sürede bu tanımın çok ötesinde bir anlam kazanmıştır. Öyle ki İstiklal Marşı, milletimizin en zor şartlarda dahi varlığını hangi değerler üzerine kuracağını, kendini nasıl tanımladığını ve geleceğe hangi sarsılmaz inançla yürüyeceğini ortaya koyan güçlü bir karakter beyanıdır. Bu yönüyle kolektif hafızamızın, milletimizin iradesinin ve bağımsızlığımızın timsali olarak yaşamaya devam etmektedir. Milletler; tarihlerini yaşadıkları hadiselerle beraber, o kritik hadiselerin ortasında kendileri hakkında söyledikleri edebi metinlerle tarihe nakşederler. İstiklal Marşı işte böyle esaslı ve kurucu bir manzumedir. Umudun daraldığı, belirsizliğin kol gezdiği bir vasatta kaleme alınmış, istikamet gösteren bir metindir. Korkunun değil cesaretin, tavizin değil kararlılığın; teslimiyetin değil iradenin, tereddüdün değil imanın, yeisin değil umudun en gür sesidir. Bu yönüyle milletimizin karakterini, sarsılmaz iradesini, ahlaki derinliğini ve nihayetinde dünyaya sunduğu medeniyet iddiasını kayıt almıştır. Zaman değişir, şartlar değişir; fakat insanın temel sınavları değişmez. İstiklal Marşı'nın kalıcı bir tesire sahip oluşu, bu hakikatten beslenmesindendir' diye konuştu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'BİR MİLLETİN GELECEĞİ YETİŞTİRDİĞİ İNSANLA ŞEKİLLENİR'</p><p>Ardından programın temasına vurgu yapan Bakan Tekin, ''Korkma! Gençliğin Ruhu Burada.' Bu ifade güçlü bir güven duygusunu işaret eder. Bu ülkenin istikbaline duyulan itimadın sesidir. Çünkü bir milletin gücü, maziden aldığı ilhamla geleceğe yürüyen genç nesillerle ortaya çıkar. Milletimizin istikbalini omuzlayan her bir gencimiz, İstiklal Marşı'nın taşıdığı bu anlamın yeni temsilcisidir. Unutmayalım ki bu metin geleceğe yön verecek bir karakter çağrısı olarak kaleme alınmıştır. Marşımızın satırlarına dikkatle baktığımızda güçlü bir insan portresi görürüz. İnancını kaybetmeyen, umudunu canlı tutan, haksızlık karşısında geri çekilmeyen bir duruş. Kendi hayatından öte bir sorumluluk taşıyan, toplumunun kaderini kendi kaderiyle birlikte düşünen bir ruh. İşte tam bu noktada mesele eğitime, yani insan yetiştirme meselesine gelir. Bir milletin geleceği yetiştirdiği insanla şekillenir. Okulların değeri de burada ortaya çıkar. Eğitim; muhakeme etmeyi öğrenmektir, karakter inşa etmektir, mesuliyet üstlenebilen nesiller yetiştirmektir. Milli Eğitim Bakanlığı olarak eğitime bu gözle bakıyoruz. Hedefimiz; analiz edebilen, sorgulayabilen, değerleriyle barışık, sorumluluk bilinci gelişmiş, karakteri ve milli şuuru kuvvetli şahsiyetler yetiştirmektir. Ve altını çizmek isterim ki Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli bu hedefimizin somutlaşmış ifadesidir' dedi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim, Ankara</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/bakan-tekin-12-mart-tarihin-sinesine-naksedildigi-mumtaz-bir-donemectir</guid>
      <pubDate>Thu, 12 Mar 2026 16:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/03/agency/dha/bakan-tekin-12-mart-tarihin-sinesine-naksedildigi-mumtaz-bir-donemectir.jpg" type="image/jpeg" length="29307"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Tekin Duyurdu: Eğitim Sisteminde Köklü Değişiklik Sinyali]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/bakan-tekin-duyurdu-egitim-sisteminde-koklu-degisiklik-sinyali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/bakan-tekin-duyurdu-egitim-sisteminde-koklu-degisiklik-sinyali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Tekin: "Zorunlu eğitimin yaşı daha erken dönemlere çekilmeli." Ara tatil seminerleri online yapılacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, TBMM'de AK Parti Grup Toplantısı öncesi gazetecilerin sorularını yanıtladı. Tekin, son günlerde kamuoyunda tartışılan 12 yıllık zorunlu eğitim konusunda önemli açıklamalarda bulundu.</p>

<h3><strong>"Daha Erken Yaşlarda Yükseköğretime Geçilmeli"</strong></h3>

<p>Bakan Tekin, bilgiye erişimin kolaylaştığı günümüz koşullarında eğitim sisteminin de buna göre şekillenmesi gerektiğini vurguladı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<blockquote>
<p>"Biz 12 yıllık zorunlu eğitimi tartışırken artık çocuklarımızın bilgiye erişiminin çok kolay olduğu bir dönemdeyiz. Bu nedenle daha erken yaşlarda yükseköğretime devam edebilmesi lazım."</p>
</blockquote>

<h3><strong>"Zorunlu Eğitimin Yaşı Daha Erken Dönemlere Çekilmeli"</strong></h3>

<p>Tekin, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:</p>

<blockquote>
<p>"Bizim derdimiz zorunlu eğitimin yaşının biraz daha erken dönemlere çekilmesi meselesiydi. Kamuoyundaki tartışmaları izliyoruz, değerlendiriyoruz."</p>
</blockquote>

<h3><strong>Ara Tatil Seminerleri Online Olacak</strong></h3>

<p>Bakan Tekin, ara tatil uygulamasıyla ilgili bir soruya da şu yanıtı verdi:</p>

<blockquote>
<p>"Attığımız her adımı bakanlık içerisindeki genel müdürlükler bünyesinde bulunan izleme ve değerlendirme daire başkanlıkları üzerinden takip ediyoruz. Yapılan çalışmaların arzu ettiğimiz sonuçları doğurup doğurmadığını, pedagojik açıdan pozitif sonuçlar doğurup doğurmadığını değerlendiriyoruz. Ara tatiller de bunun içinde."</p>
</blockquote>

<p>Tekin, öğretmenlerin ara dönem seminerlerine ilişkin de şu bilgiyi paylaştı:</p>

<blockquote>
<p>"Ara dönemde öğretmen arkadaşlarımız seminerlerini okula gelmeden online olarak yapacaklar. Bunu kendilerine zaten duyurduk."</p>
</blockquote></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/bakan-tekin-duyurdu-egitim-sisteminde-koklu-degisiklik-sinyali</guid>
      <pubDate>Wed, 11 Mar 2026 12:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/03/agency/dha/bakan-tekin-cocuklarimizin-erken-yaslarda-yuksekogretime-devam-edebilmesi-lazim.jpg" type="image/jpeg" length="18888"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Yapay zeka iş süreçlerini dönüştüren bir teknoloji olarak değerlendirilmeli']]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/yapay-zeka-is-sureclerini-donusturen-bir-teknoloji-olarak-degerlendirilmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/yapay-zeka-is-sureclerini-donusturen-bir-teknoloji-olarak-degerlendirilmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL, (DHA)- İSTANBUL Kültür Üniversitesi (İKÜ) Rektörü Prof. Dr. Fadime Üney Yüksektepe, 'Yapay zeka meslekleri tamamen ortadan kaldıran değil, iş süreçlerini dönüştüren bir teknoloji olarak değerlendirilmeli' dedi.</p><p>Yapay zekayı iş ve insan gücü bağlamında bir tehdit olarak sunan yorumlara dikkat çeken İstanbul Kültür Üniversitesi (İKÜ) Rektörü Prof. Dr. Fadime Üney Yüksektepe, 'Yapay zekanın meslekler üzerindeki etkisi hala sezgisel genellemeler ve yorum düzeyinde. Oysa bu alanda araştırmalar sürüyor. Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) 2025 yılında yayımladığı 'Generative AI and Jobs: A Refined Global Index of Occupational Exposure' raporu, yapay zekanın iş ve meslek yaşamına etkileriyle ilgili en kapsamlı küresel analizlerden biri. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 'Yapay Zeka İstatistikleri 2025' verileri de bu dönüşümün Türkiye'deki yansımalarını anlamak açısından önemli. Geleceğe ilişkin değerlendirmelerde bu tür ulusal ve uluslararası verileri dikkate almak hem işletmeler hem de meslek sahipleri için büyük önem taşıyor' diye konuştu.</p><p>'YAPAY ZEKA MESLEKLER İÇİN YOK OLUŞ DEĞİL DÖNÜŞÜM'</p><p>Prof. Dr. Fadime Üney Yüksektepe, ILO raporuna göre dünya genelinde işlerin yaklaşık yüzde 24'ünün görev dönüşümü potansiyeline sahip olduğunu hatırlatarak şu değerlendirmede bulundu:</p><p>'Endüstri mühendisi perspektifimle baktığımda şunu net söyleyebilirim ki yapay zeka meslekler için bir bitiş değil, iş süreçlerinin yeniden tasarlanması anlamına geliyor. Yapay zekâ iş gücünü tamamen ortadan kaldıran bir teknoloji değil; insanın üretkenliğini artıran bir araç olarak değerlendirilmelidir.'</p><p>Prof. Dr. Yüksektepe, yapay zeka tartışmalarının yalnızca iyimser ya da karamsar senaryolar üzerinden yürütülmesinin doğru olmadığını belirterek teknolojik dönüşümün dengeli bir bakış açısıyla ele alınması gerektiğini ifade etti. Prof. Dr. Yüksektepe, 'Riskleri görmezden gelmek de felaket senaryoları üretmek de çözüm değildir. Asıl mesele bu dönüşümü doğru politikalarla yönetebilmektir. Temeli olmayan genellemeler teknolojik gelişmelere direnç oluşturur. Teknolojiden korkmak yerine riskleri doğru analiz ederek eğitim, beceri geliştirme ve iş gücü politikalarını buna göre şekillendirmek gerekiyor' dedi.</p><p>'YAPAY ZEKA KULLANIMINDA KADIN VE ERKEK ORANLARI BİRBİRİNE YAKIN'</p><p>TÜİK'in 'Yapay Zekâ İstatistikleri 2025' verilerine de değinen Prof. Dr. Yüksektepe, Türkiye'de üretken yapay zekâ kullanımının cinsiyete göre dağılımını şöyle değerlendirdi:</p><p>'Ülkemizde yapay zekâ kullanımı erkeklerde yüzde 19,4, kadınlarda ise yüzde 18,8 olarak rapora yansımış durumda. Bu veri, yapay zeka çağının doğru yönetildiğinde kadınların iş gücüne katılımı açısından hem dönüşüm hem de yeni fırsatlar barındırdığını gösteriyor. Kadın ve erkeklerin yapay zekâ kullanım oranlarının birbirine oldukça yakın olması önemli bir başlangıç noktası. Bu tablo teknoloji alanında kariyer yapmak isteyen genç kadınlar için de önemli bir potansiyel içeriyor.'</p><p>BÜRO VE İDARİ İŞLERDE DÖNÜŞÜM</p><p>ILO raporunda yapay zekadan en çok etkilenmesi beklenen mesleklerin başında büro ve idari işler olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Yüksektepe, bu alanlarda kadın çalışanların güçlendirilmesi için şu önerilerde bulundu:</p><p>'İnsan en değerli kaynaktır. Teknolojinin insanı işlevsiz kılacağına ya da dışlayacağına dair dramatik felaket senaryoları toplumsal olarak başka sorunları tetikleyebilir. Asıl mesele insan yerine yapay zekâ koymak ya da insan performansını yapay zekâ ile kıyaslamak değildir. Esas olan insanı yeni teknolojilerle güçlendirecek etik ve işlevsel politikalar geliştirmektir. Bireylerin yapay zekâyı kullanabilen, geliştirebilen ve yönlendirebilen beceriler kazanacağı eğitim ve yetenek programlarını kurgulamaktır. Bu noktada üniversite-sanayi iş birliği de yapay zekâ ile insan gücünün entegrasyonunda ortak aklın merkezlerinden biri olmalıdır.'</p><p>'YAPAY ZEKA DENEYİMİ ÖĞRENCİLİK YAŞAMINA ENTEGRE EDİLMELİ'</p><p>İstanbul Kültür Üniversitesi'nde öğrencilerin dijital portfolyosu olarak geliştirilen PUMA uygulamasına da yapay zeka entegrasyonu yapıldığını belirten Prof. Dr. Yüksektepe, sistemin öğrencilerin eğitim süreçlerinde yapay zekâyı doğrudan deneyimlemelerine imkân sağlayacağını ifade etti. Prof. Dr. Yüksektepe, 'Öğrencilerimiz PUMA sayesinde yapay zekânın eğitim ve öğrencilik yaşamına entegrasyonunu birebir gözlemleme ve deneyimleme fırsatı bulacak. Bu süreç, mezuniyet sonrasında yapay zekâyı aktif ve işlevsel biçimde kullanabilecek yeni bir yetenek seti kazanmalarına da katkı sağlayacak' dedi.</p><p>'ÖN LİSANS EĞİTİMİ KADIN İSTİHDAMI AÇISINDAN KRİTİK'</p><p>Prof. Dr. Yüksektepe, üretim süreçlerinde kritik rol oynayan ön lisans eğitimli ara elemanların da yapay zeka ile planlanan dönüşüm sürecinde desteklenmesi gerektiğini şu sözlerle ifade etti:</p><p>'Üretimde çeviklik için operasyondaki yetişmiş uzman iş gücü son derece değerlidir. Bu alanda önlisans eğitimi alan kadın öğrenci oranı ülkemizde artıyor. Özellikle iş gücüne hızlı geçiş sağlayan önlisans programlarında kadın öğrencilerin oranı yüzde 54'e, lisans programlarında ise yüzde 51'e ulaşmış durumda. Kadınların yükseköğretime katılımında somut adımlar atılan bir dönemdeyiz.Bu noktada kadınların eğitim ve değer üretme motivasyonları son derece olumlu seyrediyorken mesleklerin tamamen ortadan kalkacağı yönündeki söylemler gençlerin kariyer tercihlerinde kaygı yaratabilir.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'MÜHENDİSLİK DALLARI KADINLAR İÇİN FIRSAT YARATABİLİR'</p><p>Prof. Dr. Yüksektepe, 'Yapay zeka, kadın temsilinin görece düşük olduğu mühendislik ve teknoloji alanlarına ilgiyi artırma potansiyeline de sahip. Yapay zeka çalışmaları yalnızca klasik mühendislik becerileriyle sınırlı değil. Veri analizi, algoritma geliştirme ve insan-makine etkileşimi gibi alanlar giderek daha fazla önem kazanıyor. Bu dönüşüm teknoloji alanlarında kariyer yapmak isteyen kadınlar için yeni fırsatlar oluşturabilir' dedi.</p><p>'ÜNİVERSİTELERE YENİ SORUMLULUK'</p><p>Yapay zeka dönüşümünün yalnızca iş gücü piyasasını değil yükseköğretim sistemini de dönüştüreceğini belirten Prof. Dr. Yüksektepe, üniversitelerin bu süreçte önemli bir rol üstlendiğini söyledi. Rektör Prof. Dr. Yüksektepe üniversitelerin öğrencileri yalnızca teknolojiyi kullanan bireyler olarak değil, aynı zamanda yapay zeka ve veri bilimi alanlarında düşünen, sorgulayan, eleştiren ve üretim yapabilen bireyler olarak yetiştirmesi gerektiğini vurgulayarak bunun özellikle kadın öğrencilerin teknoloji alanlarında daha güçlü temsil edilmesi açısından önemli olduğunu ifade etti.</p><p>İKÜ'DE YAPAY ZEKÂ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ</p><p>İstanbul Kültür Üniversitesi'nde kuruluş çalışmaları tamamlanan Yapay Zeka Uygulama ve Araştırma Merkezinin de bu dönüşümü bilimsel olarak incelemeyi hedeflediğini belirten Prof. Dr. Yüksektepe merkezin misyonunu şöyle özetledi:</p><p>'Yapay zeka teknolojilerinin iş gücü piyasasındaki etkileri, mühendislik meslekleri ve akademik üretim üzerindeki yansımaları merkezimizin temel çalışma alanlarını oluşturuyor. Özellikle yapay zekanın iş gücü dönüşümü ve kadın istihdamı üzerindeki etkilerini disiplinlerarası bir yaklaşımla incelemeyi hedefliyoruz. Yapay zekanın etkin kullanımı doğru anlaşılmasına bağlı. Bu nedenle hem yapay zeka etiğini ve eleştirisini hem de geliştirme ve uygulamayı birlikte ele alacağız. '</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/yapay-zeka-is-sureclerini-donusturen-bir-teknoloji-olarak-degerlendirilmeli</guid>
      <pubDate>Sun, 08 Mar 2026 14:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/03/agency/dha/yapay-zeka-is-sureclerini-donusturen-bir-teknoloji-olarak-degerlendirilmeli.jpg" type="image/jpeg" length="68909"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BAU Farm'da üretimin gücü 'kadınlar']]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/bau-farmda-uretimin-gucu-kadinlar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/bau-farmda-uretimin-gucu-kadinlar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL, (DHA) - GİRESUN'un Piraziz ilçesindeki BAU Farm çiftliğinde kadınlar, fındık ve çileğin tarladan paketlemeye uzanan üretim sürecinin her aşamasında aktif rol alarak hem tarımsal üretime hem de bölge ekonomisine katkı sağlıyor.</p><p> 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Türkiye'nin dört bir yanında kadın emeğini görünür kılarken Karadeniz'de üretimin yükünü omuzlayan kadınlar da dikkat çekiyor. Giresun'un Piraziz ilçesinde, BAU Global Başkanı Enver Yücel'in öncülüğünde faaliyet gösteren BAU Farm çiftliğinde kadınlar, üretim sürecinin her aşamasında aktif görev alıyor.</p><p> Sabahın erken saatlerinde başlayan çalışmalar gün batımına kadar sürerken, çiftlikte çalışan kadınlar hem üretime katkı sağlıyor hem de ekonomik hayatta güçlü bir yer ediniyor. Bölgenin simge ürünleri arasında yer alan fındık ve çileğin yetiştirilmesinden hasadına, ayıklanmasından paketlenmesine kadar pek çok aşamada görev alan kadınlar, Karadeniz'de tarımsal üretimin önemli bir parçası olarak öne çıkıyor.</p><p>'ÜRETİMDE YER ALMAK EN BÜYÜK REHABİLİTASYON OLDU'</p><p>BAU Farm çiftliğinde çalışan kadınlardan, beş yıl önce dördüncü evre meme kanseri teşhisi alan ve zorlu bir tedavi sürecinden geçen Binnaz Güler, iyileşme sürecini üretim sahasına da taşıdı. Doktorların 'ağır iş yapamazsın' uyarılarına rağmen, fiziksel sınırlarını koruyarak üretime dahil olduğunu söyleyen Güler, Piraziz'de toprakla kurduğu bağ sayesinde çilek yetiştiriciliği yaparak hayata yeniden kök saldığını ifade etti. Üretimin kendisi için en büyük rehabilitasyon olduğunu vurgulayan Güler, yaşadığı dönüşümü şu sözlerle ifade etti:</p><p>'Psikoloğa da gittim ama içindeki hastalığı silip atamıyorsun. Bir gün kendime 'kalk ayağa' dedim ve üretmeye başladım. Kesinlikle 'hastayım' diye hayata küsmeyin; yaşama sevinciniz olduktan sonra her şeyin üstesinden gelirsiniz. Yetiştirdiğim çileklerin tadına bakıldıkça kendimle gurur duyuyorum, 'Ben bunu yaptım, başardım' diyorum. Mutlu oluyorum, yaşamayı seviyorum. Kadınlar evden çıksınlar, mücadele etmeye başlasınlar. Çünkü çalıştıkça mutlu oluyorsun, kötü düşüncelere enerjin kalmıyor. 8 Mart bizlerin, kadınların günüdür. Bir Cumhuriyet kadını olarak kendimle gurur duyuyorum.'</p><p> 'ÜRÜNLERİMİZ DÜNYA SOFRALARINDA'</p><p> Çalışma hayatında iki çocukla zorlanacağı yönündeki önyargılara rağmen geri adım atmadığını anlatan Fatma Yıldırım ise 10 yıldır üretimin her aşamasında aktif rol aldığını dile getirdi. Çalışma hayatının kendisine kattığı özgüveni ve ürünlerin dünya pazarına açılmasından duyduğu gururu Yıldırım, şu sözlerle anlatıyor:</p><p> 'İyi ki kimseyi dinlemedim, iyi ki çalışıyorum. Kendi paramı kazanıyorum. Hiç tanımadığım insanların sofrasında, benim hazırladığım paketlerin ve ürünlerin yer alması bana büyük bir gurur veriyor. Yurt dışına ve Türkiye geneline gönderdiğimiz ürünlerle evlere misafir oluyoruz. Müşteriler memnun kalıp tekrar sipariş verdiğinde yaptığımız işin değerini daha iyi anlıyoruz. Biz kadınların başaramayacağı hiçbir şey yok, her işin üstesinden gelebiliriz. 8 Mart benim günüm, tüm emekçi kadınların günü. Sevgiyle selamlıyorum, günümüz kutlu olsun.'</p><p> 'KADIN ELİNİN DEĞMESİ FINDIĞA AYRI BİR ANLAM KATIYOR'</p><p>Hasat sonrası fabrikaya ulaşan fındığın ayrıştırılmasından paketlenmesine kadar her aşamada kadın emeğinin belirleyici rol oynadığı tesiste fındığın işlenmesinde görev alan iki çocuk annesi Gülay Limci de üretimde yer almaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Hazırladıkları ürünlerin yurt içi ve yurt dışında hiç tanımadığı insanların sofrasına ulaşmasının kendisi için büyük bir mutluluk ve gurur kaynağı olduğunu söyleyen Limci, emeğinin karşılığını bu şekilde görmenin çalışma şevkini artırdığını belirtti. Limci, 'Fındık demek herkes için kuruyemiş demek. Ama benim için emek, çaba ve gelecek demek. Kadın elinin değmesi fındığa apayrı bir anlam katıyor' diyerek tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nü kutladı.</p><p> 'KADIN ÜRETİRSE DÜNYA DEĞİŞİR'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p> Çiftliğin yöneticisi, Gıda Mühendisi Elif Terzioğlu ise üretimi sadece teknik bir süreç değil, toplumsal bir dönüşüm olarak değerlendirdi. Kendisinin de üretimin içinden geldiğini belirten Terzioğlu, tesiste aktif çalışan 13 kadın ile birlikte kadın emeğinin görünür kılınmasına büyük önem verdiklerini söyledi. Terzioğlu, yürütülen çalışmaları şu sözlerle aktardı:</p><p> 'Burası sadece ürün yetiştiren bir yer değil, kadınların güçlendiği ve emeğin görünür olduğu bir alan. Burayı asıl güçlü kılan şey sadece üretim değil, kadınlar arasındaki dayanışma ve birlik duygusudur. Birimizin işi, diğerinin işi gibi sahipleniliyor. Hasatta, ekimde, üretimde, zor günde hep yan yana omuz omuzayız. Kadın üretime girdiğinde sadece kazanç artmaz. Ev değişir, aile değişir, bölge değişir. Kadın üretirse kalkınma hızlanır. Aslında yaptığımız işin hayata dokunan çok güçlü bir tarafı var. Kadın emeği üretime dahil olduğunda sadece tarım değil hayatın dengesi de güçleniyor. Bu yüzden 'kadın eli' diyoruz. Çünkü kadın eli değdiğinde üretim sadece artmaz, değer kazanır.'</p><p> 8 Mart'ta kadın emeğinin, üretme gücünün ve dayanışmanın daha çok hissedildiğini ifade eden Terzioğlu, 'Bir kadın üretirse sadece hayatı değişmez; ailesi değişir, bulunduğu yer değişir, hatta dünya değişir. Toprağa dokunan, üreten, dönüştüren, varlığıyla hayatı güzelleştiren tüm kadınlara içtenlikle sarılıyorum. Kadın emeğinin gücü, geleceğin en güçlü dönüşümüdür. 8 Mart, bu emeği görünür kılan bir gündür. Kutlu olsun' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/bau-farmda-uretimin-gucu-kadinlar</guid>
      <pubDate>Sat, 07 Mar 2026 09:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/03/agency/dha/bau-farmda-uretimin-gucu-kadinlar.jpg" type="image/jpeg" length="13729"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YÖK Başkanı Özvar: Nitelikli araştırmacıyı destekleyen ekosistemi inşa etmeliyiz]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/yok-baskani-ozvar-nitelikli-arastirmaciyi-destekleyen-ekosistemi-insa-etmeliyiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/yok-baskani-ozvar-nitelikli-arastirmaciyi-destekleyen-ekosistemi-insa-etmeliyiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nisa MİĞAL-Ali Oğulcan ARSLAN/ANKARA, (DHA)- YÜKSEKÖĞRETİM Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, üniversite sıralamalarının, tek başına bir amaç ya da nihai hedef olmadığını söyleyerek, 'Sıralamadaki yükselişi sürdürülebilir kılmak istiyorsak; araştırma stratejilerimizi kurumsal düzeyde netleştirmeli, odak alanlarımızı belirlemeli, disiplinlerarası iş birliğini güçlendirmeli ve nitelikli araştırmacıyı destekleyen bir ekosistemi kararlılıkla inşa etmeliyiz' dedi.</p><p>YÖK'te 'Üniversitelerarası Kurul Toplantısı'nın bu yıl 263'üncüsü gerçekleştirildi. Yükseköğretim sistemine ilişkin güncel konuların ele alındığı toplantıda, üniversitelerin akademik çalışmaları, yükseköğretimde kalite süreçleri ve kurumlar arası iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik başlıklar görüşüldü. YÖK Başkanı Özvar, Türkiye'de yükseköğretimin gelişimi için üniversiteler arası koordinasyonun önemine dikkat çekerek, 'Bugün küresel ölçekte yaşanan dönüşüm; dijitalleşme, yapay zeka, otomasyon, yeşil dönüşüm ve sürdürülebilirlik eksenli politikalarla iş gücü piyasasında yeni beceri setlerini zorunlu kılmaktadır. Bu gelişmeler, yükseköğretim kurumlarının yalnızca bilgi aktaran yapılar olmaktan çıkıp; bilgiyi üreten, uygulamaya dönüştüren ve sektörel ihtiyaçlarla eş zamanlı hareket eden dinamik kurumlar haline gelmesini zorunlu kılmaktadır' dedi.</p><p>'SİSTEMİN GENELİ GÜÇLENMELİ'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Özvar, akademik üretkenliğin artırılması ve üniversitelerin uluslararası rekabet gücünün yükseltilmesine yönelik çalışmalar sürdürdüklerini de vurgulayarak, 'Her fırsatta ifade ettiğim gibi üniversite sıralamaları, elbette tek başına bir amaç ya da nihai hedef değildir. Ancak üniversitelerin araştırma üretimi, uluslararası görünürlüğü ve akademik itibarı açısından önemli bir gösterge sunduğu da açıktır. Bu nedenle üniversitelerimizin uluslararası sıralamalarda istikrarlı biçimde yükselmesini memnuniyetle karşılıyor; bunu yükseköğretim sistemimizin güçlenmesinin somut bir yansıması olarak değerlendiriyorum. Bu tabloyu doğru okumak için, sıralamaların yalnızca 'listeye girme' meselesi olmadığını; araştırma ekosisteminin niteliğini, uluslararası iş birliklerini, yayın ve atıf etkisini, akademik görünürlüğü ve kurumsal itibarı birlikte yansıtan bir gösterge seti olduğunu görmek gerekir. Dolayısıyla sıralamalardaki yükselişi sürdürülebilir kılmak istiyorsak; araştırma stratejilerimizi kurumsal düzeyde netleştirmeli, odak alanlarımızı belirlemeli, disiplinlerarası iş birliğini güçlendirmeli ve nitelikli araştırmacıyı destekleyen bir ekosistemi kararlılıkla inşa etmeliyiz. Bu hedef, yalnızca birkaç üniversitemizin değil; sistemin genelinin kalite kültürüyle güçlenmesini gerektirmektedir' diye konuştu.</p><p>'GEREKLİ KADRO ONAYINI ALMIŞ BULUNUYORUZ'</p><p>Özvar, 'Son dönemde açılan bilişim temelli programlar için öğretim elemanı yetiştirilmesi konusunda somut adımlar atacağımızı daha önceki toplantılarımızda ifade etmiştim. Bu konuyla ilgili olarak Maliye Bakanlığı ile görüşerek gerekli kadro onayını almış bulunuyoruz. Farklı branşlardan lisans mezunlarına merkezi bir sınav uygulayacağız ve başarılı olanlara bilişim temelli programlarda lisansüstü eğitim imkanı sağlayacağız. Akabinde kendilerini üniversitelerimizde ilgili programlarda istihdam edeceğiz. Böylece, yeni programlar için gereken nitelikli öğretim elemanı ihtiyacını karşılamak için önemli bir adım atmış oluyoruz' ifadelerini kullandı. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim, Ankara</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/yok-baskani-ozvar-nitelikli-arastirmaciyi-destekleyen-ekosistemi-insa-etmeliyiz</guid>
      <pubDate>Thu, 05 Mar 2026 17:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/03/agency/dha/yok-baskani-ozvar-nitelikli-arastirmaciyi-destekleyen-ekosistemi-insa-etmeliyiz.jpg" type="image/jpeg" length="26793"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eğitim-Bir-Sen: Alan şefi öğretmenin artırımlı ek ders taleplerinde mahkeme lehine sonuçlandı]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/egitim-bir-sen-alan-sefi-ogretmenin-artirimli-ek-ders-taleplerinde-mahkeme-lehine-sonuclandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/egitim-bir-sen-alan-sefi-ogretmenin-artirimli-ek-ders-taleplerinde-mahkeme-lehine-sonuclandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA (DHA)- EĞİTİM-Bir-Sen, bir lisede gören yapan öğretmenin açtığı davada Ankara 7'nci İdare Mahkemesi'nin ek ders ücretlerinin artırımlı olarak ödenmesine ve geriye dönük eksik tutarların yasal faiziyle birlikte verilmesine karar verdiğini duyurdu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Sendikadan yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p><p>'Ankara 7. İdare Mahkemesi, ek ders ücretlerinin artırımlı olarak ödenmesine ve geriye dönük eksik tutarların yasal faiziyle birlikte Eğitim-Bir-Sen üyesine verilmesine hükmetti. Mahkeme, toplu sözleşme hükümlerinin ,yalnızca derse girilen saatleri değil, yerine getirilen görev karşılığında ödenen ek ders ücretlerini de kapsadığını ortaya koydu. Mahkeme kararında, yaptığı işin niteliği gereği derse girme imkanı olmayan öğretmenler bakımından 'fiilen derse girme' şartının aranamayacağı vurgulandı. </p><p>'Alan şefliği ve koordinatörlük görevini fiilen yürütmenin artırımlı ödeme için yeterli olduğu belirtildi. Lisans sonrası mesleki yetkinliğini artıran, yüksek lisans ve doktora yapmış öğretmenlere de ayrım yapılmadan artırımlı ek ders ücreti ödenmesinin anayasal eşitlik ilkesinin gereği olduğu kaydedildi. Mahkeme kararı gereği alan şefi Eğitim-Bir-Sen üyesi öğretmenin ek ders ücretleri artırımlı olarak ödenecek ve geriye dönük eksik tutarlar yasal faiziyle birlikte verilecek.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/egitim-bir-sen-alan-sefi-ogretmenin-artirimli-ek-ders-taleplerinde-mahkeme-lehine-sonuclandi</guid>
      <pubDate>Thu, 05 Mar 2026 15:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/03/agency/dha/egitim-bir-sen-alan-sefi-ogretmenin-artirimli-ek-ders-taleplerinde-mahkeme-lehine-sonuclandi.jpg" type="image/jpeg" length="51867"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Pezeşkiyan: Geçici Liderlik Konseyi görevine başladı]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/pezeskiyan-gecici-liderlik-konseyi-gorevine-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/pezeskiyan-gecici-liderlik-konseyi-gorevine-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İRAN, (DHA) - İRAN Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Ayetullah Ali Hamaney'in ölümünün ardından yeni liderin seçilmesine kadar 'Geçici Liderlik Konseyi'nin görevine başladığını bildlirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İran basını, Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın, ABD-İsrail saldırıları sonrası ilke kez kamera karşısına geçerek, İran devlet televizyonunda video mesaj yayımladığını duyurdu. Mesajında, İran ordusunun ABD ve İsrail saldırılarına karşılık vermeye devam edeceğini belirten Pezeşkiyan, 'Anayasanın 111'inci maddesi uyarınca Geçici Liderlik Konseyi bugün görevine başlamıştır' ifadelerini kullandı. </p><p>Pezeşkiyan, İran halkının birlik ve beraberlik içinde hareket etmesi gerektiğini kaydederek, ülkesinin, 'düşman üslerini' güçlü şekilde hedef aldığını söyledi. İran'a saldırı düzenleyen ülkelerin hayal kırıklığı yaşayacağını aktaran Pezeşkiyan, saldırılar sırasında hayatını kaybeden Ali Hamaney'e ilişkin ise 'Allah'tan, şehadete ulaşan Yüce Lider'in ruhunu şad etmesini diliyoruz' açıklamasında bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/pezeskiyan-gecici-liderlik-konseyi-gorevine-basladi</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Mar 2026 17:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/03/agency/dha/pezeskiyan-gecici-liderlik-konseyi-gorevine-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="38031"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Açıkladı: Taşımalı Eğitim Dönemi Bitiyor]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/bakan-acikladi-tasimali-egitim-donemi-bitiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/bakan-acikladi-tasimali-egitim-donemi-bitiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 2 milyon öğrenciyi kapsayan taşımalı eğitim sisteminde köklü değişiklik sinyali verdi: "Öğrenciyi değil, öğretmeni taşıyalım."]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), yıllardır tartışma konusu olan ve milyonlarca öğrenciyi ilgilendiren taşımalı eğitim sisteminde tarihi bir makas değişikliğine hazırlanıyor. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, mevcut sistemin verimliliğini sorgulayarak, eğitimin rotasını değiştirecek yeni modelin ipuçlarını paylaştı.</p>

<h3><strong>2 Milyon Öğrenci Yerine 15 Bin Öğretmen</strong></h3>

<p>Bakan Yusuf Tekin, mevcut tabloda yaklaşık <strong>2 milyon öğrencinin</strong> her gün 250-300 farklı köyden merkez okullara taşındığını ifade etti. Bu durumun hem lojistik hem de pedagojik açıdan zorluklar yarattığını belirten Tekin, çözümün "öğrenciyi değil, öğretmeni taşımak" olduğunu vurguladı.</p>

<p>Bakanlığın üzerinde çalıştığı yeni projeksiyona göre, devasa bir öğrenci kitlesini hareket ettirmek yerine, yaklaşık <strong>15 bin öğretmenin</strong> farklı yerleşim yerlerine ulaştırılması planlanıyor. Bu modelin, kamu kaynaklarının daha rasyonel kullanımı noktasında kritik bir adım olması hedefleniyor.</p>

<h3><strong>Eğitimde Verimlilik ve Maliyet Analizi</strong></h3>

<p>Yeni modelin temel motivasyonu sadece maliyet tasarrufu değil, aynı zamanda eğitimde fırsat eşitliğini ve öğrenci konforunu artırmak. Bakan Tekin'in açıklamalarına göre, öğrencilerin uzun yolculuklar yerine kendi yerleşim yerlerinde veya daha yakın noktalarda eğitim alması, akademik başarıyı doğrudan etkileyebilir.</p>

<p>Sistemin detayları üzerinde çalışmalar sürerken, özellikle kırsal bölgelerdeki okul binalarının durumu ve öğretmenlerin ulaşım imkanları titizlikle inceleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3><strong>Yeni Yol Haritası Bekleniyor</strong></h3>

<p>Bakanlık bünyesinde kurulan çalışma grupları, öğretmen taşıma modelinin lojistik altyapısını ve hukuki çerçevesini şekillendiriyor. Önümüzdeki süreçte MEB'in, hangi bölgelerin pilot kapsamına alınacağına ve sistemin ne zaman tam kapasiteyle devreye gireceğine dair kapsamlı bir yol haritası açıklaması bekleniyor.</p>

<p>Eğitim dünyasında geniş yankı uyandıran bu açıklama, köylerdeki okul kültürünün yeniden canlanıp canlanmayacağı sorusunu da beraberinde getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/bakan-acikladi-tasimali-egitim-donemi-bitiyor</guid>
      <pubDate>Sat, 21 Feb 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/02/tasimali-egitim-donemi-1.jpg" type="image/jpeg" length="37897"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Belediye-üniversite iş birliğiyle Küp Uydu Projesi hayata geçiriliyor]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/belediye-universite-is-birligiyle-kup-uydu-projesi-hayata-geciriliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/belediye-universite-is-birligiyle-kup-uydu-projesi-hayata-geciriliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>KONYA, (DHA)- KONYA Büyükşehir Belediyesi ile Necmettin Erbakan Üniversitesi arasında imzalanan protokolle yerli ve milli imkanlarla uydu üretilmesini kapsayan 'Küp Uydu Projesi' hayata geçiriliyor. Projenin imza töreninde konuşan Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, 'Başka şehirler başka işlerle uğraşırken Konya belediyeciliği artık uydu yapmayı ve uzaya fırlatmayı konuşuyor. Konya Bilim Merkezi'nde çocuklarımıza maket uyduyu yaptırıyoruz ama aynı zamanda Necmettin Erbakan Üniversitesi ile birlikte de gerçek uyduyu inşa ediyoruz. Bu önemli bir tarih, önemli bir imza oldu. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum' dedi. </p><p>'Küp Uydu Projesi' Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay ile Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu tarafından Büyükşehir Taş Bina'da düzenlenen protokol töreninde başlatıldı.</p><p>ALTAY: AKILLI ŞEHİR NOKTASINDA ÖNEMLİ BİR BAŞLANGIÇ YAPIYORUZ</p><p>Tören konuşan Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, 'Konya Büyükşehir Belediyesi olarak akıllı şehir uygulamalarında Türkiye'de her zaman örnek olduk. Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yapılan anketlerde son 4 yıldır akıllı şehir uygulamalarında Belediyemiz birinci sırada. Güney Kore'de, Barcelona'da ödüller aldık. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'ndan ödüller aldık ve bugün Necmettin Erbakan Üniversitemizle birlikte 'Akıllı Şehir' noktasında önemli bir başlangıç yapıyoruz. Ramazan'ın başlangıcında böyle özel bir imza atmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'ALTYAPI TESİSLERİ BÜYÜKŞEHİR TARAFINDAN İNŞA EDİLECEK'</p><p>Necmettin Erbakan Üniversitesi Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi ile birlikte bir uydu inşa etmek için yolculuğa çıktıklarını ifade eden Altay, 'İnşallah 3 yıllık bir süre zarfında öncelikle üniversitemizin bu yeterliliği kazanması için gerekli altyapı tesislerini inşa edeceğiz. Öğrencilerimiz bunun tasarımından yapılmasına kadar süreçte yeni yeterlilikler kazanmış olacak. İnşallah imkanlar dahilinde bu uyduyu da fırlatarak belediyecilik hizmetlerini planlı bir şekilde devam ettirmeyi arzu ediyoruz' dedi.</p><p>'KONYA, TÜRKİYE TARİHİNE ÖNEMLİ BİR NOT DÜŞMÜŞ OLACAK'</p><p>Uydun projesinin belediyecilik hizmetlerindeki kullanım alanlarıyla ilgili de bilgi veren Altay, 'Uydu fikri ortaya çıktığından itibaren özellikle Büyükşehir Belediyemize ve KOSKİ'ye ait birimlerimiz, 'bu uydudan nasıl faydalanabiliriz?' diye bir çalışma stratejisi oluşturmaya gayret ediyorlar. Ortaya çıkan konuların en başında su kaynaklarının korunması, kuraklıkla mücadele, moloz dökümü ve kaçak inşaatla ilgili meseleler, trafikteki çözümler gibi birçok konu ortaya çıktı. İnşallah imkanlar el verir ve bu uyduyu fırlatmayı başarabilirsek Konya, Türkiye tarihine önemli bir not düşmüş olacak' ifadelerini kullandı.</p><p>'KONYA BELEDİYECİLİĞİ ARTIK UYDU YAPMAYI VE UZAYA FIRLATMAYI KONUŞUYOR'</p><p>Altay, Türkiye belediyeciliği adına böyle bir çalışma yürütmekten büyük bir mutluluk duyduklarını belirterek, 'Başka şehirler başka işlerle uğraşırken Konya Belediyeciliği artık uydu yapmayı ve uzaya fırlatmayı konuşuyor. Bilim Merkezi'nde çocuklarımıza maket uyduyu yaptırıyoruz ama aynı zamanda Necmettin Erbakan Üniversitesi ile birlikte de gerçek uyduyu inşa ediyoruz. Bu önemli bir tarih, önemli bir imza oldu. Kurumlarımızla birlikte iş yapmaya gayret ediyoruz. Özellikle Necmettin Erbakan Üniversitemizde ve diğer üniversitelerimizde planladığımız birçok işimize uydu yapma işi de ilave olmuş oldu. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Rabb'im muvaffak etsin diye temenni ediyorum. Şehrimize hayırlı uğurlu olsun' dedi.</p><p>ZORLU: İNŞALLAH BU PROJEYİ DE BAŞARACAĞIZ</p><p>NEÜ Rektörü Prof. Dr. Cem Zorlu ise projenin hayırlı olmasını temenni ederek, 'Üniversite olarak Konya Büyükşehir Belediyemiz ile birlikte Ramazan ayının ilk günü çok güzel bir işe imza attık. Türkiye'de ilk olan bir iş, belki dünyada da ilk. Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi, Havacılık ve Uzay Bilimleri Mühendisliği Bölümü bize destek verecek. NEÜ birçok alanda birçok kurumla birlikte iş yapıyor. Bu birliktelik Konya'da büyük bir enerji oluşturuyor. Konya'nın dayanışma ruhunu ortaya koyuyor. Konya, birlikteliğin ortaya çıkardığı bir enerji ve sinerji demektir. Konya Büyükşehir Belediyesi ile birçok projeye imza attığımız gibi bu projeye de inşallah kısa süre içerisinde başlayacağız ve başaracağız' ifadelerini kullandı.</p><p>'ÖĞRENCİLERİMİZ GERÇEK BİR PROJENİN PARÇASI OLARAK YETİŞECEK'</p><p>NEÜ Havacılık ve Uzay Bilimleri Fakültesi Havacılık ve Uzay Bilimleri Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ömer Faruk Keser de projenin öğrenciler için çok değerli olduğunu ifade ederek, 'Bu işte farazi yapılan çalışmalarla veya laboratuvarda yapılan varsayımsal, deneysel çalışmalarla değil, öğrencilerimiz gerçek bir projenin parçası olarak yetişecek. Uydumuzu tamamladığımızda düşük dünya irtifasında kutupsal yörüngeye yerleştirilmesini planlıyoruz' dedi.</p><p>Konya Büyükşehir Belediyesi ve NEÜ arasında yapılan protokol kapsamında hayata geçecek 'Küp Uydu Projesi' ile uydu üzerine dahil edilecek kamera ve sensörlerden elde edilecek verilerin belediye proje ve hizmetlerinde kullanılması hedefleniyor. Ayrıca tasarım, üretim, entegrasyon ve test süreçlerinin içinde olduğu bir alt yapı oluşturulacak proje ile bu alanda Ar-Ge kültürünün gelişmesi için eğitimsel etkinliklere doğrudan ve dolaylı katkılar sağlanması amaçlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/belediye-universite-is-birligiyle-kup-uydu-projesi-hayata-geciriliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 20 Feb 2026 17:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/02/agency/dha/belediye-universite-is-birligiyle-kup-uydu-projesi-hayata-geciriliyor.jpg" type="image/jpeg" length="26037"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özel Ege Lisesi'ne TÜBİTAK Final Sergisi'nde birincilik ödülü]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/ozel-ege-lisesine-tubitak-final-sergisinde-birincilik-odulu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/ozel-ege-lisesine-tubitak-final-sergisinde-birincilik-odulu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İZMİR, (DHA)- ÖZEL Ege Lisesi, 57'nci TÜBİTAK Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması İzmir Bölge Sergisi'nde biyoloji alanında birincilik elde etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p> </p><p>Özel Ege Lisesi 10'uncu sınıf öğrencisi Selen Çakar ile 11'inci sınıf öğrencisi Nazlı Kasap, Biyoloji öğretmenleri Yasemin Boncuk Yavuz danışmanlığında 'Melanoma Hücrelerinde CRISPRa Yöntemiyle PCDH20 ve ADAMTS15 Genlerinin Aktive Edilmesinin Hücre Davranışı Üzerindeki Etkilerinin İncelenmesi' başlıklı proje hazırladı. İki öğrencinin 'genetik' ve 'biyoteknoloji' alanında hazırladıkları söz konusu proje 57'nci TÜBİTAK Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması İzmir Bölge Sergisi'nde 'biyoloji alanında' birinci seçildi. Özel Ege Lises'inin TÜBİTAK'taki başarı geleneğini sürdürdükleri belirtilen öğrenciler, birinciliği elde ederek Türkiye finallerine katılma hakkı kazandı. Öğrencilere bilimsel düşünceyi geliştirme ve projelerini sergileme fırsatı sunan yarışmanın ödül töreni Dokuz Eylül Üniversitesi Tınaztepe Spor Salonu'nda gerçekleştirildi.</p><p>Projenin, melanoma hücrelerinde normalde baskılanmış olduğu bilinen ADAMTS15 ve PCDH20 genlerinin, CRISPRa (dCas9-VP64) yöntemi kullanılarak yeniden aktive edilmesi durumunda, hücrelerin epitel-mezenkimal geçiş (EMT), hücre göçü (migrasyon) ve tümör baskılayıcı gen programları üzerindeki etkilerinin incelenmesini amaçladığı belirtildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/ozel-ege-lisesine-tubitak-final-sergisinde-birincilik-odulu</guid>
      <pubDate>Fri, 20 Feb 2026 15:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/02/agency/dha/ozel-ege-lisesine-tubitak-final-sergisinde-birincilik-odulu.jpg" type="image/jpeg" length="17450"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eğitim-Bir-Sen'den ramazan etkinliklerine karşı çıkan sendikalara yönelik açıklama]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/egitim-bir-senden-ramazan-etkinliklerine-karsi-cikan-sendikalara-yonelik-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/egitim-bir-senden-ramazan-etkinliklerine-karsi-cikan-sendikalara-yonelik-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA, (DHA)- EĞİTİM-Bir-Sen, Milli Eğitim Bakanlığı'nın okullarda ramazan ayına yönelik etkinlikler düzenlenmesine ilişkin kararına karşı çıkan Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) ile Eğitim-İş Sendikası'nın çağrılarına ilişkin açıklamada bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Sendikadan yapılan yazılı açıklamada, söz konusu sendikaların üyelerine, okullarda düzenlenecek ramazan etkinliklerine katılmamaları ve bu kapsamda verilen görevleri yerine getirmemeleri yönünde çağrıda bulunduğu hatırlatıldı.</p><p>Açıklamada, şu ifadelere yer verildi: </p><p>'Her ramazan öncesi din ve dini değerlere karşıtlık yaparak gündeme gelme hastalığına yakalanan Eğitim-İş isimli sendika, üyelerine okullarda gerçekleştirilecek ramazan ayı etkinliklerine katılmama çağrısında bulunup bu etkinlikler çerçevesinde üzerlerine düşen görevleri yapmamaları için eylem kararı almış; Eğitim Sen isimli sendika görünümlü yapı da geri durmamış, 'düzenlemenin laiklik ilkesine ve bilimsel eğitime aykırı' olduğunu ileri sürmüş. Türdeş bu sendikaların tavrı, toplumumuzun inanç ve değerlerine ne kadar uzak ve İslam inancına da ne kadar tahammülsüz olduklarının bir göstergesidir. İdeolojik körlükle malul bu mezkûr yapıların, dinî eğitim ve kurumlara duydukları nefretin nedeni, taşeronluğunu yaptıkları batılı misyonlardır. Hristiyanlık ritüelleriyle bezeli yılbaşı kutlamaları söz konusu olduğunda, bunları büyük bir hevesle destekleyenler, ramazan ayı söz konusu olduğunda ise 'eğitim pedagojik ilkelere göre yürütülmeli' diyerek tam bir ikiyüzlülük sergilemektedirler. Bu ikiyüzlülükleri, milletimizin tarihine ve inancına yönelik gizleyemedikleri bir karşıtlığın tezahürüdür. İslam haricindeki tüm dinî inanışların korunması için rahatça cümle kuranların, milletimizin dinî değerleri ve ülkemizin kurumları söz konusu olduğunda hemen laiklik söylemine sarılarak yasakçı bir tutum benimsemeleri gerçek niyetlerini ortaya koymaktadır. 'Bilimsellik, laiklik ve çağdaşlık' gibi kavramlar, bu niyetlerini gizleyen bir paravan işlevi görmektedir. Milletimizi var eden inanç ve değerlerin öğrencilerimize aktarılmasına karşı canhıraş mücadeleye girenleri, eğitim çalışanları da milletimiz de affetmeyecektir. Üyelerini, milletimizin beklentisi doğrultusunda yapılan bir çalışmanın karşısında eyleme sevk edenler, ilkel ve sorumsuz sendikacılık anlayışına sahip olduklarını bir kez daha göstermişlerdir. Eğitim-Bir-Sen olarak, kurulduğumuz günden bu yana eğitimi, köhnemiş zihniyetin kısır tartışmalarından çıkarmanın, sivil ve bürokratik oligarşiden kurtarmanın mücadelesini verdik, vermeye de devam edeceğiz. İslami değer ve kavramlara olan tahammülsüzlük ve nefretlerini buldukları her fırsatta dile getirmekten geri durmayan bu sendikaları, içinde yaşadıkları toplumu tanımaya, inanç ve değerlerine saygılı olmaya davet ediyoruz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/egitim-bir-senden-ramazan-etkinliklerine-karsi-cikan-sendikalara-yonelik-aciklama</guid>
      <pubDate>Tue, 17 Feb 2026 17:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/02/agency/dha/egitim-bir-senden-ramazan-etkinliklerine-karsi-cikan-sendikalara-yonelik-aciklama.jpg" type="image/jpeg" length="76511"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TED Ankara Koleji öğrencisi TÜBİTAK Proje Yarışması'nda bölge birincisi oldu]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/ted-ankara-koleji-ogrencisi-tubitak-proje-yarismasinda-bolge-birincisi-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/ted-ankara-koleji-ogrencisi-tubitak-proje-yarismasinda-bolge-birincisi-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA, (DHA)- BU yıl 57'ncisi düzenlenen TÜBİTAK Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması Bölge Sergisi'ne 'Julia Fraktalı Kullanılarak Dinamik Anahtarlı DNA Kodları Şifreleme' başlıklı projesiyle katılan TED Ankara Koleji Özel Lisesi 11'inci sınıf öğrencisi Arda Atacan, matematik dalında bölge birincisi oldu.</p><p>Hacettepe Üniversitesi'nde 9-12 Şubat tarihleri arasında 'TÜBİTAK Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması' düzenlendi. Yarışmaya TED Ankara Koleji 11'inci sınıf öğrencisi Arda Atacan, öğretmeni Cem Gençtürk rehberliğinde hazırladığı 'Julia Fraktalı Kullanılarak Dinamik Anahtarlı DNA Kodları Şifreleme' başlıklı projeyle katıldı. Arda Atacan, yarışmada matematik dalında bölge birincisi oldu.</p><p>Arda Atacan, projesinin detayları hakkında şu bilgileri verdi: </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Bu projeyi hazırlarken öncelikle fraktalların, özellikle de Julia Fraktalının çok hassas bir fraktal olması özelliğinden faydalanarak c parametresini dinamik bir şekilde kullandım. Bu dinamik c parametresi aracılığıyla sürekli değişen değerler bize yeni fraktallar üretti ve böylece genişletilmiş bir anahtar uzayına sahip olduk. Bu genişletilmiş anahtar uzayı da DNA kodlarının şifrelenmesinde güvenliği ciddi oranda artırdı. Çok gururluyum. Böyle bir sonucu bekliyordum. Öğretmenimle beraber çok çalışmıştık, emeğimizin karşılığını aldık diye düşünüyorum. Hem ailemi hem de okulumu gururlandırdığım için mutluyum. Mezun olduktan sonra mühendislik alanında üniversite eğitimi almayı hedefliyorum' dedi.</p><p>Lise matematik öğretmeni Cem Gençtürk ise 'Öncelikle Arda'yı bu çalışmasından ve başarısından dolayı tebrik ediyorum. Gecesini gündüzüne katarak, çok özverili çalıştı. Kriptoloji (verileri şifreleme ve güvenli saklama) son yıllarda çağımızın en önemli dallarından biri. Arda da bu konu üzerinde çalışmak istedi ve sonuçta TÜBİTAK yarışmasında bölge birincisi olarak okulumuzu gururlandırdı' diye konuştu.</p><p>Aynı yarışmada TED Ankara Koleji öğrencisi olan Güneş Gökoğlan ise Sosyoloji alanında hazırladığı proje ile bölge üçüncülüğü kazandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim, Ankara</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/ted-ankara-koleji-ogrencisi-tubitak-proje-yarismasinda-bolge-birincisi-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 16 Feb 2026 14:44:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/02/agency/dha/ted-ankara-koleji-ogrencisi-tubitak-proje-yarismasinda-bolge-birincisi-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="50679"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TEDÜ'de 'Mahalle-Üniversite İş Birliği Çalıştayı' gerçekleştirildi]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/tedude-mahalle-universite-is-birligi-calistayi-gerceklestirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/tedude-mahalle-universite-is-birligi-calistayi-gerceklestirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA, (DHA)- TED Üniversitesi, üniversite-kent etkileşimini güçlendirmek ve toplumsal katkı çalışmalarını yerel ölçekte somut ve sürdürülebilir projelere dönüştürmek amacıyla 'Mahalle-Üniversite İş Birliği Çalıştayı'na ev sahipliği yaptı. </p><p>Çok sayıda muhtarın yer aldığı programda, üniversitenin bilgi birikimi ile mahallelerin sahadaki deneyimi aynı zeminde buluştu. Eğitim, sosyal destek, kültür-sanat, spor, gençlik çalışmaları ve yerel dayanışma gibi farklı temalarda yüzlerce somut öneri geliştirildi. Çalıştay kapsamında TED Üniversitesi'nin toplumsal katkı vizyonu ve iyi uygulama örnekleri paylaşılırken, muhtarlar mahallelerinde karşılaştıkları öncelikli ihtiyaç alanlarını ve çözüm önerilerini doğrudan aktarma fırsatı buldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>PROJE TEMELLİ UYGULAMA HEDEFİ</p><p>Katılımcı ve çözüm odaklı yöntemle yürütülen çalıştayda ortaya çıkan fikirlerin, önümüzdeki dönemde muhtarların öncülüğünde ve TED Üniversitesi'nin akademik desteğiyle proje temelli uygulamalara dönüştürülmesi hedefleniyor. Bu iş birliği modeliyle, üniversitenin araştırma ve uzmanlık kapasitesi ile mahallelerin yerel ihtiyaç bilgisi bir araya getirilerek ölçülebilir ve sürdürülebilir etki yaratacak çalışmaların hayata geçirilmesi planlanıyor.</p><p>TOPLUMSAL KATKIDA KURUMSAL YAKLAŞIM</p><p>TED Üniversitesi, toplumsal katkıyı yalnızca akademik bir faaliyet alanı olarak değil; yerel paydaşlarla birlikte tasarlanan, birlikte uygulanan ve birlikte üretilen bir süreç olarak ele almaktadır. Mahalle-Üniversite İş Birliği Çalıştayı, üniversite-mahalle etkileşimini kurumsal bir zemine taşıyan ve yerel ölçekte somut değer üretmeyi amaçlayan önemli bir başlangıç adımı olarak kayda geçmesi hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim, Ankara</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/tedude-mahalle-universite-is-birligi-calistayi-gerceklestirildi</guid>
      <pubDate>Fri, 13 Feb 2026 15:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/02/agency/dha/tedude-mahalle-universite-is-birligi-calistayi-gerceklestirildi.jpg" type="image/jpeg" length="53351"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avrupa üniversiteleri, İstanbul'da buluşuyor]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/avrupa-universiteleri-istanbulda-bulusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/avrupa-universiteleri-istanbulda-bulusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL, (DHA)- AVRUPA'nın dört bir yanından üniversite yöneticileri, 16-17 Nisan tarihlerinde İstanbul'da bir araya gelecek. Avrupa yükseköğretiminin önemli platformlarından biri olan Avrupa Üniversiteler Birliği (EUA) Yıllık Konferansı, Yeditepe Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenecek. Konferans, yalnızca üniversiteleri değil, eğitim politikalarını, gençlerin geleceğini ve ülkelerin rekabet gücünü de yakından ilgilendiren başlıkları ele alacak.</p><p>Avrupa üniversitelerini temsil eden EUA'nın her yıl düzenlediği bu konferans, rektörleri, üniversite yöneticilerini, politika yapıcıları ve uzmanları bir araya getiriyor. İstanbul'da yapılacak toplantıda, Avrupa üniversitelerinin önümüzdeki yıllarda nasıl bir yol haritası izleyeceği, hangi alanlarda birlikte hareket edeceği ve değişen dünya koşullarına nasıl uyum sağlayacağı tartışılacak.</p><p>ÜNİVERSİTELER YENİ DÜNYADA NASIL KONUMLANACAK</p><p>Yapılan açıklamada konferans ile ilgili şu bilgilere yer verildi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Bu yıl konferansın ana teması 'Değişen Bağlamlarda Üniversiteler Arası İş Birliği' olarak belirlendi. Başlık akademik görünse de içeriği son derece güncel. Çünkü üniversiteler bugün sadece eğitim veren kurumlar değil; aynı zamanda araştırma, teknoloji, inovasyon ve istihdamın merkezinde yer alıyor. Dijital dönüşüm, ekonomik dalgalanmalar, küresel rekabet ve demografik değişim, üniversitelerin bu rolü nasıl sürdüreceği sorusunu da beraberinde getiriyor.</p><p>'İki gün sürecek konferansta; üniversitelerin birbirleriyle, kamu kurumlarıyla ve özel sektörle nasıl daha güçlü iş birlikleri kurabileceği ele alınacak. Eğitim programlarının geleceği, araştırma ve inovasyon alanında ortak projeler, üniversite-sanayi iş birlikleri ve gençlerin değişen beklentileri masaya yatırılacak. Dijitalleşmenin eğitim ve araştırma üzerindeki etkileri, üniversitelerin bu sürece nasıl uyum sağlayacağı da öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor.</p><p>AB'NİN YÜKSEKÖĞRETİM STRATEJİSİ GÜNDEMDE</p><p>'Konferansta ayrıca, Avrupa Birliği'nin yükseköğretime yönelik yeni fon ve destek programları, akademik özgürlük, toplumsal güven ve üniversitelerin demokrasiyle ilişkisi gibi konular da tartışılacak. Sürdürülebilirlik, iklim krizi ve toplumsal dönüşüm gibi küresel meselelerde üniversitelerin nasıl bir rol üstlenmesi gerektiği de gündemin önemli başlıkları arasında bulunuyor.</p><p>TÜRKİYE İÇİN ÖNEMİ</p><p>'Her yıl farklı bir Avrupa ülkesinde düzenlenen EUA Yıllık Konferansı, yükseköğretimde alınan kararların şekillendiği en önemli platformlardan biri olarak kabul ediliyor. İstanbul'da yapılacak toplantının, Türkiye'nin yükseköğretim alanındaki uluslararası görünürlüğüne katkı sağlaması ve üniversiteler arası yeni iş birliklerinin önünü açması bekleniyor.</p><p>'Konferans, Avrupa üniversitelerinin geleceğine dair tartışmaların İstanbul'dan dünyaya taşınacağı önemli bir buluşma olacak. Yeditepe Üniversitesi'nin bu prestijli organizasyon için ev sahibi olarak seçilmesi, üniversitenin uluslararası akademik alandaki görünürlüğünün ve güvenilirliğinin bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Toplantı boyunca yapılacak görüşmelerin hem Avrupa hem de Türkiye yükseköğretim sistemi açısından yol gösterici olması hedefleniyor.'</p><p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/avrupa-universiteleri-istanbulda-bulusuyor</guid>
      <pubDate>Tue, 10 Feb 2026 09:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/02/agency/dha/avrupa-universiteleri-istanbulda-bulusuyor.jpg" type="image/jpeg" length="50434"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TED Üniversitesi'nden AB destekli uluslararası proje]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/ted-universitesinden-ab-destekli-uluslararasi-proje</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/ted-universitesinden-ab-destekli-uluslararasi-proje" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA, (DHA)- TED Üniversitesi koordinasyonunda yürütülecek Avrupa Birliği (AB) destekli uluslararası proje, deprem ve tsunami gibi afetlerin ekonomik ve sosyal sistemler üzerindeki zincirleme etkilerini ortaya koyarak afet risk yönetimi ve dayanıklılık politikalarına bilimsel katkı sunmayı hedefliyor.</p><p>TED Üniversitesi koordinatörlüğünde hazırlanan 'Beyond Epicenters: Assessing Earthquake Vulnerability Through Economic and Social Networks' başlıklı proje, Avrupa Birliği'nin Horizon Europe programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Marie Skłodowska-Curie Actions (MSCA) tarafından fonlanan ve 48 ay sürecek proje; deprem ve tsunami gibi afetlerin ekonomik, sosyal ve altyapısal ağlar üzerindeki zincirleme etkilerini kapsamlı biçimde analiz etmeyi amaçlıyor. Çalışma kapsamında Türkiye, Fas ve Portekiz örnekleri üzerinden yenilikçi risk değerlendirme modelleri geliştirilerek afetlerin farklı sistemler üzerindeki dolaylı etkilerinin daha iyi anlaşılması hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Projenin yürütücülüğünü TED Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Nazire Nergiz Dinçer üstlenirken, aynı bölümden Prof. Dr. Ayça Tekin-Koru projede araştırmacı olarak görev alıyor. Projeye ilişkin değerlendirmede bulunan Prof. Dr. Nazire Nergiz Dinçer, afetlerin yalnızca fiziksel boyutuyla ele alınmasının yetersiz olduğuna dikkat çekerek, 'Bu proje ile afetlerin yalnızca fiziksel yıkımını değil, ekonomik ve sosyal ağlar üzerinden ortaya çıkan dolaylı ve zincirleme etkilerini de sistematik biçimde analiz etmeyi hedefliyoruz. Farklı ülke örnekleri üzerinden geliştirilecek yenilikçi modellerin, afet risk yönetimi ve dayanıklılık politikalarına somut ve karşılaştırılabilir bir bilimsel zemin sunmasını amaçlıyoruz. TED Üniversitesi'nin koordinasyonunda yürütülen bu çalışma, disiplinler arası iş birliğinin afetlere hazırlık kapasitesini güçlendirmedeki kritik rolünü de ortaya koyacaktır' dedi.</p><p>Prof. Dr. Ayça Tekin Koru ise, afetlerin ekonomik etkilerinin uluslararası boyutuna vurgu yaparak, 'Afetlerin ekonomik etkileri çoğu zaman sınırların ötesine taşan, ticaret, üretim ve istihdam kanalları üzerinden yayılan sonuçlar doğuruyor. Bu proje, söz konusu etkileri uluslararası ağlar ve karşılıklı bağımlılıklar çerçevesinde ele alarak hem akademik literatüre hem de politika yapım süreçlerine güçlü ve uygulanabilir çıktılar sunmayı hedefliyor' diye konuştu.</p><p>Portekiz, Almanya, Norveç, Türkiye, Ukrayna, Fas ve Azerbaycan'dan üniversiteler ile KOBİ'lerin yer aldığı güçlü bir uluslararası konsorsiyumun katkı sunduğu proje, afetlerin ekonomik ve sosyal sistemler üzerindeki etkilerinin disiplinler arası ve bütüncül bir yaklaşımla ele alınmasını öngörüyor. Proje kapsamında elde edilecek çıktılarla, afet risklerinin daha etkin yönetilmesine yönelik politika geliştirme süreçlerine bilimsel veri sağlanması ve toplumsal dayanıklılığın güçlendirilmesi amaçlanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim, Ankara</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/ted-universitesinden-ab-destekli-uluslararasi-proje</guid>
      <pubDate>Mon, 09 Feb 2026 16:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/02/agency/dha/ted-universitesinden-ab-destekli-uluslararasi-proje.jpg" type="image/jpeg" length="44285"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
