<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Günaydın Samsun Haber</title>
    <link>https://www.gunaydinsamsun.com</link>
    <description>Günaydın Samsun Haber, Samsun’dan en güncel, tarafsız ve güvenilir haberleri modern ve sade bir tasarımla sunan dijital haber platformudur. Şehrin gündemini, yerel gelişmeleri ve son dakika haberlerini kaçırmayın.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.gunaydinsamsun.com/rss/egitim" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>© 2025 Günaydın Samsun Haber | Tüm hakları saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 21 May 2026 03:20:49 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/rss/egitim"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Mardin Artuklu Üniversitesi'nde yaklaşık 8 bin öğrenci mezun oldu]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/mardin-artuklu-universitesinde-yaklasik-8-bin-ogrenci-mezun-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/mardin-artuklu-universitesinde-yaklasik-8-bin-ogrenci-mezun-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Salih KESKİN/ MARDİN, (DHA)- MARDİN Artuklu Üniversitesi'nde 16 fakülte ve meslek yüksekokulundan mezun olan yaklaşık 8 bin öğrenci, kep fırlattı. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Mardin Artuklu Üniversitesi'nde, 2025-2026 akademik yılı mezuniyet töreni düzenlendi. Üniversite yerleşkesindeki futbol sahasında düzenlenen törende mezun öğrenciler kortej yürüyüşü yaptı. Programda üniversiteyi dereceyle tamamlayan öğrencilere plaket verildi. Mezun olan bazı öğrenciler daha sonra keplerini havaya fırlattı. </p><p>'ONURLU VE MUTLU ÖĞRENCİLER YETİŞTİRMEYE ÖNEM VERİYORUZ' </p><p>Törende konuşan Mardin Artuklu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. İbrahim Özcoşar, üniversite olarak akademik başarının yanında öğrencilerin mutlu ve onurlu bireyler olarak yetişmesine önem verdiklerini belirterek, şöyle konuştu:</p><p>'Üniversite olarak üzerinde en çok durduğumuz şeylerden biri onurlu ve mutlu öğrenciler yetiştirmektir. Bu iki kavramı çok önemsediğimi belirtmek istiyorum. Akademik Başarılar, her geçen gün insanın biraz da dünyevi kaygılarla kendine bir şey kattığı başarılardır. Ve sonuç itibariyle bu başarılar mutluluğun anahtarı da değildir. Hayat içinde insanı mutlu kılan en önemli şeylerden biri hem onuruyla hem de mutlu bir şekilde yaşama becerisini gösterebilmesidir. Biz üniversitemizde Mardin Artuklu Üniversitesi olarak öğrencilerimize, akademik başarı kadar bu iki konuda da yetiştirmeye onları onurlu ve mutlu bireyler, insanlar olarak topluma kazandırmaya çalıştık. Bu süreçteki en önemli tespitim öğrencilerimizin onurlu ve mutlu olma konusunda dünyadaki kendi emsallerinden çok daha önde olduğu meselesidir. Bu üniversitemiz için çok önemli bir gurur kaynağıdır. Üniversitemizde en çok duyduğunuz iki kavram arkadaşlar antisiyonist ve antiemperyalist kavramlarıdır. Biz öğrencilerimizi dünyayı da onurlu ve özellikle de çocukların mutlu olabileceği bir seviyeye taşımaları için bu iki kavram çerçevesinde yetiştirmeye çalıştık. Ki bu süreçte öğrencilerimizin sosyal olaylara verdikleri tepkiler ve kendi dinamik yapılarına da kullandıkları alanlar bu konuda üniversitemizin de başarılı olduğunu gösteriyor. Bugün fiziksel olarak üniversitemizden ayrılıyor olabilirsiniz. Fakat Mardin Artuklu Üniversitesi ile aranızdaki bağın ömür boyu devam edeceğine inanıyorum. Bu kampüsün hatıraları, bu şehrin sesi, bu toprakların ruhu daima sizinle olacaktır. Yolunuz, bahtınız açık olsun.' (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/mardin-artuklu-universitesinde-yaklasik-8-bin-ogrenci-mezun-oldu</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 20:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/05/agency/dha/mardin-artuklu-universitesinde-yaklasik-8-bin-ogrenci-mezun-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="95042"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Tekin, 'Maarifin Kalbinde Gençlik' programında öğrencilerle buluştu]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/bakan-tekin-maarifin-kalbinde-genclik-programinda-ogrencilerle-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/bakan-tekin-maarifin-kalbinde-genclik-programinda-ogrencilerle-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ayşenur DEMİRTAŞ-Ali Oğulcan ARSLAN/ANKARA, (DHA)- MİLLİ Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Ankara'da, 'Maarifin Kalbinde Gençlik' programı kapsamında öğrencilerle bir araya geldi.</p><p>Bakan Yusuf Tekin, Başkent Millet Bahçesi Altın Mekan Kütüphanesi'nde düzenlenen 'Maarifin Kalbinde Gençlik' programı kapsamında gençlerle buluştu. Bakan Tekin, mayıs ayı boyunca okullarda 'Maarifin Kalbinde Gençlik' temasıyla, bağımsızlık mücadelesinin ruhuna uygun etkinlikler organize edildiğini söyledi. Genç kuşağın ulusal değerlere sahip çıkmasının önemini vurgulayan Bakan Tekin, 'Bize, 'Bu ülkeye ve bu millete sahip çıkacak, bağımsızlığımızı ilanihaye koruyacak bir kuşak yetişiyor' hissini ve duygusunu tattırdığınız için hepinize ve ailelerinize teşekkür ediyorum' dedi.</p><p>'YENİ MÜFREDATLA OKULDAKİ YÜKÜ HAFİFLETTİK'</p><p>Öğrencilerin sorularını yanıtlayan Bakan Tekin, 'Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ne ilişkin, çağın gereksinimlerine göre müfredatların yenilenmesinin elzem olduğunu ifade etti. Eski sistemde müfredatın olağanüstü derecede şiştiğini belirten Bakan Tekin, 'Geçmiş dönemlerde bilgiye erişim sınırlı olduğu için ne varsa müfredatın içine konulmuş. Herhangi bir toplumsal olay, trafik veya fizikle ilgili yeni bir gelişme olduğunda hemen sisteme eklenmiş. Böyle olunca haftalık ders saatleri öğretmenlerin anlatabileceği, sizlerin de anlayabileceği sınırların çok üzerine çıkmıştı. Yaptığımız düzenlemeyle müfredatın bir kısmını ilerleyen eğitim öğretim dönemlerine kaydırdık ve yaklaşık yüzde 35 oranında bir hafifletme sağladık. Bilgilerin bir kısmını üniversite tercihinize göre sonraya bıraktık. Amacımız okuldaki yükünüzü hafifletmek ve eğitim kalitesini artırmaktır' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Yeni modelin kademeli olarak hayata geçirildiğini hatırlatan Bakan Tekin, uygulamanın geçen yıl 1, 5 ve 9'uncu sınıflarda başladığını, bu yıl ise 1, 2, 5, 6, 9 ve 10'uncu sınıflarda sürdürüldüğünü, 2 yıl içinde tüm kademelerde tamamen devreye alınacağını açıkladı.</p><p>'BİLGİYİ BECERİYE DÖNÜŞTÜRMEK ESAS'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Dünya genelindeki eğitim forumlarında ve akademik toplantılarda Türkiye'deki yoğun ders içeriklerinin sıkça gündeme geldiğine işaret eden Bakan Tekin, küresel rekabette öne çıkmanın yolunun salt bilgiden değil, uygulamadan geçtiğini söyledi. Bakan Tekin, 'Uluslararası alanda bizim gençlerimizin her şeyi çok iyi bildiği, ancak bunu hayata geçirmekte, pratiğe dökmekte zorlandığı söyleniyordu. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile yaptığımız ikinci büyük yenilik budur, bilgi vermekten ziyade bu bilgilerin gündelik hayatta beceriye ve uygulamaya dönüşmesini hedefliyoruz. Programlarımız artık çok daha uygulama ağırlıklı olacak' ifadelerini kullandı.</p><p>'YKS'DE MEZUNA KALANLAR HAK KAYBI YAŞAMAYACAK'</p><p>Bakan Tekin, sanal medyadaki dezenformasyona dikkat çekerek, 'Milli Eğitim Bakanlığı'nın müfredatı azaltıldı, artırılmadı. Dolayısıyla sizlerin hiçbir hak kaybı yok. Siz 12'nci sınıftayken ne gördüyseniz ondan sınava gireceksiniz. Eğer mezuna kalırsanız, gireceğiniz sınav müfredatın yüzde 35 hafifletilmiş hali olacak. Şimdi diyorlar ki; 'Milli Eğitim Bakanlığı şunu yapacakmış.' Yok kardeşim, öyle bir şey yok. Ne yapacaksak biz burada konuşuyoruz, anlatıyoruz. Sadece ve sadece şuna dikkat edin, inşallah kalmazsınız mezuna, kalırsanız eğer artık eski sorular yok. Çünkü hangi sorunun o yüzde 35'lik sizin muhatap olmadığınız tarafta olduğunu bilemeyiz. O yüzden bir ayıklama yapıyoruz ve diyoruz ki eski sorular bitti. Siz bakanlığın hazırladığı yeni sorulara göre hazırlanacaksınız. Müfredatınızı yüzde 35 azaltmış durumdayız ve bütün bunlarla ilgili de gerekli sorular, hem MEB'de hem de OGM Materyal başta olmak üzere o birimlerde yayınlanacak. Hiçbir endişeniz olmasın' diye konuştu.</p><p>'EĞİTİM SİSTEMİ DEĞİŞMİYOR'</p><p>Bakan Tekin, yapılan çalışmaların 'sistem değişikliği' olarak nitelendirilmesinin yanlış olduğunu belirterek, 'Sistemi tamamen değiştirmek demek ilkokulu 10 yıl, liseyi 2 yıl yapmak gibi köklü adımlardır. Bizim yaptığımız ise çağın ihtiyaçlarına göre revizyondur. 20 yıl önce hayat daha durağandı, ev telefonları vardı. Şimdi teknoloji baş döndürücü hızla değişiyor. Bu değişikliklere hızlı adapte olmak zorundayız. Sizi demode, eksik ya da yanlış bilgiyle eğitemeyiz. İhtiyaç duyulmayan hiçbir değişikliği yapmayız' açıklamasında bulundu.</p><p>'REHBERLİK VE MESLEK DERSLERİ SAATLERİ YENİDEN DÜZENLENECEK'</p><p>Bakan Tekin, 9'uncu sınıflardan rehberlik derslerinin kaldırılması ve meslek derslerinin yetersizliğiyle ilgili sorusuna cevaben, meslek liselerindeki yoğun ders yüküne dikkat çekti. Bakan Tekin, 'Okullarımızda, bilhassa meslek liselerimizde haftalık ders saati çok yoğun. Sizin gençliğinizi yaşamanızı engelleyecek kadar yoğun bir ders yükümüz var. Günde 9 saat, haftada 45 saat ders yapılıyor. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin 4 yıllık periyodu tamamlanınca haftalık ders saatlerini revize edeceğiz. Müfredatı yüzde 35 azalttığımız için açılan alanlarda bu tür dersleri yeniden gündemimize alacağız ve bu sorun çözülmüş olacak' ifadelerini kullandı.</p><p>'ÖZEL DERS VE TİCARİ TEST KİTAPLARINA İTİBAR ETMEYİN'</p><p>Öğrencilere tavsiye veren Bakan Tekin, hayattaki sorunların gözde büyütülmemesi ve mücadele azminin kaybedilmemesi gerektiğini söyledi. Üniversite sınavına hazırlanan öğrencileri ticari tuzaklara karşı uyaran Bakan Tekin, 'Piyasada sizin üniversite sınavınızı kendileri için ekonomik veya siyasal rant alanı olarak gören kitleler var. Size özel ders ve kitap satmaya çalışıyorlar, bunu yaparken de okuldaki öğretmeni ve bakanlığın ders kitabını kötülüyorlar. Net olarak söylüyorum; TYT ve YKS oturumlarında karşınıza çıkabilecek bütün sorular bizim ders kitaplarımızdan ve müfredatımızdan çıkacak. Son 3 yıldır ÖSYM'den çıkan her sorunun bizim kitaplarımızdaki karşılığını rapor olarak istiyorum. Daha ortada hiçbir şey yokken kapağına 'Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ne göre' damgası basılıp satılan test kitaplarına itibar etmeyin. Yanlış bilgiler zihninize oturur, zarar görürsünüz. İhtiyacınız olan her şey EBA, MEB ve OGM Materyal sistemlerinde var. Eksik kaldığınız noktada okul müdürünüze gidip ücretsiz DYK (Destekleme ve Yetiştirme Kursu) açılmasını talep edin' dedi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim, Ankara</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/bakan-tekin-maarifin-kalbinde-genclik-programinda-ogrencilerle-bulustu</guid>
      <pubDate>Wed, 20 May 2026 17:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/05/agency/dha/bakan-tekin-maarifin-kalbinde-genclik-programinda-ogrencilerle-bulustu.jpg" type="image/jpeg" length="50686"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Tekin: Eğitim sisteminde kültüre daha fazla yer açmak için çalışıyoruz]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/bakan-tekin-egitim-sisteminde-kulture-daha-fazla-yer-acmak-icin-calisiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/bakan-tekin-egitim-sisteminde-kulture-daha-fazla-yer-acmak-icin-calisiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nisa MİĞAL-Muhammet BAYRAM/ANKARA, (DHA)- MİLLİ Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 'Milli Eğitim Bakanlığı olarak kültürün ve kültürel mirasın korunması, yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılmasına büyük önem veriyor, eğitim sistemimizde kültüre daha fazla yer açmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz' dedi.</p><p>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Hacı Bayram Veli Üniversitesi 100'ncü Yıl Kültür Merkezi'nde düzenlenen UNESCO Türkiye Milli Komisyonu (UTMK) 29'uncu Dönem Genel Kurulu'na katıldı. Bakan Tekin'in başkanlığında yürütülen komisyona, Milli Eğitim Bakanlığı ve Dışişleri Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı temsilcilerinin yanı sıra kamu kurumları, özel kuruluşlar, yükseköğretim kurumları temsilcileri ile UNESCO alanında çalışmalarıyla öne çıkan kişiler katıldı. UTMK Genel Kurul Toplantısı'na katılan temsilciler tarafından; 2026-2030 yılları arasında görev yapacak olan yeni dönem yönetim kurulu üyeleri, bir sonraki genel kurula temsilci gönderecek kurum ve kuruluş isimleri ile tanınmış kişi isimleri ve Denetim Kurulu üyeleri seçilip, UTMK çalışmalarına yönelik kararlar alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'BUGÜNE KADAR HER TÜRLÜ DESTEĞİ SAĞLADIK'</p><p>Bakan Tekin, Türkiye'nin, 1949 yılında UTMK'yi kurarak UNESCO süreçlerine en erken dönemde dahil olan ülkeler arasında yerini aldığını belirterek, 'Milli komisyon; eğitimden kültüre, bilimden iletişime uzanan geniş bir yelpazede yürüttüğü çalışmalarla hem ulusal politikaların uluslararası düzeyde görünürlüğünü artırmış hem de UNESCO'nun evrensel değerlerinin ülkemizde daha etkin şekilde hayata geçirilmesine katkı sağlamıştır. Bu bağlamda, milli komisyonumuzun tüm sektörlerdeki çalışmalarını güçlendirmek için bakanlık olarak bugüne kadar her türlü desteği sağladık ve bundan sonra da sağlamaya devam edeceğiz' dedi. </p><p>Bakan Tekin, Türkiye'nin her zaman UNESCO'nun en aktif üyelerinden biri olduğunu vurgulayarak, 'Semerkant'ta düzenlenen UNESCO 43'üncü Genel Konferansı'nda UNESCO Yürütme Kurulu'na 3'üncü kez üst üste seçilmemiz, ülkemize duyulan güveni bir kez daha göstermiştir. Bu konferans kapsamında 15 Aralık tarihinin 'Dünya Türk Dili Ailesi Günü' olarak ilan edilmesi, Türk dilinin korunması, gelecek kuşaklara aktarılması ve küresel ölçekte görünürlüğünün artırılması açısından çok önemli ve anlamlı bir kazanım teşkil etmiştir. Bu kıymetli günün, UNESCO çatısı altında sembolik bir ilan olarak kalmaması, somut faaliyetlerle desteklenmesi ve uluslararası alanda daha güçlü bir görünürlük kazanması amacıyla çalışmalarımızı başlatmış bulunuyoruz' diye konuştu.</p><p>'EN ÇOK KÜLTÜREL DEĞER KAYDETTİREN 2'NCİ ÜLKEYİZ'</p><p>Bakan Tekin, Birleşmiş Milletler'in 'Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları'nın hayata geçirilmesinde, UNESCO aracılığıyla nitelikli eğitime yapılan vurgunun son derece anlamlı olduğunun altını çizerek, 'Milli Eğitim Bakanlığı olarak her bir öğrencimizi eşit fırsatlar temelinde, kaliteli ve erişilebilir eğitim imkanlarıyla geleceğe en iyi şekilde hazırlamak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. UNESCO kulüpleri, staj, lisansüstü burs programları ve UNESCO kürsüleri aracılığıyla, eğitimin her kademesindeki öğrencilerin UNESCO'nun öncelikli alanlarıyla buluşturulması, ayrıca UNESCO Öğrenen Şehirler Programı kapsamında toplumun tüm kesimlerinin bu süreçlere dahil edilmesi, nitelikli eğitim konusunda güçlü bir farkındalık oluşturulmasına önemli katkılar sağlamaktadır' ifadelerini kullandı.</p><p>UTMK'nin, ihtisas komiteleri öncülüğünde kültür, doğa bilimleri, sosyal ve beşeri bilimler ile bilgi ve iletişim sektörlerine yönelik çalışmalarını takdirle karşıladıklarını ifade eden Bakan Tekin, 'Kültür sektöründe devletimizin kurumlarının iş birliği ile çok önemli başarılara imza atılmıştır. Ülkemiz, 2023-2027 dönemi için UNESCO Dünya Miras Komitesi üyesidir. Ülkemizden 22 alanın kayıtlı bulunduğu Dünya Miras Listesi'ndeki alanlarımızın sayısının artmasını temenni ediyoruz. Bunun yanı sıra somut olmayan kültürel miras üzerine yürütülen çalışmalarla kültürel belleğimizin devamını sağlama gayreti içindeyiz. Ülkemiz, Somut Olmayan Kültürel Miras Listelerine kaydettirdiği 32 unsur ile en çok kültürel değer kaydettiren 2'nci ülke konumundadır' dedi.</p><p>Bakan Tekin, devamında şöyle konuştu:</p><p>'Milli Eğitim Bakanlığı olarak kültürün ve kültürel mirasın korunması, yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılmasına büyük önem veriyor, eğitim sistemimizde kültüre daha fazla yer açmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 2024-2025 eğitim öğretim yılında hayata geçirdiğimiz Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile milli ve manevi değerlerimiz temelinde kültürel mirasımızı çocuklarımıza aktarırken, onların çağın ihtiyaçlarına uygun bilgi, beceri ve erdemle donanmış, öğrendiklerini hayata geçirebilen ve insan haklarına saygılı bireyler olarak yetişmelerini hedefliyoruz. 'Köklerden geleceğe' vizyonuyla somut ve somut olmayan kültürel mirasımızın öğrencilere tanıtılması amacıyla 5 ilimizde 'Köklerimizin İzinde Kültürel Miras Yolculuğu' etkinliğini UNESCO Türkiye Milli Komisyonu ile iş birliği halinde yürüttük. Etkinlik kapsamında, lise düzeyindeki öğrencilerimize somut ve somut olmayan miras öğelerimiz anlatılmış ve öğrenciler, çeşitli atölyelerde çalışmalar yaparak kültürel mirasımızla yakından temas etme fırsatı bulmuştur.'</p><p>'YAYGINLAŞTIRILMASINI HEDEFLİYORUZ'</p><p>UTMK ile yürüttükleri iş birliğinin, öğrencilerin UNESCO'nun eğitim, kültür, bilim ve iletişim alanlarındaki farkındalığını artırdığını ifade eden Bakan Tekin, 'Bu doğrultuda, benzer projelerin yaygınlaştırılmasını ve daha geniş kitlelere ulaştırılmasını hedefliyoruz. UNESCO 43'üncü Genel Konferansı'nda 2026 yılı için ülkemizin önerisiyle Baki'nin doğumunun 500'üncü yıl dönümü ve Şeyh Edebali'nin vefatının 700'üncü yıl dönümü, UNESCO Anma ve Kutlama Yıl Dönümleri Programı'na dahil edildi. Bundan sonraki dönemde de değerlerimizi yansıtan şahsiyet, eser ve olayların UNESCO nezdinde anma ve kutlama yıl dönümleri kapsamına alınması yönünde milli komisyonumuzun göstereceği gayreti şimdiden takdirle karşılıyor, muvaffak olacağınıza inanıyorum' dedi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim, Ankara</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/bakan-tekin-egitim-sisteminde-kulture-daha-fazla-yer-acmak-icin-calisiyoruz</guid>
      <pubDate>Sat, 16 May 2026 13:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/05/agency/dha/bakan-tekin-egitim-sisteminde-kulture-daha-fazla-yer-acmak-icin-calisiyoruz.jpg" type="image/jpeg" length="94571"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Esenyurt'ta vatandaşlar için 'bir günlüğüne üniversiteli olmak' etkinliği]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/esenyurtta-vatandaslar-icin-bir-gunlugune-universiteli-olmak-etkinligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/esenyurtta-vatandaslar-icin-bir-gunlugune-universiteli-olmak-etkinligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL, (DHA) - İSTANBUL Esenyurt Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu tarafından düzenlenen 'Bir Günlüğüne Üniversiteli Olmak' etkinliğinde, daha önce üniversite deneyimi yaşamamış vatandaşlar kampüs ortamıyla buluşturuldu. Esenyurt Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğü'nün de iş birliğiyle gerçekleştirilen etkinlikte katılımcılara ilk yardım, fizyoterapi uygulamaları ve stres yönetimi konularında eğitimler verildi.</p><p>Etkinlik kapsamında vatandaşlar üniversitenin kütüphanesi, derslikleri ve uçak maketinin bulunduğu alanları da gezerek kampüs yaşamını deneyimleme fırsatı buldu.</p><p>'ÜNİVERSİTE DENEYİMİ YAŞAMAMIŞ VATANDAŞLARIMIZA BU DENEYİMİ SUNMAK İSTEDİK'</p><p>Etkinlikte konuşan İstanbul Esenyurt Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Ömer Serdar Sonceley, 'İlçemiz insanlarına yönelik gerçekleştirilmiş bir sosyal sorumluluk uygulaması kapsamında, Esenyurt ilçesinde yaşayan ve daha önce herhangi bir üniversite deneyimi yaşamamış vatandaşlarımıza bu ortamı deneyimleme fırsatı sunmak istedik. Üniversite sıralarında oturmamış, ders dinlememiş vatandaşlarımızı, Üniversitemizde misafir ettik. Bu etkinlikte kendilerine ilk yardım, pratik fizyoterapi uygulamaları ve stres yönetimi konularında bilgilendirici dersler verdik. Ayrıca Üniversitemizin kütüphanesi, uçak maketi ve diğer dersliklerini de gezdirerek kampüs ortamını tanımalarını sağlamayı amaçladık' dedi. </p><p>'FARKINDALIK OLUŞTURMAYA ÇALIŞTIK'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Dr. Sonceley konuşmasında, insan bedeninin hareket etmek üzere yaratıldığını ve özellikle ev ortamında sürekli aynı pozisyonlarda kalmanın bazı kas gruplarında kısalma, zayıflama ve fonksiyon kaybına yol açabildiğini belirtti. Bu kapsamda fizyoterapinin önemine dikkat çekmeyi amaçladıklarını ifade eden Sonceley, bireylerin hareket kabiliyetlerini korumaları ve yaşam kalitelerini artırmaları konusunda farkındalık oluşturmayı hedeflediklerini söyledi.</p><p>Ev ortamında dahi ilk yardım gerektiren durumlarla karşılaşılabileceğini vurgulayan Sonceley, vatandaşların acil durumlarda doğru müdahale yöntemleri konusunda bilinçlendirilmesinin önemine değindi. Günümüzün en yaygın sorunlarından biri olan stresin de bireylerin fiziksel ve ruhsal sağlığını etkilediğini ifade eden Sonceley, stresle başa çıkma yöntemlerine ilişkin toplumsal farkındalık oluşturmayı amaçladıklarını dile getirdi.</p><p>Dr. Sonceley ayrıca 'Bu sosyal sorumluluk uygulamasını önümüzdeki yıllarda daha geniş katılımla sürdürmeyi ve daha fazla vatandaşımızın üniversite ortamını deneyimlemesine katkı sağlamayı amaçlıyoruz' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/esenyurtta-vatandaslar-icin-bir-gunlugune-universiteli-olmak-etkinligi</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 17:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/05/agency/dha/esenyurtta-vatandaslar-icin-bir-gunlugune-universiteli-olmak-etkinligi.jpg" type="image/jpeg" length="59111"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Eğitim Gücü Sen Genel Başkanı Özat'tan açıklama]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/egitim-gucu-sen-genel-baskani-ozattan-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/egitim-gucu-sen-genel-baskani-ozattan-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA, (DHA)- EĞİTİM ve Bilim Gücü Dayanışma Sendikası (Eğitim Gücü Sen) Genel Başkanı Oğuz Özat, öğretmenlerin il dışı yer değişikliği sürecinde yaşanan kontenjan sorunlarına ilişkin açıklamalarda bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Eğitim Gücü Sen Genel Başkanı Oğuz Özat, yaptığı yazılı açıklamada, '2026 yılı il dışı öğretmen atamalarında birçok branşta, doğu ve güneydoğu illeri dâhil olmak üzere boş norm kadroları atamaya açılmadı. Öretmenler ciddi mağduriyet yaşamaktadır. Yıllardır il dışı tayin bekleyen çok sayıda öğretmen aile bütünlüğü, yaşam düzeni ve mesleki motivasyon açısından büyük mağduriyet yaşamaktadır. Özellikle zorunlu hizmet bölgelerinde uzun yıllar görev yapan öğretmenler artık yer değişikliği taleplerinin karşılanması gerektiğini ifade etmektedirler. Bakanlık ve Personel Genel Müdürlüğü ile süreçle ilgili görüştük. Özellikle öğretmenlerin emekliliği teşvik edilmelidir. Bugün öğretmenler emekli olamıyor, diğer öğretmenlerimiz ise boş norm olmasına rağmen tayin isteyemiyor. Rehberlik alanında da norm kadroları açılmadı. Rehberlik normunun tayin sürecine yetişmesi için yoğun mücadelemizi sürdürüyoruz. Bu konuda yalnız bırakılıyoruz. Önümüzdeki atama döneminde sorunun çözülmesini temenni ediyoruz. Birçok il ve okulda boş norm bulunmasına rağmen kadroların il dışı atamaya açılmaması sorunu büyütmektedir. Yıllarca zor bölgelerde görev yapan öğretmenler talep ettikleri illere tayin isteyememektedir. Öğretmenlerin yer değişikliği hakkı daha fazla ertelenmemelidir. Millî Eğitim Bakanlığımıza çözüm çağrısında bulunuyoruz' ifadelerini kullandı. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim, Ankara</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/egitim-gucu-sen-genel-baskani-ozattan-aciklama</guid>
      <pubDate>Fri, 15 May 2026 16:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/05/agency/dha/egitim-gucu-sen-genel-baskani-ozattan-aciklama.jpg" type="image/jpeg" length="40258"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Otizmli Ali Rıza'nın hayal dünyası kitaba dönüştü]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/otizmli-ali-rizanin-hayal-dunyasi-kitaba-donustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/otizmli-ali-rizanin-hayal-dunyasi-kitaba-donustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aysu DURSUN/ANTALYA, (DHA)- ANTALYA'da eğitim gören otizmli Ali Rıza Aydoğdu'nun (6) hayal dünyası, 'Işık Muhafızı ve Kurtarma Operasyonu' adlı 7 sayfalık hikaye kitabına dönüştürüldü. Ali Rıza, 'Kitap oteli yaparım, helikopterleri de kitapla süslerim. Herkesi kitapla buluşturacağım' dedi.</p><p>Kepez Özel Eğitim Anaokulu öğrencisi otizmli Ali Rıza Aydoğdu'nun güçlü hayal dünyası, öğretmenlerinin desteğiyle hikaye kitabına dönüştü. Ali Rıza, 'Işık Muhafızı ve Kurtarma Operasyonu' isimli 7 sayfalık hikaye kitabını herkesle buluşturmak istediğini söyledi.</p><p>Ali Rıza'nın yaklaşık 2 yıldır okulda eğitim gördüğünü belirten Kepez Özel Eğitim Anaokulu Müdürü Atika Havva Özçoban, öğrencinin güçlü hayal dünyasını öğretmenlerle yaptıkları değerlendirme toplantılarında fark ettiklerini anlattı. Özçoban, 'Öğretmenlerimiz, Ali Rıza'nın sürekli farklı karakterler ve hikayeler anlattığını gözlemledi. Biz de 'Bu hikayelerden birini neden kitaplaştırmayalım' diye düşündük. Bir masal yazmak hayal ürünü olabilir ama bunu kitaba dönüştürmek ciddi emek ve sabır gerektiriyor. Öğretmenlerimiz, ailemiz ve okul yönetimiyle birlikte süreci planladık' diye konuştu. Kitabın ticari amaç taşımadığını vurgulayan Özçoban, 'Yayınevi de biziz. Bu kitabı hiçbir ticari kaygı olmadan okullara ücretsiz dağıtacağız. Burada önemli olan Ali Rıza'nın eserinin değer görmesi. Ortaya çıkan bu ürün bizi çok mutlu etti' dedi.</p><p>'DİĞER ÖĞRENCİLERE DE IŞIK OLSUN İSTİYORUZ'</p><p>Bu çalışmanın diğer özel gereksinimli çocuklar için de örnek olmasını istediklerini belirten Özçoban, 'Ali Rıza'nın kitabı sadece bir hikaye kitabı değil. Aynı zamanda özel gereksinimli çocuklarımızın fırsat verildiğinde neler başarabileceğinin de göstergesi. İnşallah bu çalışma diğer çocuklarımıza da ışık olur, onların yeteneklerini ortaya çıkarmaları için cesaret verir' dedi.</p><p>'HAYVANAT BAHÇESİNDEN İLHAM ALDI'</p><p>Hikayenin geliştirilmesi için Ali Rıza Aydoğdu'nun somut yaşantılar edinmesini istediklerini belirten Özçoban, 'Masalın büyük kısmı hayvanat bahçesinde geçiyor. Dedesiyle birlikte hayvanat bahçesine gitmesini istedik. Orada gözlemler yaptı. Fotoğraflar çekildi. Daha sonra o fotoğraflar üzerinden konuşunca çok farklı cümleler ve güçlü betimlemeler kurmaya başladı' dedi. </p><p>Sınıf öğretmeni Fatoş Safa ise Aydoğdu'nun hikaye anlatma becerisini sınıftaki okuma saatlerinde fark ettiğini söyledi. Safa, 'Bir gün okuduğumuz kitabı resimlere bakarak anlatmasını istedim. O sırada Ali Rıza'nın hayal dünyasının çok farklı ve zengin olduğunu gördüm. Müdürümüzle konuşurken, 'Neden bir kitap çıkarmıyoruz' fikri doğdu' dedi. Kitabın oluşum sürecinde aileyle iş birliği yaptıklarını kaydeden Safa, 'Hayvanlara ilgisi olduğu için ailesinden onu hayvanat bahçesine götürmelerini istedik. Orada çekilen fotoğraflar üzerinden Ali Rıza'yla oturup neler hissettiğini, ne yaşadığını konuştuk. Hayal dünyasının içine girdik' diye konuştu.</p><p>'ŞİMDİ SAHNEDE KENDİNİ İFADE EDİYOR'</p><p>Çalışmaların iki oturumda tamamlandığını anlatan Safa, kitabın Ali Rıza Aydoğdu'nun gelişimine önemli katkı sağladığını belirtti. Safa, 'Özgüven ve sosyalleşme açısından çok olumlu değişimler oldu. Önceden sahneye çıkmaktan çekinirken şimdi kendini çok güzel ifade ediyor. Bu değişim bizi gururlandırıyor' dedi.</p><p>Torunuyla aynı isimdeki Ali Rıza Aydoğdu (62) ise torununun küçük yaşlardan itibaren hareketli bir çocuk olduğunu, 4 yaşında otizm tanısı aldığını söyledi. Eğitim sürecinin ardından torunundaki değişimi gördüklerini anlatan Aydoğdu, 'Öğretmenlerin yönlendirmesiyle hayvanat bahçesine götürdüm. Hayvanların çoğunu benden önce söylüyordu. Benim bilmediğim bazı şeyleri bile biliyor. Kitabın çıkacağını öğrenince çok duygulandım, gözlerim yaşardı' dedi. Torunuyla sık sık vakit geçirdiğini belirten Aydoğdu, 'Her yere götürmeye çalışıyorum ki bir şeyler öğrensin. Eskiden göz teması kurmuyordu, şimdi kuruyor. Daha sakin, daha oturaklı oldu. Öğretmenlerinin çok emeği var' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Torun Aydoğdu ise 'Kitap oteli yaparım, helikopterleri de kitapla süslerim. Herkesi kitapla buluşturacağım' dedi. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/otizmli-ali-rizanin-hayal-dunyasi-kitaba-donustu</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 15:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/05/agency/dha/otizmli-ali-rizanin-hayal-dunyasi-kitaba-donustu.jpg" type="image/jpeg" length="51493"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MEB'den 'Engelliler Haftası' farkındalık programı]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/mebden-engelliler-haftasi-farkindalik-programi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/mebden-engelliler-haftasi-farkindalik-programi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA, (DHA)- MİLLİ Eğitim Bakanlığı (MEB) Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından '10-16 Mayıs Engelliler Haftası' dolayısıyla farkındalık programı düzenlendi. </p><p>MEB Şura Salonu'nda düzenlenen programa Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Cihad Demirli, Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürü Mustafa Otrar, Ortaöğretim Genel Müdürü Cengiz Mete, öğretmenler, öğrenciler ve aileleri katıldı. Bakan Yardımcısı Cihad Demirli, Engelliler Haftası'nı farkındalığın güçlendirilmesi açısından önemli bir vesile olarak gördüklerini belirterek, özel gereksinimli bireylere yönelik çalışmaların yılın her döneminde öncelikleri arasında yer aldığını ifade etti.</p><p>'LÜTUF DEĞİL, HAKTIR'</p><p>Özel bireylerin topluma ve ailelerine sağladığı katkılara değinen Demirli, 'Özel eğitime ihtiyacı olan bireylerin hayatın her alanına katkı sağladığını; onlara sunulan imkanlar doğrultusunda topluma ve dünyaya çok güzel şeyler katacaklarını müşahede ediyoruz. Bugün burada gerçekleştirilen etkinlikler bizlere bir kez daha göstermektedir ki bu imkanları sunmak bir lütuf değil; bunlar bu çocuklarımızın, gençlerimizin, vatandaşlarımızın birer hakkıdır. Bizler de bu hakkı teslim etmek üzere vazife üstlenmiş bulunuyoruz' ifadelerini kullandı.</p><p>'DÜNYAYA ÖRNEK HİZMETLERİMİZ VAR'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Türkiye'nin özel eğitim konusunda gelişmiş ülkeler arasında önemli bir noktada olduğunu kaydeden Demirli, 'Özel eğitimde, dünyadaki uygulamalara örneklik teşkil edecek çok sayıda hizmet türümüz var. Bakanlık olarak temas etmediğimiz bir hane yok. Uzman ekiplerimiz ve sahada özveriyle çalışan mesai arkadaşlarımızla bu çalışmaları en iyi şekilde yerine getirmeye gayret sarf ediyoruz. Bu eğitimler sadece yeni şeyler öğrenmek değil, aynı zamanda 'özel yüreklilerimizin' sahip olduğu yetenekleri keşfetmek, sportif ve sanatsal alanlarda gelişimlerini desteklemektir. Eğitimde hayattan kopmayan, donanımlı bireylerin yetişmesi ve gençlerimizin topluma katılımı son derece önemli' değerlendirmesinde bulundu.</p><p>Program kapsamında, özel gereksinimli öğrenciler tarafından hazırlanan müzik dinletisi, ritim grubu, semazen ve mehter takımı gösterileri sahnelendi. Bakan Yardımcısı Demirli ve beraberindeki heyet, öğrencilerin el emeği eserlerinden oluşan serginin açılışını yaparak, fuaye alanındaki uygulamalı atölye çadırlarını ziyaret etti. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim, Ankara</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/mebden-engelliler-haftasi-farkindalik-programi</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 15:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/05/agency/dha/mebden-engelliler-haftasi-farkindalik-programi.jpg" type="image/jpeg" length="87561"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[UNESCO: Yükseköğretimde öğrenci sayısı 20 yılda iki katını aştı]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/unesco-yuksekogretimde-ogrenci-sayisi-20-yilda-iki-katini-asti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/unesco-yuksekogretimde-ogrenci-sayisi-20-yilda-iki-katini-asti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[UNESCO'nun ilk Küresel Yükseköğretim Eğilimleri Raporu'na göre, 2000 yılında dünya genelinde yaklaşık 100 milyon olan yükseköğretime kayıtlı öğrenci sayısı, 2024'te 269 milyona yükseldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü'nün (UNESCO), dün ilk Küresel Yükseköğretim Eğilimleri Raporu'nu yayımladı. Raporda, dünya genelinde yükseköğretime kayıtlı öğrenci sayısının son 20 yılda iki katından fazla arttığı, ancak coğrafi ve cinsiyet temelli büyük eşitsizliklerin devam ettiği bildirildi. Raporda, 146 ülkeden derlenen son verilerle yükseköğretime küresel katılımın son 20 yıldaki değişimi ortaya kondu. Buna göre, dünya genelinde yükseköğretime kayıtlı öğrenci sayısı 2000'de yaklaşık 100 milyon iken 2024'te 269 milyona çıktı. Bu sayının, yükseköğretim çağındaki nüfusun yaklaşık yüzde 43'üne karşılık geldiği belirtildi.</p>

<p>Raporda, yükseköğretime erişimde bölgeler arasındaki farklara da dikkat çekildi. Buna göre, Batı Avrupa ve Kuzey Amerika'da gençlerin yüzde 80'i, Latin Amerika ve Karayipler'de yüzde 59'u, Güney Asya ve Batı Asya'da yüzde 30'u yükseköğretime kayıtlı bulunuyor. Sahra Altı Afrika'da ise bu oran yalnızca yüzde 9 seviyesinde kalıyor. Rapora göre, özel yükseköğretim kurumlarına kayıtlı öğrenciler, dünya genelindeki toplam yükseköğretim kayıtlarının üçte birini oluşturuyor. Uluslararası öğrenci hareketliliğinin arttığı vurgulanan raporda, yurt dışında yükseköğretim gören öğrenci sayısının 2000'de 2,1 milyon iken 2023'te yaklaşık 7,3 milyona yükseldiği aktarıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Küresel yükseköğretimde kadın öğrenci oranına ilişkin veriler de raporda yer aldı. Buna göre, Sahra Altı Afrika dışında tüm bölgelerde cinsiyet dengesinin sağlandığı ifade edildi. Raporda ayrıca, dünya genelinde ülkelerin yalnızca üçte birinde dezavantajlı grupların yükseköğretime erişimini destekleyen programlar uygulandığı bilgisi paylaşıldı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/unesco-yuksekogretimde-ogrenci-sayisi-20-yilda-iki-katini-asti</guid>
      <pubDate>Wed, 13 May 2026 11:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/05/agency/dha/unesco-yuksekogretimde-ogrenci-sayisi-20-yilda-iki-katini-asti.jpg" type="image/jpeg" length="49010"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Kadının Enerjisi Türkiye'nin Enerjisi' okulunun ikinci dönemi başladı]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/kadinin-enerjisi-turkiyenin-enerjisi-okulunun-ikinci-donemi-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/kadinin-enerjisi-turkiyenin-enerjisi-okulunun-ikinci-donemi-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Melike USLU- Feridun AÇIKGÖZ/İSTANBUL, (DHA)- İSTANBUL Kültür Üniversitesi (İKÜ), Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Reges Elektrik desteğiyle yürütülen 'Kadının Enerjisi Türkiye'nin Enerjisi' projesi kapsamında hayata geçirilen 'Kadınlar İçin Enerji Okulu'nun 2'nci dönemi başladı. Enerji sektöründe kadın istihdamını artırmayı hedefleyen proje, kadınların mesleki yetkinliklerini geliştirmeyi ve sektörde daha kapsayıcı bir çalışma yapısının oluşturulmasını amaçlıyor.</p><p>İstanbul Kültür Üniversitesi ile Reges Elektrik iş birliğinde, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı desteğiyle yürütülen 'Kadının Enerjisi Türkiye'nin Enerjisi' projesi kapsamında kurulan 'Kadınlar İçin Enerji Okulu'nun 2'nci dönemi başladı. Enerji sektöründe çalışan ya da bu alanda kariyer planlayan kadınların bilgi ve deneyimlerini geliştirmeyi hedefleyen proje; kadın istihdamının artırılması, fırsat eşitliğinin desteklenmesi ve sürdürülebilir bir çalışma yapısının oluşturulmasına katkı sunmayı hedefliyor.</p><p>'KADINLARIN GÜÇLENMESİNE DESTEK OLMAK İÇİN BU PROJEYİ YÜRÜTTÜK'</p><p>Programda konuşan İstanbul Kültür Üniversitesi'nin (İKÜ) rektörü Prof. Dr. Fadime Üney Yüksektepe, 'Güzel bir projenin paydaşlarından bir tanesiyiz. Reges Elektrik'le beraber, enerji sektöründe kadınların güçlenmesine ve kariyer basamaklarında yükselmesine destek olmak için bu projeyi yürüttük. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızın da desteğiyle bu yıl ikincisini gerçekleştiriyoruz. Biz de Kültür Üniversitesi'nde kadın çoğunluklu yöneticilerden oluşuyoruz. Reges'te de benzer bir durum söz konusu. Hep beraber, bütün kadınlar olarak güçlerimizi birleştirdik. Enerji sektöründeki kadınların da daha güçlü olması için çalışıyoruz. Projeyi sürdürülebilir kılmaktan çok memnunuz. İkincisini gerçekleştiriyoruz. Hiç şüpheniz olmasın; üçüncüsünü, dördüncüsünü de hep beraber kutluyor olacağız. Enerji çok önemli bir sektör. Türkiye'nin kalkınması için bu sektörde kadınların da var olması ve güçlerini ortaya koyması, hem Türkiye'yi hem de kadınlarımızı güçlendirecektir. Paydaş olmaktan gurur duyuyoruz. Teşekkür ederim' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'AMACIMIZ, ENERJİ SEKTÖRÜNDE KADIN LİDERLERİN VE KADIN YÖNETİCİLERİN SAYISINI ARTIRMAK'</p><p>İstanbul Kültür Üniversitesi'nin Rektör Yardımcısı ve Sürdürülebilir Kalkınma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Burcu Yavuz Tiftikçigil ise 'Kadının Enerjisi, Türkiye'nin Enerjisi' bu projenin aslında sloganı. Enerji Okulu'nun ikincisini başlatıyoruz. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımız, Reges Elektrik ve İstanbul Kültür Üniversitesi'nin geçen yıl protokolle birlikte başlattığı bu projenin ikincisini gerçekleştiriyoruz. Buradaki amacımız, enerji sektöründe kadın istihdamının iyi bir seviyede olduğunu beklenen seviyede olmasa da biliyoruz; ancak bizim esas amacımız, enerji sektöründe kadın liderlerin ve kadın yöneticilerin sayısını artırmak. Enerji sektörü deyince biz genelde yatırımlardan, yenilenebilir enerjiden, projelerden vesaire bahsediyoruz ama bu süreci kimlerle yönettiğimiz de çok önemli. Dolayısıyla biz burada kadınların isminin, sayısının ve yönetici sayısının artmasını temenni ediyoruz' diye konuştu.</p><p>'İSTİHDAM PROJELERİ HAYATA GEÇİRMEYE ÇALIŞIYORUZ'</p><p>Prof. Dr. Tiftikçigil, 'İlk projemiz çok başarılı geçti. Çok ciddi bir etki analizi de yaptık ve güzel dönüşler aldık. İkincisini başlatmanın da büyük mutluluğunu yaşıyoruz. Şimdi de 30 seçilmiş adayımızla birlikte hem eğitim programları düzenleyeceğiz hem de çeşitli koçluk eğitimleri gerçekleştireceğiz. Bunun sonunda da güzel istihdam projeleri hayata geçirmeye çalışıyoruz. Buradaki amacımız, Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları'ndan özellikle beşinci madde olan toplumsal cinsiyet eşitliğine katkı sağlamak, onuncu madde olan eşitsizliklerin azaltılmasına katkı sağlamak ve sekizinci madde olan insana yakışır iş ve ekonomik büyümeye destek olmak. Çünkü biz biliyoruz ki bu üç maddede eşitlik ve adalet sağlanmazsa ekonomik süreçler sekteye uğruyor, istediğimiz verimi ve sonuçları alamıyoruz. Bu anlamda güzel bir proje. İkincisini başlatmanın da gururunu yaşıyoruz bugün' ifadelerini kullandı.</p><p>'PROGRAMIN İÇERİSİNDE ÇOK KAPSAMLI EĞİTİM MODÜLLERİ VAR'</p><p>Reges Elektrik Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Cansu Ünal Öngören de, 'Kadınlar İçin Enerji Okulu, enerji sektöründeki nitelikli kadın istihdamını artırmaya yönelik geliştirilen bir proje. Buradaki amacımız, sektörde kadınların daha fazla görünür olmasını ve icra mekanizmalarında, karar verici pozisyonlarda daha fazla yer almasını sağlamak. İlk dönemimizi gerçekten başarılı bir şekilde tamamladık. Bugün de ikinci projemizin açılışı için buradayız. Bu projeyle birlikte bizler, kadınların enerji sektöründeki liderlik becerilerini, karar verme kapasitelerini ve stratejik yönelimlerini daha da artırmayı, bu becerileri derinleştirmeyi hedefleyen bir eğitim programı oluşturduk. Programın içerisinde çok kapsamlı eğitim modülleri var. Sürdürülebilirlikten karbon emisyonu vergilendirmelerinin hesaplanmasına, enerji piyasasında elektriğin ticari faaliyetlerine kadar birçok konuyu kapsayan çok yönlü bir program bu. Ve her şeyden öte, bu program sadece eğitimle sınırlı kalmıyor' dedi. </p><p>'ENERJİ SEKTÖRÜ DÖNÜŞÜM İÇERİSİNDE'</p><p>Dr. Öngören, sözlerini şöyle tamamladı:</p><p>'Eğitim sonrasında da katılımcıları desteklemek adına güçlendirme atölyeleri ve etki değerlendirme raporları gibi veri analizine dayanan çalışmalar yürütüyoruz. Elimizde, gelecek dönemlerde daha kaliteli ve daha derinlikli bir eğitim programı oluşturmak için çeşitli veriler ve detaylar bulunuyor. Programımız bu yönde ilerliyor. Hakikaten Türkiye çapında çok fazla ilgi var. Çünkü enerji sektörü şu anda bir dönüşüm içerisinde ve bu dönüşüm sadece teknik bir dönüşüm değil; insan kaynakları anlamında da bir dönüşüm yaşanıyor. Nitelikli insan gücünün enerji sektöründe el değiştirdiğini söyleyebilirim. Daha çok erkeklerden kadınlara doğru geçen bir akış var şu anda. Bu dönüşümü destekleyen bir proje olduğu için Türkiye'nin birçok yerinden katılımcımız oldu.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/kadinin-enerjisi-turkiyenin-enerjisi-okulunun-ikinci-donemi-basladi</guid>
      <pubDate>Tue, 12 May 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/05/agency/dha/kadinin-enerjisi-turkiyenin-enerjisi-okulunun-ikinci-donemi-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="23319"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Tekin: Şu an Türkiye genelinde 750 bin dersliğimiz var]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/bakan-tekin-su-an-turkiye-genelinde-750-bin-dersligimiz-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/bakan-tekin-su-an-turkiye-genelinde-750-bin-dersligimiz-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 'Türkiye gerçekten eğitim-öğretim süreçlerinde son 20 yılı baz aldığımızda devrim niteliğinde işler yaptı. Şu an bizim Türkiye genelinde yaklaşık 750 bin dersliğimiz var, 750 bin sınıf. 2002 yılında yaklaşık 350 bin dersliğimiz vardı. Rakama böyle baktığımızda ikiye katlanmış gibi gözüküyor.' dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Açılışa Yusuf Tekin ve Bilal Erdoğan'ın yanı sıra İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür, öğrenciler ve öğretmenler katıldı. Program öncesi Tekin ve Erdoğan öğrencilerin hazırladığı sergi alanındaki çalışmaları gezdi. İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan programda Beşiktaş Anadolu Lisesi korosu ögrencileri müzik dinletisi sundu. Bilal Erdoğan'ın Bakan Tekin'e hediye takdim etmesinin ardından kurdele kesimiyle açılış gerçekleştirildi.</p>

<p>'BUGÜN 750 BİN DERSLİĞİMİZ VAR'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakan Yusuf Tekin, 'Türkiye gerçekten eğitim-öğretim süreçlerinde son 20 yılı baz aldığımızda devrim niteliğinde işler yaptı. Şu an bizim Türkiye genelinde yaklaşık 750 bin dersliğimiz var, 750 bin sınıf. 2002 yılında yaklaşık 350 bin dersliğimiz vardı. Rakama böyle baktığımızda ikiye katlanmış gibi gözüküyor. Şöyle bakarsak; o 350 bin dersliğin yaklaşık yarısı deprem ya da ekonomik ömrünü tamamlamak gibi gerekçelerle yıkılıp yeniden yapıldığını düşünürsek, 2002 öncesinden elimizde yaklaşık 150 bin civarında derslik var. Şimdi ben bunu söyleyince birileri rahatsız oluyor. O günden kalma 150-160 bin dersliğimiz var ama bugün 750 bin dersliğimiz var. Biz bu süre içerisinde, 2003'ten itibaren bütün bütçelerde eğitim-öğretim bütçesi bütçede birinci sırada yer aldı. Bu da bizim için çok önemli bir gösterge. Bütün bunları yaparken yaptığımız ikinci bir konu daha var. O da eğitimde ötekileştiren, ayrıştıran, anti-demokratik hususlar, düzenlemeler eğitim-öğretim hayatımızın dışına çıkarıldı. Bu da bizim açımızdan çok önemli bir gösterge. Geçen yıl aralık ayında açıklanan TIMSS skorlarına göre Türkiye matamtik ve fen eğitiminde, Avrupa'da ilk 5 ülke arasında. Bu da bizim için önemli bir gösterge. 8 Eylül'de de 2025 geçtiğimiz yıl bugünlerde uyguladığımız PISA skorları açıklanacak ve orada da OECD Genel Sekreteri'nin açıklaması doğrultusunda söylüyoruz ki, çok iyi bir derece bekliyoruz' dedi.</p>

<p>Bakan Yusuf Tekin, 'Biz kütüphanelerimizi hem fiziki mekan itibarıyla yeniden organize ediyoruz hem de kitaplarımızı bu anlamda çocuklarımızın doğrudan faydalanabileceği, her birisinden o kitap kokusunu alabileceği kütüphaneler oluşturuyoruz' ifadelerini kullandı.</p>

<p>'KÜTÜPHANELERİN 34'ÜNÜ DEPREM BÖLGESİNDE YAPTIK'</p>

<p>İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, '50'nci yılda 50 okula kütüphane kazandıralım. Bunlardan 34 tanesini deprem bölgesinde yaptık, 36 tanesini ve bir tane de Afrin'de ilçe kütüphanesi yaptık; bunlar 37 tane oldu. 15 ile beraber 52 oldu. Demek ki biz bir yandan vakıf olarak yaş alıyoruz, bir yandan kütüphanelerin sayısı da artacak. 75 yıldır hep birlikte Türkiye'nin eğitimde fırsat eşitliğine, bölgeler arası dengesizliklerin giderilmesi için çok önemli; aynı vatan etrafında, aynı vatan duygusu etrafında birleşebilmemiz için çok önemli; buna hizmet etmeye çalışıyoruz. Bugüne kadar milyonu aşkın belki öğrenciye üniversite, lise düzeyinde burs imkanı, konaklama imkanı sağlamış; binlerce, on binlerce akademisyene proje destekleri, yurtdışı eğitim destekleri sağlamış İlim Yayma Cemiyeti, İlim Yayma Vakfı bu kütüphaneyle birlikte buradan geçecek bütün öğrencilerin de hayatına dokunmuş olacak. Binlerce öğrenciye her yıl burs veriyoruz. Bunların içerisinde İlim Yayma Cemiyetimizle yaptığımız ortaokul ve lise düzeyindeki İstanbul'da 3 bin yetim öğrenci arkadaşımızı burslandırıyoruz. Biz İlim Yayma Vakfı olarak 4 bin kadar lise, üniversite, yüksek lisans, doktora öğrencisini her yıl burslandırıyoruz. Biz bu altyapıya yatırım yaparken bunun üstünde bu neticeleri alacak olan da Türkiye'nin eğitim gönüllüleri, eğitim ordusu; öğretmenlerimiz, idarecilerimiz ve öğrenci kardeşlerimiz. Potansiyellerinin ne kadar büyük olduğunun farkında olmalarını, hedeflerini tevazuyla değil iddiayla ortaya koymalarını ve o hedeflere ulaşmak için Türkiye'de eğitimin altyapısının her zamankinden daha güçlü olduğunu hep birlikte hatırlamak istiyoruz. Bunun üzerinde ülkemizi 21. yüzyıl dünyasına damga vuracak, bugün devam eden bu savaşlar, soykırımlar, haksızlıklar, 'Dünyanın çivisi çıktı' dedirten olaylara karşı bir ses yükseltecek bir ülke olma ümidiyle hepinizi Allah'a emanet ediyorum' dedi.</p>

<p>'KİTAP SAYIMIZ 3 YILDA 7 MİLYON 300 BİN ARTTI'</p>

<p>İstanbul Valisi Davut Gül, ' Bakanımızın öncülüğünde İstanbul'da 6,5 milyon kitap sayımız son 3 yılda 7 milyon 300 bin artarak yüzde 100'den daha fazla artmış oldu. Dolayısıyla da kitaba erişimle ilgili hiçbir problemimiz hamdolsun kalmadı. Güncel kitapları temin etmeye devam edeceğiz. Türkiye'miz İstanbulumuz eğitimde fırsat eşitliğinin en iyi uygulandığı ülkelerden bir tanesi' dedi.</p>

<p>Kütüphaneler, proje kapsamında gençlerin ders çalışabileceği, sosyalleşebileceği, kültürel ve sanatsal etkileşimde bulunabileceği modern ve dinamik yaşam alanları olarak dizayn edildi. Kütüphaneler İstanbul genelinde, aralarında Fatih, Bağcılar, Beşiktaş, Üsküdar, Güngören, Tuzla, Kartal, Bayrampaşa, Pendik, Sultanbeyli ve Esenyurt''un bulunduğu 11 ilçede kuruldu. </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/bakan-tekin-su-an-turkiye-genelinde-750-bin-dersligimiz-var</guid>
      <pubDate>Mon, 11 May 2026 15:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/05/agency/dha/bakan-tekin-su-an-turkiye-genelinde-750-bin-dersligimiz-var.jpg" type="image/jpeg" length="87028"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YÖK Genel Sekreteri Aksoy: İdeolojiler gözünüzü kör etmesin]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/yok-genel-sekreteri-aksoy-ideolojiler-gozunuzu-kor-etmesin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/yok-genel-sekreteri-aksoy-ideolojiler-gozunuzu-kor-etmesin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Gökhan İÇKİLLİ/SAMSUN, (DHA)- YÜKSEKÖĞRETİM Kurulu (YÖK) Genel Sekreteri Batıkan Aksoy, ODTÜ'de yaşanan olaylara ilişkin, 'İdeolojiler sizin gözünüzü kör etmesin. İdeolojilerin hiçbiri sizin birbirinizi sevmenizden ve bir arada olmanızdan kıymetli değil. Bu yakınlığı, kutuplaşmayı aslında zihinlerinizde ve eylemlerinizde üreten ne yazık ki yine sizlersiniz' dedi.</p><p>Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) ve Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Samsun İl Temsilciliği iş birliğinde gençlerin akademik ve entelektüel gelişimine katkı sunmak için 'Küresel İktidar' konulu 'İhtisas Akademi Programı' düzenledi. OMÜ Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen programa YÖK Genel Sekreteri Batıkan Aksoy, OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, TÜGVA Genel Merkez Başkan Yardımcısı İsmail Hakkı Karagüzel, öğretim üyeleri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.</p><p>Programda konuşan OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, 'Yaşadığımız çağda yalnızca ekonomik ve siyasi dengeler değil; toplumların düşünme biçimleri, değer dünyaları ve medeniyet tasavvurları da büyük bir dönüşüm geçirmektedir. Küreselleşmenin etkisiyle kültür, artık milletlerin kimliğini koruyan bir unsur olmanın ötesinde yön veren, şekillendiren ve etki alanı oluşturan stratejik bir güç haline gelmiştir. Bu dönüşüm, kültürel diplomasiyi uluslararası ilişkilerin merkezine taşımış, askeri ve ekonomik gücün yanında dili, sanatı, medyası, eğitimi ve fikir üretme kapasitesiyle öne çıkan toplumları belirleyici konuma yükseltmiştir. Diplomatik alanda yumuşak güç üzerinden elde edilen kazanımlar, devletleri bu konuda daha kapsayıcı yaklaşımlar üretmeye sevk etmektedir. Ülkelerin sahip oldukları kültürel zenginliğin günümüzdeki iz düşümleri, dış politikanın koordinatlarını belirlemek suretiyle yumuşak gücün önünü açmaktadır. Miras aldıkları kültürel bakiyeye sırt çeviren ülkelerin geleceğin dünyasında kendilerine anlamlı bir yer bulmaları günden güne zorlaşmaktadır. Buradan bakıldığında kültürel iktidar meselesi, bir medeniyetin kendi hikayesini kurabilme ve insanlığa kendi değerleri üzerinden söz söyleyebilme kaygısıdır. Kendi köklerine sarılamayan toplumların başka kültürlerin etkisi altında savrulması kaçınılmazdır. Dünyanın gördüğü en geniş sınırlara ulaşan Moğol İmparatorluğunun daralma macerası bu konuda tarihin ibret dersleri arasında yerini almıştır. Bu bakımdan kültürel iktidar, geçmişle gelecek arasında güçlü bir bağ kurabilen, kendi medeniyet birikimini çağın imkanlarıyla yeniden yorumlayabilen toplumların inşa edebildiği bir ufuktur' diye konuştu.</p><p>'ASKERLERE DEĞİL, ÖĞRENCİLERE BRİFİNG VEREN YÖK VAR'</p><p>YÖK Genel Sekreteri Batıkan Aksoy, konuşmasında, öğrencilerin sorularını cevaplayarak, 'Sizin gibi düşünüyor ve dertlerinize merhem olmaya çalışıyorum. Artık eski Türkiye'ye dönüş yok. Bunu bir siyasi söylem olarak söylemiyorum. Zaten siyasetçi değilim, siyaset de yapmıyorum ama eski Türkiye'nin kapıları kapandı. Artık düzen ne olursa olsun, konjonktür ne olursa olsun eski Türkiye'ye dönmek isteyenler karşılarında sadece bir duvar bulacaklar. Dolayısıyla YÖK'ün vizyonu artık askerlere brifing veren değil, gelip gençlere brifing veren, gençlerin düşüncelerini dinleyen, arzularını dinleyen YÖK var. Bundan sonra da böyle olacak inşallah' dedi.</p><p>'ATATÜRK, ADINI KULLANARAK SONUNA 'İZM', 'CİLİK, CÜLÜK' EKLEYENLERİ BURADAN FİZAN'A KADAR KOVALARDI'</p><p>'Mustafa Kemal Atatürk hayatı cephelerde geçmiş, Türkiye'nin kurucu lideri olmuş ve ömrünü cephelerde harcayarak yeni bir Cumhuriyet'in kurulmasına kendisini vakfetmiş tarihi bir şahsiyet' diyen Aksoy, 'Dolayısıyla ben inanıyorum ki Mustafa Kemal Atatürk'ü değerlendirirken çağdaşlarıyla birlikte değerlendirmek lazım. Atatürk yaşıyorken çağdaşlarından biri Mussolini'ydi, biri de Hitler'di. Mustafa Kemal, vizyoner bir lider. Emin ol bu özgürlükçü çağda yaşamış olsaydı, 21'inci yüzyılda yaşamış olsaydı, bugün o Mustafa Kemal'in adını kullanarak sonuna 'izm', 'cilik, cülük' ekleyerek insanların tabiri caizse enselerinde boza pişirenlerin hepsini buradan Fizan'a kadar kovalardı' diye konuştu.</p><p>Dün ODTÜ'de yaşanan olaylara da değinen Aksoy, şöyle konuştu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'İki kutup derken ve birbiriyle çatışan derken, ben bir kere bunlara paylaşmak istemem bu düşüncelerimi hiç. Eğer saygı dediğimiz şey varsa başkasının düşüncesi seni sadece düşünce olduğu için rahatsız etmiyorsa ortada bir çatışma yok. Bugün gençler kendilerinin itilmek istendiği bu tuzaktan kendilerini çekip kurtarmalılar. Bakın dün Ankara'da Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde (ODTÜ) benzer şeyler yaşadık. Aynı jenerasyona sahip belki aynı günlerde, aynı yıllarda doğmuş 2 gencin birbirinden ne fark olabilir? Aynı kaygıları duyan, dünyaya benzer telaşlarla bakan, dünyadan benzer keyifleri alan 2 özne ne konuda anlaşamayabilir? İdeolojiler sizin gözünüzü kör etmesin. İdeolojilerin hiçbiri sizin birbirinizi sevmenizden ve bir arada olmanızdan kıymetli değil. Bu yakınlığı, kutuplaşmayı aslında zihinlerinizde ve eylemlerinizde üreten ne yazık ki yine sizlersiniz. Dün ODTÜ'deki kardeşlerimiz, öbürü de kardeşimiz, bu da kardeşimiz. Niye? Temel değerler üzerinde uzlaşacağız. Bayrakta uzlaşacağız. Bunun tartışması yok. Mukaddes değerlerde uzlaşacağız. Şunu kastetmiyorum; herkes dindar olsun. Hayır. Herkes dindarlığa da dinsizliğe de saygılı olsun. Bir başkasını bu konuda dayatmaya tabi tutmasın. Biz bunu istiyoruz. Cumhurbaşkanımız da bunu istiyor. Milletimiz de bunu istiyor. Dolayısıyla bunlar sizin içine çekilmek istendiğiniz tuzağın bir parçası. Bunların dışında duracağız. Böyle bir kutuplaşma yok. Eğer sen karşındakini sadece düşüncesinden ötürü yargılamıyorsan, dışlamıyorsan ortada bir kutuplaşma yoktur. Yok, eğer yapıyorsan kendimizi düzelteceğiz.' (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Samsun, Eğitim</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/yok-genel-sekreteri-aksoy-ideolojiler-gozunuzu-kor-etmesin</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 16:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/05/agency/dha/yok-genel-sekreteri-aksoy-ideolojiler-gozunuzu-kor-etmesin.jpg" type="image/jpeg" length="12377"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Özel Ege Lisesi'ne 57'nci TÜBİTAK Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması'nda üçüncülük ödülü]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/ozel-ege-lisesine-57nci-tubitak-lise-ogrencileri-arastirma-projeleri-yarismasinda-ucunculuk-odulu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/ozel-ege-lisesine-57nci-tubitak-lise-ogrencileri-arastirma-projeleri-yarismasinda-ucunculuk-odulu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İZMİR, (DHA)- ÖZEL Ege Lisesi, Ankara'da düzenlenen 57'nci TÜBİTAK Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Final Yarışması'nda 'biyoloji' alanında Türkiye üçüncüsü oldu.</p><p>Özel Ege Lisesi 10'uncu sınıf öğrencisi Selen Çakar ile 11'inci sınıf öğrencisi Nazlı Kasap, Biyoloji öğretmenleri Yasemin Boncuk Yavuz danışmanlığında 'Melanoma Hücrelerinde CRISPRa Yöntemiyle PCDH20 ve ADAMTS15 Genlerinin Aktive Edilmesinin Hücre Davranışı Üzerindeki Etkilerinin İncelenmesi' başlıklı proje hazırladı. İki öğrencinin 'genetik' ve 'biyoteknoloji' alanında hazırladıkları söz konusu proje İzmir Bölge Sergisi'nde birinci seçilip, 57'nci TÜBİTAK Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması'na katılmaya hak kazandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>12 bölge merkezinde sergilenen 1200 projeden bölge birincisi seçilen en iyi projeler, Ankara'daki Türkiye Finali'nde yarışmaya hak kazandı. Biyoloji, matematik, fizik, kimya ve yazılımın da dahil olduğu 12 farklı ana alanda; toplam 216 projeyle , 489 lise öğrencisi finalde sunumlarını gerçekleştirdi. Özel Ege Lisesi öğrencilerinin söz konusu projesi, 27-30 Nisan tarihleri arasında Ankara'da Congresium Kongre ve Sergi Merkezi'nde düzenlenen 57'nci TÜBİTAK Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması'nda Türkiye üçüncülüğünü elde etti.</p><p>Özel Egeli öğrencilerin, 'Melanoma Hücrelerinde CRISPRa Yöntemiyle PCDH20 ve ADAMTS15 Genlerinin Aktive Edilmesinin Hücre Davranışı Üzerindeki Etkilerinin İncelenmesi' başlıklı projeyle, melanoma hücrelerinde normalde baskılanmış olduğu bilinen ADAMTS15 ve PCDH20 genlerinin, CRISPRa (dCas9-VP64) yöntemi kullanılarak yeniden aktive edilmesi durumunda, hücrelerin epitel-mezenkimal geçiş (EMT), hücre göçü (migrasyon) ve tümör baskılayıcı gen programları üzerindeki etkilerinin incelenmesini amaçladığı bildirildi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/ozel-ege-lisesine-57nci-tubitak-lise-ogrencileri-arastirma-projeleri-yarismasinda-ucunculuk-odulu</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 16:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/05/agency/dha/ozel-ege-lisesine-57nci-tubitak-lise-ogrencileri-arastirma-projeleri-yarismasinda-ucunculuk-odulu.jpg" type="image/jpeg" length="49190"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Brezilya'da Yunus Emre Türk Kültür Merkezi açıldı]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/brezilyada-yunus-emre-turk-kultur-merkezi-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/brezilyada-yunus-emre-turk-kultur-merkezi-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA, (DHA)- Yunus Emre Enstitüsü (YEE), kültürel diplomasi faaliyetlerini Latin Amerika merkezlerinden biri olan Brezilya'ya taşıdı. Brezilya'nın São Paulo kentinde açılan Yunus Emre Türk Kültür Merkezi (YETKM) ile enstitü, dünya genelindeki temsilcilik ağını genişletmeye devam etti. Yeni merkezin hizmete girmesiyle birlikte YEE'nin faaliyet gösterdiği ülke sayısı 71'e, temsilcilik sayısı ise 95'e ulaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yunus Emre Enstitüsü tarafından hayata geçirilen merkez, Türkçenin öğretiminden kültür-sanat faaliyetlerine, akademik iş birliklerinden gastronomi etkinliklerine kadar geniş bir alanda faaliyet gösterecek. Bu kapsamda Türkiye'nin köklü kültürel mirasının, Brezilya'da doğrudan ve doğru bir şekilde tanıtılması; ayrıca iki ülke halkları arasındaki kültürel bağların kuvvetlenmesi hedefleniyor. São Paulo'da açılan YETKM'nin, Türkiye-Brezilya ilişkilerine yeni bir dinamizm kazandırması bekleniyor. Türk dizilerinin bölgede gördüğü yoğun ilginin oluşturduğu kültürel yakınlık, artık Türkçe kursları, sanat etkinlikleri, konferanslar ve kültürel programlarla daha kalıcı bir zemine taşınacak. Merkez, yalnızca bir kültür kurumu değil; aynı zamanda Türkiye ile Brezilya arasında dostluğu, karşılıklı anlayışı ve ortak üretimi geliştirecek stratejik bir buluşma noktası olacak.</p><p>Açılış programında konuşan Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Abdurrahman Aliy, Yunus Emre'nin 'Gelin tanış olalım, işi kolay kılalım' çağrısının bugün de kültürel diplomasinin en güçlü ilham kaynaklarından biri olduğunu vurguladı. Aliy, 'Enstitü yalnızca Türkiye'yi tanıtmayı değil; farklı kültürler arasında kalıcı insani bağlar kurmayı hedeflemektedir. São Paulo'daki merkez bu anlayışın somut bir yansımasıdır' dedi.</p><p>Açılış töreninde konuşan T.C. Brezilya Büyükelçisi Halil İbrahim Akça ise Türkiye ile Brezilya arasındaki ilişkilerin dış politika, ekonomi, ticaret, kültür ve turizm alanlarında çok boyutlu şekilde gelişmeye devam ettiğini belirtti. Büyükelçi Akça, 'İki ülke arasındaki ticaret hacmi 5 milyar dolara ulaşmıştır. Yeni hedef ise, 10 milyar dolardır. Havacılık sanayiinden turizme kadar birçok alanda iş birlikleri güçlenmektedir. Türkiye'den Brezilya'ya uzanan kültürel etkileşimin önemli unsurlarından biri olan Türk dizileri, Brezilya'da büyük ilgi görmektedir. Yunus Emre Türk Kültür Merkezi, bu ilgiyi daha derin ve sürdürülebilir kültürel ilişkilere dönüştürecektir' diye konuştu.</p><p>Brezilya'daki YETKM'nin eğitim, kültür, bilim ve sanat alanlarında yeni iş birliklerine öncülük etmesi, Türkiye ile Brezilya arasındaki dostluk ilişkilerinin sembollerinden biri haline gelmesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim, Ankara</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/brezilyada-yunus-emre-turk-kultur-merkezi-acildi</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 16:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/05/agency/dha/brezilyada-yunus-emre-turk-kultur-merkezi-acildi.jpg" type="image/jpeg" length="88191"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Axiom Space Üniversite İttifakı'na katıldı]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/orta-dogu-teknik-universitesi-axiom-space-universite-ittifakina-katildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/orta-dogu-teknik-universitesi-axiom-space-universite-ittifakina-katildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Beyza Betül CİHAN - Hadican EROL / İSTANBUL, (DHA)- ORTA Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), mikro yerçekimi araştırmaları, teknoloji geliştirme ve alçak Yerküre yörüngesinde inovasyon alanında faaliyet gösteren Axiom Space Üniversite İttifakı'na katılmak amacıyla Axiom Space ile Mutabakat Zaptı imzaladı.</p><p>İstanbul Fuar Merkezi'nde düzenlenen SAHA 2026 Expo kapsamındaki imza törenine ODTÜ ve Axiom Space yetkilileri katıldı. İmzalanan mutabakat zaptıyla birlikte ODTÜ, dünya genelindeki üniversiteler ve araştırma kuruluşlarını bir araya getiren Axiom Space Üniversite İttifakı'nın bir parçası oldu. İttifakın, mikro yerçekimi araştırmalarına erişimin sürdürülebilirliğini sağlamayı, akademik ve bilimsel iş birliklerini artırmayı ve uzay bilimi ile inovasyon alanında uluslararası düzeyde güçlü bir ağ oluşturmayı hedeflediği belirtildi.</p><p>Törende konuşan ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil, 'Hepinizin bildiği gibi Axiom Space, Türkiye olarak ilk insanlı misyonumuzu birlikte gerçekleştirdiğimiz çok önemli bir kurum ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nin (ODTÜ) de bu misyonda bir deneyi vardı. Vizyonumuz her zaman ufkun ötesindedir ve bu nedenle ileri araştırmalara, derin teknolojiye çok odaklanmış durumdayız; dolayısıyla Axiom Space ile yapılan bu anlaşmaya gerçekten değer veriyoruz ve gelecekteki uzay çalışmalarında daha fazla iş birliği yapmayı umuyoruz' dedi.</p><p>MİCHAEL LOPEZ-ALEGRİA: ALPER GEZERAVCI'YI AXİOM GÖREVİ 3'TE BİR ASTRONOT OLARAK UÇURABİLDİĞİMİZ İÇİN ÇOK MİNNETTARIZ</p><p>Axiom Space Baş Astronotu ve Ax-3 Misyonu Komutanı Michael Lopez-Alegria ise 'Bu önemli adımda Axiom Space'i temsil etmekten memnuniyet duyuyorum. Alper Gezeravcı'yı Axiom Görevi 3'te bir astronot olarak uçurabildiğimiz için çok minnettarız ve bu, Türkiye ile uzaydaki iş birliğimizin sürekli genişlemesinde sadece küçük bir adım. Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), mikro yerçekimi araştırmaları söz konusu olduğunda kuşkusuz önde gelen bir üniversitedir ve onları dünya çapında bu önemli çabaya odaklanmış üniversiteler ittifakına eklemek sadece Türkiye için değil, bölge ve aslında dünya için de önemlidir. Onları aramızda görmekten mutluluk duyuyoruz. Gelecekte de iş birliği yapmayı dört gözle bekliyoruz' ifadelerini kullandı.</p><p>YOZGATLIGİL: UZAY BİZİM ÇOK AKTİF OLDUĞUMUZ BİR ALAN</p><p>ODTÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil, Demirören Haber Ajansı'na (DHA) özel yaptığı açıklamalarda, 'ODTÜ biliyorsunuz Türkiye'nin en iyi teknik üniversitelerinden bir tanesi ve ileri teknolojide birçok araştırmaları var. Uzay bizim çok aktif olduğumuz bir alan. Bir kere öncelikli olarak Türkiye'nin Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında Milli Uzay Programı ve o uzay programının 10 hedefinden bir tanesi de Uzay Teknoloji Geliştirme Bölgesi. Sayın Cumhurbaşkanımızın kararıyla ilan edildi ve ODTÜ olarak METU Space-Uzay Teknolojileri Gelişme Bölgesi'ni ilan ettik ve şimdi de uluslararası ortaklarımızla görüşmeler gerçekleştiriyoruz. Araştırma alanında da çok aktifiz. CHERI adlı projemizle ayın yüzeyine iki adet yapay zeka otonom robotumuzu gönderiyoruz ve birçok bu alanlarda proje yürütüyoruz. Az önce de yine SAHA 2026 Expo, dünyanın en büyük savunma sanayi fuarı kapsamında da Axiom Space ile bir iş birliği anlaşması imzaladık. Bu iş birliği anlaşması yerçekimsiz ortamda bilimsel araştırmalarla iş birliği konusunda. ODTÜ'nün hedefi uzayda Axiom Space'in istasyonunda deneyler gerçekleştirmek. Tabii bu deneylerin önemi uzay ortamında dünyada çalışamayacağınız birçok bilimsel araştırmaları gerçekleştirebiliyorsunuz. Bunlar malzeme alanında, biyoteknoloji alanında, robotik alanında ve bunlar çok kıymetli ve çok önemli araştırmalar. Orta Doğu Teknik Üniversitesi olarak biz her zaman bu uzay araştırmalarının içinde aktif bir şekilde rol alacağız' ifadelerini kullandı.</p><p>'BİYOTEKNOLOJİ ALANINDA YAPILAN ÜRÜN ÇALIŞMALARINDA YERÇEKİMSİZ ORTAMIN BİRÇOK AVANTAJI OLUYOR'</p><p>Prof. Dr. Ahmet Yozgatlıgil yapılan iş birliği kapsamında hayata geçirilecek projelerle ilgili şu şekilde konuştu: </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>'Özellikle yeni malzeme alanında, enerji alanında, biyoteknoloji alanında birçok çalışmalar, dünyada gözlemleyemeyeceğiniz konseptleri, fiziksel olayları yerçekimsiz ortamda gerçekleştireceğiz. Mesela siz bir malzeme geliştirdiğinizde yerçekimsiz ortamda bunun özellikleri bambaşka olabiliyor. Daha kuvvetli, daha dayanıklı, daha iyi özelliklere sahip malzemeleri uzay ortamında, yerçekimsiz ortamda geliştirebiliyorsunuz. Ya da biyoteknoloji alanında yapılan ürün çalışmalarında yerçekimsiz ortamın birçok avantajı oluyor. Tabii bunları kullanarak bilim insanları araştırmalar gerçekleştiriyor. Biz de ODTÜ olarak Axiom Space ile imzaladığımız iş birliği kapsamında bu alanda, uzay ortamında yapacağız. Tabii bildiğiniz gibi Türkiye ilk insanlı uzay görevini gerçekleştirdi Alper Gezeravcı ile. Orada gerçekleştirilen 13 deneyden bir tanesi Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nin, kendimin de araştırmacı olduğu bir deneydi. Bunun gibi birçok deneyi biz farklı merkezlerimiz, enstitülerimiz, bölümlerimizle iş birliğiyle ve diğer üniversitelerle ve merkezlerle iş birliği kapsamında gerçekleştirmeyi hedefliyoruz.'</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/orta-dogu-teknik-universitesi-axiom-space-universite-ittifakina-katildi</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 16:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/05/agency/dha/orta-dogu-teknik-universitesi-axiom-space-universite-ittifakina-katildi.jpg" type="image/jpeg" length="53779"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kayseri'de yatak üreten lise yay üretimine de başladı]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/kayseride-yatak-ureten-lise-yay-uretimine-de-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/kayseride-yatak-ureten-lise-yay-uretimine-de-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Öykü GENÇ/ KAYSERİ, (DHA)- KAYSERİ'de, Türkiye Tekstil Sanayi İşverenleri Sendikası Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi çift yaylı paket yay makinesi ve dijital paket yay dizgi makinesi hattının kurulumuyla deneme yay üretimine başladı.</p><p>Türkiye Tekstil Sanayi İşverenleri Sendikası Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Orta Anadolu Kalkınma Ajansı (ORAN) işbirliğiyle Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) ile yapılan 'Yetişmiş Eleman Güçlü İstihdam Projesi' kapsamında 11 milyon 36 bin 888 lira bütçeyle çift yaylı paket yay makinesi ve dijital paket yay dizgi makinesi hattı kuruldu. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>İl Milli Eğitim Müdürü Coşkun Esen bir yatağın tüm üretim süreçlerini öğretecek ve üretecek kapasitede olduklarını vurgulayarak, 'Daha önce yatak sistemlerinin tüm parçalarını üretebilecek bir kapasiteye sahipken ORAN Kalkınma Ajansıyla birlikte SOGEP kapsamında yapmış olduğumuz Güçlü İstihdam Projesi kapsamında okulumuzda bundan böyle yay üretimine de geçmiş oluyoruz. Makinelerimiz bugün itibarıyla çalışmaya başladı. Artık bir yatağın tüm üretim süreçlerini çocuklarımıza öğretecek ve üretecek kapasitedeyiz. Şüphesiz biz burada bir üretimden ziyade kendi içimize dönük aslında bir eğitim faaliyeti yürütüyoruz. Buradan yetişen çocuklarımızın yatak üretimiyle ilgili tüm becerilere sahip olarak mezun olmalarını sağlamak ve mezun olduktan sonra da güçlü bir istihdam alanı yaratmak gibi bir düşüncemiz var. Buradan mezun olan çocuklarımız yatak üretimiyle alakalı tüm beceriler ile donanarak iş gücü piyasasında yerlerini alacaklar bundan dolayı çok mutluyuz. Projede emeği geçen tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum' diye konuştu.(DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/kayseride-yatak-ureten-lise-yay-uretimine-de-basladi</guid>
      <pubDate>Wed, 06 May 2026 23:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/05/agency/dha/kayseride-yatak-ureten-lise-yay-uretimine-de-basladi.jpg" type="image/jpeg" length="52453"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Prof. Dr. Murat Yalçıntaş, İskenderun Teknik Üniversitesi'nde gençlerle bir araya geldi]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/prof-dr-murat-yalcintas-iskenderun-teknik-universitesinde-genclerle-bir-araya-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/prof-dr-murat-yalcintas-iskenderun-teknik-universitesinde-genclerle-bir-araya-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>HATAY, (DHA) - OYAK Genel Müdürü Prof. Dr. Murat Yalçıntaş, İskenderun Teknik Üniversitesi'nde düzenlenen etkinlikte öğrencilerle buluştu. Yalçıntaş, 'Yeni Altay'ın Bilinmeyen Hikayesi' kitabını üniversiteliler için imzaladı.</p><p> </p><p>'Kariyer Yolculuğum ve Öğrendiklerim' başlıklı programda gençlerle bir araya gelen Yalçıntaş, profesyonel yaşamındaki tecrübelerini, yöneticilik anlayışını, savunma sanayiindeki stratejik dönüşümü ve Türkiye'nin yerli-milli üretim vizyonunu anlattı.</p><p> </p><p>Konuşmasında Türkiye'nin savunma sanayiinde bağımsızlık hedefi doğrultusunda yürütülen projelerin önemine dikkat çeken Yalçıntaş, Altay Ana Muharebe Tankı Projesi'nin gelişim sürecine ve bu süreçte karşılaşılan kritik aşamalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p><p> </p><p>Yalçıntaş, 'Altay'ın hikayesi, Türk ordusunun tank yapma hikayesi. 2000 yılından başlıyor. 26 yıl süren, birçok defa durma noktasına gelen bir mücadele. Türkiye o anlamda vazgeçseydi, dursaydı ne Altay tankı, ne İHA'lar ne de gemiler olacaktı' ifadelerini kullandı.</p><p> </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Türkiye'nin geçmişte savunma sanayii alanında dışa bağımlı bir yapı içerisinde bulunduğunu belirten Yalçıntaş, '1974 yılına kadar Türkiye, tüm savunma sanayi ihtiyaçlarını ithal ediyordu. Gemisini, uçağını, tankını ABD, Almanya ve başka ülkelerden satın alıyordu. 'Biz NATO üyesiyiz, bize her zaman destek olurlar' deniliyordu. Kıbrıs Barış Harekatı olunca, müttefik sandığımız herkes her türlü desteği anında kesti' dedi.</p><p> </p><p>Uluslararası ilişkilerde stratejik çıkarların belirleyici olduğunu ifade eden Yalçıntaş, 'Ülkelerin daimi dostu yoktur. Ülkelerin sadece stratejik ortakları vardır' değerlendirmesinde bulundu.</p><p> </p><p>Türkiye'nin savunma sanayiinde kendi kapasitesini oluşturma kararlılığının bu süreçte şekillendiğini belirten Yalçıntaş, 'Biz Türkiye olarak kendi işimizi kendimiz yapalım dedik. ASELSAN, HAVELSAN, TUSAŞ o zaman başladı' diye konuştu. </p><p> </p><p>Altay Projesi'nde seri üretim aşamasında yaşanan motor krizine de değinen Yalçıntaş, 'Otokar firması ilk denemesini yaparken motoru Almanya'dan aldı. Seri üretimde de oradan alınacağı söylendi. Ancak seri üretim safhasına gelindiğinde 'Biz size motor vermeyiz' dediler. Bütün çalışmalar bir anda sıfıra indi' dedi.</p><p>Savunma sanayiinde bağımsızlığın önemine dikkat çeken Yalçıntaş, 'Stratejik anlamda, savunma alanında ülkelerin kendi kendine yeterli olması şarttır' diye konuştu.</p><p> </p><p>Gençlere kariyer planlaması konusunda da tavsiyelerde bulunan Yalçıntaş, büyük hedefler doğrultusunda çalışmanın önemine değindi. </p><p>Program sonunda öğrencilerin sorularını yanıtlayan Prof. Dr. Murat Yalçıntaş, 'Yeni Altay'ın Bilinmeyen Hikayesi' kitabını üniversiteliler için imzaladı.</p><p>Turkuvaz Kitap etiketiyle yayımlanan eser, Altay Ana Muharebe Tankı Projesi'nin kamuoyunda çok fazla bilinmeyen aşamalarını ve Türkiye'nin savunma sanayiindeki bağımsızlık yolculuğunu ele alıyor.</p><p> </p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/prof-dr-murat-yalcintas-iskenderun-teknik-universitesinde-genclerle-bir-araya-geldi</guid>
      <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 12:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/04/agency/dha/prof-dr-murat-yalcintas-iskenderun-teknik-universitesinde-genclerle-bir-araya-geldi.jpg" type="image/jpeg" length="62531"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul - İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Yentür: Dünya açık hava dersliğine dönüşmüştür]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/istanbul-istanbul-il-milli-egitim-muduru-yentur-dunya-acik-hava-dersligine-donusmustur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/istanbul-istanbul-il-milli-egitim-muduru-yentur-dunya-acik-hava-dersligine-donusmustur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL, (DHA)- İSTANBUL İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. Murat Mücahit Yentür, 'Eğitim, kişinin kendi yaşantısı yoluyla kasıtlı ve istendik davranış değiştirme sürecinin adıdır. Öğretmenlerin dokunduğu öğretiyi; sokakları kirletmeme, trafik kültürü gibi konularda babası tarafından, annesi tarafından uygulanma oranlarının çocuğun davranışsal etkisinde daha fazla olduğunu, sözden daha etkili olduğunu söylüyoruz. Bu vesileyle artık günümüz dünyası şunu göstermiştir ki dünya açık hava dersliğine dönüşmüştür. Bu dersliğin dışında da eskiden camdan söylenen lafların artık camdaki, ekrandaki yansımasının çocuğun, bireyin ruh ve gönül dünyasına ne kadar etkili olduğuna şahitlik ediyoruz' dedi.</p><p>Bahçeşehir Koleji, erken çocukluk döneminde aile ve okul iş birliğinin önemine dikkat çekmek amacıyla 'Erken Çocuklukta Aile, Okul ve Değerler Sempozyumu düzenledi. BAU Güney Kampüs Konferans Salonu'nda düzenlenen sempozyumda, alanında uzman isimler bir araya geldi.</p><p>Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin, Erdem-Değer-Eylem yaklaşımı doğrultusunda gerçekleştirilen sempozyumda, erken çocukluk döneminde okul-aile iş birliğinin rolü ele alındı. Program kapsamında yöneticiler ve öğretmenlere yönelik uygulamaya dönük perspektifler sunuldu. Programa, Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu Üyesi İbrahim Taşel, Milli Eğitim Bakanlığı İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. Murat Mücahit Yentür, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Fethullah Güner, Bahçeşehir Uğur Eğitim Kurumları Yönetim Kurulu Başkanı Enver Yücel, Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Esra Hatipoğlu, Bahçeşehir Koleji İcra Kurulu Başkanı Hüseyin Yücel ve Bahçeşehir Koleji Genel Müdürü Dr. Özlem Koç katıldı.</p><p>TAŞEL: ERKEN ÇOCUKLUK EĞİTİMİ EĞİTİMİN TEMELİDİR</p><p>Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu Üyesi İbrahim Taşel, 'Sıklıkla ifade edilen ve benim de çok sevdiğim bir söz vardır; 'insanın ana vatanı çocukluğudur' ve hemen ardından şu ifade gelir; 'bir insanın ulaşabileceği en yüksek mertebe iyi bir insan olmaktır' O halde bizim çocukluk döneminde çocuklarımıza kazandırmamız gereken en temel unsur, onları iyi bir insan olarak yetiştirmektir. Aksi takdirde yalnızca akademik bilgiyle donatılan bireyler, topluma da kendilerine de zarar verebilir. Elazığ'da kullanılan bir tabir vardır; 'delinin eline değnek vermek' Yani iyi yetiştirilmemiş bir çocuğa verilen bilgi, onu topluma zararlı hale getirebilir. Örneğin çok iyi bir kimyager yetiştirdiğinizi düşünürsünüz ama o bilgi kötüye kullanılabilir. Bu nedenle erken çocukluk eğitimi, eğitimin temelidir. Temel sağlam olmazsa üzerine kurulan yapı da sağlıklı olmaz' dedi.</p><p>'OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİN ZORUNLU HALE GELMESİ İÇİN ÇALIŞMALAR YAPTIK'</p><p>'Dünyanın en zor işi fizik, kimya, biyoloji öğretmek değildir' diyen Taşel, 'En zor olan, çocuklara doğru zamanda ve doğru şekilde etik değerleri kazandırmaktır. Bu nedenle okul öncesi eğitim son derece önemlidir. Yıllardır bu konuyu tartışıyoruz. Okul öncesi eğitimin zorunlu hale gelmesi yönünde çalışmalar yaptık ve hala bu mücadelenin içindeyiz. Bugün geldiğimiz noktada önemli bir mesafe kat edildiğini görüyoruz. Türkiye'de bu eğitimin dışında kalan öğrenci oranı yaklaşık yüzde 15 civarında. Hedefimiz bunu yüzde 100'e yaklaştırmak. Ancak şunu da unutmamak gerekir: İyi insan yetiştirmek yalnızca okulun sorumluluğunda değildir. Okul, aile ve toplumun tüm kesimleri birlikte hareket etmeden bu hedefe ulaşamayız. Bu noktada rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi büyük önem taşıyor. Bugün resmi okullarda yaklaşık 450 öğrenciye bir rehber öğretmen düşüyor. Bu sayının çok daha aşağıya çekilmesi gerekiyor' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Taşel, 'Ayrıca ana okullaşma oranının artırılması, eğitimin doğru kişiler ve doğru yöntemlerle verilmesi büyük önem taşıyor. Değerler eğitimi konusuna da değinmek istiyorum. Değerler denildiğinde bunun yanlış anlaşılabildiğini görüyoruz. Burada kastettiğimiz, herhangi bir inancı empoze etmek değildir. Bizim bahsettiğimiz; doğruluk, dürüstlük, adalet, hoşgörü, empati, öfke kontrolü gibi evrensel etik değerlerdir. Toplum olarak sözüne güvenilen, hakkaniyetli, adil ve hoşgörülü bireyler yetiştirmek istiyoruz. Değerler eğitiminden kastımız tam olarak budur. Bu sürecin doğru anlatılması ve doğru anlaşılması son derece önemlidir' dedi.</p><p>YENTÜR: EĞİTİMİN YÜZLERCE TANIMI VAR</p><p>Eğitimin yüzlerce tanımı olduğunu belirten Milli Eğitim Bakanlığı İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. Murat Mücahit Yentür ise 'Eğitim, kişinin kendi yaşantısı yoluyla kasıtlı ve istendik davranış değiştirme sürecinin adıdır. Belki bugüne kadar eğitimle ilgili sözlerin büyük bir kısmı söylendi. Konuşmalar ve metinler çok güzel. Akademik literatür de çok anlamlı. Ama ve lakin günümüz dünyasına baktığımız zaman bu akademik metinlerin, söylemlerin çıktısı olarak memnun olduğumuz bir şey de değiliz. Demek ki orada büyük bir yanlışlık var. Çünkü belki akademik metinlerden ziyade Anadolu kültüründen ve hikmetinden çıkan sözlerin eğitim felsefesi üzerine bizim daha fazla düşünmemiz gerekiyor. 'Ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz.' Bu sözü çok önemli ve anlamlı buluyorum. Bugünün dünyasıyla eğitim metinlerini karşılaştırdığımız zaman; çocuklara adalet, eşitlik ve hakkaniyet kavramını öğretmeye çalışırken, Avrupa Birliği İnsan Hakları Sözleşmesi'nden Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları'na kadar uluslararası birçok hukuk metninin çocuklarla ilgili hiçbir anlam ifade etmediğini, güçlü olanın haklı olduğunu ve güçlü olanın her türlü şeyi ezebildiğini gösterdiğimiz zaman, söylediklerimizin anlamlı bir karşılık ve davranışsal sonucu olmadığına maalesef şahitlik ediyoruz' diye konuştu. </p><p>'DÜNYA AÇIK HAVA DERSLİĞİNE DÖNÜŞTÜ'</p><p>Doç. Dr. Yentür, 'Öğretmenlerin dokunduğu öğretiyi; sokakları kirletmeme, trafik kültürü gibi konularda babası tarafından, annesi tarafından uygulanma oranlarının çocuğun davranışsal etkisinde daha fazla olduğunu, sözden daha etkili olduğunu söylüyoruz. Bu vesileyle artık günümüz dünyası şunu göstermiştir ki dünya açık hava dersliğine dönüşmüştür. Bu dersliğin dışında da eskiden camdan söylenen lafların artık camdaki, ekrandaki yansımasının çocuğun, bireyin ruh ve gönül dünyasına ne kadar etkili olduğuna şahitlik ediyoruz. O yüzden günümüz dünyasıyla format atmak ve sürüm kavramını biz' eğitimciler olarak, anne babalar olarak, toplumun önündeki sorumlu politika üreticileri olarak kendimize uygulamamız gerektiğini; toplu eğitim olarak dünyanın bu işe el atmasının çok elzem bir konu olduğunu düşünüyoruz. Çünkü şüphe yoktur ki alemde insandan daha kıymetli bir varlık yok. Alemin özü olan Adem ve insan var; insanı insan yapan değerler var' ifadelerini kullandı. </p><p>Bu değerlerin bugüne kadar materyalist ve pozitivist felsefeler tarafından hep inkar edildiğini belirten Doç. Dr. Yentür, 'Hep fayda ve analiz üzerine kurulan bir sistemden bugün insanlığın geldiği bir krizle karşı karşıyayız. Medeniyetler çatışması tezini birebir bugün yaşanmışlığını maalesef hissediyoruz. Çok acı bir şekilde Kahramanmaraş'ta ve Şanlıurfa'da yaşanan olaylarla da aslında bu toplumda hiç alışık olmadığımız, kabul edemeyeceğimiz, 'Bizde olmaz' dediğimiz şeylerin, kullandığımız zaman sosyolojik olarak bunun yansımasının da doğal olarak kaçınılmaz olduğunu maalesef hissediyoruz. Bu noktada bu çalışmaları çok kıymetli buluyoruz. Sayın Bakanımız Yusuf Tekin'in önderliğinde ortaya koyulan maarif modelinin Türkiye tarafından, akademisyenler tarafından ve paydaşlar tarafından çok daha iyi analiz edilmesi gerektiğini; çocuğun ruh ve gönül dünyasını ihmal etmeden aklıselim, kalbiselim ve zevkiselimle, akılla kalbin buluştuğu, gönülle hikmete eriştiği bir anlayışın tüm insanlığın ortak değeri olduğunu düşünüyoruz' diye konuştu.</p><p>Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Fethullah Güner de 'Çocuğa erken yaşta değer yükleyeceğiz ama bu değer sistemini yeni kuşaklara aktarırken bunu nasıl yapacağız? Hangimiz ebeveynleri tarafından 3 aylıkken, 5 aylıkken 'hadi gel oturalım sana Türkçe öğreteceğim' diye bir olaya muhatap olduk? Hiçbirimize annelerimiz, babalarımız gelip sana Türkçe öğreteceğim demedi. Biz aslında yaşayan bir süreç içerisinde kavramsal becerilerimizi geliştirmeye başladık. Belki taklit yaptık. Dolayısıyla değerlerin öğretim süreci de 'gelin ben sana değer öğreteceğim' demekle olmuyor. Değer öğretilecekse bunun en güzel yolu bireylerin rol model olması. Kur'an-ı Kerim'de de Yüce Allah 'yapmadığınız şeyleri niye söylüyorsunuz' diyor. Aslında rol model olamıyorsanız, örnek olamıyorsanız bunu niye söylüyorsunuz demiş oluyor. Dolayısıyla bizim ebeveynler olarak, eğitimciler olarak topluma birey kazandırırken yapacağımız en önemli iş; kendi değer sistematiğimizin meşrulaştığı bireyler olarak örnek olabilmemiz. Eğer bunu yapamıyorsak, toplumda bireylere sözlü olarak değer yükleyebilmemiz, değerleri anlatabilmemiz çok mümkün olmayacak. Bu nedenle aileden ve eğitim kurumlarından, öğretmenlerimizden, anne babalardan farkındalığı artırarak rol model olma noktasındaki gayretimizi artırmamız gerekiyor' dedi.</p><p>YÜCEL: BİR ÇOCUĞUN DÜNYAYA BAKIŞI OKUL YILLARINDA GELİŞMEYE BAŞLAR</p><p>Erken çocukluk döneminin, insan hayatındaki en saf, en şekillendirilebilir ve en kritik dönem olduğunu aktaran Bahçeşehir Koleji İcra Kurulu Başkanı Hüseyin Yücel ise bu dönemin sadece bilgi değil değerlerin ve ahlakın da inşa edildiği bir zaman dilimi olduğunu söyledi. Yücel, 'Bir çocuğun dünyaya bakışı, doğruyu ve yanlışı ayırt edişi, adalet duygusu, merhameti, empatisi hep bu yıllarda şekillenmeye başlar. Bizler biliyoruz ki bir çocuğa matematik öğretmek mümkündür. Bir çocuğa yabancı dil öğretmek de mümkündür. Ama bir çocuğa dürüstlüğü, merhameti, adaleti ve sorumluluğu kazandırmak; işte bu sadece eğitimle değil, hissederek, örnek olarak ve yaşayarak mümkündür. Tam da bu yüzden burada bugün konuşacağımız üç temel kavram hayati önem taşımaktadır: Aile, okul ve değerler. Aile, çocuğun ilk aynasıdır. Okul, bu aynayı şekillendiren en güçlü kurumdur. Değerler ise o aynada görünen insanın karakteridir. Eğer bu üç yapı arasında güçlü bir uyum varsa, çocuk yalnızca başarılı değil, aynı zamanda sağlam karakterli bir birey olarak yetişir ve hayata atılır' ifadelerini kullandı.</p><p>KOÇ: KARAKTERİN ŞEKİLLENDİĞİ YER OKUL İKLİMİDİR</p><p>Bahçeşehir Koleji Genel Müdürü Dr. Özlem Koç da 'Erken çocukluk; bir çocuğun kendisini, başkalarını ve içinde yaşadığı dünyayı tanımaya, anlamlandırmaya başladığı; duygu, düşünce, davranış ve ilişki örüntülerinin şekillendiği çok temel bir gelişim dönemidir. Ancak bu kadar temel bir gelişim dönemi olmakla birlikte, biz eğitimciler için çok daha fazlasını ifade etmektedir. Çünkü köklerimizden aldığımız mirası geleceğimizle buluşturduğumuz, geleceğimizi aydınlatacak ilk adımı attığımız yerdir. Karakterin şekillendiği yer ise okul iklimidir. Bu nedenle aile-okul paydaşlığı bir çocuğun hayatı için son derece kritik ve hayati öneme sahiptir. Aile, hepimiz için olduğu gibi çocuklarımız için de ilk öğretmendir, değerlerin ilk taşıyıcısıdır. Bu süreçte ailede oluşan temelin üzerine inşa eden, bu temeli şekillendiren, güçlendiren ve derinleştiren ise okuldur. Bugün aramızda birçok öğretmenimiz, akademisyenimiz ve eğitim yöneticimiz bulunuyor. Bu sürecin merkezinde yer alan, tüm bu paydaşları bir araya getiren ve anlamlı bir bütünlük sağlayan en önemli aktör ise öğretmenlerdir. Öğretmenlik mesleği, sadece bilgi aktarımından ibaret değildir. Öğretmenlik; bir çocuğu milli, manevi ve evrensel değerlerle bir bütün olarak hayata hazırlayan, erdemi karaktere ve davranışa dönüştürmede rehberlik eden bir meslektir. Bahçeşehir Koleji olarak bizler eğitim-öğretim süreçlerimizi bu anlayışla yürütüyoruz' dedi.</p><p>HATİPOĞLU: ERKEN ÇOCUKLUK DÖNEMİ EN KRİTİK EVRE</p><p>Erken çocukluk döneminin çocukların en kritik evre olduğunu söyleyen Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Esra Hatipoğlu ise 'Çünkü her biri karakterinin ve değer dünyasının şekillendiği bir süreçten geçmektedir. Bu süreçte çocuğun hayatında iki temel rehber bulunuyor. Bunlardan bir tanesi aileleri, bir tanesi eğitim kurumu. Hepimiz tanıyoruz bunu, hayatımızda deneyimledik. Eğitimcilerimizle ailelerimizin aynı duygu ve düşüncede buluşması, aynı hedefe yönelmesi büyük önem taşımaktadır. Okul-aile iş birliği ne kadar güçlü kurulursa ve çocuklarımız açısından ne kadar büyük bir iletişim sağlarsa, o kadar ciddi temellere oturduğunu düşünüyorum' diye konuştu. </p><p>Sempozyumda, 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Bayram Özer, 'Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Kapsamında Erdem-Değer-Eylem Çerçevesi ve Aile' konusunda sunum yaptı. Ardından gerçekleşen moderatörlüğünü Bahçeşehir Koleji Genel Müdür Yardımcısı Nil Çiçek'in yaptığı panelde ise 'Erken çocuklukta Aile, Okul ve Değerler' başlığı altında İstanbul Aydın Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Belma Tuğrul, Marmara Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Gülden Uyanık, BAU Sosyoloji bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Nilüfer Narlı, Psikolog Dr. Nilüfer Devecigil konuşma yaptı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/istanbul-istanbul-il-milli-egitim-muduru-yentur-dunya-acik-hava-dersligine-donusmustur</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 16:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/04/agency/dha/istanbul-istanbul-il-milli-egitim-muduru-yentur-dunya-acik-hava-dersligine-donusmustur.jpg" type="image/jpeg" length="94189"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dersteki teori bahçede pratiğe dönüştü; nesli tükenme tehlikesindeki kuşa öğrenci şefkati]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/dersteki-teori-bahcede-pratige-donustu-nesli-tukenme-tehlikesindeki-kusa-ogrenci-sefkati</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/dersteki-teori-bahcede-pratige-donustu-nesli-tukenme-tehlikesindeki-kusa-ogrenci-sefkati" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Selçuk BAŞAR-Efnan KÖSE/TRABZON, (DHA)- TRABZON'da Boztepe İlkokulu'nun bahçesinde öğrenciler, bitkin halde bulduğu nesli tükenmekte olan 'balaban kuşu'nu korunaklı alana alıp, suyla besledi. Milli Eğitim Bakanlığı'nın 'Yeşil Vatan-Benim Okulum Geleceğe Çare' projesi kapsamında eğitim alan öğrenciler, teorik bilgilerini uygulayarak örnek davranış sergiledi. Sınıf öğretmeni Doğukan Kocaman, 'Proje kapsamında öğrencilerimize eğitimler vermiştik. Bu projenin eğitiminin sonucunda böyle bir karşılık alıp, sahada uygulanması bizi çok mutlu etti' dedi. </p><p>Boztepe İlkokulu öğrencileri, bahçede oyun oynadıkları sırada nesli tükenmekte olan, genellikle sulak alanlarda yaşayıp, kamuflaj yeteneğiyle bilinen 'balaban kuşu'nun, uçmakta güçlük çektiğini fark edince durumu öğretmenlerine iletti. Okul yönetimi ve öğrenciler, korunaklı alana alıp, suyla beslediği kuş için DKMP yetkililerine haber verildi. Okula gelen ekipler tarafından koruma altına alınan kuşun, tedavisinin ardından yeniden doğal yaşam alanına salınacağı belirtildi. Öğrencilerinin duyarlı davranışından mutlu olduğunu belirten öğretmenler, Milli Eğitim Bakanlığı'nın sene başında başlattığı, öğrencilerin çevreye duyarlı ve sorumluluk sahibi bireyler olarak yetişmelerini esas alan 'Yeşil Vatan-Benim Okulum Geleceğe Çare' projesinin, çocuklar üzerindeki olumlu etkisine dikkati çekti.</p><p>'EĞİTİMLERİN SOMUT BİR KARŞILIK BULMASI GURUR VERİCİ'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Sınıf öğretmeni Doğukan Kocaman, proje kapsamında öğrencilere verilen eğitimin karşılığının alındığını ifade ederek, 'Bakanlığımızın projesi kapsamında sene başında verdiğimiz eğitimlerin böyle somut bir karşılık bulması gurur verici. Çocukların kuşa zarar vermeden bize haber verip, süreci takip etmesi, projenin amacına ulaştığını gösteriyor. Milli Eğitim Bakanlığı'nın 'Yeşil Vatan-Benim Okulum Geleceğe Çare' projesi kapsamında sene başında önce öğretmenlerimize sonra da öğrencilerimize bu eğitimi vermiştik. Bu projenin eğitiminin sonucunda böyle bir karşılık alıp, sahada uygulanması bizi çok mutlu etti. Bu projenin daha güçlü yarınlara çocuklarla ulaşacağına eminiz' diye konuştu.</p><p>'ÖĞRENCİLERİN BİZE HABER VERMESİ HOŞUMA GİTTİ'</p><p>İngilizce öğretmeni Bahar Fundaoğlu Gürsoy da öğrencilerin duyarlı davranış sergilediğini belirterek, 'Nöbetçi olduğum saatlerde öğrenciler bir kuş bulduklarını söylediler. Geldiğimizde gözleri kapalı ve hareketsizdi. İncelmelerimizde 'balaban kuşu' olduğunu öğrendik. Nesli tükenmekte olan bir kuş türü olduğundan Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü'ne haber verdik. Kuşu karton bir kutu içerisinde muhafaza edip, yetkililere teslim ettik. Çocuklar çok şaşırdılar. Hayvanın ne olduğunu da anlayamadılar. Yaralı mı ya da bir sıkıntısı var mı bilemedik. Güzel yanı; çocukların hiçbiri dokunmadı ve kuşa uzak bir mesafede kaldılar. Bize hemen haber vermeleri hoşuma gitti. Teneffüs aralarında da kuşu görmek için de merak içindeydiler' ifadelerini kullandı. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim, Trabzon</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/dersteki-teori-bahcede-pratige-donustu-nesli-tukenme-tehlikesindeki-kusa-ogrenci-sefkati</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 10:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/04/agency/dha/dersteki-teori-bahcede-pratige-donustu-nesli-tukenme-tehlikesindeki-kusa-ogrenci-sefkati.jpg" type="image/jpeg" length="83832"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Tekin, ÖSYM Başkanı Ersoy'u kabul etti]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/bakan-tekin-osym-baskani-ersoyu-kabul-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/bakan-tekin-osym-baskani-ersoyu-kabul-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANKARA, (DHA)- MİLLİ Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanı Bayram Ali Ersoy'u kabul etti. </p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre; Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamındaki yeni müfredat doğrultusunda 2028'de yapılacak Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) için bakanlık ve ÖSYM iş birliğinde sürdürülen çalışmaların değerlendirildiği görüşmede, bu yıl düzenlenecek sınavlara yönelik hazırlıklar da ele alındı. (DHA)</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim, Ankara</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/bakan-tekin-osym-baskani-ersoyu-kabul-etti</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 16:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2026/04/agency/dha/bakan-tekin-osym-baskani-ersoyu-kabul-etti.jpg" type="image/jpeg" length="91983"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yusuf Tekin’den Eğitimde Yeni Dönem: Telefon Yasağından Sınıfta Kalmaya]]></title>
      <link>https://www.gunaydinsamsun.com/yusuf-tekinden-egitimde-yeni-donem-telefon-yasagindan-sinifta-kalmaya</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.gunaydinsamsun.com/yusuf-tekinden-egitimde-yeni-donem-telefon-yasagindan-sinifta-kalmaya" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, eğitimde yeni uygulamaları açıkladı. Cep telefonu sınırı, sınıfta kalma ve kıyafet düzenlemesi öne çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, göreve geldikleri günden bu yana eğitim sisteminde hayata geçirilen yeni uygulamalara ilişkin kapsamlı açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Bakan Tekin, yapılan düzenlemelerin temel amacının eğitimde disiplini artırmak, öğretmenleri güçlendirmek ve öğrenci odaklı bir sistemi yeniden yapılandırmak olduğunu vurguladı.</p>

<h3><strong>Derslerde Cep Telefonuna Sınırlama</strong></h3>

<p>Bakan Tekin’in açıklamalarında en dikkat çeken başlıklardan biri, okullarda cep telefonu kullanımına getirilen sınırlama oldu.</p>

<p>Bu düzenleme ile öğrencilerin ders sırasında dikkatlerinin dağılmasının önüne geçilmesi hedeflenirken, eğitim ortamının daha verimli hale getirilmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Uzmanlara göre bu adım, dijital bağımlılıkla mücadele açısından da önemli bir eşik olarak değerlendiriliyor.</p>

<h3><strong>Veli Randevu Sistemi İle Planlı İletişim</strong></h3>

<p>Veliler ile okul yönetimi arasındaki iletişimi daha sistemli hale getirmek amacıyla “Veli Randevu Sistemi” devreye alındı.</p>

<p>Bu sistem sayesinde veli ziyaretlerinin plansız ve düzensiz yapılmasının önüne geçilmesi, görüşmelerin daha verimli ve sonuç odaklı gerçekleşmesi hedefleniyor.</p>

<p>Bakanlık, bu uygulama ile okul-aile iş birliğini daha kurumsal bir zemine taşımayı amaçlıyor.</p>

<h3><strong>Liselerde Sınıfta Kalma Yeniden Başladı</strong></h3>

<p>Eğitimde en çok tartışılan başlıklardan biri olan sınıfta kalma uygulaması, liselerde yeniden devreye alındı.</p>

<p>Bu adım, öğrencilerin akademik sorumluluklarını artırmayı ve başarı kriterlerini daha net hale getirmeyi hedefliyor.</p>

<p>Yeni düzenleme ile birlikte, ders başarısı yetersiz olan öğrencilerin bir üst sınıfa geçişi zorlaştırılarak eğitimde kalite standardının yükseltilmesi amaçlanıyor.</p>

<h3><strong>Okul Kıyafeti Uygulaması Geri Geldi</strong></h3>

<p>Okullarda kıyafet düzenlemesi de yeniden hayata geçirilen uygulamalar arasında yer aldı.</p>

<p>Bu uygulama ile öğrenciler arasında sosyo-ekonomik farklılıkların görünürlüğünün azaltılması ve okul kültürünün güçlendirilmesi hedefleniyor.</p>

<p>Aynı zamanda disiplin ve aidiyet duygusunun artırılması da düzenlemenin temel gerekçeleri arasında gösteriliyor.</p>

<h3><strong>Öğretmenlere Hukuki Destek Güçlendirildi</strong></h3>

<p>Öğretmenlik Mesleği Hakkında Kanun kapsamında yapılan düzenlemelerle öğretmenlere yönelik hukuki destek mekanizmaları da güçlendirildi.</p>

<p>Bu adım, eğitim çalışanlarının mesleki güvenliğini artırmayı ve karşılaşabilecekleri sorunlarda daha güçlü bir destek sistemine sahip olmalarını sağlamayı hedefliyor.</p>

<h3><strong>“Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” Başlatıldı</strong></h3>

<p>Bakan Tekin, göreve geldikleri ilk günden itibaren “Köklerden Geleceğe” yaklaşımıyla yeni bir eğitim modeli üzerinde çalıştıklarını belirtti.</p>

<p>“Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” adı verilen bu yaklaşım, milli değerler ile çağdaş eğitim anlayışını bir araya getirmeyi amaçlıyor.</p>

<p>Modelin, uzun vadede eğitim sisteminin temel yapı taşlarından biri olması hedefleniyor.</p>

<h3><strong>Öğretmenler Odası Buluşmaları İle İstişare Süreci</strong></h3>

<p>Bakanlık, alınan kararların sahadaki karşılığını güçlendirmek amacıyla öğretmenlerle doğrudan iletişim kurmaya yönelik “Öğretmenler Odası Buluşmaları” başlattı.</p>

<p>Bu toplantılar aracılığıyla öğretmen ve idarecilerin görüşleri alınarak, politika geliştirme sürecine aktif katılım sağlanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bakan Tekin, bu sürecin eğitim politikalarının daha gerçekçi ve uygulanabilir olmasına katkı sunduğunu ifade etti.</p>

<h3><strong>Geleneksel Oyun Alanları Okullara Taşınıyor</strong></h3>

<p>Eğitimde sadece akademik başarıya değil, sosyal ve fiziksel gelişime de önem veren Bakanlık, okul bahçelerinde geleneksel oyun alanlarının yaygınlaştırılması için çalışmalar başlattı.</p>

<p>Bu uygulama ile çocukların dijital dünyadan uzaklaşıp fiziksel aktiviteye yönlendirilmesi ve sosyal becerilerinin geliştirilmesi hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></content:encoded>
      <category>Eğitim</category>
      <guid>https://www.gunaydinsamsun.com/yusuf-tekinden-egitimde-yeni-donem-telefon-yasagindan-sinifta-kalmaya</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 10:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://gunaydinsamsuncom.teimg.com/crop/1280x720/gunaydinsamsun-com/uploads/2025/05/yusuf-tekin-milli-egitim-bakani-kayseri-3.jpg" type="image/jpeg" length="68557"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
