Bir oyuncunun Trabzonspor’a gitmek istemesi, Samsunspor’dan ayrılmayı düşünmesi ve benzeri durumlar benim için şaşırtıcı değil lakin kulübün şehirle bu kadar özdeşleşmiş bir oyuncuyu Trabzonspor’a satmayı düşünmesi ve bunu kamuoyuyla paylaşması, işte bunu anlamıyorum.
Rick van Drongelen’in olası satışından önce futbol kulüplerinin ruhunu anlayalım istiyorum. Günümüzde futbol kulüpleri zenginlerin daha fazla para kazanmak istediği araçlara dönüştü. Birçok zengin, şirket yönetme mantığıyla kulüpleri yönetiyor. Camiası olmayan, yeni kurulan kulüplerde bu yönetim anlayışı sorun olmuyor. Ancak ortada bir camia varsa bu yönetim anlayışı ters tepiyor. Zenginler tam bu noktada kulüple özdeşleşmiş oyuncuyu satarken herhangi bir hassasiyet hissetmiyor, yaşanabilecek kırılmayı göremiyor. Van Drongelen satışı da bence böyle oluyor.
Şehri benimseyen, duyduğumuz kadarıyla “Samsunspor ne isterse ben uyarım” diyen bir oyuncunun Trabzonspor ile görüşmesine izin veriliyor. Bu işin hayata geçmesi ve Rick van Drongelen’in Trabzonspor forması giymesi durumunda oluşacak tahribatı belli ki kestiremiyorsunuz. Hayallerinizin ötesinde bir kırılma yaşanır. Umarım bu işten vazgeçersiniz.
Bu Durum Trabzonspor’a Oyuncu Satılmaz Demek Değil
Rick van Drongelen’in satış ihtimali benim gözümde bir istisna. Günümüz futbol dünyasında birkaç istisna dışında her oyuncu her kulübe satılabilir. Ancak taraftarın takımın lideri, manevi kaptanı olarak gördüğü bir oyuncuyu, yine taraftarın birinci rakip olarak gördüğü bir kulübe satamazsınız. Buradan şu anlamları da çıkarmamak gerek:
· Trabzonspor’a Hiç Oyuncu Satmayalım: Bu durum fazla romantik kalır. Gerçekçi de değil. Ancak takımda lider olarak görülen bir oyuncuyu satmamak gerekiyor. Örneğin, Marius’un da satışı gündemde. Marius’u Trabzonspor’a satsak aynı kırılmanın yaşanmayacağına neredeyse eminim.
· Rick van Drongelen’i Satmayalım: Bence değerini bulursa gidebilir ama rekabet içinde olduğumuz takımlara satılmamalı. Oyuncu tarafı da gideceği yer konusunda oldukça esnekken belki biraz zararla Avrupa’ya satışı değerlendirilmeli. Yurt içi transferde cebinize girecek fazla miktar, taraftarda tahribat yaratacak. Yeniden uyarayım.
Transfer Dönemi Başlangıcı Beklentileri Karşılamadı
Rick van Drongelen konusunda meramımı anlattığımı düşünüyorum. Biraz da şu ana kadarki transfere ve gelecek beklentilerine göz atalım.
Geçtiğimiz sezon Avrupa kupalarında oynuyorduk ve bazı bölgelerin transferinde geç kaldık. Bu yüzden de as santraforu transferin son günü “fırsat transferi” diye almak durumundaydık. Ortada bir fırsat yoktu. Kızılyıldız, Cherif’e ilk 11 planlarında yer almadığını bildirmişti. Transfer dönemi de kapanmışken adeta Kızılyıldız’a ilaç olduk. Alınan fiyata muhtemelen satılamayacak ve zararına çıkılacak. Görünen o.
Bunu anlatıyorum çünkü başlangıç itibarıyla geçtiğimiz sezondan bir fark göremiyorum. Kamp başladı ve kampa stoper transferinin yetişmemiş olması kabul edilemez. Diğer mevkilerde duruma bakabilecek pozisyonumuz var ama stoperin kampa yetişmesi gerekiyordu. Üstelik Rick van Drongelen’in de satışı gündemde.
Zor bir kadromuz var, yapbozun parçaları tam olarak birbiriyle uyumlu değil. 3’lü yapıya biraz daha uygun görüyorum ama stoper sayısı yeterli değil. Holse ile Sousa’yı beraber en üst verimde oynatacak formül neredeyse yok. 6 numara transferinde ismi geçen Watt, profil olarak Makoumbou ile biraz çakışıyor. Makoumbou’yu 8’e kaydırsak farklı sorunlar ortaya çıkabilir. İlgili transfer gerçekleşirse Makoumbou’nun satışı da gündeme gelebilir.
Bu süreçte olumlu görülebilecek tek durum yerli rotasyonu oldu. Bilal, Samed ve Fatih de rotasyonda şans bulabilecek oyuncular. Bence kaleci transferinde daha net bir isme gidilmesi gerekiyordu ama kulüp iki sezondur farklı düşünüyor.
Kısacası, çok iş var ama hareket yok. Öncelikle gidecek isimlerin netlik kazanması gerekiyor. Ağustos’ta ligin ilk maçına çıktığımız kadro ile transfer dönemi sonundaki kadro arasında ciddi değişimler olacak gibi hissediyorum. Umarım yanılırım ve önümüzdeki 1 ay içinde takımın iskeleti netleşir.