Bugün valiler illerin, kaymakamlar ilçelerin yöneticileridir. Mahallelerde ise devletin ve yerel yönetimlerin vatandaşa en yakın temsilcisi muhtarlardır. Mahalledeki altyapı sorunlarını, sosyal problemleri, ihtiyaç sahibi aileleri, yaşlıları, gençleri ve günlük yaşamın gerçeklerini en iyi bilen kişiler çoğu zaman muhtarlardır.
Ancak günümüz mahalleleri geçmişin mahalleleri değildir. Birçok mahalle artık on binlerce nüfusa sahip küçük bir kasaba büyüklüğüne ulaşmıştır. Bu nedenle mevcut muhtarlık sistemi yeniden ele alınmalıdır.
Bana göre geleceğin modeli "Muhtarlıktan Mahalle Başkanlığına" geçiş olmalıdır. Nasıl belediyelerin belediye başkanları ve belediye meclisleri varsa, mahallelerin de mahalle başkanları ve mahalle meclisleri olmalıdır.
Bugünkü azalık sistemi genişletilmeli ve yasal statüye sahip mahalle meclislerine dönüştürülmelidir. Eğitim, çevre, gençlik, kadın, kültür, spor, sosyal yardımlaşma ve altyapı gibi alanlarda çalışma grupları oluşturulmalıdır. Böylece mahalle yönetimi tek kişinin omuzlarında kalan bir yapı olmaktan çıkar.
Mahalle başkanı, yani bugünkü muhtar, kararları tek başına alan kişi olmamalıdır. Kararlar mahalle meclisinde görüşülmeli ve çoğunluğun iradesiyle alınmalıdır. Çünkü gerçek demokrasi ortak akıldır. Tek kişinin kararı değil, toplumun kararıdır.
Mahalle yönetimlerinin belirli bütçeleri de olmalıdır. Yetkisiz ve bütçesiz yönetimler yalnızca sorunları izler. Oysa güçlü mahalle yönetimleri küçük ölçekli birçok sorunu yerinde çözebilir, sosyal etkinlikler düzenleyebilir ve mahalle dayanışmasını güçlendirebilir.
Son dönemde muhtarlara silah verilmesi yönünde tartışmalar da yapılmaktadır. Kırsal bölgelerde güvenlik şartları farklı değerlendirilebilir. Ancak şehirlerde muhtarın gücü silahtan değil, halkın güveninden ve temsil yetkisinden gelmelidir. Muhtarlık bir güvenlik makamı değil, bir halk yönetimi makamıdır.
Muhtarlarımız bugün büyük sorumluluklar üstlenmelerine rağmen çoğu zaman sınırlı imkânlarla çalışmaktadır. Bu nedenle hem özlük hakları hem de çalışma koşulları iyileştirilmelidir. Çünkü güçlü mahalle yönetimleri, güçlü yerel yönetimlerin temelidir.
Türkiye'nin ihtiyacı muhtarlıkları kaldırmak değil; onları mahalle başkanlıkları ve mahalle meclisleriyle birlikte çağın gereklerine uygun biçimde güçlendirmektir.
Çünkü demokrasi önce mahallede başlar. Mahallesini yönetebilen toplumlar, şehirlerini ve ülkelerini de daha iyi yönetirler.