Eğitim

Mektebim Koleji ile Notmatix'ten yapay zeka destekli eğitim iş birliği

İSTANBUL,(DHA)- MEKTEBİM Koleji, yapay zeka destekli ölçme değerlendirme platformu Notmatix'le iş birliği protokolü imzalandı. İş birliği kapsamında öğrencilerin sınav notlarının en hızlı şekilde okunması ve sonuçlarının değerlendirmesi hedefleniyor.

Mektebim Koleji ve Notmatix arasında eğitimde yapay zeka kullanımını geliştirmek amacıyla iş birliği lansmanı düzenlendi. Düzenlenen imza törenine Mektebim Koleji Kurucusu Ümit Kalko, Mektebim Koleji Eğitim Direktörü Ferhat Argın, Notmatix Kurucu Ortağı Ali Emre Erişen ve Notmatik Yönetim Kurulu Üyesi Hayati Oktay katıldı. Lansmanda yapay zekanın eğitimde kullanımının yanı sıra ölçme ve değerlendirme süreçlerinde güvenilirlik, verimlilik ve öğrenci gelişiminin takip edilmesine yönelik çalışmalar da ele alındı.

Bu kapsamda Mektebim Koleji öğrencilerinin yazılı sınav kağıtları Notmatix tarafından geliştirilen yapay zeka destekli sistem aracılığıyla okunacak. Sistemle sınavların değerlendirme süreçlerinin dijital ortamda gerçekleştirilmesi ve öğrenci sonuçlarının analiz edilmesi amaçlanıyor.

'DEĞİŞİME AYAK UYDURACAKSINIZ'

Eğitimde yaşanan hızlı değişime ayak uydurmanın önemini belirten Mektebim Koleji kurucusu Ümit Kalko, 'Eğitimde yenilikleri takip etmek, geçmiş dönemlere göre artık çok daha önemli olmaya başladı. İnsanlık tarihinin en hızlı değişimlerinin yaşandığı dönemlerden geçmekteyiz. Baktığımızda 1980'li yılların başına kadar toplumsal gelişmişlik seviyesi çok hızlı bir değişim içerisinde olmadı. Yani 1940'taki yaşamla 1980'li yıllardaki yaşam arasında çok bir fark göremezsiniz. Ama 90'lı yıllardan itibaren inanılmaz bir değişim ve dönüşüme şahitlik etmekteyiz. Bugün yapay zekanın hayatımıza girmesiyle bu süreç çok daha hızlı ilerledi. Burada gerçekten ya değişime ayak uyduracaksınız ya da bu değişime ayak uydurmazsanız, yaptığınız işte siz istemeseniz de sistem sizi dışarıya itecek' dedi.

'KALİTEYİ HEDEFLEYENLERİN YARIŞACAĞI REKABETTEN KAZANAN HEP ÖĞRENCİLER OLUR'

Eğitim kurumları arasındaki rekabetin öğrenciler açısından sağlayacağı katkılara ilişkin Kalko, 'Türkiye'de birçok kıymetli eğitim kurumu markası var. Hepsi de en iyisini yapmaya çalışıyor. Bu bir rekabet işidir. Daha çok kaliteyi hedefleyenlerin yarışacağı rekabetten kazanan hep öğrencilerimiz ve ülkemiz olur. Bu rekabet zamanla devlet okullarımıza da yansır ve devlet okullarıyla özel okullar arasında tatlı bir rekabet yaşanır. Bizler aynı kuşun farklı kanatlarıyız aslında. Aynı yere uçuyoruz' diye konuştu.

'EĞİTİM TEKNOLOJİLERİ BİR AMAÇ DEĞİLDİR ARAÇTIR'

En kritik noktalardan birinin öğretmenin verdiği eğitimi ölçmesi olduğunu söyleyen Kalko, 'Eğitim teknolojileri bir amaç değil, araçtır. Bu aracı doğru kullanmak lazım. Onun için kavramları doğru kullanmamız gerektiğini düşünüyorum. 2011'de akıllı tahta aldığımızda insanlar garipsemişti. O yıl ayrıca akıllı eğitim danışmanlığı anlaşması imzalamıştık. Öğretmenlik mesleğinde en kritik konulardan birisi de öğretmenin verdiği eğitimin ölçülmesi ve değerlendirilmesidir. Öğretmen, verdiği eğitimin ne oranda öğrenciye aktarıldığını ne kadar çabuk öğrenebilirse, bunun geri bildirimini de bir o kadar sağlıklı ve hızlı yapar. Bir Türk eğitim yatırımı markası olarak Türkiye geneline hızla yayılacağı gibi, global çapta da iyi yerlere kısa sürede geleceğine inancımız tam' dedi.

OKTAY: ÖĞRETMENLERİN İŞ YÜKÜNÜ AZALTACAK

Notmatix Yönetim kurulu üyesi Hayati Oktay ise 'Bu teknoloji, öğretmenlerin iş yükünü önemli ölçüde azaltacak ve onlara hem öğrencilerle daha fazla ilgilenme hem de kendi akademik çalışmalarına zaman ayırma fırsatı sunacak. Ümit Hocam'la hep yenilikleri takip ediyor ve bu yenilikleri eğitim süreçlerine dâhil etmeye devam ediyoruz. Bunlardan bir tanesi de Notmatix. Böyle bir teknolojiyi eğitim kurumlarına kazandırdığı için kendisine teşekkür ediyorum. Umarım ülkemiz, öğretmenlerimiz ve Mektebim Koleji için hayırlı olur' ifadelerini kullandı.

ERİŞEN: TEKNOLOJİYİ EĞİTİM ALANINDA DAHA DA İLERİ TAŞIMAYI HEDEFLİYORUZ

Notmatix Kurucu Ortağı Ali Emre Erişen, eğitimde yapay zekanın önemli bir dönüşüm sağlayacağını belirterek, 'Eğitimde ilk defa bu denli büyük bir dönüşüm yaşanıyor. Yakın zamanda yayımlanan bir rapora göre; yapay zekanın saniyeler içinde analiz ettiği bir veriyi insan gücüyle, günde 6 saat çalışarak elde etmek için 322 yıllık bir süreye ihtiyaç duyuluyor. Biz aslında 322 yıl sürecek bu iş yükünü, geliştirdiğimiz sistemle tek bir eğitim dönemine sığdırıyoruz. Yapay zeka ve teknoloji halihazırda büyük bir ivmeyle ilerliyor. Bu iş birliğiyle söz konusu teknolojiyi eğitim alanında çok daha ileriye taşımayı hedefliyoruz' diye konuştu.

Sistemin öğretmenlerin sınav kağıtlarını değerlendirme sürecini önemli ölçüde hızlandıracağını ifade eden Erişen, 'Öğretmenlerimiz sınav değerlendirme süreçlerini artık çok daha pratik yürütecek. Merkezi veya branş sınavı fark etmeksizin; örneğin saat 09.55'te sınav kağıtlarının çıktıları alınacak ve 10.00'da sınav başlayacak. Sınav bitiminde ise öğretmenlerimizin kağıtları yalnızca tarayıcıya yerleştirmesi yeterli olacak. Geçmişte sınav sonuçlarının açıklanması, öğretmenin branşına göre 10, 15 hatta 20 günü bulabiliyordu. Şu an Türkiye'de karşılaştığımız rekor iş yükü, tek bir öğretmenin okumak durumunda kaldığı 1141 sınav kağıdı. Bu sayı matematikte genellikle 300-400 civarındayken, özellikle devlet okullarında 450'nin üzerine çıkabiliyor. Ancak yeni sistemimizle birlikte, tüm bu yoğun iş yükü tarayıcıdan sisteme aktarılarak dakikalar içerisinde değerlendirilmiş ve raporlanmış olacak' dedi.

Yapay zekanın yalnızca öğrencinin aldığı puanı göstermeyeceğini aktaran Erişen, 'Artık öğrencilerin sadece 100 üzerinden kaç puan aldıklarına odaklanmıyoruz. Geçmişte, sınav kağıtlarının okunması haftalar sürdüğü için öğrencinin hangi soruyu neden yanlış yaptığını veya nerede eksikleri olduğunu anında tespit etmek ve hatırlamak oldukça zordu. Yeni sistemimizle birlikte bu gecikme tamamen ortadan kalkıyor. Yapay zeka, her sorunun altında detaylı bir değerlendirme sunuyor. Örneğin; 'Bu soruda 20 üzerinden 14 puan aldın, eksik kalan kısım şu...' şeklinde hataların nedenlerini açıklıyor. Sistem, her bir soru için 10-15 satırlık kapsamlı analizler üreterek öğrencinin bilgi eksikliklerini ve bunlara yönelik gelişim önerilerini ortaya koyuyor. Sınav bitiminde sunulan bu anlık raporun yanı sıra; sömestr sonunda detaylı bir akademik rapor, yıl sonunda ise öğrencinin tüm sürecini gösteren kapsamlı bir genel değerlendirme raporu hazırlanıyor' ifadelerini kullandı.

Sistemin ilerleyen süreçte öğrencilerin akademik durumlarının yanı sıra farklı alanlardaki verileri de değerlendirebilmesini hedeflediklerini belirten Erişen, 'Bizim buradaki nihai amacımız, öğrencilerin yalnızca akademik verilerini değil; sportif eğilimlerini, sosyal becerilerini ve rehberlik süreçlerini de bu sisteme entegre edebilmektir. Çünkü yapay zeka, akademik performansı analiz ederken; 'Öğrencinin potansiyeli çok daha yüksek ancak mevcut sonuçlarda olağan dışı bir dalgalanma var, bu durumun sosyopsikolojik bir temeli olabilir' şeklinde içgörüler sunabiliyor. Bu nedenle akademik verileri, rehberlik servisimizle tam entegre hale getireceğiz. Örneğin; bir öğrencinin sınavlardaki performans düşüşü sadece bir bilgi eksikliğinden değil, sosyal hayatındaki veya duygusal dünyasındaki bir değişimden kaynaklanabiliyor. Sistem, veri analiziyle bu tür farklılıkları tespit ederek rehberlik servisimizin ve ailelerimizin erken iletişime geçmesi için bir köprü vazifesi görecek ve öğrencinin bütüncül gelişimini destekleyecek' diye konuştu.

{ "vars": { "account": "PASTE_ANALYTICS_ACCOUNT_ID" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }