İstanbul- Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Dünyanın en güçlü ekonomilerinden biri haline gelmiş durumdayız

Canan İLARSLAN-Hadican EROL / İSTANBUL, (DHA)-Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED) 45. Olağan Genel Kurulu'nda konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 'Dünyada risklerin belirsizliklerin arttığı bir ortamda kamu ve özel sektör diyaloğu eskisinden de daha önemli hale gelmiş durumdadır. Bugün dünyanın en güçlü ekonomilerinden biri haline gelmiş durumdayız. Son 23-24 yılda dünya ekonomisi yıllık ortalama yüzde 3,5 büyürken Türkiye ekonomisi yıllık ortalama yüzde 5,3 büyüme kaydetmiş, 239 milyar dolarlık bir ekonomiden 1,6 trilyon dolarlık bir ekonomiye ulaşmıştır. Bu önemli bir gelişme ama yeterli değil. Daha üst hedeflere birlikte yürümemiz gerekiyor. Şu anda Türkiye ekonomisi dünyanın nominal dolar olarak 16'ıncı büyük ekonomisi, satın alma gücü kalitesi ile 11'inci büyük ekonomisi konumunda ve daha iddialı noktalara birlikte yürüyeceğiz' dedi.

Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED) 45. Olağan Genel Kurulu Toplantısı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ve Finans Ofisi Başkan Yardımcısı Bekir Polat, İstanbul Vali Yardımcısı Hasan Gözen, YASED Başkanı Demirözü, YASED'in yönetim ve denetim kurulu üyeleri ve iş dünyası temsilcilerinin katılımıyla İstanbul'da gerçekleştirildi. Genel kurulda Türkiye'nin yatırım ortamı, küresel ekonomik gelişmeler ve uluslararası doğrudan yatırımların geleceği ele alındı.

'239 MİLYAR DOLARLIK BİR EKONOMİDEN 1,6 TRİLYON DOLARLIK BİR EKONOMİYE ULAŞTIK'

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 'Bugünkü dünyada risklerin belirsizliklerin arttığı bir ortamda kamu ve özel sektör diyaloğu eskisinden de daha önemli hale gelmiş durumdadır. Bugün dünyanın en güçlü ekonomilerinden biri haline gelmiş durumdayız. Son 23-24 yılda dünya ekonomisi yıllık ortalama yüzde 3,5 büyürken Türkiye ekonomisi yıllık ortalama yüzde 5,3 büyüme kaydetmiş, 239 milyar dolarlık bir ekonomiden 1,6 trilyon dolarlık bir ekonomiye ulaşmıştır. Bu önemli bir gelişme ama yeterli değil. Daha üst hedeflere birlikte yürümemiz gerekiyor. Şu anda Türkiye ekonomisi dünyanın nominal dolar olarak 16'ıncı büyük ekonomisi, satın alma gücü kalitesi ile 11'inci büyük ekonomisi konumunda ve daha iddialı noktalara birlikte yürüyeceğiz' dedi.

'SAVAŞ HEM BÖLGEDEKİ İSTİKRARA HEM DE KÜRESEL EKONOMİYE ZARAR VEREN ÖLÇEKTE'

Cevdet Yılmaz, 'Dünya Bankası sınıflandırmasına göre 2025 yılında ilk defa yüksek gelirli ülkeler ligine adım atmış durumdayız. Ama bundan sonraki asıl meydan okuma bunun kalıcı hale gelmesi ve bu yeni ligde daha üst sıralara tırmanmamız. Dünyadaki büyüme, ticaret, tarihi ortalamalarının altında seyrediyor. Geçen yıl bir miktar toparlanma olmuştu. Ama bu sene yine yaşanan bu gerilimler, bu ortam nedeniyle çok da parlak bir yıl yaşanacağını küresel düzeyde ifade edemeyiz. Bölgemizde maalesef İsrail, ABD ve İran arasında savaş yaşanıyor. Bu savaş hem bölgedeki istikrara hem de küresel ekonomiye önemli zararlar veren etkilerde bulunan ölçekte. Türkiye Cumhuriyeti olarak öncelikle bu savaşın çıkmaması için her türlü gayreti sarf ettik. Şu anda bu savaş bir an önce bitsin diye gayret ediyoruz. Bütün diplomatik imkanlarımızı kullanıyoruz. Savaşın bölgeye yayılmaması için, derinleşmemesi için gayret ediyoruz. Bir taraftan da tabii ülkemizi bu ateşin dışına tutuyoruz. Türkiye Cumhuriyeti köklü gelenekleri olan, kurumsal yapısı olan bir ülke. Anlık duygularla, reflekslerle karar veren, hareket eden bir ülke değil. Bundan sonra da aynı anlayış içinde jeopolitik gelişmelere yaklaşacağımızı ifade etmek isterim. Tüm dünyayı olumsuz etkilediği gibi bu jeopolitik gelişmeler ülkemizi de olumsuz etkilemektedir. Dünyada büyümenin aşağı yönlü enflasyonun yukarı yönlü riskler içerdiğini ifade etmemiz gerekiyor. Hem küresel olarak hem de bölgemizde savaştan sonra yeni bir ortamla karşı karşıya geleceğiz. Şimdiden bu yeni döneme de kendimizi ekonomi politikalarında özellikle hazırlamamızda büyük bir fayda var. Kısa vadede bazı olumsuz geçici de olsa, sınırlı da olsa olumsuz etkilerle karşı karşıyayız. Ama orta vadeli baktığımızda istikrarını koruyan, doğru politikalar izleyen, öngörülebilirlik sağlayan bir ülke olarak bir taraftan da coğrafi avantajımızla, birikimimizle çok önemli imkanlara sahip olduğumuzu da görmemiz lazım. Orta vadede Türkiye çok daha olumlu bir perspektife sahiptir' ifadelerini kullandı.

'TÜRKİYE BİR İSTİKRAR MERKEZİDİR'

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 'Nitekim akaryakıttaki etkiyi düşürebilmek için Eşer mobil dediğimiz bir sisteme geçtik. Bu önemli bir adımdı. Bütçemizle açığı belki bir miktar arttıracak ama enflasyondaki etkilenmeyi sınırlayıcı bir rol oynayacak. Buna benzer başka tedbirlerle de kısa vadeli olumsuz etkileri sınırlandırıcı, orta vadeli imkanları ise destekleyici politikalarla yolumuza devam edeceğiz. Türkiye son dönemde yaşadıklarımızdan da gördüğümüz üzere bir istikrar merkezidir. İstikrar üreten diplomasiden, hukuktan, barıştan yana bir ülke konumundadır. Ülkemiz son 23 yılda gösterdiği makroekonomik gelişmeyi, performansı uluslararası yatırımlar anlamında da ortaya koymuştur. 90'lı yıllarda küresel uluslararası doğrudan yatırımların sadece yüzde 0,2'sini cezbedebiliyorken Türkiye bugün küresel yatırımlardan doğrudan uluslararası yatırımlardan aldığımız pay yüzde 1'ler seviyesine yükselmiştir. 2003 yılından bu yana 289 milyar doların üzerinde uluslararası doğrudan yatırımı ülkemize cezbedebilmiş durumdayız. Az önce Bakanımızın da ifade ettiği üzere bugün 88 bin uluslararası firma ülkemizde yatırım yapıyor. Ülkemiz geçen yıl yüzde 12'lik bir artışla 13.1 milyar dolar tutarında uluslararası yatırımı cezbedebildi' diye konuştu.

'KALKINMA POLİTİKALARIMIZIN OMURGASINI YEŞİL VE DİJİTAL DÖNÜŞÜM OLUŞTURUYOR'

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 'Yeşil ve dijital dönüşüm merkezli bir şekilde bu politikalarımızı sürdüreceğiz. Kalkınma politikalarımızın da omurgasını yeşil ve dijital dönüşüm oluşturuyor. Bu çerçevede özellikle Avrupa Birliği ile ilişkilerimizin çok kıymetli olduğunun altını çizmek isterim. Türkiye'nin gerek güvenlik gerek rekabetçilik anlamında Avrupa ile ilişkilerdeki önemi daha iyi görülmeye başlandı diyebiliriz. Bu anlamda Türkiye'nin Avrupa Birliği ile Gümrük Birliğine sahip olmasının, yine 30 farklı ülke ile STA'mızın olması, korumacılığın arttığı, bölgeselleşmenin yükseldiği bu yeni ortamda bizler için iş dünyamız için önemli bir korunaklı alan oluşuyor diye ifade etmek isterim' dedi.

'MEVCUT YATIRIMLARIMIZI ARTTIRMAYI DEĞİL, NİTELİĞİNİ DE YÜKSELTMEYİ PLANLIYORUZ'

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, '1 milyardan fazla insana bugün Türkiye ekonomisi ve yüksek gelirli diyebileceğimiz bir nüfusa gümrük birliği ile veya serbest ticaret anlaşmalarıyla ulaşabilir durumda. Türkiye'nin geldiği noktada sadece mevcut yatırımlarımızı arttırmayı değil, niteliğini de yükseltmeyi planlıyoruz. Bu çerçevede yatırım ajansımızın son dönemde ortaya koyduğu yeni stratejinin çok kıymetli olduğunu vurgulamak isterim. Burada iki temel amaç var bizim stratejide. Birisi Türkiye'nin payını yükseltmek. Uluslararası doğrudan yatırımlarda yüzde 1 olan payımızın belli bir orta vadeli bir perspektifte yüzde 1,5'a kadar yükselmek. En az bunun kadar önemli olan yatırımların niteliğini arttırmak. Kalkınma politikalarımızda yeşil ve dijital dönüşüm perspektifimizle cezbettiğimiz yatırımları olabildiğince örtüştürmek. Bir taraftan da ülkemizin üçüncü ülkelere karşı uygulayacağı sınırda karbon düzenlemelerinin de altyapısı oluşturulmuş oluyor. Bir taraftan da savunma alanımızda elde ettiğimiz yetkinliklerin sivil endüstrilere sirayet etmesi için de gayretlerimizi yoğunlaştırmamız gereken sivil endüstrilerle savunma sanayi arasındaki bağı kuvvetlendirmemiz gereken bir dönemdeyiz. Diğer taraf da finansal yatırımlar ve katma değerli hizmet yatırımları İstanbul Finans Merkezi vizyonu ile birlikte Türkiye'yi bölgesel bir finans ve yönetim merkezi haline getirecektir. Karşımızdaki yeni dönemde en fazla üzerinde durmamız gereken meselelerden biri de Türkiye'nin bu finans merkezi rolünü güçlendirmek. Öncelikle bölgesel düzeyde, daha uzun vadede de küresel düzeyde Türkiye'nin finansal merkez noktasında farklı bir seviyeye taşımak' dedi.

Konuşmaların ardından YASED Başkanı Tolga Demirözü, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'a plaket taktim etti. Programın sonunda toplu fotoğraf çekimi gerçekleştirildi. (DHA)

{ "vars": { "account": "PASTE_ANALYTICS_ACCOUNT_ID" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }