Emekli maaşı artık bir teşekkür değil; “Seni unuttuk, yaşamak değil, sadece dayan” demenin acı bir itirafıdır.
Bir ülkede emekli geçinemiyorsa, övünülecek hiçbir ekonomik başarı yoktur. Markete gitmeye korkan, torununa bir çikolata dahi alamayan bir kitle yaratılmıştır. Emekliye reva görülen bu rakamlar, bir geçim belgesi değil; koca bir toplumun geçmişine duyduğu vefasızlığın ve utancın belgesidir.
Emekli dilenci değildir; bu ülkeyi bugüne taşıyan hafızadır. Yetkili koltuklarda oturanlar bilmelidir ki: Emekli açsa, hiçbir yönetim meşru sayılamaz. Bütçeyi betona ve sermayeye akıtanların, emekliye gelince hesap yapması bir yönetim tercihi değil, bir çıkar düzenidir.
Bir toplumun gücü tank sayısıyla değil, emeklisinin yüzündeki huzurla ölçülür. Emeklisini yaşatamayan bir anlayış; o koltukları da alkışları da hak etmez. Unutulmasın ki emekli yıkılırsa toplum yıkılır; toplum yıkılırsa gelecek kalmaz.
EMEKLİNİN GÖZÜ YAŞLIYSA, KİMSE O KOLTUKTA HUZURLA OTURMASIN!