Mehmet ÇINAR/ ANTALYA, (DHA)- GENÇLİK Liderliği Eğitim Programı'nda (GLEP) konuşan Bilal Erdoğan, programın Türkiye için bir paradigma değişimi anlamı taşıdığını belirterek, 'Bu program sadece bireysel gelişimi değil, Türkiye'nin geleceğini mayalayacak bir çalışmadır' dedi.
İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, Antalya'da Türkiye Gençlik STK'ları Platformu (TGSP) tarafından düzenlenen Gençlik Liderliği Eğitim Programı'nın açılışında konuştu. Açılış programına Antalya Valisi Hulusi Şahin, eski Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal, Gençlik ve Spor Bakanlığı bakan yardımcıları Enes Eminoğlu ve Safa Koçoğlu Gürsoy, Türkiye Ulusal Ajans Başkanı İlker Astarcı, TGSP Yönetim Kurulu Başkanı Ali Haydar Ustaosmanoğlu ve genç STK'lılar katıldı.
Gençlik Liderliği Eğitim Programları hakkında bilgi veren Bilal Erdoğan, programın bugüne kadar yaklaşık 1700 mezun verdiğini, bu sayının kısa sürede 2 bine ulaşacağını ifade etti. Erdoğan, 'Bu 2 bin kişi yaklaşık 20 bin aday arasından süzülüp geldi. Amacımız en uygun, en istekli ve en yetkin gençleri bu eğitimden geçirmekti. Çünkü bir eğitim kadromuz var Yusuf hocamızın liderliğini yaptığı. Bu eğitim kadrosu da kolay kopyalanabilen bir kadro değil' dedi.
SON DERECE KIYMETLİ
Her bir mezunun yılda en az 10 gence dokunmasının bile büyük bir etki oluşturacağını söyleyen Erdoğan, 'Bu, yılda 20 bin gence ulaşmak demek. 10 yılda 200 bin genç demek. Ama bu 2 bin arkadaşımızın yılda 10 gençle, 10 çocuğumuzla çok faydalı çalışma yaptığını düşünün. Onları motive ettiğini düşünün. Kendilerini daha iyi tanımalarına, hayallerini gerçekleştirebilmelerine, kendilerini yüksek hedefler koymalarına vesile olduğunu düşünün. Bu çarpan etkisi Türkiye'nin geleceği açısından son derece kıymetli' diye konuştu.
TÜRKİYE İÇİN BİR PARADİGMA DEĞİŞTİRİCİ
2 bin gençlik lideri iyi çalıştığı zaman isteyerek, emek vererek bütün donanımlarını seferber ettiği zaman ne kadar çok genci nerelere getirebileceğinin hayal edilmesine dikkat çeken Erdoğan, 'Gerçekten onun için TGSP'nin bu müthiş programı GLEP aslında bütün Türkiye için bir paradigma değiştirici, bütün gençliği mayalama anlamında gerçekten çok ciddi, çok önemli bir program. Sizlerden beklentim, bu programın ne kadar kritik olduğunu, ne kadar mayalayıcı olduğunu, gerçekten süte yoğurdu doğru derecede katıyoruz. Gerçekten sonunda çok lezzetli bir yoğurdun elde edilebileceğini görmenizi istiyoruz. Yani bu işin sonucunda bu ülkenin gerçekten 21'inci yüzyılın dünyasına damga vuracak değişimlerin önder ülkesi olmasını sağlayacağız. Bunun ön ayağı olacak' dedi.
DÜNYADAKİ GELİR DAĞILIMI VE SAVAŞLAR
Genel dünya sorunlarını anlatan ve dünyada gelir dağılımının hiç olmadığı kadar bozulduğunun konuşulduğunu dile getiren Bilal Erdoğan, 'İnsanlar şehirlere geldiler, işte köy hayatından kurtuldular, sözüm ona. Ama şehirlerde yine zor geçiniyorlar. Yani İstanbul'da zor geçiniliyorsa, New York'ta da zor geçiniliyor, Londra'da da zor geçiniliyor. Yani biz şimdi gençlere YouTube'da bir şey atıyorlar önlerine, adam ayda 5 bin dolar kazanıyor. '5 bin dolara ne yaşıyordur falan' diyorsun. Ondan sonra bir de adama gidip mikrofon uzatsan bir dokun bin ah işit. Dolayısıyla bu eşitsizliklerin sancısı aslında gizliden gizliye büyüyor. Ve bakıyoruz savaşlar azalıyor mu? Savaşlar devam. Şu anda işte Ukrayna'daki savaş 2'nci Dünya Savaşı'ndan beri en çok insanın hayatına mal olan savaş olarak tarihte yerini aldı. Ruanda'daki soykırımı da geçti' dedi.
GAZZE'DEKİ SOYKIRIM
Gazze'de soykırım yaşandığına dikkati çeken Erdoğan, 'Dünyanın gözünün önünde 3 yıl boyunca dünya tarihinde olmamış bir yıkım ve katliam yaşadık. Yani 2'nci Dünya Savaşı, 1'inci Dünya Savaşı çok insan öldü. Ama bir şehre, bir küçük yere sıkıştırılmış insanların üzerine böyle bir ölüm hiçbir zaman yağdırılmadı. Yani dünya tarihindeki savaşlarda insanlar bir şekilde kaçtı mı, bırakıyorsun kaçıyorlar. Yani siviller kaçsın. En zalimi bile hepsini bir yere kıstırıp 3 yıl boyunca böylesine bombalamadı. Ama gözümüzün önünde bu yaşandı. Dünyanın bütün egemen güçleri buna yardım ve yataklık yaptı. Dolayısıyla gençler, geleceğin dünyasıyla ilgili kaygılanmak gerekiyor mu, gerekmiyor mu' diye konuştu.
SON 23 YILDAKİ BÜYÜME
25 yıl önceki Türkiye'nin düşünülmesini isteyen Erdoğan, 'Türkiye artık Amerika bir taraftan çekti mi gelen Avrupa öbür taraftan itti mi giden bir ülkeydi. Kendi kararlarını verebilen bağımsız bir ülke olmadığı gibi imkanları da sınırlı bir ülkeydi. Türkiye'nin şöyle son 100 yılını alın ekonomik durumu itibariyle, yani bütün dünya ekonomisine nazaran bir inceleyin göreceksiniz, gerçekten şu son 23 yıldaki büyüme Cumhuriyet tarihinde bırakın Osmanlı tarihinde de yok yani. Osmanlı ekonomisi de çok stabil yani, biz endüstri devrimi olduktan sonra yakalanan ekonomik büyümeleri Osmanlı devriminde yakalayamadık maalesef onları kaçırdık. Bütün o birikmiş kaçırdığımız adeta trenleri şu 23 yılda yakaladık. Öyle bir yakaladık ki bu 23 yıldaki ekonomik büyüklüğü ülkenin 8 kat büyüdü. Kişi başına milli gelir 6 kat büyüdü' dedi.
'TÜRKİYE MUKTEDİR BİR ÜLKE'
Yurt dışı gezilerinde Türkiye'ye bakışın nerelerden nereye geldiğini gördüklerini de söyleyen Erdoğan, 'Türkiye'yi ne kadar muktedir bir ülke olarak görüyorlar ayrı, Türkiye'nin ne kadar dünya gündemini değiştirebilecek bir ülke olduğunu görüyorlar ayrı. Yani muktedir olabilirsiniz ama hiçbir şey yapmazsınız. Yani bugün belki Amerika dünyayı çok iyi bir yer haline getirebilir. Veyahut da bugün Avrupa Birliği gerçekten Avrupa'nın ötesinde diyelim ki, Afrika'daki açlığa bir çözüm bulabilir. Veya bugün sadece bahsettiğim zengin adam kendi servetiyle muhtemelen Afrika'daki 10-15 ülkenin bütün su sorununu çözebilir. Ama adam yapmıyor değil mi? Dolayısıyla sadece kudretinizin olması yetmiyor. İçinizde bir iyilik dinamiğinin olması gerek' diye konuştu.
TÜRKİYE'NİN ETKİ ALANI VE SORUMLULUĞU
Türkiye'nin belli bir kudret seviyesine ulaştığı ve bu seviyeye ulaşma sayesinde dahi belli şeylere çomak sokabildiğini dile getiren Erdoğan, son dönemdeki haberlere de dikkati çekerek, 'Mesela yine Epstein belgelerinden çıktı. Türkiye yüzünden bilmem nereye, bilmem ne yapamamışlar değil mi? Daha güçlü olduğumuzda Gazze'de de bunun olmayacağının işte kanıtı o çıkanlar. Onun için Türkiye'nin Türkiye'den ibaret olmadığını bilen bir nesil, ihtiyacımız olan bu. Türkiye'nin sorumluluklarının Türkiye'den ibaret olmadığını, Türkiye'nin etki alanının Türkiye'den ibaret olmadığı, 'Bize ne kardeşim, ne işimiz var orada, ne işimiz var burada' değil. Çünkü sonunda hepsinden biz etkilendik, biz etkileniyoruz. 70'li yıllarda petrol krizi, 80'li yıllarda İran-Irak savaşı, 90'lı yıllarda Körfez savaşı, 2000'li yılların başında bir daha Körfez savaşı, sonra Suriye, ondan sonra Ukrayna savaşı, ondan sonra Gazze. Devamlı çevremiz böyle kaynıyor, hepsinden etkileniyoruz. O zaman biz çevremize nizam vermek durumundayız. Biz çevremizde huzuru temin etmek zorundayız' dedi.
SİYASET, SİVİL TOPLUM VE GENÇLER
Gerçek suçluların her zaman bir şekilde gemisini yürüttüğü bir dünya olduğunu ifade eden Erdoğan, onun için kayıtsız kalınmaması ve daha duyarlı ve akıllı olunması gerektiğini söyledi. Selçuk Bayraktar'ı örnek göstererek, gençlere çalışkan olmaları önerisinde bulunan Erdoğan, aynı zamanda 'hedefe giden yolların hepsi mübahtır' diye düşünmemelerini de tavsiye etti. Erdoğan, şöyle devam etti:
'Birileri yapıyor. İşte siyaset, bir yerde Sayın Bakanım ben hani siyaset düşünmediğimi söylüyorum da, bir yerde siyasetle ilgili bir şey konuştuğum zaman, siyasetçilerle ilgili bir şey yaptığım zaman, gençlerin yüzü hemen düşüyor. Sevmiyorum siyasetçileri Sayın Bakanım. Gençlerin, ben artık genç değilim, yani sevmiyor gençler siyasetçileri sevmiyor. O zaman siz niye siyasetten uzak durasınız? Eğer siyasetten memnun değilseniz, siyasetçiden memnun değilseniz, doğru refleksin siyasete oynamak olması gerekmez mi? Ama gençler bunu bahane edip siyasete uzak duruyorlar. Eğer bir yerin daha iyi olmasını istiyorsanız, kendinizin daha iyi olduğunuzu düşünüyorsanız o zaman oraya iddialı bir şekilde hareket etmeniz lazım. Sivil toplum bu açıdan çok kıymetli arkadaşlar. Sonuçta toplumun dertlerine organize ve sürdürülebilir şekilde çözüm üretme merkezleri, sivil toplum kuruluşları.'
KÜRESEL MUHALEFET ÇAĞRISI
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bütün dünyanın adaletsiz sistemine muhalefet bayrağını açtığını da dile getiren Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
'İstikrarlı bir şekilde 23 yıl bunlara yumruk sallamış, bazen vurmuş, onların bütün yumruklarına rağmen ayakta kalmayı başarmış bir liderimiz var. Efendime söyleyeyim her şeyi dediler. Yani Cumhurbaşkanımızın İsrail'in, Amerika'nın adamı olduğunu da söylediler zamanında, Avrupa'nın da dediler, bilmem sermaye her şeyi dediler. Ama Cumhurbaşkanımız herhalde 23 yılın sonunda hiçbir odağın adamı olmadığını ispatladı. Hem de dünya çapında dünya 5'ten büyüktür diyen bir liderimiz varken gelin bu dünyanın bozulmuş, çürümüş düzenine hep birlikte muhalefet edelim arkadaşlar. Dünya çapında muhalefet edelim. Artık Türkiye'nin kudreti, gücü, sizin aldığınız eğitimin kapasitesi, kabiliyeti sizin dünya çapında dünyanın bu bozulan sistemine muhalefet etmenizi mümkün hale getirin. Bunu hep beraber yapalım ve 2000x10'lar, 2000x100'ler, 2000x50'lerle bu muhalefeti büyütürsek Allah'ın izniyle bu dünyanın zalimleri çöker. İnşallah bu dirayetle gerçekten Filistinli kardeşlerimiz de özgürlüğüne kavuşur. Gerçekten İsrail zalimi de hak ettiğini bulur. Tabii ki Mescid-i Aksa'nın da prangalarından kurtulduğunu görürüz. Tabii ki hep beraber buradan trene atlarız. Efendim Kudüs'e de gideriz, Mekke'ye de gideriz, Medine'ye de gideriz. Bütün o coğrafyaların bir araya gelişini, kardeşliğini de görmek, yaşamak nasip olur'.
BİR BAŞKADIR BENİM MEMLEKETİM SERGİSİ
Program kapsamında çeşitli illerin yöresel ürünlerin sergilendiği 'Bir Başkadır Benim Memleketim' etkinlik alanını ziyaret eden, stantları gezen Bilal Erdoğan, gazetecilere de açıklamada bulundu. TGSP'nin kurulduğu 2018'den beri gerçekleştirdiği en önemli projelerden birinin GLEP olduğunu söyleyen Erdoğan, projenin, üye sivil toplum kuruluşlarının gençlik liderlerinin donanımını artırması, daha bilinçli gençlere liderlik etmeleri, gençlere daha başarılı şekilde vizyon kazandırmaları açısından önemli olduğunu kaydetti. Erdoğan, 'Adeta gençliğin, makinelerini yapan fabrikası gibi bir program, GLEP programı. Bu 9'uncusu. Bu programdaki arkadaşlarımızla beraber 2 bin gençlik lideri yetiştirilmiş olacak. Hem kendi sivil toplum kuruluşlarında çalıştıkları gençlik kuruluşlarında gençlere daha iyi örnekler olabilsinler, onlarla daha verimli vakit geçirebilsinler diye yapılan bir çalışma' diye konuştu. (DHA)