Avrupa’da Meydan Okuma: Samsunspor’un Tarihi Yolculuğu

Avrupa sahnesine çıktığınızda, sadece bir takım değil; bir şehir, bir arma ve bir inanç taşırınız omuzlarınızda. İşte Samsunspor’un bu sezonki Avrupa serüveni tam olarak buydu: Beklentilerin ötesine geçen, herkesi şaşırtan ve hafızalara kazınan bir meydan okuma.

UEFA Konferans Ligi’ne grup aşamasından doğrudan katılan Samsunspor için kura çekildiğinde yorumlar ortaktı:

“Şansı yok.”

Ancak futbolun güzelliği de tam burada başlıyor. Sahaya çıkmadan kazanılan ya da kaybedilen maçların hiçbir anlamı yok.

Nitekim kırmızı-beyazlılar, Legia Varşova deplasmanında aldığı 3 puanla Avrupa’ya adeta “Ben buradayım” diyerek giriş yaptı.

Ardından Dinamo Kiev’i sahasında 3-0 gibi net bir skorla geçerek sadece puan değil, saygı da kazandı.

Hamrun karşısında alınan bir başka 3-0’lık galibiyet ise Samsunspor’u zirveye taşıdı.

Transfer döneminin son gününde kadroya katılan Ndiaye’nin UEFA listesine yazılamaması önemli bir eksiklikti. Buna rağmen takımın ortaya koyduğu karakter, bu eksikliği uzun süre hissettirmedi.

İzlanda deplasmanında Breidablik karşısında alınan 2-2’lik beraberlik, yenilmezlik serisini sürdürse de ufak bir kırılma anıydı. Ardından sahamızda AEK karşısında gelen mağlubiyet, büyük bir fırsatın kaçmasına neden oldu.

Mainz deplasmanındaki yenilgi ise takımı son 16 play-off turuna itti.

Ama Samsunspor pes etmedi.

Üsküp’te ve Samsun’da Shkendija karşısında alınan galibiyetlerle tarih yazıldı. İlk kez katıldığı UEFA Konferans Ligi’nde son 16 turuna kalmak, bu hikayenin zaten başlı başına bir başarı olduğunu gösteriyordu.

Son 16’da rakip İspanya’dan Rayo Vallecano’ydu.

Samsun’da alınan 3-1’lik mağlubiyet, turun zora girmesine neden oldu. Ancak maçtan çok konuşulan, kulüp başkanının yaptığı talihsiz açıklamalardı. Üstelik ligde oynanan Fenerbahçe maçının fiziksel ve mental yorgunluğu da bu karşılaşmaya yansımıştı.

Madrid’de ise sahada bambaşka bir Samsunspor vardı. Kalede Okan Kocuk adeta devleşti. Kırmızı-beyazlılar sahadan 1-0 galip ayrıldı ama bu galibiyet tur için yeterli olmadı.

Avrupa defteri kapandı, ama başlar dikti.

Ve bir parantez de taraftara…

Madrid’in Sol Meydanı’nda saatlerce Samsunspor bayraklarıyla tezahürat yapan o büyük yürekler…

Yunanistan’dan İzlanda’ya, Almanya’dan Makedonya’ya, İspanya’ya kadar dalgalanan bayraklar…

Bu sadece futbol değildi, bu bir şehrin Avrupa’ya attığı imzaydı.

Son olarak;

Bu hikaye bir veda değil, bir başlangıçtır.

Samsunspor, Avrupa’ya sadece katılmadı; iz bıraktı. Ve artık kimse bu armaya “şans verilmez” diyemez.

{ "vars": { "account": "PASTE_ANALYTICS_ACCOUNT_ID" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }